Formula 1’in görünmeyen kahramanları

77

Formula 1’de dünya unvanı kazanmak ne getirir? Kusursuz odaklanma ve şampiyonluk gücüne sahip olmak Lewis Hamilton’a kesinlikle yardım ediyor ve performansını zirve noktasına getiriyor. Yarışlarda başarılı olmak ayrıca strateji uzmanlarının zekâsına bağlı, işte size 2 strateji uzmanının nasıl çalıştıklarıyla ilgili farklı bir haber.

- Advertisement -

29 Mart’ta 2009 yılının ilk Grand Prix’inde Melbourne, Avustralya ayağında yerini alan Hamilton, zaferin, uzmanlardan oluşan küçük bir takımın (yarış stratejisi uzmanları) matematiksel parlak zekasına bağlı olduğunu biliyor.

Pit- stoplara (yarışta araçların mola verdikleri özel alan) karar vermekten sağanak yağmur, kaza gibi acil durumlarla baş edebilmeye kadar tüm konularda sürücüler ve takımları birçok zorluğa göğüs geriyor. Yarışlarda strateji uzmanlarının görevi, zor koşullarda her an ne yapacaklarını bilmektir.

Bu işi hakkıyla yapmak dünya şampiyonu olma ile sadece yarışma arasındaki farkı oluşturuyor. Hamilton ve McLaren takımı da bunu çok iyi biliyor. Brezilya’da geçen sezonun final Grand Prix’inin başında en genç dünya şampiyonu olmak için Hamilton’ın yarışı ilk beş arasında bitirmesi gerekiyordu. Ancak yarışın sonlarında başlayan yağmur tüm takımları bir seçim yapmaya zorladı: yağışlı hava lastiklerini takmak ya da gaza basmak. Hamilton aracını pistin yanındaki cebe çekti. Bu da onu altıncılığa itti. Hamilton’ın yağışlı hava lastikleri onu 5 sıra geride bırakınca McLaren strateji uzmanları tarafından finale kadar yapılan feci hata parmak ısırtıyor. Kendisiyle aynı hatalı kararı veren Toyota takımının pilotu Timo Glock’u geçen Hamilton şampiyonluk için ihtiyacı olan beşinciliğe ulaştı ve genç yaşında dünya şampiyonu olarak tarihe geçti.

Yarış strateji uzmanı olmak korkaklar için olmadığını söyleyen McLaren strateji takımının lideri James Miskin, “Planımıza bağlı kaldık, en sonunda işe yaradı. Yarışı beşinci sırada bitirmek için riskleri minimize eden bir strateji seçmede uzun bir süreç yaşadık. Ne yapmak istediğimizi gösteren bir planla yarışı kazandık ” dedi.

Cambridge Üniversitesi’nde matematik bölümünde öğrenim görüp veri analizi konusunda doktora yapan Miskin, McLaren takımına 2001 yılında katıldı. Miskin ve 4 kişilik takımı, öncelikle McLaren arabalarının ve sürücüler ile onların rakiplerinin performanslarındaki birçok veriyi analiz etmeye başlıyorlar. Bu sonuçları her yarış için en uygun stratejiyi belirlemede bilgisayar simülasyonu oluşturmak için kullanıyorlar. Miskin, “Her yarış öncesi bir dizi bilgisayar üzerinde dağıtımlı hesaplamayı kullanarak milyonlarca simülasyonu oluşturuyoruz. Her senaryoyu yapamazsınız, bu nedenle en uygun olan üzerine odaklanmak için matematiksel yöntemleri kullanıyoruz” dedi.

Bu yöntemlerin arasında orijinali nükleer silah dizaynına yardım etmek için tasarlanan Monte Carlo yöntemleri bulunuyor. Her yarış zaman aralığı dizisi içinde analiz ediliyor. Örneğin, yarış başladığı zaman bir araç diğerine çarpması daha az mümkünken, sürücü ileride trafikle karşılaşınca kaza olması daha olasıdır. Tüm bu sayısız olanaklar ve onların olasılıkları yarışın şeklini çizmede kullanılıyor. Simülasyonların her biri farklı senaryolarla olasılıkların resmini çizmek için milyonlarca kez çalıştırılıyor. Miskin ve meslektaşları kendi stratejilerini tasarlamak için bu yöntemi kullanıyorlar.

Miskin, aynı zamanda yarışlar boyunca olaylara bakmak ve hangisinin olacağını görmek için olasılık teorilerini kullandıklarını belirtti. Bu Bayesian (takıma yarış günü boyunca olayları tahmin etme şansını güncelleyen ve düzelten istatistiksel teknik) sonuçlarının da kullanımını içeriyor.

Bu gidişattan zevk aldığını söyleyen Miskin, “Sezon boyunca iki haftada bir yarışıyorsunuz, bu da her iki haftada bir strateji belirlemek için süreniz olduğu anlamına geliyor” dedi. Bu aynı zamanda iki haftada bir tüm rakip takımların strateji uzmanlarıyla –Red Bull yarışının efsanevi ismi Neil Martin de dahil- mücadeleye girdiğiniz anlamına geliyor. Southampton Üniversitesi’nin matematik bölümünden mezun olan Martin, 1990’larda McLaren’deyken takımın şimdi kullandığı birçok tekniğe öncülük etti.

Kaza rakip takımları cebe çekmeleri konusunda kışkırttığında yarış strateji uzmanı olarak onun parlak zekâsı, 2005 Monaco Grand Prix’inde manşet oldu. Martin, McLaren’in pilotu Kimi Raikkönen’e dışarıda kalmasını, karışmamasını tavsiye etti.

2007 yılında Red Bull’a geçtiğinden beri, Martin takım performansının diğer durumları için matematik uygulamalarına başladı. Martin, pilot programından geleceği parlak olanları tespit etme konusunda da takıma yardım ediyor. “Çeşitli formulalarda birçok sürücü bulunuyor. Seçme sürecindeki veriler başlangıçta sürücülerin ne kadar iyi olduklarıyla ve yarış hızının vasıfları kadar iyi olup olmadığıyla ilgili şeyler. Fakat yarışlardan elde edilen verilerde, sürücünün yavaş giden arabanın arkasında takılı kalıp kalmadığı gibi çok fazla kirlenme var. Tüm takımların bir hayli verisi bulunuyor, ancak gerçekten gerekli olan bilgi ne?” diye konuştu.

Adrenalini çok sevdiğini söyleyen Martin, “Kararların tüm şirketi etkilediği zaman, koşuşturmayı görmeyi seviyorum. Yarış her zaman biz hazır olsak da olmasak da yapılıyor ve biz başarısız olamayız” dedi. (Vasfiye Özcanbaz)

- Advertisement -