Kategoriler
Yaşam

Evinizi tablolarla güzelleştirmenin ipuçları!

Severek aldığınız tabloları ya da kendi yaptığınız kara kalem veya farklı resimleri kullanarak evinizi güzelleştirebilir ve dikkatleri üzerinize çekebilirsiniz.

İşte evinizi satın aldığınız tablolarla dekore etmeniz için gerekli baz ipuçları:

SİYAH BEYAZIN UYUMU

Siyah beyaz resimler ya da fotoğraflar, kanepenin üzerindeki değil büfe ya da sehpanın arkasındaki duvara daha çok yakışır.

Bunun yanı sıra siyah beyaz fotoğraflarınızı ya da tablolarınızı simetrik bir görünüm oluşturarak duvarınızı güzelleştirin.

DÜZ DUVARDA KARMAŞIKLIK

Odanız bol ışık alıyorsa düz beyaz duvarı çeşitli ebatlardaki fotoğraf ya da resimlerle süsleyebilirsiniz.

FARKLI EBATLARLA UYUM

Kendi çektiğiniz fotoğrafları ya da kara kalem çalışmalarınızı da farklı boyutlarda çerçeveletip duvardaki rafınıza sıralayabilirsiniz.

MONOTONLUKTAN KURTULUN

Çektiğiniz fotoğraflardan çabuk sıkılıyorsanız bunları çerçeveletmek yerine bir ipe ya da ince tele mandallayın, canınız sıkıldıkça farklı fotoğraflarla değiştirebilirsiniz.

MOBİLYALARINIZLA UYUM KURUN

Tablolarınızın üzerindeki renk tonlarının evinizdeki mobilyalarla uyumlu olması ya da zıtlık oluşturması dekorasyon açısından çok önemlidir. Örneğin, bu tasarımdaki gri tonlu temalar, sade siyah-beyaz resmin arka plandan öne çıkmasını sağlarken; minik altın vurgu, sarısı sandalye çifti sayesinde hayat buluyor.

 

Kategoriler
Yaşam

Fırınınızı yorulmadan temizleyebilirsiniz!

Lezzetli bir yemekten sonra fırını temizlemek zor ve zahmetli bir iştir. Ancak aşağıdaki birkaç adımı takip ederek fırınınızı yorulmadan temizleyebilirsiniz.

Kendi kendini temizleyen fırınlar, bu modda çalışırken çok fazla duman ve ısı üretirken çeşitli  kimyasallar içeren yağ çözücüler ise kötü kokar ve cildinizi tahriş edebilir.  Ehow isimli internet sitesinde yer alan habere göre, işte fırınınızı kimyasal madde kullanmadan pırıl pırıl yapmanın sağlıklı yolu:

Kirleri fırçalayın

Temizlemeye başlamadan önce yapacağınız ilk iş kurumuş kalıntıları temizlemektir. Kalıntıları kazımak ve gevşetmek için naylon bir kazıyıcı veya tahta kaşık kullanın (metal fırının yüzeyini çizebilir) ve daha bir fırça, çırpma teli, kuru bez veya hatta elektrik süpürgesi kullanın.

Buhar uygulayın

Fırını fırçalamak istemiyorsanız geniş, sığ bir tencere veya tavada suyu kaynama noktasına getirip fırına yerleştirin. Sıcak havanın fırından çıktığı noktayı engelleyin, buharı tutun ve en az bir saat bekleyin. Daha sonra sıcak su kabını çıkarıp rafları fırından alın. Tavan, duvarlardaki ve tabandaki kirlerin çoğu yumuşayıp gevşeyecek, sonra ıslak ve sabunlu bir bezle  bunları silin. İşlemi gerektiği kadar tekrarlayın.

Kaynayan suya sirke ekleyin

Tek başına buhar fırında harikalar yaratsa da kirlerin çoğu yağ bazlı olduğundan sadece buharla çıkmayabilir. Fırına koyduğunuz suya biraz yağ çözücü özelliği olan sirkeyi ekleyerek temizleme gücünü iki katına çıkarabilirsiniz. Buhar yoğunlaştıkça, sirkeyi fırının duvarlarına taşıyacak ve buradaki yağ birikintilerini gevşeterek temizlenmelerini kolaylaştıracaktır.

Karbonat ve sirke püskürtün

Buhar  işlemi bitip fırını sildikten sonra çok kurumuş kalıntılardan halen kurtulamadıysanız karbonat ve suyu macun yaparak kurumuş lekeleri hafifçe ovalayın. Ardından, bir sprey şişesiyle sirke ve suyu karışımını buraya bolca püskürtün. Sonra fırının kapağını kapatıp bekleyin. Soda ve sirke tepki verirken köpürerek kurumuş kirleri gevşetip yok etmeye çalışır. Daha sonra temiz bir bezle silin ve gerekirse tekrarlayın.

Diş fırçası kullanın

Fırındaki çatlakları temizlemek için ince kıllı sert diş fırçası kullanın. Biraz esnek saplı bir fırça baskı uygulamanıza da yardımcı olacaktır. Bunun yanında döner başlıklı ucuz bir elektrikli diş fırçası daha da etkili olabilir.

Fırın raflarını da yıkayın

Fırının kendisini temizlerken yan duvarlardaki rafları da iyice temizlemelisiniz. Büyük bir bulaşık makineniz yoksa, rafların temizliğini küvetinizde yapabilirsiniz. Küvetin altına bir havlu yerleştirin, ardından kabartma tozu ve sirke (veya bulaşık deterjanı) karışımını dökün, rafların üstünü örtecek kadar sıcak su ekleyin. Fırınla işiniz bitene kadar rafları bu suyun içinde bekletin, ardından temiz bir bezle silin. İşiniz bittiğinde, temiz suda durulayın.

Bulaşık makinesi tabletini deneyin

Bulaşık makinenizde kullandığınız tabletlerde güçlü temizleyiciler ve yağ çözücüler bulunur, çünkü tabletler bulaşıkları temizlemek için geleneksel ovma ve fiziksel temas uygulamaz. Bunları kullanmanın en basit yolu, bir ucunu nemlendirmek ve inatçı yapışkan lekeler için bir “silgi” olarak kullanmaktır. Ayrıca birini ezip 1-2 bardak sıcak suda çözebilir, daha sonra fırının iç kısmını yıkamak için bunu kullanabilirsiniz. Elle yıkarsanız eldiven giyin, çünkü tabletin cildinizi tahriş etme ihtimali var. (Vasfiye Özcanbaz)

Kategoriler
Yaşam

Salata yaparken yeşillikleri doğru yıkıyor musunuz?

Salatada kullandığınız yeşillikleri doğru şekilde yıkamak sağlığınız için çok önemli. Siz yeşillikleri akan musluğun altında mı yıkıyorsunuz yoksa kasede mi yıkıyorsunuz? 

Marul, salatalık, domates, nane, havuç, soğan gibi bol sebzeyle hazırlanmış bir tabak salata sofraların vazgeçilmez vitamin deposudur. Ancak salatada kullandığınız yeşillikleri doğru şekilde yıkamasanız ağzınıza kum hışırtısı gelir. Eğer salatadaki yeşillikleri musluğun altıda yıkıyorsanız yanlış yapıyorsunuz.

Bol vitaminli salata hazırlamak için yeşillikleri ne zaman, nerede ve nasıl yıkayacağınızla ilgili çeşitli kurallara uymalısınız. Reader’s Digest’ta yer alan habere göre, işte kumsuz ve sağlıklı salata hazırlamanın yolları:

YEŞİLLİKLERİ NE ZAMAN YIKAMALISINIZ?

Pazardan ya da marketten gelir gelmez yeşilliklerinizi yıkayabilir ya da yemeği hazırlamadan önce yıkamak için bekletebilirsiniz. Bunun tek bir cevabı yok, bu nedenle kişisel tercihinize göre davranabilirsiniz.

ÖNCEDEN YIKANMIŞ MARULLARI YIKAMALI MIYIM?

Muhtemelen önceden yıkanmış marulları da yıkamalısınız. Ambalajın üzerinde ne iddia edilirse edilsin, önceden yıkanmış marullar düşündüğünüz kadar temiz olmayabilir. İçerisinde kimyasallar ya da zararlı bakteriler olabilir.

MARULU NASIL YIKAMALISINIZ?

Öncelikle büyük, temiz bir kaseyi soğuk suyla doldurun. Sonra marulları tek tek ayırıp suyun içine batırın. Elinizle girdap oluşturup iyice çalkalayıp yıkayın. Böylece su yaprakların üzerindeki küçük köşelere ve kesiklere kadar girer.

Suyu değiştirip yeşillikleri en az 10 dakika suda bekletin. Suda kaldıkça, kir ve kumlar kasenin dibine iner. 10 dakika sonra yeşillikleri sudan çıkarın ve fazla suyunu akıtmak için hafifçe sallayın. Ardından, yeşilliklerinizi aşırı doldurmadan bir salata kurutucusuna yerleştirin ve kurutun.

Salata kurutucunuz yoksa yeşillikleri temiz bir mutfak havlusuna sarın daha sonra bunu market poşetine yerleştirin. Poşeti bağlayın ve poşeti kuvvetlice çevirin. Böylece, suyun yapraklardan kaymasını ve havluların içine çekilmesini sağlayacaksınız.

MARUL BUZDOLABINDA NE KADAR DAYANIR?

Doğranmış marul doğru bir şekilde saklandığında en fazla 3-4 gün dayanırken yapraklarına ayırmadığınız bütün marul buzdolabında bir ila üç hafta kadar dayanabilir. Sadece kullanacağınız kadar marulu yıkamalı ve hazırlamalısınız. (Vasfiye Özcanbaz)

Kategoriler
Yaşam

Mandalların bilmediğiniz sıradışı kullanım alanları!

Çamaşırlarınızı asarken kullandığınız mandalları evinizde birçok farklı alanda sıradışı amaçlar için değerlendirebilirsiniz.

Son zamanlarda özellikle büyük şehirlerdeki birçok evde kurutma makinesi bulunsa da mandallar asla vazgeçemeyeceğiniz alışkanlığınız olmaya aday. Ehow isimli internet sitesinde yer lan habere göre, mandalları çivi çakmaktan mum yakmaya kadar birçok iş için kullanabilirsiniz. İşte mandalların sıradışı kullanımları:

Kibrit tutarken eliniz yanmaz

Doğum günü pastasını yakarken ya da romantik bir masa hazırladığınızda mumları yakarken kibrit kullanınca elinizi yakma ihtimaliniz yüksektir. Ancak kibritleri mandalla tutarsanız parmağınızın yanmasını önlersiniz.

Çivi çakarken parmağınızı korur

En basit ev işlerinden biri gibi görünse de çivi çakarken çekiç birçok kez parmağımıza gelmiştir. Çiviyi parmaklarınızın arasında tutmak yerine mandalla tutarsanız çekici parmağınıza vurup yaralamazsınız.

Pantolon askısı yapın

Pantolon askınız yoksa bu küçük ipucu sayesinde almanız da gerekmiyor. Standart bir tel askıya pantolonunuzu astıktan sonra pantolonun bacak kısmını katlayıp mandalla tutturabilirsiniz.

Çivi yerine kullanın

Kiralık bir evde yaşıyorsunuz ve evde çivi çakmanız ya da kanca asmanız yasaksa mandal her zaman kolay ve hızlı bir çözüm sunar. Perde, perde çubukları, avizeler veya abajurlar gibi yüzeylere süleme için kullancağınız ışıkları asabilirsiniz.

Fotoğraflarınızı güvenle asın

Çektiğiniz fotoğrafları albüme koymaya kıyamıyorsanız bir ipe mandalla asarak hem fotoğraflara zarar vermez hem de şık bir görünüm oluşturursunuz. Ayrıca baskı ya da küçük sanat parçalarını da sergileyebilirsiniz.

Donmuş gıda poşetlerini kapatın

Genellikle birkaç öğünlük olarak büyük poşetlerde hazırlanan donmuş gıdalar bütçeniz için iyi olsa da dondurucu paketinin ağzını kapatmak çok zordur. Bu durumda poşetin içindeki havayı elinizle sıkarak aldıktan sonra torbaya bir manda takın. Böylece gıdayı saklamanız kolaylaşır.

Boya fırçası yapın

Farklı tür ve boyutlarda olan kıllı boya fırçaları yerine mandalın ucuna tutturacağınız küçük süngerlerle boyama yapabilirsiniz. Bunlar, özellikle küçük alanlar ile daha büyük bir fırçanın sorunlu olacağı hassas bölümlerde uygundur. (Vasfiye Özcanbaz)

Kategoriler
Yaşam

Sınav kaygısında aileler ne yapmalı?

Koronavirüsle mücadele döneminde ay sonunda yapılacak LGS ya da YKS gibi sınavlara hazırlanan gençler, daha fazla stres, kaygı ve endişe yaşıyor. Bu aşamada ailelere büyük görev düşüyor.

Bazı öğrenciler sınavda rahat ve başarılı olurken sınavın tehlikeli bir durum olduğunu düşünen öğrenciler sınav öncesinde ve sınavda kaygı yaşar ve başarısız olurlar. Olumlu geri bildirimlerin kaygı ile baş etmeden çok önemli olduğunu söyleyen Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Seher Akbaş sınava girecek gençlerin ailelerine önemli tavsiyelerde bulundu.

KAYGILI ÖĞRENCİ BAŞARISIZ OLUR

Öğrenciler sınavdan önce, sınav esnasında ve sınavdan sonra kaygı yaşayabilir. Sınav kaygısı durumunda strese yol açan sınavın kendisi değil, sınavın öğrenci tarafından algılanış biçimidir. Bundan dolayı bazı öğrenciler sınavlarda rahat ve başarılıyken bazıları ise kaygılı ve başarısız olur.  Zihnin sürekli sınav anında ve sonrasında olabileceklerle meşgul olması ve bu konuda endişe oluşması, sınav kaygısına neden olur.

SINAV KAYGISININ NEDENLERİ

  • Mükemmeliyetçi kişilik yapısı
  • Yüksek beklenti düzeyi
  • Kötü çalışma alışkanlığı
  • Görev ve sorumlulukları erteleme
  • Başarısız olma ve değerlendirilme korkusu
  • Yorgunluk, uykusuzluk ve yanlış beslenme
  • Her durumu felaketmiş gibi algılama

SINAV KAYGISINDA AİLELERE DÜŞEN GÖREVLER

Ailenin kendi beklentileriyle çocuğun kapasitesi-sınırları arasında gerçekçi bir denge kurulmalı. aileler çocuğa “Bu kadar çalışmayla kazanamazsın”, “Az bir zaman kaldı, bizi mahcup etme” gibi kaygıyı arttırıcı söylemlerde bulunmamalı. Çocuk sınala ilgili konuştuğunda yorum yapmadan, onu anlayarak, empati göstererek dinlenmelidir.

Devamlı “Çalış, çalışmıyorsun!” demek yerine, “Nasıl gidiyor? Neler yaptın? Birlikte göz gezdirelim ister misin? Bizden istediğin bir şey var mı?” şeklindeki bir yaklaşım benimsenmeli. Çocuğa olumlu geri bildirimlerle yaklaşılmalı. asla çocuğunuzu çevresiyle, arkadaşlarıyla ya da kardeşleriyle kıyaslamayın.

çocuğun hoşlandığı etkinlikleri yapması sağlayın. Çocuğa sınavın sadece bir fırsat olduğu, yaşamda başka fırsatların da olduğunu anlatın. Huzurlu bir aile ortamı sunun. Çocuğunuza zaman ayırın. Çocuğun gösterdiği çabayı takdir edin ve “Sınav sonucun ne olursa olsun yanındayız” mesajı verin.

 

Kategoriler
Yaşam

Klozetteki lekelerden kolayca kurtulmanın yolları

Klozetteki lekeleri zararlı kimyasallar içeren temizlik maddeleri yerine sirke, karbonat gibi evinizde bulunan doğal malzemelerle kolayca çıkarabilirsiniz.

Sağlıklı bir yaşam için banyonuzu düzenli olarak temizlemelisiniz. bunu yaparken de zararlı kimyasallar içeren temizleyiciler yerine evinizde bulunan sirke, karbonat ya da kola gibi maddeleri kullanabilirsiniz. Ehow isimli internet sitesinde yer alan habere göre, işte banyonuzu temizlerken işinizi kolaylaştıracak maddeler:

KARBONAT VE SİRKE

Kabartma tozu ve sirkenin birleşmesiyle oluşan kimyasal reaksiyon, klozetteki hafif lekelerin çıkarılmasını sağlar. Önce karbonat olmak üzere ikisinden de eşit miktardadır klozete dökün, klozetin kapağını kapatıp yaklaşık 10 dakika bekleyin, ardından lekeleri çıkarmak için klozeti ovun.

KOLA

Klozet içinde biriken lekeleri çıkarmak için kola idealdir. Kolayı klozetin duvarı boyunca akmasına dikkat ederek bir veya iki kutu dökün. En az 30 dakika bekleyin, sonra bir tuvalet fırçasıyla ovalayın ve durulayın.

MİDE ASİTİ HAPI

Alka-Seltzer gibi mide ekşimesine iyi gelen suda eriyen tabletler, klozetinizi de temizler. Klozete birkaç tane tablet atıp 15-20 dakika erimesini bekleyin. Tabletler lekeleri parçalamak için karbondioksit açığa çıkarır.

KARBONAT

Klozetin oturağında lekeler olan bir tuvalete girmek hiç hoş olmaz. Bu lekelerden kurtulmak için nemli bir beze biraz karbonat serpin ve klozetin oturağını silin. Biraz suyla birleştirildiğinde, kabartma tozu lekeleri temizleyen bir macun haline gelmeli.

DİŞ FIRÇASI

Dizlerinizin üzerine çökseniz de uvaletin tabanını gerçekten temiz tutmak için oldukça zor. Bir diş fırçası kullanarak tabandaki tüm köşe ve çatlaklara ulaşabilirsiniz. Öncelikle klozetin tabanına sirke ve su karışımı püskürtüp birkaç dakika bekleyin, ardından kalan noktalarda çalışmak için fırçayı kullanın.

SİRKE

Sudaki mineraller rezervuar deposunda birikebileceği ve klozetinize gelebileceğinden, depoyu ara sıra derinlemesine temizleyin.  Depoya giden su vanasını kapatın, ardından tankı boşaltmak için sifonu çekin. Depoyu sirke veya sirke ve su karışımı ile doldurup birkaç saat bekletin, sonra boşalana kadar sifonu çekin ve vanayı tekrar açın.

OKSİJENLİ SU

Çamaşırlarınızdaki lekeleri çıkarabilen oksijenli su aynı şekilde klozetinizdeki lekeleri de çıkarabilirsiniz. Oksijen suyu klozete dökün ve fırçalayıp temizlemeden önce en az 15 dakika bekleyin. Oksijenli su, kabartma tozu ve tuzdan oluşan bir tuvalet temizleme çözeltisi de zor lekeleri temizler. (Vasfiye Özcanbaz)

Kategoriler
Yaşam

Susuzluğunuzu gideren 7 meyve ve sebze

Yaz aylarında su içemediğiniz zamanlarda bol miktarda su içeren meyve ve sebzeleri tüketerek susuzluğunuzu giderebilirsiniz.

Susadığınızı hissettiğinizde vücudunuzun çoktan susuzluk belirtileri verdiğini söyleyen diyetisyen ve beslenme uzmanları, sağlıklı kişilerin düzenli ve yeterli miktarda su içerek ihtiyacını karşılayabileceğini vurguluyor. Ayrıca suya ek olarak su açısından zengin meyve ve sebzeler de yaz aylarında vücudunuzun susuz kalmasını önler.

Healthy isimli internet sitesinde yer alan habere göre, işte susuzluğunuzu gideren, içi su dolu meyve ve sebzeler:

KARPUZ

İçerisinde yüzde 92 oranında su bulunan karpuzun bir büyük dilimi 86 kaloridir. Yaz aylarında sofralarınızda karpuz, peynir ve salatalığı eksik etmediğinizde vücudunuz susuz kalmayacaktır.

ÇİLEK

Daha fazla su tüketmek için çilek, narenciye ve kavun gibi daha sulu meyveleri tercih edin. Yüzde 90 oranında su içeren çilek, yaz aylarının vazgeçilmezidir. Çileği meyve salatası ve smoothies şeklinde de tüketebilir ya da içeceğiniz suyu çilekle tatlandırabilirsiniz.

SALATALIK

Yüz bakımı sırasında gözlerinizi dinlendiren ferahlatıcı bir gıda olmasının yanında salatalık, yüzde 96 oranında su içerir. Bir kasesi sadece 16 kalori olan salatalık ile suyunuzu tatlandırabilir, cacık yapabilir, salatalarınıza ekleyebilir veya meyve olarak tüketebilirsiniz.

KEREVİZ

Yüzde 95 oranında su içeriğine sahip olan bir kase kerevizde bol miktarda lif, antioksidanlar, flavonoidler, vitaminler ve mineraller açısından da oldukça zengindir. Kerevizi ister salata ve yemek ister çorba yapın sofranızdan eksik etmeyin.

MANTAR

Pişirmeye başladığınızda, bol miktarda su bırakmasından anlayacağınız gibi mantarın yüzde 92’si sudan oluşur. Et ya da tavukla birlikte zengin yemekler yapabileceğiniz mantarın faydasından yararlanabilirsiniz. Uluslararası Tıbbi Mikrobiyoloji Dergisi’nde yapılan 2015 yılında yapılan bir araştırma, mantarların etkileyici besinsel değerine işaret ediyor. Yüksek oranda protein içermesinin yanında mantar antibakteriyel ve kolesterol düşürücü özelliklere sahiptir.

ISPANAK

Mantarlara benzer şekilde, ıspanağı pişirmeye başladığınızda, bu yeşilliğin ne kadar su tuttuğunu görmek çok basittir. Bol miktardaki ıspanak sotelenirken içerisindeki suyu kaybedince çok az kalır. Çünkü ıspanak, yüzde 91 oranında su içeriğine sahiptir.

DOMATES

İki orta boy domates sadece 45 kalori olmasına rağmen yüzde 95’lik su içeriğiyle bir fincan suya eşittir. Domatesi elma gibi yiyebilir, suyunu içebilir ya da yemek ve salatalarınızda kullanabilirsiniz.

Ancak sıvı alımının büyük çoğunluğunu su ile karşılamanız gerektiğini de unutmayın. (Vasfiye Özcanbaz)

Kategoriler
Yaşam

Salgında yemek pişirme ve saklama yöntemlerine dikkat!

Salgınla birlikte önemli hale gelen bağışıklık sisteminizi güçlendirmek için hazırladığınız yemeklerin pişirme, saklama ve tüketme yöntemlerine dikkat etmelisiniz.

Dünyayı etkileyen ve binlerce insanın ölümüne neden olan COVID-19 salgınından korunmanız için bağışıklık sisteminizi yeterli vitamin ve minerallerle güçlendirmelisiniz. Ancak pişireceğiniz gıdaların besin değerini korumak için pişirme, saklama ve tüketme koşullarına dikkat etmelisiniz.

Uzun süre bekletmeyin

Tüketeceğiniz sebzelerin içerisindeki besin ögelerinden en yüksek düzeyde yararlanmanız için gerçekten taze olması şart. Sebzeleri buzdolabında uzun süre bekletmek vitamin ve minerallerin çoğunun kaybına neden olur. Mevsimine uygun ve taze sebzeleri bekletmeden tüketmelisiniz.

Düşük ısıda pişirin

Yemek yaparken vitamin ve mineral kaybını en aza indirmek için düşük ateşte uzun süre pişirmelisiniz. Tam tersi yüksek ısıda pişirmek ise gıdaları hem kurutur hem de vitaminlerin yüksek ısıda yok olmasına sebep olur.

Yeşillikleri elinizle parçalayın

Aldığınız yeşillikleri suda bekletirseniz içindeki vitaminler suda çözünür, sizin için faydası kalmaz. Bunun yerine yeterli miktardaki akan suda iyice yıkamalısınız. Bunun yanında yeşillikleri bıçakla doğramak yerine, elle iri parçalara bölmek de vitamin kaybını azaltır. Ayrıca limonata veya portakal suyu gibi içecekleri bekletmeden tüketmek, C vitamini kaybını önlüyor. Demirden zengin koyu yeşil yapraklı sebzeleri limon sıkarak tüketirseniz demirden daha fazla yararlanırsınız.

Haşlama suyunu dökmeyin

B vitaminlerinden zengin erişte, makarna gibi gıdalardaki vitaminler haşlanırken suya geçer. Bu nedenle makarnaların haşlama suyunu dökmek yerine sos ya da farklı yöntemlerle değerlendirmelisiniz.

Kategoriler
Yaşam

Kullandığınız cihazların ömrünü uzatmanın yolları!

Gün içerisinde sıklıkla kullandığınız telefon, bilgisayar, çamaşır veya bulaşık makinesi gibi cihazları yanlış kullandığınız takdirde ömürlerini kısaltabilirsiniz. Peki ömrünü uzatmak için nelere dikkat etmelisiniz?

İşinizi kolaylaştırmak için aldığınız elektronik eşyalar ve cihazlar hemen her aile için büyük bir yatırım olabilir ve bir sorun yaşadığınızda ise ciddi para kaybına neden olur. Cihazlarınızın uzun yıllar çalışmasını istiyorsanız dikkat etmelisiniz. Bugüne kadar farkına varmadan dizüstü bilgisayarınızdan telefonunuza, fırından ve kahve makinesine kadar her cihazın erken bozulmasına neden olabilecek hatalar yapıyor olabilirsiniz. Reader’s Digest’ta yer alan habere göre, işte bazı cihazların ömrünü uzatmak için yapmamanız gerekenler:

Dizüstü bilgisayar

Gün içerisinde sıkça kullandığınız dizüstü bilgisayarlarımızın daha uzun kullanmak için günde en az bir kez kapatmalısınız. Bu şekilde işletim sisteminin yazılım güncellemelerini ve yamaları yüklemesine olanak tanırsınız, böylece her şey sorunsuz ve rahatça çalışabilir. Bunun yanında anti-virüs ve kötü amaçlı yazılımları tespit eden programları da bilgisayarınıza yüklemelisiniz.

Akıllı telefon

Elinizden düşürmediğiniz akıllı telefonların bozulmasının en önemli nedeni tüm gece şarja takılı kalması. Cihazınızın şarjı dolduğu halde prize takılı kalması halinde telefonunuz ısınma riskiyle karşı karşıya kalır. Ayrıca telefonunuzu deniz ya da havuza giderken evde bırakın. Aşırı sıcak hava veri kaybına ve şarj kaçağına yol açar.

Çamaşır makinesi

Çamaşır yıkarken makineyi fazla doldurursanız merkezi karıştırıcı gibi mekanizmaları yıpratırsınız. Ayrıca çok kirli giysiler için fazladan bir kapsül veya bir kapak daha deterjan eklemek cazip gelse de, durulama döngüsünün süresini artırabilir. Çamaşır makineleri sınırlı bir ömre sahiptir, bu nedenle her yıkama onu sona yaklaştırır.

Elektrik süpürgesi

Evi süpürdükten sonra toz torbasını boşaltmalısınız. Aşırı dolmuş torba nedeniyle elektrik süpürgenizin emme hızı azalır hem de cihazın ömrü kısalır. Torbasız elektrik süpürgelerinde kabı boşaltmanın zamanının geldiğini gösteren bir çizgi olsa da, torbalı süpürgelerde bu durum daha az belirgindir. Süpürgenizin çekişinde ani bir düşüş farkederseniz torbasını değiştirin.

Otomobil

Hiçbir otomobil ucuza alınmaz ve mümkün olduğunca uzun süre çalışmasını sağlamak için düzenli bakımdan kaçınmamalısınız. Otomobilinizin yağını değiştirmek için çok uzun süre beklerseniz, çeşitli sorunlara yol açabilirsiniz. Cars.com’a göre, yağ değiştirme sıklığı aracınızın markasına ve modeline bağlıdır. Kullanıcı el kitabına bakın. Yağın değiştirilmesi aşındırıcı malzemeleri ve kalıntıları motorunuzdan uzak tutar, bu nedenle bir şehirde yaşıyorsanız yağı üreticinin önerdiğinden biraz daha erken değiştirmek en iyisidir.

Kahve makinesi

Kahve makinenizi düzenli olarak temizlemez ve kireçten arındırmazsanız cihazın içerisinde zamanla biriken mineraller, küf, toz ve diğer kalıntılar cihazın aşırı ısınmasına ve bozulmasına neden olur. Aynı zamanda bu kirleri yutmak sizi ciddi şekilde hasta edebilir. Bu nedenle kahve makinenizi iyice temizlemelisiniz.

Bulaşık makinesi

Bulaşık makinesinin aşırı yüklenmesi bileşenlerin aşınmasına ve yıpranmasına ve aşırı ısınmaya neden olabilir. Ayrıca, çok fazla bulaşık doldurursanız  bulaşıkları ve bardakları kırma olasılığınız artar. Kırılan küçük cam ve seramik parçaları, tahliye pompasına girerek her türlü soruna neden olabilir.

Buzdolabı

Büyük bir aileniz varsa buzdolabınızın da daha büyük olması gerekir. Buzdolabını aşırı doldurmanız fan kanatlarına baskı uygulayarak düzgün çalışmalarına ve hatta bozulmasına neden olur.

Buzdolabını düzenli olarak temizlemek de ömrünü uzatmanın başka bir yoludur. Bobinler, iç mekanizma ve buzdolabının dışının düzenli olarak temizlenmesi gerekir.

Fırın

Fırının raflarının altına folyo yerleştirmek fırınınızın ömrünü kısaltabilir. Folyo sayesinde fırın temizliğini kolaylaştırabilirsiniz ancak uzun vadede bu iyi bir fikir değil. Hava akışını engelleyerek fırın bozulmasına neden olabilirsiniz. Ayrıca fırını yanlış temizlemek de soruna yol açabilir. Örneğin; kontrollere ve düğmelere yağ çözücü gibi temizleyici püskürtürseniz bu sıvı düğmelerin ve anahtarların arkasına geçip kontrol paneline kısa devre yaptırabilir. Bunun yerine sıvı temizleyiciyi beze püskürterek düğmeleri ovalayın. (Vasfiye Özcanbaz)

Kategoriler
Yaşam

Maskenizi dezenfekte etmeyi biliyor musunuz?

Cerrahi maske temin edemeyen pek çok kişi evde kumaşlardan yaptığı maskeleri kullanıyor. Her kullanımdan sonra dezenfekte edilmesi şart olan bu maskeleri nasıl dezenfekte etmeniz gerektiğini biliyor musunuz?

Koronavirüs salgını süresince cerrahi maske bulamayan pek çok kişi kendi maskesini evdeki kumaş veya tişörtlerden yaptı. Ancak bu maskelerin her kullanımdan sonra etkili bir şekilde temizlenmesi gerekir. Healthy isimli internet sitesinde yer alan habere göre, ev yapımı maskelerinizi dezenfekte etmenin çeşitli yolları var. İşte uzmanlardan tarafından onaylanmış dezenfekte yöntemleri:

Çamaşır makinesinde yıkamak

Maskenizi bir filenin içine yerleştirip diğer çamaşırlarla birlikte sıcak su ayarında normal deterjanla yıkayın. Daha sonra maskenizi kurutucuda yüksek sıcaklıkta kurutun. Aynı yöntem şal, fular veya eşarp gibi diğer kumaşlar için de işe yarar.

Lavaboda yıkamak

Kumaş maskenizi mutfak lavabonuzda dezenfekte edebilirsiniz. Lavabonuzu oldukça sıcak su ve bulaşık deterjanıyla doldurun. Yüz maskenizi en az beş dakika sıcak sabunlu suya batırın. Sonra yıkayıp durulayın. Tekrar kullanmadan önce iyice kurutun.

Fırında dezenfekte etmek

Yanıcı olmayan kumaş maskelerinizi kuru ısıda da dezenfekte edebilirsiniz. Maskeleri ütüleyerek veya en az 30 dakika boyunca 158 santigrat derecede fırına koyarak sterilize edin. (Vasfiye Özcanbaz)