Okul korkusunu önemseyin!

343

Okula yeni başlayan çocuklarda yaşanan uyum sürecinde ailelerin okul korkusunu ciddiye alması, önemsemesi ve asla çocuklarını suçlamaması gerekir. 

Okulların açılmasıyla birlikte milyonlarca öğrenci ders başı yaparken, okula yeni başlayan çocukların ailelerinde de “Çocuğum okul korkusu yaşar mı?” endişesi hakim. Çocuk ve Ergen Psikiyatri Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Sebla Gökçe, okul korkusunun nedenlerini ve nasıl baş edileceğini anlattı.

Özellikle ayrılık kaygısı yaşayan çocuklarda okul korkusunun görüldüğünü vurgulayan Doç. Dr. Gökçe, bu çocukların okula başladıklarında, ebeveynleri olmadan yoğun sosyal ortamın içinde kaldıklarında yoğun bir korku, ebeveynden ayrılmama isteği, ağlama, öfke, içe kapanma, anne ve babaya yapışma, karın ağrısı, baş ağrısı hatta bayılma gibi bedensel sorunların da görülebildiğini söyledi. İlerleyen günlerde de ortaya çıkan okul korkusu ise çocukların okul ortamında arkadaş ilişkilerinde sorunlar, akademik zorluk, öğrenme güçlüğü gibi problemlerden kaynaklanabilir. Ergenlik döneminde görülen okul reddinin nedenleri arasında sosyal kaygı, arkadaş gruplarına girememe, sosyal kabul hissedememe, otorite ile sorun yaşama gibi sosyal ortam ile ilgili sorunlar veya akademik başarısızlık, performans kaygısı bulunuyor.

Korku kreşte başlayabilir

Çalışan ailelerin çoğunlukta olması nedeniyle okul korkusu ve ayrılık kaygısı kreş ve anaokulunda başlayabiliyor. Çocuklarda bu dönemde okula girmekte zorluklar, gece uykuya dalamama, uykudan sık uyanma, gün içinde huzursuzluk, irritabilite, evden, anne-babadan ayrılmak istememe gibi sorunlarla karşılaşabilirsiniz. 

Kreş ve anaokulunda yaşanmamasına karşın okul kaygısının ilkokula başlangıç döneminde de görülebildiğini vurgulayan Doç. Dr. Gökçe, tam da ilkokul çağında çocukların, ölüm, ölümün ardından tekrar yaşamın olmaması gibi ayrılığın geri dönüşsüz hallerini algılayabildikleri için bu dönemde ayrılık ile ilgili olumsuz düşünce, kaygı ve korkuların sık olduğunu dile getirdi.

İkinci dönemdeki korkuya dikkat!

Yıl başında okul kaygısı yaşamamış olsa da bazı öğrencilerde Kasım, Aralık ya da ikinci dönemde okul korkusunun, okul reddinin ortaya çıkabilir. Bu durum daha çok arkadaşları tarafından alay edilmiş veya zorbalığa uğramış çocuklarda ya da akademik zorluk yaşayan dikkat dağınıklığı, öğrenme güçlüğü gibi problemler yaşayan çocuklarda görülebilir. Bu konuda aileler ve öğretmenler çok dikkatli olmalı. Aile bunu okula gitmek istememe şeklinde görebiliyor. Çocuk sorununu sözel olarak ifade edemediği için okula giderken karın ağrısı, iştahsızlık, uyku bozukluğu, sinirlilik gibi fiziksel semptomlar da görülebiliyor.

Okul korkusu durumunda nasıl davranılmalı?

Okul korkusu durumunda öğretmenler ile işbirliği yaparak daha yavaş geçişle bir şekilde çocuğun daha çok yanında kalarak, gittikçe uzayan zamanlarda çocuğu okula alıştırmak gereklidir. Çocuklar okul korkusunu sözel olarak ifade edemediğinde fiziksel semptomlar görülür, çocuk midesinin bulandığı ve karnının ağrıdığını söyleyebilir. Ailelerin ‘Numara yapıyorsun’ yaklaşımı ise bu durumu daha çözümsüz hale getirebilir. Çocuğun kaygısını daha da arttırır. Çaresizlik duygularına kapılabilir. Aileler bu belirtilerin varlığını kabul ederek çocuğa doktora gidilmesi gerektiğini söylemeli. Fiziksel nedenlerin araştırılması, eğer yoksa psikolojik nedenlerin araştırılması gerekir.

Çocuklar arasında karşılaştırma yapmayın

Çocukların okul korkusu yaşadığı dönemde ailelerin suçlayıcı olabildiğini ve çocuklarını başka çocuklarla karşılaştırmaya yönelebildiklerini vurgulayan Doç. Dr. Gökçe, ailelerin çocuklarını kesinlikle başka çocuklarla karşılaştırıp güvenlerini kırmamaları gerektiğini belirterek, “Çocuğa karşı suçlayıcı olmamak gerekiyor. Önce çocuğun duygusu neyse onu dinleyip anlamaya çalışıp, anladığımızı gösterip çözüm yoluna gidilmelidir” dedi.

Sitemizdeki deneyimlerinizi kişiselleştirmek ve geliştirmek için çerezleri kullanıyoruz. Çerezler, Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Düzenlemesi ("GDPR") uyarınca uyulması gereken kurallar çerçevesinde belirlenmiştir. Kabul Et