Günümüzün sessiz katili: Şeker

394

İster çocuk ister yetişkin olsun herkes şekeri çok sever. Fakat şekeri aşırı miktarda tükettiğinizde aklınıza gelmeyecek hastalıklar ve sorunlarla karşılaşabilirsiniz.

Her gün bilerek ya da bilmeden tükettiğiniz şekerin fazlası çok zararlıdır. Çok az insan önerilen miktarda şeker tüketirken birçok insan ise çok fazlasını tüketiyor. Dünya çapında şekerden dolayı bir günde fazladan 500 kalori alıyoruz. Bu nedenle de çok kilo alıyoruz. Birçok insan şekerin kendileri için iyi olmadığını biliyor, ancak bazı nedenlerden dolayı aşırı şeker tüketimi riskinin çok fazla doymuş yağ ya da trans yağ, sodyum ya da kaloriden daha az olduğunu sanıyor. Fakat şeker size düşündüğünüzden daha fazla zarar verebilir.

HuffingtonPost’ta yayınlanan habere göre, işte şeker hakkında bilmedikleriniz:

Şeker sessiz bir katildir

Şeker de sessiz bir katildir. 2008 yılında yayınlanan araştırmaya göre, aşırı fruktoz tüketimi leptin rezistansı olarak bilinen durumu artırıyor. Leptin yeterince gıda aldığınızı gösteren bir hormondur. Doyduğunuz zaman beyindeki iştah merkezlerine dur sinyali verir. Bazı insanlarda leptin hormonu iyi çalışmaz ve vücut doyduğunu anlayamaz. Bu da aşırı gıda tüketimine ve obeziteye yol açar. Bu durumun sessiz katil olarak isimlendirilmesinin nedeni, hiçbir belirti ve uyarı vermeden olmasıdır.

Şeker kanser oluşumunda rol oynuyor

Beslenme dünyasında insülinden bahsetmemek olmaz. Çünkü çok fazla şeker tüketildiğinde ve insülin yeterince çalışmayınca vücut buna karşı tepki gösterir. 2013 yılında yayınlanan araştırmada, bağırsaklardaki şeker GIP isimli hormonun oluşumunu tetikliyor ve pankreas tarafından salgılanan insülini de artırıyor. Uzmanlar bu hormonun kanser oluşumunda rol oynadığını belirlediler.

Şeker beyin gücünüzü tüketebilir

Tüm şekerler yaşlanma sürecini hızlandırıyor. 2009 yılında yayınlanan araştırmada, glukoz tüketimiyle hücrelerin yaşlanması arasında pozitif bağ bulunduğu tespit edildi. Hücrelerin yaşlanması kronik hastalıklara ve kırışıklıklara yol açabilir. Ancak şeker beynin yaşlanmasını da etkiliyor. 2012 yılında yapılan araştırmada, aşırı şeker tüketimi hafızada ve tüm zihinsel sağlığınızda eksikliklerle bağlantılıdır.

Şeker göbek çevresindeki yağ birikimini artırıyor

Ergenlik çağı obezitesi oranları son 30 yıl içinde 3 kat arttı. 2010 yılında çocuklar üzerinde yapılan bir araştırmaya göre, aşırı fruktoz tüketiminin iç organların fazla yağla kaplanmasına yol açtığı belirlendi. Göbek çevresindeki yağ aynı zamanda kalp ve şeker hastalığı riskini de artırıyor.

Şeker sizi yağlandırıyor

Herhangi bir kaynaktan gelen çok fazla kalori yakılmazsa yağ olarak depolanıyor. Lif, yağ ve protein açısından zengin olan gıdalar tokluğunuzu artırır. Şeker ise size kalori verir, ancak doyduğunuzu anlamazsınız. Bu nedenle sürekli bir şeyler yemek istersiniz ve vücuttaki kaloriler yakılmayınca vücudunuzdaki yağ oranı artar.

Kalbinize zarar veriyor

2013 yılında “Journal of the American Heart Association” isimli dergide yayınlanan araştırmada, şekerin kalbin pompalama mekanizmasını etkilediğine dair güçlü bir kanıt tespit edildi. Bu sorun da kalp yetmezliği riskini artırıyor. Glukoz metabolit glukoz 6-fosfat isimli molekül kalbin kas proteini içindeki değişikliklerden sorumludur. Bu değişiklikler kalp yetmezliğine yol açabiliyor. Kalp yetmezliği teşhisi konan hastaların yaklaşık yarısının 5 yıl içinde hayatını kaybettiği açıklandı.

Şeker bağımlılığınız genetik olabilir

579 katılımcıyı kapsayan çalışmada, ghrelin hormonunda genetik değişikliklere sahip olanların daha fazla şeker tükettiği belirlendi. Ghrelin beyninize aç olduğunuzu söyleyen bir hormondur. Bu araştırmaların bulguları 2012 yılındaki çalışmayla aynı olduğu belirtiliyor.

Her gün yediğiniz birçok gıdada şeker gizli

Şekerleme, kurabiye, kek gibi şekerli suçlu gıdalardan uzak durmalısınız. Bunun yanı sıra domates sosu, yağsız salata sosları, krakerler ve hatta ekmek gibi her gün yediğiniz yiyeceklerin içinde şekerler gizlenmiştir.

Şekerli içecekler ömrünüzü kısaltıyor

2013 yılında yapılan bir araştırmada, dünya çapındaki 180 bin ölümün tatlandırılmış içecek tüketimine bağlı olduğu tahmin ediliyor. Amerika, 2010 yılında tek başına 25 bin ölümle birinci sırada yer alıyor. Çalışmanın yazarları, ölümlerin şekerle tatlandırılmış içecekler, şeker, kalp hastalığı ve kanserle bağlantılı olarak oluştuğunu söylüyorlar. (Vasfiye Özcanbaz)