Hipertansiyon hakkında merak ettikleriniz

960

Son yıllarda toplumların beslenme tarzındaki değişiklikler, kadın ve erkek herkesin iş yaşamında karşılaştığı problemlerden dolayı yaşanan stres insanların kan basıncını da etkiliyor. günümüzde küçücük çocuklarda bile hipertansiyon olduğunu görebiliyoruz. Peki hipertansiyon nedir, belirtileri, nedenleri ve tedavisi nasıldır? Hipertansiyona karşı neler yapmalıyız, tansiyonumuzu nasıl kontrol altında tutmalıyız?

İşte hipertansiyonun nedenleri, belirtileri, tedavi şekilleri:

Hipertansiyon nedir?

Hipertansiyon ya da yüksek kan basıncı birçok insanın yaşlanmaya başladığı yıllarda karşılaştığı yaygın bir hastalıktır. Kan basıncı damarlarınızın duvarlarına karşı kanın uyguladığı güçtür. Bu basınç çok fazla olunca kalbin iş yükünü artırır ve damarlarda ciddi hasara yol açabilir. Zamanla kontrol altına alınmayan yüksek kan basıncı kalp hastalığı, felç ve böbrek hastalığı riskini artırır.

Belirtileri: Sessiz katil olarak isimlendirilen hipertansiyon yıllarca hiçbir belirti vermeyebiliyor. Gerçekte, hipertansiyonu bulunan 5 kişiden biri bunu bilmiyor. Hipertansiyon tedavi edilmediği takdirde içten içe kalbinize, akciğerlerinize, kan damarlarına, beyine ve böbreklere zarar veriyor. Ayrıca hipertansiyon felç ve kalp krizi için büyük bir risk faktörüdür.

Hipertansiyonun nedenleri: Normal kan basıncı 120/80 civarındadır. Bunun üzerinde olanlar hipertansiyona işaret eder. Birçok vakada hipertansiyonun altında yatan neden bilinmiyor. Bazen böbrek ya da adrenalin bezlerinin hastalığı hipertansiyona neden olabiliyor.

Pre-hipertansiyon: Kan basıncının sistolik 120-139 mmHg ve diastolik 80-89 mmHg arasında bulunması durumudur. Bu yaşam tarzı değişikliklerinin başlaması gerektiğini gösteren bir işarettir. Pre-hipertansiyona sahip insanların normal kan basıncına sahip insanlara göre myokard enfarktüsü riski 3 kat artmıştır ve felç geçirme riskleri daha yüksektir.

Yüksek tansiyon tehlike bölgesi: Hiçbir belirtiniz olmamasına rağmen eğer tansiyonunuz 140/90 veya daha yüksekse hipertansiyon hastası olduğunuz anlamına gelir. 180/110 ise hipertansiyona bağlı krize yol açar. Birkaç dakika dinlendikten sonra tansiyonunuz tekrar düşer. Ancak halen daha yüksekse acil servise gidin. Hipertansiyona bağlı kriz felce, kalp krizine, böbrek hasarına veya bilinç kaybına yol açabilir. Hipertansiyona bağlı krizin belirtileri arasında şiddetli başağrısı, korku, burun kanaması ve nefes darlığı bulunuyor.

Yüksek kan basıncı kimlerde görülür?

45 yaşın üzerindeki erkeklerde kadınlara göre daha fazla yüksek kan basıncı görülür. Yaş ilerledikçe kadınlar ve erkekler arasında hastalık yaygınlaşır. 65 yaşa doğru yaklaşıldıkça kadınlarda daha fazla hipertansiyon görülmektedir. Ayrıca şeker hastalığınız varsa ve ailenizden birisinde hipertansiyon varsa sizde de oluşma riski yüksektir. Şeker hastalarının yaklaşık yüzde 60’ında yüksek kan basıncı var.

Hipertansiyon ve sodyum: Tuzun en büyük bileşeni olan sodyum kan basıncını artırır. Amerikan Kalp Derneği günde 1,500 miligramdan az sodyum tüketilmesini öneriyor. Yediğiniz yiyeceklerin etiketlerini dikkatlice incelemelisiniz. İşlenmiş gıdalar da sodyum alımını yüzde 75’e kadar artırır. Hazır çorbalar ve hazır gıdalar bir numaralı suçlulardır.

Hipertansiyon ve stres: Stres kan basıncı artırıyor. Ayrıca stres kalp hastalığı için risk faktörlerini de etkileyebiliyor. Bundan dolayı da hipertansiyonla dolaylı olarak bağlantısı var. Stres sigara içmek, dengesiz beslenme gibi birçok sağlıksız alışkanlığa yol açabilir. Bu alışkanlıklar da yüksek kan basıncı ve kalp hastalığıyla ilgilidir.

Hipertansiyon ve kilo: Aşırı kilolu olmak kalbiniz üzerindeki yükü ve kan basıncınızın yükselme riskini artırır. Kan basıncınızı düşürmeye yönelik diyetler de kalorilerinizi kontrol etmeniz için ayarlanmıştır. Yağlı ve şekerli gıdalardan uzak durmalısınız, sebze, meyve, yağsız protein ve lifli gıdalardan daha fazla tüketmelisiniz. Hatta 4,5 kilogram bile vermeniz fark oluşturacaktır.

Hipertansiyon ve kafein: Kafein sizi gergin yapıyorsa, kan basıncınızı yükseltiyor olabilir. Çünkü bu kafeinin geçici etkisidir. Ancak araştırmalar kafeinin hipertansiyona yol açtığına dair bir bağlantı olduğunu göstermiyor. Bu nedende günde 1-2 fincan kahveyi güvenle içebilirsiniz.

Hipertansiyon ve hamilelik: Gebeliğe bağlı hipertansiyon hamileliğin ikinci yarısında oluşan yüksek kan basıncıdır. Tedavi edilmezse, “pre-eklampsi” denilen anneyi ve bebeğini tehlikeye atan çok ciddi bir soruna yola açabilir. Bu durum bebeğe giden kan ve oksijen akışını azaltır ve annenin de böbreklerini, beynini etkiler. Bebek doğduktan sonra genellikle annenin kan basıncı normal seviyesine döner.

Hipertansiyon ve ilaçlar: “dekonjestan” içeren soğukalgınlığı ve grip ilaçları kan basıncını yükselten ilaçlar sınıfındandır. Diğerleri ise steroidler, diyet hapları, doğum kontrol hapları, bazı antidepresanlar ve steroid içermeyen ağrı kesicilerdir. Eğer hipertansiyonunuz varsa, içtiğiniz diğer ilaçları, gıda takviyelerini doktorunuza söyleyin.

Hipertansiyon ve çocuklar: Hipertansiyon daha çok yaşlı insanların hastalığı gibi görünse de çocuklarda da görülebiliyor. Normal kan basıncı çocukların yaşı, boyu, cinsiyetine göre değişiklik gösterebiliyor. Bu nedenle herhangi bir kuşkunuz varsa çocuğunuzu doktora götürün. Özellikle aşırı kilolu çocuklar ile ailesinde tansiyon problemi olan çocuklar daha fazla risk altındadır.

Tedavi: Beslenmenize dikkat etmelisiniz. Daha fazla meyve, sebze, tam tahıllı gıda, az yağlı süt ürünleri, balık, kümes hayvanları ve kabuklu kuruyemiş tüketmelisiniz. Daha az kırmızı et, doymuş yağ ve şekerleme yemelisiniz. Ayrıca beslenmenizde sodyumu azaltmanız da önemli bir etki oluşturacaktır. Düzenli egzersiz de kan basıncınızın düşmesine yardım eder. Yetişkinler haftada 2,5 saat bahçe işleri, tempolu yürüyüş, bisiklete binme ya da aerobik gibi orta şiddette egzersizler yapabilirler. ACE inhibatörleri de hipertansiyon tedavisinde kullanılan ilaçlardır. Bu ilaçlar damarları gevşetir, açar ve kan basıncınızı azaltır. Ancak kuru öksürük, ciltte kızarıklık, potasyum seviyesinin yükselmesi ya da baş dönmesi gibi yan etkilere yol açabiliyor.

Hamile olan kadınlar bu ilaçları kullanamıyor. ARB grubu ilaçlar da kan basıncını düşürür. Bu ilaçların tam etkili olması için birkaç hafta alınması gerekebiliyor. Muhtemel yan etkileri ise baş dönmesi, kas krampları, uykusuzluk ve potasyum seviyesinin yükselmesi. Bu ilaçları da hamile kadınlar kullanamıyor. İlaçların yanı sıra derin derin nefes alıp verme egzersizleri de diyet, egzersiz gibi yaşam tarzı değişiklikleriyle birlikte etkili olabiliyor. Bitkisel ilaçların kullandığınız diğer ilaçlarla ters düşebileceğini unutmayın. Bazı bitkiler kan basıncını yükseltebiliyor. Bu tarz bitkisel ilaç ya da gıda takviyesi içiyorsanız doktorunuza mutlaka söyleyin. (Vasfiye Özcanbaz)

Sitemizdeki deneyimlerinizi kişiselleştirmek ve geliştirmek için çerezleri kullanıyoruz. Çerezler, Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Düzenlemesi ("GDPR") uyarınca uyulması gereken kurallar çerçevesinde belirlenmiştir. Kabul Et