Tükürük deyip geçmeyin, işte ilginç içeriği

675

Tükürüğümüz 600’den fazla bakteri çeşidine ev sahipliği yaparken bu bakterilerin oluşmasında çevre ve beslenmeyle ilişkisi olmadığı ortaya çıkarıldı.

İnsan tükürüğü birçok faydalı şeyi yapar. Çiğnemene ve yemeklerin tadına bakmana yardımcı olur. Farklı yerlerdeki insanların farklı yemek yeme alışkanlıkları olduğundan beri, Amerikalı’nın tükürüğü Güney Amerikalı’nın tükürüğünden farklı olduğunu düşünebilirsiniz.

Genome Araştırmaları dergisinde yayınlanan araştırmada, tükürükteki bakterinin çevreyle ve diyetle ilişkisi olmadığı bulundu. Gerçekte araştırmacılar, insan tükürüğünün mikrobiyomları (dildeki bakterilerin topluluğu) farklı coğrafik yerlerdeki insanlar arasında çeşitlilik gösteriyor. Bu tükürüğünüzün dünyanın öteki ucundaki birisinden ya da komşunuzdan farklı olduğu anlamına geliyor.

Almanya Leipzig’de the Max Planck Evrimsel Antropoloji Enstitüsü’nden Mark Stoneking ve meslektaşları bunun neden olduğunu ortaya çıkarmaya çalışıyorlar. Araştırmacılar bakterilerin türlerine bakarak, bireysel türlerin seviyesinde farklılıklar bulmaya çalışacaklar. Stoneking, tükürüğün kandan daha fazla DNA içerdiğini öğrendiğinde tükürük bakterisinin hayatta kalmasıyla ilgilenmeye başladı. İnsan kanı tahmin ettiğiniz gibi halen tükürükten daha fazla insan DNA’sı içeriyor.

Araştırmacılar, toplam 120 sağlıklı canlıdan tükürük örnekleri topladılar. Bu örnekleri, Almanya, Polonya, Türkiye, Gürcistan, Çin, Filipinler, Güney Afrika, Kongo Cumhuriyeti, Arjantin, Bolivya ve Amerika’dan topladılar.

Canlı tükürükte bulunan en yaygın bakteri türünün Streptococcus olduğunu söyleyen Stoneking, “İnsanlar bu bakterinin bazı türlerinin boğaz ağrısı, menenjit ve bakteriyel zatürre gibi hastalıklardan sorumlu olmasına rağmen tipik olarak ağızlarında Streptococcus bakterisi taşıyorlar” dedi.

Tükürüğün içinde ne var?

Tükürüğün sadece bir bileşeni beslenmeye göre değişikliğe uğradığını gösterdi. Bu da nişastayı şekere çeviren bir enzim olan amilaz. Bu enzim, aynı zamanda pankreas ve ince bağırsakta bulunuyor.

Amerikalılar kısmen tükürüklerinde çok fazla amilaza sahipler, çünkü onların beslenmesi nişastayla dolu. Ancak Afrika’da daha çok av hayvanı tükettiklerinden tükürüklerinde daha az miktarda amilaz bulunuyor.

Tükürük yiyeceklerin tadını almamız için moleküller yayıyor ve böylece biz yediğimiz bir şeyin tuzlu, ekşi, tatlı ya da acı olduğunu söyleyebiliyoruz. Aynı zamanda tükürük yiyecekleri yumuşatmada ve dişlerin arasına yaymada bize yardım ediyor. (Vasfiye Özcanbaz)