Dünyanın bilinmeyen en küçük kahramanı: Plankton

8.157

Gözle görmekte bile zorlandığınız plankton, dünyadaki oksijenin yüzde 70’ini üretirken arabalarımızı çalıştıran ve evlerimizi ısıtan yakıtı da bize sağlar.

Dünyanın bilinmeyen kahramanlarından biri olan tek hücreli alg türü Planktonlar, besin zinciri için çok önemli bir yere sahiptir. HowStuffWorks’te yer alan habere göre, insan saçından daha büyük olmayan bu organizmalar, okyanusun güneşli, üst kısımlarında yüzerler. İki ana plankton türü fitoplankton ve zooplankton birbirini destekler.

Milyonlarcasının bir damla suya sığabileceği kadar küçük bir organizma olan fitoplankton, fotosentez yoluyla kendi enerjisini üretir. Gezegendeki tüm fotosentezlerin neredeyse yarısını oluşturur. Zooplankton (küçük ve kabuklu hayvanlar) ile diğer küçük balıklar ve deniz canlıları, fitoplanktonları yedikten sonra daha büyük balıklar için yem haline gelir ve böylece besin zincirindeki görevlerini yerine getirir.

OKSİJENİN YÜZDE 70’İNİ ÜRETİR

Fitoplanktonlar, yosun ve alg planktonu gibi deniz bitkileri dünyanın oksijeninin yüzde 70’ini üretir. Aslında, bir tür fitoplankton olan Proklorokok, bir insanın aldığı her beş nefesten biri için oksijen üretir.

Fitoplankton sadece oksijen üretmeye yardımcı olmakla kalmaz, atmosferden karbon alıp okyanusun derinliklerinde saklar ve sonuçta iklim değişikliğini engellemeye yardımcı olur. Bu, ağaçların karbonu yapraklarda depolamak için kullandığı sürece benzer.

OTOMOBİLLER İÇİN YAKIT ÜRETİR

Her gün kullandığımız otomobillerimiz için üretilen petrolün de küçük süper kahramanı planktondur. Plankton öldüğünde, okyanusun dibine batar. Burada, döküntüler üstlerine yerleşir ve kimyasal reaksiyonlar, tüm malzemeleri petrolün ana bileşenlerinden biri olan siyah mumsu kerojen ve bitüm haline dönüştürür. Kerojen ısındıkça daha fazla değişikliğe uğrar ve ham petrol oluşur veya daha da çok ısınırsa doğal gaz olarak ortaya çıkar. (Vasfiye Özcanbaz)

Sitemizdeki deneyimlerinizi kişiselleştirmek ve geliştirmek için çerezleri kullanıyoruz. Çerezler, Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Düzenlemesi ("GDPR") uyarınca uyulması gereken kurallar çerçevesinde belirlenmiştir. Kabul Et