Sessiz kalp hastalığını belirleyen testler

554

Doktorlar açısından kalp hastalığını EKG ve kolesterol tablosu gibi basit testlerle tespit etmek oldukça kolay. Bu son teknoloji testler tıkanmış damarların veya kalp hastalığı belirtilerinin sinyallerini ortaya çıkarabiliyor.

İşte kalp hastalığınızı tespit etmek için yaptırabileceğiniz 11 basit test:

İleri kolesterol tablosu: Çok fazla LDL parçacığı damarlarınızı tıkıyor ve bu LDL parçacıkları sert, yoğun kıvamlı veya yumuşak ve büyük olabiliyor. Küçük ve yoğun kıvamlı LDL parçacıkları damarlarınıza daha çok zarar veriyor. Bu nedenle LDL seviyesi 100 mg/dl olan iki kişinin farklı kalp hastalığı riski bulunabiliyor. İleri kolesterol tablosunu gösteren kan testi LDL parçacığı sayısını ve büyüklüğünü size söyleyecektir.

Yüksek yoğunluklu C reaktif proteini: Bu kan damarlarınızı ve diğer organlarınızı yavaş yavaş kemiren, aşındıran iltihap belirleyicisidir. Geçtiğimiz son 10 yıl içinde bu kan testi hastaların değerlendirmesini etkileyici bir şekilde değiştirdi. Eğer Yüksek yoğunluklu C reaktif proteini (hs-CRHP) testiniz normalse damarlarınızda beslenme, yaşam tarzı ve diğer risk faktörleri tarafından iltihap oluşmadığını gösterir. Diğer yandan test sonucunuz yüksekse sağlığınızda sorun var demektir. Bu testi yılda 1 kez yaptırmalısınız.

Koroner arter kalsiyum skorlama testi: Kanınızda çok küçük miktarda kalsiyum yüzer. Bu kemiklerinizi güçlendirirken aynı zamanda kan damarlarınızı sertleştirebilir. Bu durum kalbinizin kan pompalaması zorlaştırır, kan basıncını artırır ve damarlarınıza yapışan kanda küçük parçacıkların artmasına neden olur. Bu tarama testi, kalbinizin kan damarlarında dolaşan kalsiyumu tespit eder. İdeal sonuç 0 olmalıdır. Sonuç 1 ile 10 arasındaysa yaşam tarzınızı değiştirmelisiniz. Eğer 100 ile 400 arasındaysa ilaçla tedavi ya da anjiyografi öneriliyor.

Karotis intima-media kalınlığı testi (CIMT): Bu testte kalbi beyne bağlayan boyunda bulunan şah damarının içini görmek için ultrason makinesi kullanılır. Bu damarda hastalık varsa vücudunuzdaki diğer damarlar da hastadır. Ultrason damar duvarının içindeki 2 iç astarın kalınlığını ölçüyor. Eğer duvarlar çok kalınsa erken dönem damar sertliğinin belirtisidir. Sonuç normal sınırlardaysa tıkanıklık riski düşüktür. 50 yaş ve üzeri herkese önerilen bu test sigara içenler, yüksek kolesterolü olanlar ve ailesinde kalp hastalığı olanlara daha erken yaşta yapılabilir.

EndoPAT testi: Damarı hasara ve tıkanmaya karşı dirençli tutan ve gerektiğinde daha fazla kan akışı sağlamak için genişleme imkanı sağlayan tek katlı endotelyum isimli süper hücre katmanıyla astarlanmıştır. Sağlıklı damarlar sıkıştığında hızlı bir şekilde eski haline gelir fakat hastalıklı damarla bunu yapamaz, kan akışı düşer. Damarlar eski haline dönmüyorsa sorun olduğu anlamına gelir. Araştırmada kan akışının düşük olduğu kişiler kalp krizi ve ölüm riski daha yüksektir. EndoPAT testiyle riskinizi tespit edebilirsiniz.

Homosistein testi: Yaklaşık 40 yıl önce, bir doktor homosistein isimli amino asit seviyesi yüksek olan küçük çocuklarda erken dönem damar hasarı gözlemledi. Daha fazla araştırma da yetişkinlerde artmış homosistein seviyesinin artan damar hasarıyla bağlantılı olduğunu gösterdi. Güvenli homosistein seviyesi litre başına 10 mikrol’ün ve hatta 8’in altında olmalıdır. Değerleri bunun üzerinde olan gençler B kompleks vitaminlerle tedavi edilebilir.

Lipoprotein-A: Yapılan birçok araştırmaya göre, Lpa seviyesinin yüksek olması kardiyovasküler hastalıklarla ilgilidir. Bu yaygın bir kan testidir. Yüksek seviye tespit edilirse niasin, hormon ikmali ve vitaminlerle tedavi edilebilir. Normal Lpa seviyesi 30 mg/dl’nin altında olmalıdır.

Açlık kan şekeri, insülin ve A1c testi: Standart kan tahlilinde açlık kan şekeriniz ölçülür. Bu rakam 125 miligramdan fazlaysa şeker hastalığınız olduğu anlamına gelir. Araştırmalara göre, açlık kan şekerinizin 85 mg/dl’nin altında olması uygundur. 85’in üzerindeki rakamlar kan damarı hasarını artırır. Kan şekeriniz insülin tarafından düzenlenir. İnsülin seviyeniz yükselirse pankreas daha fazla çalışmaya başlar ve damarlarınız risk altına girer. Ayrıca 3 aylık kan şekerinizi gösteren A1c testi de kalp hastalığı açısından risk durumunuzu göstermeye yardımcıdır.

D vitamini: D vitamini seviyesinin düşük olması yüksek kan basıncı, damar hasarı, tıkanıklığa bağlı kalp yetmezliği, beyin sağlığının azalması ve diğer önemli sorunlarla bağlantılıdır. Normalde D vitamini güneş ışığı ve güçlendirilmiş yiyeceklerle temin edilebilir. Fakat güneşli bölgelerde bile birçok insanın D vitamini seviyesi düşüktür. D vitamini seviyenizin 30 ng/ml’nin üzerinde olması gerekir. En uygunu 50 ile 80 ng/ml arasında olmasıdır.

Ferritin: Kanda demirle bağlantılı bir proteindir. Ferritin seviyeniz yüksek ya da düşükse aynı şey demiriniz de düşük ya da yüksektir. Demirin fazlası damarlardaki hücreleri paslandırır, kalp hastalığına ve kanın pıhtılaşmasına neden olur. Damarlarda demir fazlası ferritin isimli basit kan testiyle tespit edilir. Seviyenin litre başına 380 mikrogramdan fazla olması aşırı demir anlamına gelir. Ferritin yüksek çıkarsa vitaminlerdeki demirden ve kırmızı et gibi bol miktarda demir içeren yiyeceklerden uzak durun.

Ürik asit seviyesi ve GGT: Bu iki basit ve eski kan testi kardiyovasküler sağlık için benzersiz bir görüş sağladığı için tekrar kullanılmaya başlandı. Ürik asit ATP (hücreler tarafından kullanılan enerji) gibi enerji ürünlerinden üretiliyor ve yüksek seviyesi kardiyovasküler hasarla bağlantılıdır. GGT ise karaciğerdeki hücre zarlarının yeterli çalışmadığını gösteren karaciğer enzimidir. Normal ürik asit seviyesi 4 ile 8 mg/dl arasındadır, 10’un üzerindeyse endişelenmeniz gerekir. Normal GGT seviyesi ise 50 IU/L’nin altındadır ve bu rakam 100’ün üzerindeyse hücre zarı difüzyonu için kontrol edilmelisiniz. (Vasfiye Özcanbaz)