Cilt bakımı mevsimi başladı, siz de cildinizi yenileyin

156

Yaz boyunca yoğun güneş ışınlarına, deniz ve havuz sularına alışan kişiler güneş lekeleri ile karşılaşan cildiniz sonbaharın serin ve yağmurlu günlerinde alarm vermeye başlıyor. Değişen mevsimle birlikte de kuruluk artarken cildinizde elastikiyet kaybı gibi cilt problemleri meydana gelebilir.

- Advertisement -

Yaz mevsiminin büyük bir kısmını güneşin altında ve tuzlu ya da klorlu suların içinde geçirildi. Pek çok kişi de bunun karşılığını bronz tenlere sahip olarak aldı. Fakat sonbahar mevsimini çeşitli cilt problemleri ile geçirmeye kimler hazır?

Sonbaharın gelmesiyle birçok kişi donuk bir ciltle yüzleşmeye başladı bile. Üstelik bundan sonraki süreçte, güneş lekeleri, cilt kırışıklığı, ciltte elastikiyet kaybı, kılcal damarların belirginleşmesi gibi rahatsızlıklarla karşılaşma riski azımsanamayacak kadar yüksek. Cildinizde oluşan hasarlar doğru şekilde analiz edildiğinde bu gibi cilt problemlerinden kurtulabilmeniz mümkün.

Central Hospital’dan Dermatoloji Uzmanı Dr. Hicran Ercan, sonbaharda cilt bakımı yapmanın yollarını şöyle anlatıyor:

CİLT SAVUNMA MEKANİZMASI YAVAŞLAR

Güneşin yanı sıra, tuzlu deniz ve klorlu havuz suyunun vücutta oluşturduğu izlere bir de mevsim geçişlerinde yaşanan hava değişimleri eklendiğinde cildin savunma mekanizması iyice yavaşlar. Bu durum ise cildin elastikiyetini sağlayan kolajen yapının deforme olmasına, hücre yenileme kapasitesinde azalmaya ve proteinlerin kaybına neden olabiliyor. Deride fiziksel değişimler yaşanabilir, sonraki süreçlerde ise cilt kanserine kadar varan tablolar oluşabilir. Bu gibi yeni oluşabilecek ciddi cilt problemlerinin önüne geçebilmek için cilt güçlendirilmelidir. Bilhassa problemli ve duyarlı cilde sahip kişiler bu mevsimde daha fazla dikkat etmeli.

HER GÜN 2 LİTRE SU

Su, cildin nem dengesini ve esnekliğini sağlayan en önemli faktördür. Bu nedenle derideki gerekli su oranının yüzde 10’un üzerinde olması gerekir. Ciltte bulunan su miktarının azalması ise; pullanma, egzama gibi çeşitli deri hastalıklarına ve enfeksiyonlara yol açabilir. Bu nedenle vücudun gereksinim duyduğu günlük sıvı ihtiyacı muhakkak karşılanmalıdır. Bu sıvı ihtiyacı için de her gün yaklaşık 2 litre kadar su tüketilmelidir. Ayrıca asitli ve kafeinli içeceklerin içiminin yanı sıra alkol ve sigara kullanımının da sınırlandırılması gerekir. Su tüketiminin dışında süt, doğal meyve suları ve bitkisel çaylar da içilebilir.

BOL BOL MEYVE VE SEBZE TÜKETİN

Zarar görmüş cilt yapısının onarılabilmesi için sağlıklı ve dengeli beslenmek de büyük önem taşır. Bu nedenle sağlıklı bir cilt için bol bol meyve ve sebze tüketilmelidir. Ayrıca A, C ve E vitaminlerinin cilt sağlığına ciddi katkıları olduğundan bu vitaminlerin alınmasına özen gösterilmelidir. Bahsettiğimiz bu vitaminler aynı zamanda antioksidan kaynağı olmaları nedeniyle güneşin zararlı etkilerine karşı kalkan görevi de görürüler. Vitaminler, ciltte meydana gelen yaraların hızlı bir iyileşme göstermesini sağlarken, yaşlanma etkilerini de geciktirir. Cildin ihtiyaç duyduğu yağ asitlerini karşılamak için ise Omega-3 ve selenyum yönünden zengin balığın yanı sıra ceviz-fındık gibi kuruyemişler; nohut, kuru fasulye benzeri baklagiller tüketilmelidir.

TEMİZLİK ÇOK ÖNEMLİ

Güneşin kurutan etkilerine karşı vücut bir savunma geliştirir ve aşırı terler. Bu durum da deride yağ üretiminin hızlanmasına neden olur. Eğer cilt temizliği doğru şekilde yapılmaz, cilt iyi nemlendirilmez ve yanlış kozmetik ürünler kullanılırsa deri gözenekleri kapanır ve sonraki etapta yağ butonları oluşabilir. Bu durumların önüne geçebilmek için profesyonel bir cilt temizliği şarttır. Düzenli olarak yapılacak cilt temizliği ve bakımı, derinin nem dengesinin korunmasına yardımcı olacaktır.

PEELİNG TERCİH EDİLEBİLİR

Mevsim geçişlerinde sıcaklık farklılıklarına bağlı olarak cildin üst tabakasında bir kalınlaşma meydana gelebilir. Bu kalınlaşmanın önüne geçebilmek için haftada 2 kere olmak üzere peeling yapılabilir. Fakat aşırı hassas cilde sahip olan kişilere bu gibi uygulamalar önerilmez. Cildin gereken kalınlığa ulaşabilmesini ve gereksinim duyduğu nemi elde edebilmesi için çeşitli kimyasal peelingler, mezoterapi ve PRP gibi işlemler de tercih edilebilir.

KOZMETİK SEÇERKEN BU KRİTERE DİKKAT!

Profesyonel cilt bakımlarının yanı sıra muhakkak cildin günlük temizliği yapılmalı ve cilt nemlendirilmelidir. Yapılacak bu işlemler, cildin mevsim geçişlerinden olumsuz yönde etkilenmesini önleyecektir. Bir de yaz mevsiminde kullanılan nemlendirici kremlerin ve cilt temizleyicilerinin kış mevsiminde kullanılan ürünlerle kesinlikle aynı olmaması gerektiği akıllardan çıkarılmamalıdır. Bu nedenle kozmetik ürün alışverişlerinde cilt yapısı ve mevsim şartları mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır. Ayrıca bu ürünlerin dermatolojik testlere tabi tutulmuş olmasına da dikkat edilmelidir.

CİLDİNİZİ NEMLENDİRİN

Bu mevsimde en fazla rastlanan cilt problemlerinden bir diğeri de sıcak-soğuk değişikliği nedeniyle ciltte meydana gelen çatlaklardır. Bu cilt çatlakları çoğunlukla yüz çevresinde, burun kenarında yanaklarda ve ellerde oluşur. Bu problemlerden korunabilmek için duş sırasında aşırı sıcak su kullanmamaya, sonrasında ise cildi muhakkak nemlendirmeye özen gösterilmelidir. Ayrıca banyo süresi 5-10 dakikayı geçmemelidir. Bunlarla birlikte cildi olumsuz yönde etkileyebilecek esans ve alkol içerikli sabunları kullanmamaya, aksine yağlı sabun ya da jelleri tercih etmeye dikkat edilmelidir. Satın alınan temizlik ürünleri ise mutlaka 5,5 PH seviyesinde olmalı.

- Advertisement -