Bunları bilmeden yurt dışına çıkmayın! İşte ülkelere göre adabı muaşeret kuralları

200

Bizim için oldukça önemsiz olan bazı davranışlar başkalarının kutsalı, en kıymetlisi ya da öfke sebebi olabilir.  İşte bu sebeple seyahat edeceğiniz ülkelerde belki de hayatınızı kurtaracak  adabı muaşeret kuralları sizler için derledik.

- Advertisement -

Ülke ülke gezip yeni kültürler öğrenmek istiyorsunuz. O halde ev sahiplerinin geleneklerini öğrenmenin şimdi tam zamanı. Her kültür kendi dinamiklerini oluşturur, toplumlarda hakim olan dini inançların emirleri çoğunlukla halkın dimağında sarsılmaz yerini alır.

İşte kurallara ve adetlere dikkat etmeniz gereken o ülkeler:

TABAĞINIZI ASLA SIYIRMAYIN!

Çin’de misafiri oldunuz bir evin yemeğini tamamen bitirmek ters bir algıya yol açabilir. Çin’de yemeğini çok beğenen birinin önünde bir lokma olsun yemek bırakması adettendir. Aksi halde boş olan tabağınızın dolmasını arzuladığınız, yemekten tatmin olmayıp farklı bir yiyecek istediğiniz anlaşılabilir.

ET SİPARİŞ EDERKEN İYİ DÜŞÜNÜN!

Aslında Hindistan’da yalnızca ineklerin değil tüm hayvanların saygıyı hak ettiği düşünülüyor ve nüfusun çoğunluğu vejetaryen olmayı tercih ediyor. Kutsal olan ineğin tezeği yakılıyor, idrarı şifa niyetine içiliyor, sütü, yağı, yoğurdu tanrısal bir bağış olarak afiyetle tüketiliyor ancak yaşam hakkı elinden alınamıyor. Reenkarnasyon inancıyla doğrudan bağlantılı olan hayvan sevgisi Hindistan’da sokak hayvanlarının özgürce yaşamasını sağlıyor. Hindistan ziyaretiniz sırasında bir restoranda inek eti siparişi verirken bir kez daha düşünmelisiniz.

ÇİÇEK VERMEDEN ÖNCE MUTLAKA SAYIN!

Rusya’da sevdiğinize veya içinizden her hangi birine çiçek vermeden önce mutlama saymalısınız. Çünkü Rusya’da tek sayıdaki çiçekler mutluluğu simgeleyip zarif bir hediye seçeneği olurken, çift sayılılar baş sağlığı dilekleri eşliğinde cenazelerde sunuluyor.

KUZEYLİ GEREKSİZ KONUŞMAZ

Sıradaki kural ağzımızdan çıkacak sözlere mukayyet olmamızı öğütleyen bir gelenek aslında . Kuzey Avrupalılar “gereksiz muhabbet etmek kabalık”, “Sessizlik zerafettir” demiş. Sırf bu yüzden Kuzey Avrupa’ya gidip harika bir alışkanlık kazanılabilir. İnsanlar kendilerine sorulandan fazlasını söylememek, dillerini kontrol etmek konusunda böylece ehlileşebilir.

TAKSİCİ, ÖZEL ŞOFÖRÜNÜZ DEĞİL

Avustralya’da yalnız başınıza binmek için durdurduğunuz taksinin arka koltuğuna oturursanız şoförünüzün kalbini kırmış sayılıyorsunuz. Bu ülkede yalnızken şoförün yanına oturup yol arkadaşlığı edin. Zira yalnızsanız ve geçip arkaya kurulduysanız, ona karşı saygısızca davrandınız demektir.

CİDDİ İNSANLARIN ÜLKESİ!

Tayland, Malezya gibi Budizm inanışının yaygın olduğu coğrafyalarda askerlik arkadaşım deyip kafa sevemez, açık ense görünce günlerden de cumaysa, şakayla karışık bir tokat yapıştıramazsınız! Aslına bakarsanız öfkelendirmekten ziyade onur kırıcı bir davranış olarak karşılanabilecek, kafayı hedef alan her hareketten kaçınmakta, mesafeyi olabildiğince korumalısınız.

DÜĞÜNDE ASLA EŞİT ÖLÇÜDE TAKI TAKMAYIN!

Japonya’da bir düğüne katıldınız, hak geçmesin diye düşündüğünüzden çeyreği bozdurup gelin ve damada eşit miktarda paylaştırdıysanız hayatınızın yanlışını yaptınız demektir. Burada gelin ve damada eşit ölçüde para takmak bir tür; “inşallah ayrılırsınız” dileği olur ve hiç de hoş karşılanmaz.

- Advertisement -