Öğrencinin başarısında öğretmenin rolü çok büyük

Çocukların gözünde bir anne ve baba gibi olan öğretmen ile öğrenci arasındaki bağ, tüm öğrenim ve iş hayatı boyunca sosyal gelişimini etkileyebiliyor. Sağlıklı kurulan ilişki çocuğun akademik başarısını yükseltiyor.

Öğretmenler Günü’nde, öğretmenlerin insanların gelişiminde oynadıkları rollerin önemi bir kez daha açığa çıkıyor. Öğrenciler ve öğretmenler arasında sağlıklı bir ilişkinin kurulması, öğrencilerin okul hayatları boyunca devam eden sosyal gelişimlerini ve akademik başarılarını etkileyebiliyor. Yapılan araştırmalar, özellikle ilköğretim dönemindeki öğretmen – öğrenci ilişkinin kalitesinin çocukların gelişiminde daha da önemli bir faktör olduğu belirtiliyor. Bu ilişkinin lise dönemindeki öğrenciler için ise okula devam etme istekleri üzerinde büyük etkisi olduğu belirlendi.

ÖNEMİ BÜYÜK

Araştırmalar, olumlu öğretmen-öğrenci ilişkisinin kurulduğu sınıflarda öğrencilerin daha aktif olduğu ve sınıf içerisinde daha uyumlu davrandıkları da ortaya koyuyor. Ayrıca bu öğrencilerin motivasyonunun diğer öğrencilere göre daha yüksek olduğu ve öğrenmeye daha istekli oldukları, daha iyi performans göstermeye çalıştıkları da görülüyor. Peki, öğretmen-öğrenci ilişkisinin önemi nedir? Aralarında kurulan olumlu bağın öğrencinin gelişimi üzerindeki etkileri nelerdir?

AKADEMİK VE GELİŞİMSEL İHTİYAÇLAR

DBE Davranış Bilimleri Enstitüsü’nden Uzman Klinik Psikolog Gülşah Ergin, olumlu öğretmen – öğrenci ilişkisi ile bu ilişkinin çocukların sosyal ve eğitim hayatındaki gelişimlerine etkilerini açıklıyor: “Olumlu öğretmen-öğrenci ilişkisi yakınlığı, sıcaklığı, önemsemeyi ve desteği içerir. Yakın ve sıcak bir ilişkide öğretmen öğrencisine karşı şefkatle yaklaşır. Öğrencisinin ilgi, yetenek ve kişilik özelliklerini bilerek onunla olan iletişiminde bu kanalları etkin bir şekilde kullanır. Önemseyen bir ilişkide öğretmen öğrencisini dinler, öğrencisine yardıma ihtiyacı olup olmadığını sorar. Destekleyen bir ilişkide ise öğretmen öğrencisinin duygusal, gelişimsel ve akademik ihtiyaçlarını farkındadır ve bunları karşılamaya çalışır.”

ÇOCUKLARI ETKİLİYOR

Olumlu bir ilişkinin olduğu sınıflarda öğrencilerin öğretmenine güvendiklerini ve kendilerini güvende hissettiklerini söyleyen Ergin, “Bu iki kavram da etkin bir öğrenme ortamının gerçekleşebilmesi için çok önemlidir. Öğretmenine güvenmeyen bir öğrenci, kendini ifade etmekte zorlanabilir, soru sormaktan çekinebilir. Sınıf ortamında kendini güvende hissetmeyen bir öğrenci ise öğrenme ortamını keşfetmekten, öğretmeniyle ve arkadaşlarıyla iletişime geçmekten uzak durabilir, derse dikkatini vermekte zorlanabilir” dedi.

SINIFTA OLUMLU İKLİM

Olumlu öğretmen – öğrenci ilişkisinin öğrencilerine kazandırdıklarının altını çizen Ergin, öğrencileriyle olumlu ilişki kuran öğretmenlerin öğrencilerinin yapamadıklarından ziyade yapabildiklerine odaklandığını belirtti. Bunun da öğrencilere kabul edildikleri duygusunu yaşattıklarını söyleyen Ergin, “Sınıf içerisinde öğretmeni tarafından kabul edildiğini gören ve bunu hisseden öğrenci, hem kendisi hem de arkadaşlarıyla ilgili olumlu bir algıya sahip olur. Bu da sınıf içerisinde olumlu bir iklim yaratır. Özellikle anaokulu ve ilköğretim dönemleri öğrencilerin kendileriyle ilgili düşüncelerinin oluştuğu dönemler olarak kabul edildiğinden onların bu dönemlerde olumlu yaşantılar deneyimlemeleri çok önemlidir. Durum böyle olduğunda öğrenciler, girişimci ve başarılı olma duygularını yaşar ve kendileri hakkında “yapabilirim”, “başarabilirim”, “becerebilirim” düşüncelerini geliştirirler. Bir öğrencinin kendisi hakkında bu tür olumlu düşüncelere sahip olması, onu tüm öğrenim ve çalışma hayatı boyunca çok daha başarılı kılar” diye konuştu.