Antibiyotikli gıdalara dikkat!

640

Antibiyotiklerin sadece gerekli olduğunda alınması gerekiyor. Çünkü vücudunuzdaki bakteriler ilaçlara karşı dirençli hale geliyor ve sizi tedavi edilmeyen enfeksiyonlara karşı savunmasız bırakıyor. Bununla birlikte tükettiğiniz antibiyotik içeren gıdaları da göz ardı etmemelisiniz.

Yale Üniversitesi Önleme ve Araştırma Merkezi’nde görevli araştırmacılara göre, bazı yiyeceklerde de doğal olarak antibiyotik olduğunu ve bu besinler sayesinde korunabildiğinizi belirtiyor. Hatta bazı gıdalara antibiyotik eklenebiliyor. Bu durum da alerji ya da antibiyotiklere karşı direnç kazanma gibi çeşitli sağlık sorunlarına yol açıyor.

İşte antibiyotik eklenen ve doğal olarak içinde antibiyotik bulunan gıdalar:

Et: İneklere ve tavuklara zaman zaman hasta oldukları için antibiyotik veriliyor. Ancak çoğu ülkede bu hayvanlara kilo aldırmak, daha fazla süt ve yumurta almak için antibiyotik veriliyor. Bu durum birçok ülkede yasaklandı. Çünkü hayvanlar da insanlar gibi sık sık ilaç aldıklarında antibiyotiğe dirençli bakteriler geliştiriyorlar ve bakteriler bu hayvanların ürettiği dana eti, tavuk göğsü gibi yiyeceklere de geçiyor. Bu nedenle bunları yiyen insanlar da hastalanıyor. Hastalıkların tedavisi de çok zor oluyor. Çiğ ete dokunurken dikkatli olun ve bakterilerin ölmesi için eti iyice pişirin.

Süt: Süt veren ineklerde kullanılan antibiyotikler süte geçebiliyor. Bu sütü içen insanlar da antibiyotikten olumsuz etkileniyor ve uzun süreli tüketimde ise insanlarda antibiyotikler ilaca karşı direnç oluşturuyor. Bu nedenle çiğ süt yerine pastörize süt almalısınız. Ya da etiketinde antibiyotik bulunmaz yazan sütleri tercih edin.

Bal: Bal geleneksel olarak mevsimsel alerjiler ve mide ülserinin tedavisinde kullanılır. Bal iyi bilinen doğal bir antibiyotiktir. Baldaki defensin-1 isimli protein sayesinde bal doğal bir antibiyotik haline geliyor.

Sarımsak: Ağız kokusu yapan sarımsak doğal olarak bakterilerle savaşıyor. Sarımsak midenizdeki Helicobacter pylori isimli bakterinin seviyesini düzenliyor. Bu bakterinin fazlası mide ülserine yol açarken eksikliği ise midede başka gerilmelere yol açar. Mide kanseri dünya çapında en yaygın 2 kanserden biridir.

Mantar: Penisilin, tetrasiklin ve streptomisin gibi birçok büyük antibiyotik mantardan elde edilir. Mantarlar bakterileri öldüren bileşenler üretirler. Ancak etkili olanları seçtiğinizden emin olmalısınız. Mantarların hepsi tıbbi amaçlı değildir. Örneğin, şitaki mantarı kanser, bakteri ve virüsle savaşmasıyla bilinir.

Lahana: Kırmızı lahananın iltihap ve kanser karşıtı özellikleri bulunuyor. Bunun yanında antibakteriyel özelliği de olduğu belirlendi. Son yapılan araştırmada kırmızı lahana ilaca dirençli bakteriler üzerinde bile etkili oluyor. Lahana suyu mide ülserinin de ilacı. Lahanadaki laktik asit midedeki sağlıklı bakteri seviyesini kontrol altında tutuyor ve ülsere yol açan kötü bakterilerle savaşıyor. Ayrıca lahana emziren annelerdeki göğüs enfeksiyonuna da iyi geliyor.

Soğan: Pişmiş ya da çiğ olsun soğan yemeklere lezzet katar. Güçlü antibiyotik özelliği olan soğan soğuk algınlığı ve grip mevsiminde tüketilmesi öneriliyor. Soğandaki sülfür bileşenleri ağız bakterisi ile diş eti hastalıklarına yol açan bakterilerle savaşıyor. Bu nedenle sandviçlerinize çiğ soğan ekleyip çiğneyin.

Tereyağı ürünleri: Tereyağının tümör gelişimine ve kansere karşı koruyan bir bileşen içerdiği tespit edildi. Fakat birçok marka tereyağında antibiyotik kullandıkları için itham altında kalıyor. Ayrıca tereyağı yapımında kullanılan sütü üreten ineklere de antibiyotik verildiğini unutmayın.

Yaban mersini: Tarım ilaçlarının gıda endüstrisinde gerekli olduğu düşünülür. Birçok tarım ilacının ana bileşeni antibiyotiklerdir. Bu ilaçlar ciddi alerjik enfeksiyonlara yol açıyor. Tarım ilacı kullanılarak yetiştirilen yaban mersinleri de hastalığa yol açabilir. Aynı şartlar altında yetiştirilen meyve ve sebzeler potansiyel birer tehdittir. Alerjisi olduğunu bilen kişilerin kazayla bu yiyeceklere dokunma ihtimaline karşın adrenalin iğnesi taşımaları gerekir.

Baharatlar ve şifalı otlar: Kullandığınız çeşit çeşit baharatlar yemeklerinize lezzet katıyor. Bunlar mikrobik gelişimi de geciktiriyor. Cornell Üniversitesi’ndeki bilim adamları yenibahar ve keklik otunun temas halinde bakterilerin yüzde 100’ünü öldürdüğünü belirtti. Aynı zamanda kekik, tarçın, kimyon, tarhun otu bakterilerin yüzde 80’ini öldürüyor. Safranda bulunan bileşen anti-kanser ajanıdır, antiinflamatuar özelliği olan bir antioksidandır. (Vasfiye Özcanbaz)

Sitemizdeki deneyimlerinizi kişiselleştirmek ve geliştirmek için çerezleri kullanıyoruz. Çerezler, Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Düzenlemesi ("GDPR") uyarınca uyulması gereken kurallar çerçevesinde belirlenmiştir. Kabul Et