Kategoriler
Yaşam

Bu köpekler virüsü kokusundan anlayacak!

İnsanların en iyi dostu köpekler çok yakında hayat kurtaracak. Uzun süren Kovid-19 testleri yerine köpekler, virüsü kokusundan anlayacak.

Daha önce kanser, Parkinson ya da sıtma gibi hastalıkları koklayarak teşhis eden köpekleri eğiten Tıbbi Teşhis Köpekleri derneğinin yetkilileri, 6 haftalık bir eğitimle Kovid-19 virüsünü de tespit edebileceğine inanıyor. Dernekle birlikte İngiltere’deki Durham Üniversitesi ve Londra Hijyen ve Tropikal Tıp Okulu’nun ortaklaşa yürüttüğü proje başarılı olursa eğitimli köpekler, bir saatte 750 insanı koklayacak ve mevcut test süresini kısaltacak.

Eğitime hazır 6 köpek 

Tıbbi tespit köpekleri zaten kanser, Parkinson ve sıtma gibi hastalıkları tespit edebilecek şekilde eğitilmişti. Bu projede ise yetkililer, bu köpeklerin COVID-19’u koklayıp koklamadığını görmeye çalışıyor.

Londra Hijyen ve Tropikal Tıp Okulu’nun Hastalık Kontrol Bölümü Başkanı Profesör James Logan, virüsün kokusunu gerçekten alıp alamadıklarını çözebilmek için, önümüzdeki birkaç hafta boyunca köpeklerin koronavirüs hastaları tarafından giyilen kıyafetleri koklayacağını açıkladı. Böylece, hastalığın köpeklerin tespit edebileceği belirli bir kokusu olup olmadığı da kanıtlanacak.

Bu 6 köpek gerçekten virüsün kokusunu alabilirse, sadece yarım saniye içerisinde kimde virüs olup olmadığını tespit edebilecek.

Tıbbi Teşhis Köpekleri Derneği’nin kurucusu ve CEO’su Dr. Claire Guest ise köpeklerin bugüne kadar insanlardaki çeşitli hastalıkları tespit etmede çok büyük başarı gösterdiklerini belirterek Kovid-19’u tespit etmek için de eğitilebileceklerini söyledi. (Vasfiye Özcanbaz)

Kategoriler
Yaşam

Sararan yastıklarınızı beyazlatmak bu kadar kolay!

Yastıklarınız terden ve vücut yağlarınızdan dolayı gün geçtikçe sararır ve toz maytları için yuva haline gelir. Bunu önlemek için 2-3 ayda bir onları evde bulunan malzemelerle temizlemelisiniz.

Yeni aldığınız, yumuşacık ve mis gibi kokan yastığınız birkaç ay içerisinde terden ve yağlarınızdan dolayı sararmaya başlar. Ayrıca toz mayalarına yuva oluşturur. Ehow isimli internet sitesinde yer alan habere göre, evinizde bulunan ya da marketlerden alabileceğiniz birkaç ürünle yastıklarınızı ilk günkü haline geri getirebilirsiniz.

Birinci adım

Öncelikle çamaşır makinenizi sıcak bir programa ayarlayın. Çamaşır makinenizin deterjan gözüne normal deterjanı ekleyin.

İkinci adım

Makineniz su almaya başladığında yastıklarınızı dezenfekte etmek için 1 bardak sulandırılmış beyaz sirke ile yastıkları beyazlatmaya ve bakterileri öldürmeye yardımcı olmak amacıyla 10 damla limon yağı ekleyin.

Üçüncü adım

Yastıklarınızın yıkanması bitince makineden çıkarıp kurutucuya yerleştirin ya da sıcak güneşin altına asın. Sıcaklık kalan toz maytlarının ölmesine yardım eder.  Böylece yastıklarınız bembeyaz, tertemiz olur. (Vasfiye Özcanbaz)

Kategoriler
Yaşam

Karantinada kilo almamak için yapmanız gerekenler!

Karantina günlerinde tüm gün evde oturup kek, kurabiye veya börek tüketerek kilo almak istemiyorsanız yediklerinize daha fazla dikkat etmelisiniz.

Doğru beslenme kuralları karantina günlerinde daha çok önem kazanıyor. Bugünlerde can sıkıntısından mutfakta geçirilen zamanla doğru orantılı olarak kilo değişiklikleri de yaşanıyor. Yediğiniz gıdalara dikkat etmezseniz hareketsizlikten dolayı çok hızlı kilo alabilirsiniz.

Koronavirüs nedeniyle içerisinde bulunduğumuz karantina günlerinde hem kilo kontrolünün sağlanması hem de bağışıklık sisteminin güçlü tutulabilmesi için evde tüketilen besinlere dikkat etmenin önemine dikkat çeken Beslenme ve Diyet Uzmanı Özden Örkçü, sağlıklı gıdalar tüketilmesi gerektiğini söyledi.

Mutfakta az zaman geçirin

Herkesin evde olduğu dönemde mutfakta geçirilen zaman da artıyor fakat yeterince hareket edilmiyor. Gün içinde mutfağa girildiğinde 1 öğünde 1000 kalori alınıyorsa içeriğinde nelerin tercih edildiği büyük önem taşıdığını belirten Örkçü, mutfağa çok fazla uğramanın ve yetersiz hareket etmenin kilo almanın başlıca sebepleri arasında olduğunu söyledi.

Karbonhidrattan uzak durun

Pasta, tatlı, kek, börek gibi basit şeker ve karbonhidratlardan oluşan gıdalar kalori alımını artırıp kilo almanıza neden olur. Bu gıdaları tükettikten birkaç saat sonra yeniden kendinizi aç hissedersiniz.


Şeker yerine kuru meyve tüketin


Şeker yerine kuru meyve; beyaz un yerine tam tahıllı, çavdar, kepekli unu tercih edin. Bu tür unları ve meyveleri kullanıp kurabiye yapabilirsiniz. Protein kalitesi daha yüksek olan bu gıdaların tok tutma özelliği de daha fazladır.


Bağışıklığınıza dikkat edin

Yediklerinizin sağlığınızı olumlu ya da olumsuz etki etmesi tamamen seçimlerinize bağlı. Kilo alıp verememek de aslında beslenme kalitesiyle beraber doğru orantılı çünkü bu da bir bakıma bireyin bağışıklık sistemini ne derece güçlü tuttuğuna bağlı. Bağışıklık sisteminin düşüp düşmemesi tamamen kişiye bağlı olduğunu belirten Örkçü, zencefil, ceviz veya bademle yapılan bir kek, ekmek ya da bir böreğin bağışıklık sisteminin kuvvetlenmesinde yardımcı olacağını vurguladı.

Kategoriler
Yaşam

Evinizi doğal ürünlerle dezenfekte etmenin 5 yolu!

Evinizi zararlı  temizlik malzemeleri kullanmadan doğal ve ucuz ürünlerle mikroplardan arındırabilir ve güvende olabilirsiniz.

Salgın nedeniyle artık çoğu insan evde bir arada yaşıyor. Sağlıklı bir ortamda yaşamak için evinizi daha sık temizlemelisiniz. Eldivenlerinizi taktınız, bir elinizde çamaşır suyu diğer elinizde kimyasal temizlik ürünleri ile temizliğe başlıyorsanız hem soluduğunuz havayı kirletirsiniz hem de tüm ev halkının sağlığınıza zarar verirsiniz. HowStuffWorks isimli sitede yer alan habere göre, evinizi mikroplardan arındırmak için kimyasallara ihtiyacınız yok bunun yerine evde kullandığınız doğal ve ucuz ürünlerle dezenfekte edebilirsiniz.

İşte evinizi dezenfekte etmenin doğal yolları:

Sirke

Kokusu bazı insanlara çok kötü gelse de sirke tamamen doğal bir dezenfektandır. Antimikrobiyal özelliğe sahip ve küfü yok eden asetik asit içeren sirkenin evinizden kullanım alanları çok fazladır. Cam ve paslanmaz çeliği iz bırakmadan temizler. Tuvalet ve lavabolarınızda oluşan küfleri çıkarabilir ve tüm taze sebze-meyve gibi gıdaları yıkamanız için güvenlidir.

Oksijenli su

Parmağınız kesildiğinde ya da çocuğunuz düşüp dizini yaraladığında kullandığınız oksijenli suyu evinizi temizlemek için de kullanabilirsiniz. Oksijenli su sirkeyle birlikte kullanıldığında halı ve çamaşırlarda harika sonuçlar verir. Küvet ve fayanslardaki lekeleri mükemmel bir şekilde çıkarır.

Limon suyu

Banyonuzda ya da mutfağınızda sabun lekeleri varsa temizlemenin en iyi yolu limon suyudur. Limonun içindeki sitrik asit sabun lekesini parçalayacak. Ayrıca limon suyunu bakır tencere, çaydanlık gibi ürünlerinizi parlatmak için kullanabilirsiniz. Limon suyu yüzeyleri dezenfekte eder, bakterileri öldürür ve sirkeden daha iyi kokar.

Çay ağacı yağı

Doğal antibakteriyel, anti-mantar ve antiseptik özelliğiyle çay ağacı yağı, kozmetik ve cilt bakımında yaygın olarak kullanılır, ayrıca suyla karıştırıldığında iyi bir ev temizleyicisi haline gelir. Sadece birkaç damla çay ağacı yağı kullanarak tezgahınızın üstünü ve fayansları temizleyebilirsiniz.

Sabun ve su

Evinizi temizlemenin en kolay ve ekonomik yollarından biri de su ve sabundur. Sabunlu su evde birçok işinizi kolaylaştıracak. Bir kova sabunlu suyla yerleri, tezgahları ve diğer yüzeyleri kolayca temizleyebilirsiniz. (Vasfiye Özcanbaz)

Kategoriler
Yaşam

Evinizi temizlerken daha fazla kirletmeyin!

Evinizi temizlerken yapacağınız hatalar evinizin daha fazla kirlenmesine neden olur. Bu hataları düzelterek evinizin pırıl pırıl olmasını sağlayabilirsiniz.

Son aylarda tüm dünyayı etkisi altına alan Coronavirüs salgınında temizlik yapmak daha önemli hale geldi. Herkes evde kaldığı için evlerimiz daha hızlı kirlendiğinden daha sık temizlik yapmalısınız. Ancak farkında olmadan yaptığınız hatalardan dolayı evinizi temizlemek yerine daha da kirletebilirsiniz. Reader’s Digest’ta yer alan habere göre, işte evinizi temizlerken yaptığınız hatalar:

Temizlikte aynı bezin kullanılması

Evin mutfak, banyo ya da salon gibi bölümlerinde aynı bezi kullanırsanız mikropları odalar arasında taşırsınız. Temizlik spreyi kullansanız da mikroplar beze yapışır.

Bunun yerine temizlediğiniz her yüzey için yeni bir kağıt havlu veya evinizin her alanı için belirlediğiniz mikrofiber temizlik bezi kullanın. Mikrofiber temizlik bezleri makinede ya da elde yıkanabilir.

Tüylü fırça kullanmak

Reklamlarda bu fırçaların tozları yakalayıp bırakmadığı söylense de bunlar, yüzeylerdeki tozları başka yerlere taşır ve dağıtır.

Bu tüy fırçalar yerine mikrofiber temizlik bezi veya tek kullanımlık kağıt havlu kullanmalısınız.

Elektrik süpürgesini temizlememek

Elektrik süpürgesinin filtresi düzenli olarak değiştirilmediğinde veya temizlenmediğinde, hem süpürgenizin emiş gücü azalacağı için daha az toz çeker hem de çektiği tozları geri püskürtür.

Bunu önlemek için süpürgenizin toz torbasını dolduktan hemen sonra değiştirin veya boşaltın. Süpürgenin borularını, hortumunu ve havalandırma deliklerini nemli bir mikrofiber temizlik bezi veya kağıt havluyla silin.

Küçük mutfak aletlerini bulaşık makinesine atmak

Sarımsak ezici, sebze oyucu veya peynir rendesi gibi küçük mutfak aletlerindeki küçük köşeler, delikler ve çatlaklar bulaşık makinesinde iyi temizlenmez. Bu nedenle aletlerin arasında kalan gıdalar küflenir ve küf sonraki kullanımda diğer gıdalara geçer.

Bu aletlerin iyi temizlenmesi için bulaşık deterjanı ve sıcak suyla dikkatli bir şekilde elde yıkayın.

Tuvalet fırçasını hemen yuvasına koymak

Tuvalet fırçasını kullandıktan hemen sonra tutucuya geri koyarsanız, tuvaletteki nem ve mikroplar kapta ve üreyip çoğaldıkları fırçanın içinde sıkışır. Bu mikroplar sonraki fırça kullanımında ise tuvalete geri sürülür.

Bunun yerine tuvaleti ovduktan sonra fırçayı yerine koymadan önce tamamen kurumasını bekleyin.

Lavaboyu temizlememek

Mutfakta kullandığınız lavabolar, gıda parçacıklarının sıkıştığı nemli bir ortam olması nedeniyle mikropların ve bakterilerin hızla yayılmasına neden olur.

Bunu önlemek için her kullanımdan sonra lavaboyu mutlaka temizleyin.

Temizliğe yerden başlamak

Temizliğe başlarken önce yerleri süpürürseniz mobilyaların, tezgahın ya da rafların üzerindeki toz ve kırıntılar silerken yere düşer. Bu nedenle yerleri tekrar süpürmeniz gerekir.

Bunun yerine temizliği yukarıdan aşağı doğru yapın. Pencerelerle başladıktan sonra masa, tezgah, sandalyeler, kanepeler, sehpalarla devam edip yeri süpürüp silerek temizliğinizi bitirin.

Temizleyiciyi doğrudan yüzeye püskürtme

Bir temizlik maddesini doğrudan mobilya, tezgah veya cam gibi yüzeylere püskürtürseniz yüzeylerde ve pencerelerde çizgili bir görünüm oluşur. Ayrıca kir ve toz yüzeylere daha sıkı yapışır.

Bunu önlemek için temizleme solüsyonunu mikrofiber temizlik bezi veya tek kullanımlık kağıt havlu üzerine püskürtün, ardından yüzeyleri silin.

Çamaşır makinesini temizlememek

Cildinizdeki hücreler, toz akarları ve kıyafetlerden kaynaklanan lekeler, çamaşır makinesinin tamburunda, kapakta ve deterjan gözünde kalabilir. Bu durum çamaşırların kirli suda yıkanmasına ve kötü kokmasına neden olur.

Çamaşırlarınızın temiz olması için çamaşır makinenizi mutlaka temizleyin. Büyük bir bardağa biraz karbonat dökün ve bardağı beyaz sirke ya da yoksa diğer sirkelerle doldurun. Karbonat ve sirkeyi karıştırdıktan sonra makinenin iç kısmına boşaltın. İsterseniz deterjan bölümüne de ekleyebilirsiniz. Daha sonra 1 saatlik kısa  ve sıcak bir programda, makineyi çalıştırın.

Kesme tahtasını bulaşık deterjanıyla temizlemek

Bulaşık deterjanı ve sıcak suyla kesme tahtasını yıkadığınızda üzerindeki gıda artıklarını temizlenmiş görünse de mikroskopik gıda parçacıkları tahtalardaki kesiklerin içine girerek bakteri üremesine neden olur.

Kesme tahtalarınızı asla bulaşık makinesine koymayın! Plastik bir kesme tahtası bulaşık makinesinde eriyebilirken, ahşap kesme tahtası da eğilebilir ve çatlayabilir. Bunun yerine, kesme tahtalarınızı yaklaşık 4 litre suya 2 yemek kaşığı çamaşır suyu eklediğiniz karışıma batırın, suyla durulayıp tamamen kurutun. (Vasfiye Özcanbaz)

Kategoriler
Yaşam

Yıllarca kullandığınız diş macunu şekil değiştirdi!

Bugüne kadar dişlerinizi fırçalamak için kullandığınız macunu unutun. Artık dişlerinizi fırçalarken diş macunu yerine macunun hap  formunu kullanacaksınız.

Eski Mısırlılar döneminde hayatımıza giren diş macununun şekli değişti. İlk olarak 1892’de tüp şeklinde ambalajlanmış olarak tanıtılan diş macununu bundan sonra raflarda hap olarak göreceksiniz.

Birkaç yıldır yaygınlaşan çiğnenebilir diş macunu tabletleri hepimizin yıllarca kullandığı macunun çiğnenebilir versiyonlarıdır. Kullanırken yapmanız gereken ağzınıza alıp çiğnemek ve bir fırçayla dişlerinizi fırçalamak. Tabletler dişlerinizi fırçalarken parçalanıp köpürdüğü için su kullanmanız gerekmez.

Tablet diş macunları, plastik diş macunu tüplerinin ortadan kalkmasına yardımcı olacak ve çevreyi de kirletmeyecek. (Vasfiye Özcanbaz)

Kategoriler
Yaşam

Coronavirüse karşı cep telefonunuzu nasıl temizlemelisiniz?

Çin’de başlayıp tüm dünyayı saran koronavirüsten korunmak için, ellerimizi yıkayıp dezenfekte ediyoruz. Peki elimizden düşürmediğimiz cep telefonlarımızı nasıl temizlemeliyiz?

Son zamanlarda tüm dünyayı saran korona virüsüne karşı hepimiz birtakım önlemler alıyoruz. Ellerimizi yıkamanın önemli olduğunu biliyoruz peki ya cep telefonlarımızı önemsiyor muyuz? BBC’de yayınlanan makaleye göre, işte cep telefonunuzu temizlemenin en kolay yolu!

Telefonunuzu bu şekilde temizlemelisiniz!

Öncelikle telefonunuzu kapatın ve telefonun kılıfını çıkarın. Herhangi bir kimyasal, el temizleme jeli veya aşındırıcı bez kullanmayın çünkü bu tür maddeler ekranınızın koruyucu katmanına zarar verebilir. Sıradan, her gün kullandığınız sabun ve su işinizi görecektir. Mikrofiber bir bezi nemlendirin ve yüzeyleri nazikçe silin. Ancak telefonun kenarındaki açıklıklardan sıvı girmesine izin vermeyin.

Son olarak, cep telefonunuzu temiz bir mikrofiber bez ile kurulayın. Mikrobiyal aktiviteyi ölçen bir cihaz ile yapılan testlere göre su ve sabun ile yapılan temizlik, bakterileri önemli ölçüde azaltıyor. Sonuçlara göre ise cep telefonu kılıfınızda temizlemeden önce 389 çeşit bakteri bulunurken, bu sayı temizlik sonrasında 11’e düşmüştür. Cep telefonlarında ise temizlik öncesi 138 çeşit bakteri bulunurken temizlik sonrası sadece 7 çeşit bakteri bulunmuştur. Aynı zamanda ellerinizi düzenli olarak yıkamayı unutmayın! (Eda Aydan Özcanbaz)

Kategoriler
Yaşam

Coronavirüsten psikolojinizi korumanın yolları!

Dünyada binlerce kişinin ölümüne neden olan coronavirüs salgını, ekonomik krizin yanında stresin yükselmesine, kaygıya ve korkuya yol açtı.

Bugünlerde herkes alışık olmadıkları bir gündelik yaşam ve ruh hali içerisinde hastasın ve ölüm kaygısı taşıyor. Her gece açıklanan yeni vaka ve ölüm sayılarıyla kaygı artsa da bunlarla baş edebilirsiniz.

Eve kapanmış, sosyallikten izole bir yaşam sürdüğümüz bugünlerde kaygı seviyemizin yükseldiğini belirten Uzman Psikolog Selin Karabulut, “Kaygı yükseldiğinde uykusuzluk, kâbus görme, içe kapanma ve keyifsizlik gibi durumlar yaşanabilir” dedi. Bu aralar, ‘Acaba annemi ziyarete gitmesem mi, çocuğum hastalanır mı, hastalanırsa ne yaparım’ gibi konularla zihnimiz çok fazla meşgul olmaya başladığını söyleyen Karabulut, bunun da bizim hem bağışıklık sistemimizi hem de zihinsel kapasitemizi ve ruh sağlığımızın normal dengesini bozmaya başladığını vurguladı.

Şüpheci ve suçlayıcı olmamalıyız

Yaşanan krizle birlikte daha şüpheci ve insanları suçlama eğiliminde olmaya başlanabildiğini söyleyen Karabulut, “Aldığımız haberler karşısında daha fazla şüpheci olup ‘Bizden saklıyorlar, söylemiyorlar, hastalık bulaştı ama bu testler yanlış’ gibi şüpheci davranışlar sergileyebiliriz. Ayrıca etrafımızda enfekte olan, hastalanan ve hastalanma şüphesi olan kişilere karşı suçlayıcı tavır, davranış ya da düşüncelerde bulunabiliriz. Ancak bu davranışlardan uzak durmalıyız.

Kaygıyı önlemek için önlem almalıyız

Kaygıyı önlemek için hem kendimiz hem sevdiklerimiz için ilk önce bize doğru kaynaklardan gelen önlemleri almalıyız. Günlük rutinimizi mümkün olduğunca bozmadan devam ettirmeliyiz. Yani iyi beslenmek, iyi uyumak, sevdiklerimizle yüz yüze görüşemiyorsak telefonlaşmak, mesajlaşmak, görüntülü konuşmak önemli. Evde birlikte etkinlikler yapıp birlikte vakit geçirebiliriz. Evde olmanın avantajlarından yararlanıp nicedir aklımızda olan ev işlerini yapabiliriz. Ayrıca kendi başımıza yapabileceğimiz müzik dinlemek, meditasyon yapmak, cilt bakımı yapmak, dans etmek, egzersiz yapmak, yemek yapmak, müzikal bir enstrümanla uğraşmak gibi sayısız şey var.

Zamanı verimli kullanın

Kendimiz iyi durumdaysak bizden daha zor durumda olan kişilere destek olmak, yardım etmek, onlar için korunarak örneğin gidip ekmek almak, halini hatırını sormak, yani işe yaramak da bize iyi gelecektir. Bunun dışında çocuklarımızın evde kaliteli vakit geçirmesine yardımcı olmak yine bizim için şifa olacaktır.

Toplu taşıma araçlarında sakin olmalıyız

İşe gitmek için toplu taşıma araçlarını kullanıyorsanız, hem alacağımız/aldığımız önlemler gereği hem de kaygı yüzünden davranışlarımızı abartabiliyoruz. Bu noktada sakin ve sükunetli davranmaya çalışmak gerekir.

Kategoriler
Yaşam

İşte sizi koronavirüsten koruyan gıdalar!

Koronavirüsle ilgili her gün kötü haberler gelmeye devam ediyor. Özellikle yaşlıların ölümüne yol açan virüse karşı bağışıklığınızı güçlendirebilirsiniz.

Özellikle 50 yaşın üzerindeki kişilerin ölümüne neden olan koronavirüse karşı bağışıklığımızı bir gecede artıracak sihirli bir hap veya mucize et suyu yok olmasa da yaşlılar tüketecekleri gıdalarla bağışıklık sistemini en üst seviyeye çıkarabilir.

Korona yaşlılar için neden tehlikeli?

Yaşınız ilerledikçe bağışıklık fonksiyonlarınız yavaşlar. Vücudumuzun hastalıklarla mücadele etmek için kullandığı sistemler yıpranır. Yaşlı yetişkinlerde, enfeksiyonları bulup ortadan kaldırmaya yardımcı olan beyaz kan hücrelerinin sayısı azalabilir. Hücreler ayrıca savaşacak yeni patojenleri tanımlama konusunda daha az ustalaşır. Kişinin koronaya   yakalanması durumunda virüs, kendisiyle savaşabilecek bağışıklık hücrelerine de zarar verebilir. Bu nedenle hastanın hücreleri az  sayıda ve zayıf olduğundan hastalık yaşlı bireylere daha fazla zarar verebilir.

Yaşlılar, bu gıdaları tüketmeli

Sağlığının korunmasında ve hastalıklara karşı mücadelede bağışıklık sistemi en değerli varlığımızdır. Bağışıklığınızı güçlendirmek istiyorsanız, kalorileri dengelemeli ve bol miktarda iyi yağ, lif, kaliteli karbonhidrat, çeşitli protein kaynakları ve fito-besinleri (bitkilerde bulunan biyolojik olarak aktif kimyasal bileşikler) almalısınız.

İyi yağlar

Bağışıklığınız için zeytinyağı, yağlı balıklar, avokado, çekirdekler ve kuruyemişte bulunan tekli ve çoklu doymamış yağlar gibi en faydalı yağları tüketin.

Fitokimyasallar

Bitkileri yırtıcılardan korumaya yardımcı olan doğal bir böcek ilacı gibi davranan fitokimyasalları düzenli olarak tükettiğinizde hastalanmanızı önlemeye yardımcı olur. Sebze ve meyvenin yanı sıra bakliyat, çay, kahve, kakao, otlar, baharatlar ve zeytinyağında da 25 binden fazla fotokimyasal bulunur. Genel bir kural olarak daha renkli meyve ve sebzeler, daha fazla fitokimyasala eşittir.

Lif

lifler, vücudumuzda yaşayan tüm farklı faydalı mikroorganizmalar için harika bir gıda kaynağıdır ve yeterince yemek yemeyenler hayat kurtarıcı gıdadır. Meyve, sebze, kuruyemiş ve tohumlar, yulaf, mercimek ve pirinç, pişmiş ve soğutulmuş beyaz patateste bol miktarda lif var.

Balık

Vücudumuzun kendi üretemediği ancak sağlığımız için en gerekli yağı balık tüketerek elde edebilirsiniz. Bu nedenle haftada en az 2 kez balık tüketmelisiniz.

Baharat

Lezzet algılayıcılarımız zararlı gıdalardan kaçınarak hayatta kalmamıza yardımcı olmak için bizi iyiyi aramaya yönlendirdi. Yediğiniz yemekleri çeşitli baharatlar ve fesleğen, kekik, nane ya da maydonoz gibi otlar kullanarak lezzetlendirebilirsiniz. (Vasfiye Özcanbaz)

Kategoriler
Yaşam

Çocuklarda BETA enfeksiyonuna dikkat!

Okul ve kreşlerde sık görülen BETA enfeksiyonu, tedavi edilmezse kalbe ve böbreklere zarar verebiliyor.

Daha çok 3-15 yaş arasında görülse de yetişkinlerde de karşılaşılan BETA enfeksiyonu, antibiyotiklerle kolaylıkla kontrol altına alınabiliyor. Ancak dikkatli olmalı ve hastalık ortaya çıkınca doktora gitmelisiniz. Tedavi edilmezse kalp romatizması gibi çok daha ciddi sorunlara yol açabildiğini söyleyen Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Soysal, BETA enfeksiyonu ve alınması gereken önlemler hakkında bilgi verdi.

Belirtilere dikkat edin!

Kış aylarında daha sık görülen BETA, boğazda iltihaplanma yapan bir çeşit bakteridir. Ani başlayan ateş, baş, karın ve boğaz ağrısı, yutma güçlüğü, boyun etrafında küçük bezelerin şişmesi, halsizlik BETA enfeksiyonun belirtileri arasındadır. Bazen bulantı ve kusma da yaşanabilir. Bademcikler şişer ve üzerinde sarı renkli toz faranjit görüntüsü oluşur.

Antibiyotik tedavisi şart

BETA kaynaklı şikayetlerde mutlaka antibiyotik kullanılmalıdır. Antibiyotik tedavisi çocuğun tedavisinin yanında hastalığın diğer insanlara yayılmasını engeller. Antibiyotik kullanmaya başlayan çocuk 24 saat sonra bulaşıcı değildir. Ateşi düşmüş ve genel durumu iyiyse okula devam edebilir.

BETA çocuğunuzun kalbini vurmasın

Hiçbir tedavi uygulanmadan kendiliğinden de geçebilen hastalık, antibiyotik kullanılmadığında kalp romatizması olarak bilinen akut romatizmal ateşe neden olabilir.

BETA mikrobunun yapısıyla kalp kapakçıklarını yapısı birbirine çok benzemektedir. BETA mikrobunun antibiyotikle tedavi edilmediği durumlarda vücudun buna karşı geliştirdiği antikorlar kalp kapakçığına hasar verebilmektedir. Tedavi edilmeyen BETA enfeksiyonların yüzde 3’ünde görülebilen bu durum antibiyotiğin zamanında kullanımıyla önlenebilmektedir. Aynı şekilde tedavi edilmeyen BETA, böbreklere de zarar verebilir.