Kategoriler
Yaşam

Kullandığınız cihazların ömrünü uzatmanın yolları!

Gün içerisinde sıklıkla kullandığınız telefon, bilgisayar, çamaşır veya bulaşık makinesi gibi cihazları yanlış kullandığınız takdirde ömürlerini kısaltabilirsiniz. Peki ömrünü uzatmak için nelere dikkat etmelisiniz?

İşinizi kolaylaştırmak için aldığınız elektronik eşyalar ve cihazlar hemen her aile için büyük bir yatırım olabilir ve bir sorun yaşadığınızda ise ciddi para kaybına neden olur. Cihazlarınızın uzun yıllar çalışmasını istiyorsanız dikkat etmelisiniz. Bugüne kadar farkına varmadan dizüstü bilgisayarınızdan telefonunuza, fırından ve kahve makinesine kadar her cihazın erken bozulmasına neden olabilecek hatalar yapıyor olabilirsiniz. Reader’s Digest’ta yer alan habere göre, işte bazı cihazların ömrünü uzatmak için yapmamanız gerekenler:

Dizüstü bilgisayar

Gün içerisinde sıkça kullandığınız dizüstü bilgisayarlarımızın daha uzun kullanmak için günde en az bir kez kapatmalısınız. Bu şekilde işletim sisteminin yazılım güncellemelerini ve yamaları yüklemesine olanak tanırsınız, böylece her şey sorunsuz ve rahatça çalışabilir. Bunun yanında anti-virüs ve kötü amaçlı yazılımları tespit eden programları da bilgisayarınıza yüklemelisiniz.

Akıllı telefon

Elinizden düşürmediğiniz akıllı telefonların bozulmasının en önemli nedeni tüm gece şarja takılı kalması. Cihazınızın şarjı dolduğu halde prize takılı kalması halinde telefonunuz ısınma riskiyle karşı karşıya kalır. Ayrıca telefonunuzu deniz ya da havuza giderken evde bırakın. Aşırı sıcak hava veri kaybına ve şarj kaçağına yol açar.

Çamaşır makinesi

Çamaşır yıkarken makineyi fazla doldurursanız merkezi karıştırıcı gibi mekanizmaları yıpratırsınız. Ayrıca çok kirli giysiler için fazladan bir kapsül veya bir kapak daha deterjan eklemek cazip gelse de, durulama döngüsünün süresini artırabilir. Çamaşır makineleri sınırlı bir ömre sahiptir, bu nedenle her yıkama onu sona yaklaştırır.

Elektrik süpürgesi

Evi süpürdükten sonra toz torbasını boşaltmalısınız. Aşırı dolmuş torba nedeniyle elektrik süpürgenizin emme hızı azalır hem de cihazın ömrü kısalır. Torbasız elektrik süpürgelerinde kabı boşaltmanın zamanının geldiğini gösteren bir çizgi olsa da, torbalı süpürgelerde bu durum daha az belirgindir. Süpürgenizin çekişinde ani bir düşüş farkederseniz torbasını değiştirin.

Otomobil

Hiçbir otomobil ucuza alınmaz ve mümkün olduğunca uzun süre çalışmasını sağlamak için düzenli bakımdan kaçınmamalısınız. Otomobilinizin yağını değiştirmek için çok uzun süre beklerseniz, çeşitli sorunlara yol açabilirsiniz. Cars.com’a göre, yağ değiştirme sıklığı aracınızın markasına ve modeline bağlıdır. Kullanıcı el kitabına bakın. Yağın değiştirilmesi aşındırıcı malzemeleri ve kalıntıları motorunuzdan uzak tutar, bu nedenle bir şehirde yaşıyorsanız yağı üreticinin önerdiğinden biraz daha erken değiştirmek en iyisidir.

Kahve makinesi

Kahve makinenizi düzenli olarak temizlemez ve kireçten arındırmazsanız cihazın içerisinde zamanla biriken mineraller, küf, toz ve diğer kalıntılar cihazın aşırı ısınmasına ve bozulmasına neden olur. Aynı zamanda bu kirleri yutmak sizi ciddi şekilde hasta edebilir. Bu nedenle kahve makinenizi iyice temizlemelisiniz.

Bulaşık makinesi

Bulaşık makinesinin aşırı yüklenmesi bileşenlerin aşınmasına ve yıpranmasına ve aşırı ısınmaya neden olabilir. Ayrıca, çok fazla bulaşık doldurursanız  bulaşıkları ve bardakları kırma olasılığınız artar. Kırılan küçük cam ve seramik parçaları, tahliye pompasına girerek her türlü soruna neden olabilir.

Buzdolabı

Büyük bir aileniz varsa buzdolabınızın da daha büyük olması gerekir. Buzdolabını aşırı doldurmanız fan kanatlarına baskı uygulayarak düzgün çalışmalarına ve hatta bozulmasına neden olur.

Buzdolabını düzenli olarak temizlemek de ömrünü uzatmanın başka bir yoludur. Bobinler, iç mekanizma ve buzdolabının dışının düzenli olarak temizlenmesi gerekir.

Fırın

Fırının raflarının altına folyo yerleştirmek fırınınızın ömrünü kısaltabilir. Folyo sayesinde fırın temizliğini kolaylaştırabilirsiniz ancak uzun vadede bu iyi bir fikir değil. Hava akışını engelleyerek fırın bozulmasına neden olabilirsiniz. Ayrıca fırını yanlış temizlemek de soruna yol açabilir. Örneğin; kontrollere ve düğmelere yağ çözücü gibi temizleyici püskürtürseniz bu sıvı düğmelerin ve anahtarların arkasına geçip kontrol paneline kısa devre yaptırabilir. Bunun yerine sıvı temizleyiciyi beze püskürterek düğmeleri ovalayın. (Vasfiye Özcanbaz)

Kategoriler
Teknoloji

5G teknolojisi güvenli mi, hayatımıza ne getirecek?

Yakın bir zaman sonra hayatımıza girmesi beklenen ancak stratejik sektörlerde güvenlik riski oluşturması nedeniyle ABD tarafından yasaklanan 5G teknolojisi, istihbarat teşkilatlarının paniğe geçmesine neden olmuştu. Bu gelişmeler ışığında 5G nedir, hayatımıza neler getirecek, gerçekten tehlikeli mi sorularını araştırdık. İşte cevapları.

Yıllar içerisinde internet hayatımızın önemli bir parçası haline geldi. 3G, 4G, 4,5G derken Türkiye’de 2020 yılından itibaren 5G’ye geçilmesi bekleniyor. Önümüzdeki yıl bu teknolojinin hayatımıza girmesiyle neler değişecek? Şu ana kadar tüm detayları açıklanmayan 5G teknolojisinin artıları, eksileri, sağlık açısından riskli olup olmadığı gibi tüm konuları haberimizde bulabilirsiniz.

5G nedir?

5G veya beşinci nesil, mobil internet telekom teknolojisinin bir sonraki aşamasıdır. 5G’ye geçildiğinde,  veri indirme ve yükleme hızınız daha yüksek olacak. Ayrıca daha geniş kapsama alanı ve daha sağlam bağlantıya sahip olacaksınız.

5G’nin hızı ne kadar olacak?

Alman Telekom gibi şirketler tarafından yapılan testlere göre, 5G’nin saniyede 10 Gigabit’e kadar veri aktarım hızına sahip olması bekleniyor. 4G ise saniyede yaklaşık 100 Megabit veri hızı sunmakta. Başka bir ifadeyle, geleceğin teknolojisi 5G gerçekten çok hızlı olacak.

5G sağlık için riskli mi?

5G teknolojisinin güvenli olup olmadığı kime sorduğunuza bağlı olarak evet ya da hayır şeklinde cevaplanabilir. Bazıları 5G’nin kullanacağı radyasyon dalga boyları nedeniyle bu teknolojiyi tehlikeli olarak kabul eder. Radiationhealthrisks.com gibi sitelere göre, 5G ultra yüksek frekans ve ultra yüksek yoğunluğa sahip. Ayrıca, 5G’nin radyo frekans radyasyonuna maruz kalmayı büyük ölçüde artıracağı iddia ediliyor.

Ancak, 5G’nin sağlığınız açısından hiçbir sağlık riski getirmeyeceği kanısında olanlar da var. Hatırlanması gereken en önemli şey, radyasyonun tehlikeli olarak kabul edilmesi için iyonlaştırıcı olması gerekir. Fakat 5G, iyonlaştırıcı radyasyon yaymaz.

5G hakkında 5 efsane

5G’nin potansiyel sağlık riskleriyle, hızıyla ilgili iddialar gibi birçok yaygın efsane var. Bunlardan bazıları şöyle:

Akıllı telefonlar daha da hızlanacak

5G, 4G ağlarından yaklaşık 100 kat daha hızlı olsa da, diğer birçok sektörde de geniş kapsamlı etkileri olacak. Bir kez kullanıma sunulduktan sonra, IoT (nesnelerin interneti), kendi kendine giden otomobiller ve robotların etkinliğini büyük ölçüde artırması bekleniyor.

Örneğin, bulut üzerinde 5G teknolojisi kullanılarak, robotlar üretim ve misafirperverlik gibi diğer hizmetlerde potansiyellerinin tamamına ulaşacak. Robotlar, insanlarla birlikte çalışabilecek ve AR kulaklık gibi cihazlar sayesinde operatörler tarafından kontrol edilebilecek.

Çok ve hızlı veri aktarımı

Bununla ilgili bazı gerçekler olmasına rağmen, gördüğümüz gibi, asıl faydası gecikmesi az olan bağlantıdır. Başka bir deyişle, 5G ile hem çok veri aktaracaksınız hem de bunu çok hızlı yapacaksınız.

Tamamen kullanıma geçildiğinde 5G, birçok sektör için bir kilometre taşı olacak ve verinin büyüklüğüne bağlı olarak neredeyse anında veri aktarımına izin verecek. Örneğin, doktorların robotik cerrahi kullanarak uzaktan ameliyat yapmalarına yardımcı olabilir.

5G sadece telekom endüstrisini etkileyecek

Yeni teknoloji, telekomünikasyon işletmeleri için de devrim niteliğinde olsa da, bundan siber güvenlik, tarım, sağlık gibi başka sektörler de faydalanacak. 5G’nin eğlence ve hatta çiftçilik gibi birçok farklı endüstriye giriş yapması muhtemel.

Örneğin, 5G, farklı tarım makineleri arasında anlık iletişim için kullanılabilir. Böylece, çiftçiler traktörlerden biçerdöverleri, pullukları ve diğer makineleri bir araya getirip bunların uzaktan çalıştırılmasını sağlayacak.

5G tamamen 4G’nin yerini alacak

Teoride öyle görünmesine rağmen gerçekte öyle olmayacak. Böyle olsa bile, pek çok analist, 4G’nin neslinin onlarca yıl devam edeceğine inanıyor. Bunun temel nedeni 5G’nin yıllar sürecek yeni bir altyapıya ihtiyaç duymasıdır. 5G, kullanıcılara daha yakın olan anten kümelerini gerektiriyor. Bu nedenle, henüz mevcut 4G ağlarını tamamen terk etmenin maliyeti yüksek olur.

5G çok yakınınıza gelecek

Büyük şehirlerin belli bölgelerinde yaşıyorsanız veya çalışıyorsanız, bu durum doğru olabilir. Ancak herkes için, özellikle de dünyanın uzak bölgelerine 5G’nin ulaşması biraz zaman alacak. (Vasfiye Özcanbaz)

Kategoriler
Teknoloji

Nokia 7.1, PureDisplay ekran ile geliyor

Nokia, PureDisplay ekran teknolojisi  ve ZEISS Optics ile geliştirilmiş görüntü kalitesine sahip yeni akıllı telefonu Nokia 7.1’i tanıttı.

Göz kamaştırıcı bir tasarıma sahip olan Nokia 7.1’in HDR ekranı ve ZEISS Optics çift lensli arka kamerası kullanıcılara gelişmiş bir fotoğraf kalitesi sunmaya hazırlanıyor.

PUREDISPLAN EKRANA SAHİP İLK NOKIA

PureDisplay ekran teknolojisine sahip ilk Nokia akıllı telefonu olan Nokia 7.1, HDR kalitesinde sunduğu içerikleriyle etkileyici bir görüntüleme deneyimi yaşatıyor. Daha yüksek kontrast (1.000.000:1 dinamik kontrast oranı) ve üstün netlik sayesinde cihaz hem aydınlık hem karanlık alanlarda büyüleyici canlı renklerin yanı sıra detayları da ortaya çıkarıyor. Aynı zamanda HDR10 özelliğini destekleyen akıllı telefon, kullanıcıların çektikleri videoları bir üst seviyeye taşıma imkanı sağlıyor. İster parlak gün ışığında ister loş bir odada, oyun oynarken ya da video izlerken keskin ve parlak Full HD+ 5,84 inç ve 19:9 oranına sahip ekran, parlaklık ve kontrastı ortamın ışıklandırma koşullarına göre otomatik olarak ayarlıyor. Böylece içeriği parlak gün ışığında bile canlı bir şekilde görmek mümkün hale geliyor.

Her koşulda mümkün olan en iyi ekran kalitesini sunmak için saniyede milyonlarca piksel işleyen özel 16 bit motor sayesinde Nokia 7.1, tüm videolarda gelişmiş ekran deneyimi yaşatıyor. Cihaz, HDR içeriklerin akışını rahatlıkla sağlayabilmek için performansta büyük bir artış sağlayan Qualcomm® Snapdragon™ 636 Mobile Platform’dan güç alıyor. Bu platform, ses ve videoların tadını daha uzun süre çıkarabilmek için daha verimli bir pilin yanı sıra birinci sınıf bir grafik performansı da sunuyor. USB type-C hızlı şarj yuvası, işlerin hızlı ve kolayca devam edebilmesi için pili 30 dakika[ii] içinde yüzde 50’ye kadar şarj ediyor.

TÜM IŞIK ORTAMLARINDA KALİTELİ FOTOĞRAFLAR

Nokia 7.1, yüksek hassasiyet gösteren ZEISS Optics 12 MP/5 MP çift lensli kamerası sayesinde oldukça hızlı ve net bir otomatik odaklanma sağlıyor. Cihazın kamerası az ışıklı ortamlar da dahil olmak üzere tüm şartlarda HDR fotoğraflarda harika kareler sunuyor. Nokia 7.1’in arkasında bunulan çift lensli kamera modülü sayesinde kullanıcılara gerçek zamanlı bokeh efekti oluşturma imkanı sağlıyor. Cihaz aynı zamanda 8 megapiksel çözünürlüklü ön kameraya sahip. Nokia’nın hem arka hem de ön kamerayla eş zamanlı fotoğraf çekme imkanı sunan Bothie özelliği de telefonun kamera uygulamasında kullanıcıları karşılıyor.

Kullanıcılar hem Elektronik Görüntü Sabitleme (EIS) teknolojisiyle video çekerken sabitliği daha kolay sağlayabiliyor hem de 360° konumsal ses özelliğiyle çekilen videolarda ânı yeniden yaşayabiliyor. Cihazın yapay zekayla geliştirilmiş Çift Görünüm moduyla fotoğraf tutkunları, her kareyi yeniden boyutlandırabilme ya da ayrı ayrı izole etme fırsatı yakalarken, kamera uygulamasından çıkmadan doğrudan sosyal medyada paylaşabiliyor. Nokia 7.1 kullananlar Pro Kamera Modu sayesinde beyaz dengesi, ISO aralığı ve objektif hızı üzerinde istedikleri ayarı rahatlıkla yapabiliyor.

Nokia 7.1, Parlak Gece Mavisi ve Parlak Çelik renk seçenekleriyle bu yıl içinde seçili mağazalarda kullanıcılarla buluşacak.

Kategoriler
Teknoloji

Honor 7X, hava yastıklarıyla dayanıklılığın sınırlarını zorluyor

Honor tarafından geçtiğimiz aylarda Türkiye pazarında da satılmaya başlanan Honor 7X, her türlü düşme ve darbeye karşı üstün bir koruma sağlıyor.

Telefonun en önemli özelliklerinden biri olarak köşelerde bulunan hava yastıkları, düşme ve darbelere karşı ek bir koruma sunuyor. Türkiye’de ve dünya çapında otoriteler tarafından kabul gören testlerde geçer not alan akıllı telefon her türlü darbeye karşı koruma sağlıyor. Yapılan testlerde düşme ve darbelere karşı maksimum koruma sağlamayı başaran telefon, her türlü düşme testinden alnının akıyla çıkmayı başardı.

Özel olarak Honor tarafından geliştirilen ve telefonun dört bir köşesinde bulunan hava yastıkları düşme sırasında oluşan darbeleri en aza indiriyor ve bu sayede üst düzey bir koruma sağlıyor.

UZUN PİL ÖMRÜ

Dayanıklılığının yanında, FullView ekranlı ilk Honor telefonu olan Honor 7X, yüksek ekran/gövde oranı sayesinde 5,9 inç büyüklüğünde benzersiz bir tam ekran deneyimi sunuyor. Çift mercekli arka kamera, 3.340 mAh’lik uzun ömürlü pil ve EMUI 8.0 kullanıcı arayüzünün sunduğu pratik kullanım deneyimi ile farklılaşan Honor 7X, 4 GB bellek ve 64 GB depolama alanına sahip. 3.340 mAh’lik pili ise tek şarjla 24 saatten uzun süre kullanım imkânı sağlıyor.

DSLR KALİTESİNDE FOTOĞRAF ÇEKİMİ

Güçlü, sekiz çekirdekli Kirin 659 işlemcisi ile hem işte hem eğlencede yanınızda olan Honor 7X, 16 MP + 2 MP arka kameradaki (F/0.95 – F/16) geniş diyafram aralığı ve Faz Tanımalı Otomatik Odaklama (PDAF) özellikleri sayesinde DSLR seviyesin fotoğraf kalitesi sunuyor. Köşelerdeki “hava yastığı” tasarımının yanında 2,5D cam kaplama da telefonun dayanıklılığını artırıyor.

Kategoriler
Teknoloji

Mobil uygulamalarla gelen siber tehlike

Sosyal mecralarda yayılan ‘Kime Benzediğini Gör’, ‘Seni Kim Aramış’ gibi uygulamalar, her ne kadar zararsız gibi dursalar da siber dolandırıcılığa kadar uzanan riskleri de beraberinde getiriyor.

Facebook, Instagram, Pinterest, Snapchat gibi platformlarda dolaşan kullanıcılar, kendilerine ait birçok kişisel veriyi de bu platformlarla paylaşmaktan çekinmiyorlar. Telefon numarasının diğer telefonlarda nasıl kayıtlı olduğunu gösteren “GetContact” uygulaması, bu zincirin son halkası olarak karşımıza çıkıyor.

Trend Micro Akdeniz Ülkeleri ve İsrail Genel Müdürü Yakup Börekcioğlu, kullanıcıların, uygulamaları yüklemeden önce “Facebook Bilgilerim ile Üye Ol” ya da “Mail Adresi &Telefon Numaram ile Üye Ol” seçeneğini işaretlemeleri ile beraber veri akışı başladığını belirtiyor. Kaynağı belli olmayan uygulamaları indirdikten sonra soyadınız, kullanıcı isminiz, cinsiyetiniz, hangi ağa bağlı olduğunuz ve profil fotoğrafınız uygulama tarafından otomatik olarak elde edildiğini dile getiren Börekcioğlu bu tehlikenin kullanıcının profilinde yer alan üçüncü şahıslar için de geçerli olduğunu vurguluyor.

SAHTE UYGULAMALARA DİKKAT!

Siber saldırganlar, kullanıcılara sahte uygulama içeriklerinin yer aldığı e-postalar gönderiyor. E-posta üzerinde yer alan bağlantılara tıklayıp, oradan uygulamayı indiren kişilerin bilgileri siber saldırganların eline geçiyor. Kullanıcıların, bu tarz saldırılara maruz kalmamak için öncelikle gelen e-postaları güvenlik taramasından geçirmelerinde fayda var. Buna ek olarak, e-posta ile gönderilen “sahte” uygulamayı farklı platformlarda kontrol ederek, doğruluğu sağlanabilir.

ARAMA MOTORU KULLANMAYIN

Siber saldırganlar tarafından yaratılan sahte uygulamalar arama motorlarında karşımıza çıkan ilk sonuçlar arasında yer alabiliyor. Kullanıcıların, özellikle uygulamaların popüler olduğu dönemde güvendikleri sitelerden, arama motoru kullanmadan giriş yapmaları gerekiyor. Bu şekilde, olası riskleri en aza indirebilen kullanıcılar, kişisel ve kart bilgilerinin çalınmasının önüne geçebilirler.

ONAY VERDİĞİNİZDE İŞ İŞTEN GEÇMİŞ OLABİLİR

uygulamaları yüklerken onay verilmesi gereken alanların özellikle kontrol edilmeli. Sadece telefon rehberimizde bile kimi zaman kontak isimlerin kimlik numarası, adres bilgileri, doğum tarihleri gibi bilgiler de yer alabiliyor.  Pek çok uygulama sosyal medya hesapları ile bağlantılı olabiliyor. Dolayısıyla düşünülenden daha fazla bilgiye ulaşım için kullanıcı kendi rızasıyla onay veriyor. Uygulamaya kendi rızanızla verilen onay sonrasında yasal olarak yapılacak bir şeyin olmadığını bilmelisiniz.

Kategoriler
Teknoloji

Yapay zeka telefonları daha da akıllandırdı. İşte yeni telefonlar

Akıllı telefonların hayatımıza girdiği son 10 yılın ardından teknoloji firmaları yapay zeka çalışmalarıyla akıllı telefonların kapasitesini artırarak kendini geliştirebilen, düşünebilen, yeni cihazlar geliştirmeye  başladı.

Günümüzün akıllı telefonları artık yaşamımızı tamamen değiştirecek yapay zeka kavramıyla zeki hale geliyorlar. Bugüne kadar Siri, Google Assistant gibi sesle telefonu yöneten yapay zeka uygulamaları zaten akıllı telefonlarda mevcuttu. Ancak yeni çıkan ve yakın zamanda sayıları hızla artacak yapay zeka temelli cep telefonları sayesinde hayatımız tümüyle değişecek. Bu telefonlar, insan beyni gibi görüntüleri, sesleri, konuşulan dili tanıyacak ve bunları birer veri gibi işleyecek. Her geçen gün gelişen yapay zeka endüstrisinin, gelecek 5 yıl içerisinde 14 milyar dolar büyüklüğe ulaşması bekleniyor.

Endüstrinin önde gelen cihaz üreticilerinin düşük enerji tüketimi, yüksek verimlilik ve çip üzerinde sistem entegrasyonuna odaklandığı bir dünyada, teknoloji devlerinin çoğu birkaç yıldır yapay zeka özelliğini mobil telefonlara uygulama çalışmalarına başlamıştı. Kimisi yeni telefonlarını piyasaya sunarken kimisi de çok kısa süre içerisinde kullanıcıların karşısına çıkmaya hazırlanıyor.

İşte yapay zekaya sahip akıllı telefonlar

Huawei Mate 10 Pro ile gürültülü ortamlarda rahatça konuşun

Yapay zeka gelişimleri sunan ilk cihaz olma özelliği taşıyan Mate 10 Pro, yeni Kirin 970 işlemcisiyle daha hızlı ve kişiselleştirilmiş bir mobil deneyimi yaşatıyor. Telefon, yapay zeka sayesinde gürültülü ortamlarda ortamdaki sesleri azaltırken, ses kalitesini artırıyor. Ayrıca konuşmalarınızı, yazılarınızı ve görüntüleri eşzamanlı olarak 50’den fazla dile çeviriyor.

Apple-iPhone X, yaşlanınca da sizi tanıyacak

Apple’ın geliştirdiği en son model telefonu iPhone X’te yüz tanıma sistemi (Face ID), yüzünüzde 30 binin üzerinde görünmez noktayı analiz ederek en ince detaylarıyla bir derinlik haritası oluşturuyor. Bu sayede Face ID, görünümünüzde zamanla gerçekleşen fiziksel değişikliklere adapte olabiliyor. Ayrıca Animoji uygulamasıyla telefonunuzla eğlenceli zaman geçirebileceksiniz.

Samsung Galaxy S9’un kamerası karanlıkta da sizi tanıyor

Galaxy S9 ve Galaxy S9 Plus modellerinde bulunan yüz tanıma ile göz taramasını bir araya getiren teknoloji sayesinde telefonunuza kolayca ulaşabilirsiniz. Yüz tanımanın zor olduğu koşullarda ise göz tarama devreye giriyor (ya da tam tersi oluyor). Bu sayede düşük ışık koşullarında bile telefonunuz sizi tanıyabiliyor.

HTC U Ultra, sizi sizden daha iyi tanıyacak

HTC’nin yeni akıllı telefonu HTC U Ultra, karlı havalarda sizi uyarıp daha sıkı giyinmenizi önerebilecek. Zamanla gelişip sizi daha yakından tanıyacak. Yapay zeka sistemi sayesinde, yaşadığınız bölgedeki değişikliklere göre sizi uyaracak. Telefon, kullanıcılarından topladığı bilgilerle gelişerek etkili bir asistan olmayı vadediyor.

Asus Zenfone 5Z, uyanmanıza yakın kendini şarj ediyor

Bu yılın başlarında tanıtılan Asus Zenfone 5Z, çentikli ekranı, gelişmiş yapay zekası ve özel kamerasıyla dikkat çekiyor. Yapay zeka destekli şarj teknolojisiyle uyku alışkanlıklarınızı takip eden telefon, gece şarjda bıraktığınızda kendini tam kapasite doldurmayarak ömrünü uzatıyor. Fakat uyanacağınız süreye yakın yeniden devreye girerek cihazı tam kapasite şarj ediyor. Telefon Nisan ayında satışa çıkacak.

LG V30SThinQ

LG, tüketicilerin ihtiyaç ve kullanım alışkanlıklarına göre entegre edilen yapay zeka özelliklerine sahip G V30SThinQ modelini Mart ayının başında tanıttı. Fotoğraf çekerken, AI CAM özelliği ile doygunluk, netlik ve kontrast gibi ayarları kontrol altına alan telefon, onları gördüğü sahneye bağlı olarak en iyi şekilde ayarlıyor. Telefonun kamerasında kayıtlı olan sahneler şöyle: Portre, Hayvan, Şehir, Çiçek, Gündoğumu, Gün Batımı, Gıdalar ve Manzara. (Vasfiye Özcanbaz)

Kategoriler
Teknoloji

LG V30’a SThinQ ile yapay zeka takviyesi!

LG, tüketicilerin ihtiyaç ve kullanım alışkanlıklarına göre entegre edilen yapay zeka özelliklerine sahip yeni amiral gemisi LG V30SThinQ modelini Mobile World Congress (MWC) 2018’de tanıtacak.

LG, en çok tercih edilen akıllı telefon özellikleri için farklı ve sezgisel Yapay Zeka tabanlı çözümler üzerine çalışmaya bir yıl önce başladı. Kamera ve ses tanıma üzerine yoğunlaşan LG, “Vision AI” ile son derece kullanışlı bir akıllı kamera geliştirmeyi başarırken, “Voice AI” ile son geliştirilen akıllı telefon ses komutlarına yanıt verebiliyor.

“AI-CAM”, “QLens” ve “Bright Mode” özellikleri gibi üç yeni akıllı kamera özelliği sunan Vision AI ,nesneleri otomatik olarak analiz ederken portre, yemek, evcil hayvan, manzara, şehir, çiçek, güneş doğuşu ve gün batımı olmak üzere sekiz mod arasından en iyi çekim modunu öneriyor. Telefon, kameranın odaklandığı noktaları belirlemek için veri tabanındaki görüntüleri analiz ettiğinden, kullanıcılarına en iyi ayarı önerebilmek için açı, renk, yansımalar, arka aydınlatma ve doygunluk düzeylerini dikkate alıyor.  QLens, online alışveriş deneyimini geliştirmek için QR kodlarını tarayarak, en düşük fiyatlı ve müşterinin ilgisini çekebilecek benzer ürünleri  önerebiliyor.  “Bright Mode” (Parlak Mod) ile düşük ışıklı ortamlarda çekilen görüntülerin kalitesi önemli ölçüde artıyor. Bu mod, görüntüleri iki kat daha fazla parlaklaştıracak algoritmalardan yararlanarak daha kaliteli fotoğraflar çekilmesini sağlıyor.

ÖZEL SES KOMUTLARI

Voice AI, ses komutları ile kullanıcıların uygulamaları çalıştırmasına ve ayarları değiştirmesine olanak sağlıyor. Google Assistant’ın yanı sıra LG’ye özel olarak geliştirilen “Voice AI” ses komutları, Voice AI menü seçeneklerinde arama yapma ihtiyacını ortadan kaldırıp, belirli işlevlerin doğrudan seçilmesini sağlıyor.

EN İNCE, EN DAYANIKLI

Qualcomm Snapdragon 835  platformu üzerine inşa edilen, 6 GB RAM kapasitesi ve 128 GB depolama alanına sahip LG V30SThinQ ve 256 GB depolama alanına sahip olan LG V30S+ ThinQ, depolama alanı microSD ile 2TB’a kadar yükseltilebiliyor. 6 inç ekranlı akıllı telefonlar arasında en ince ve hafif tasarıma sahip olan LG V30SThinQ, dayanıklılık ve sağlamlık konusunda ABD Savunma Bakanlığı onaylı 14 adet MIL-STD 810G testinden geçti.

ThinQ platformu, yapay zeka teknolojilerinin kullanıldığı LG’nin beyaz eşya ve tüketici elektroniği ürünlerini tek bir çatı altında toplamak üzere ilk olarak CES 2018’de tanıtılmıştı. (Aydın Özcanbaz)

Kategoriler
Teknoloji

Milyonlarca Android cihaz zombileşti

Ztorg Trojan bulaşmış uygulamaların kullanımını reklam kampanyaları yoluyla teşvik eden büyük ölçekli bir ağ keşfedildi. Bu sofistike zombi ağı (botnet), reklamlar için sahte gösterimi üreten, gizlice uygulama yükleyen, hatta yeni uygulamalar satın alan ve dolayısıyla geliştiricilerine para kazandıran bir zararlı yazılımın bulaştığı yüzbinlerce cihazı ele geçirmiş durumda.

Reklam kampanyaları bir yıldan fazla süredir etkin ve bugüne kadar yaklaşık 100 programı etkiledi. Çoğu çok popüler olan kampanyalar, tek bir günde 10.000 kurulum gerçekleştirecek kadar hızlı büyüme gösterdi. Keşfedilen ilk Truva Atı örneği 1.000.000 kurulum gerçekleşmişti.

CİHAZLARI ELE GEÇİRİYOR

Siber uzayda birçok botnet mevcut ve birçoğu para kazanmak için geliştiriliyor. Botnet’ler çoğunlukla reklam sahtekârlığına odaklanıyor. Siber suçlular, reklam gösterimi üreten ve yeni uygulamalar yüklemek veya satın almak için Google Play’e giren kötü amaçlı yazılımlarla kullanıcı cihazlarını ele geçiriyor ve bunun üzerinden kar sağlıyor. Ztorg’un arkasındaki isimler ise bu klasik süreci istismar ederek, yeni bir boyuta taşıdılar.

İLK YAPTIĞI ŞEY CİHAZLA İLGİLİ VERİLERİ YÜKLEMEK

Ztorg, modüler bir mimariye sahip çok sofistike bir Truva atı. Kurulumdan sonra yaptığı ilk şey, komuta kontrol sunucusuna bağlanarak ülke, dil, cihaz modeli ve işletim sistemi sürümü de dahil olmak üzere cihazla ilgili verileri sunucuya yüklemek. Tüm veriler yüklendikten sonra, Ztorg bulaşmış olduğu cihazda yönetici yetkileri almak üzere birkaç exploit paketi kullanarak ek bir modül indirmeye başlıyor. Bu yetkiler Truva atının cihaz üzerinde sürekli olarak faal kalmasını sağlayarak, istenmeyen reklamlar göstermesine, daha agresif bir şekilde gösterimler yapabilmesine ve gizli bir şekilde haber uygulamaları kurmasına izin veriyor.

REKLAM AĞLARINI KULLANIYOR

Kaspersky Lab araştırmacılarına göre, Ztorg iki şekilde dağıtılıyor. İlk olarak, siber suçlular, tehlikeli programlarını teşvik etmek için en az dört popüler yasal reklam ağından trafik satın alıyor. Ztorg’un ek modüllerinin, bu ağlardan reklamlar gösterdiğini belirtelim. Bu şekilde, reklam ağındaki kötü amaçlı reklamlar kullanıcıları tehlikeye atıyor ve Truva atı sistemlerine yüklendikten sonra ise aynı ağdan gelen çok daha fazla reklama maruz kalıyorlar.

ÖDEME YAPAN UYGULAMALARA DİKKAT

Ztorg’un dağıtımının ikinci yoluysa, kullanıcılara Google Play’den başka program yüklemeleri için ödeme yapan uygulamalar yoluyla yapılıyor. Bunlar, içine Ztorg bulaşmış bir uygulamayı yüklemeleri için kullanıcılara 0,04-0,05 dolar ücret teklif ediyor. Uygulamayı yükleyen kullanıcılar birkaç kuruş ödül alırken, cihazları zombi moduna girerek siber suçlulara yarar sağlayan istenmeyen reklamları göstermeye başlıyor.

YENİ UYGULAMALAR YÜKLENDİ

Kaspersky Lab ABD’de Kıdemli Zararlı Yazılım Analisti olan Roman Unuchek, “Süper kullanıcı haklarını kötüye kullanan reklamcılık Truva atları, 2016 boyunca mobil kullanıcılar için 1 numaralı tehdidi oluşturdu. Ztorg’un yayılmasını sağlayan bu çok aşamalı ağ, bu eğilimin halen gelişmekte olduğunu gösteriyor. Mayıs 2017’de Google Play’e yeni uygulamalar yüklendi ve kısa bir süre içerisinde bu örneklerden daha fazlasını görmeyi bekliyoruz” dedi.

Kategoriler
Teknoloji

Akıllı telefon ile uyuşturucu yer mi değiştiriyor?

ABD’de gençler arasında uyuşturucu kullanımının düzenli bir şekilde azaldığı tespit edilirken, diğer taraftan gençler arasındaki mobil teknolojilerinin kullanım oranlarının patlaması bilim insanlarını harekete geçirdi?

ABD Uyuşturucu Madde Kullanımı Ulusal Enstitüsü, konuyla ilgili önümüzdeki aylarda araştırmaya başlamayı planlıyor. Ancak yapılan ön çalışmada, akıllı telefonların gençlerin uyuşturucu kullanma oranının düşmesine katkıda bulunma ihtimalini artırdığı tespit edildi.

Uzman Klinik Psikolog Mehmet Başkak, devam eden bu sıra dışı çalışmanın detayları hakkında şu bilgileri verdi:

“Federal Madde Bağımlılığı ve Akıl Sağlığı Hizmetleri İdaresi’ne göre 12-17 yaş arasındaki gençlerin 2005 yılında sigara içme oranı yüzde 10.8 iken 2015 yılında, yüzde 4.2’ye düştü.

Gençlerin alkol kullanımı yüzde 16,5’ten yüzde 9,6’ya düştü.

12-17 yaş arası gençlerin kokain kullanımında daha az ancak yine de istatistiksel olarak önemli düşüşler gözlendi. Esrar kullanımı aynı on yıl boyunca sabit kaldı. 2015’te 12 ila 17 yaşlarındaki çocukların yüzde 7’si uyuşturucu kullandıklarını söyledi.

İNTERNETTE 6.5 SAAT GEÇİRİYORLAR

Mobil teknolojiler, gençlerin zamanlarını giderek artan bir şekilde tüketiyor. 13-18 yaş arasındaki Amerikalı gençlerin, sosyal medyada ve video oyunları gibi diğer etkinliklerde günlük ortalama altı buçuk saatlik süre harcadıkları tespit edildi.

13-17 yaş arası gençlerin yüzde 24’ünün “neredeyse sürekli” online olduğu ve yüzde 73’ünün ise bir akıllı telefon ya da başka bir aygıtla bir erişime sahip olduğu belirlendi.”

Kategoriler
Teknoloji

Şifresiz wi-fi kullananları bekleyen tehlike

Akıllı telefon kullanımının artmasıyla, yaşantımızın bir parçası haline gelen sosyal medya kullanımı, özellikle gençler arasında oldukça yaygın ve bu durum bazı tehlikeleri de beraberinde getirebiliyor.

Sosyal medya kullanıcılarının yüzde 59’unun içeriği okumadan direkt paylaşım yaptığını belirten Kadir Has Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü Öğretim Görevlisi Işıl Yenidoğan şu açıklamalarda bulundu: “İçeriği okumadan paylaşım yapmanın psikolojik olarak arkadaşlarına yaranma gereğinden kaynaklandığını düşünüyoruz; ama buradaki vahim gerçek içeriğe bakılmadan yapılan paylaşımların dezenformasyona neden olması. Sosyal medya kullanmayın gibi mesajımız elbette yok, hatta sıkça kullanılması gerektiğini düşünüyorum. Ancak burada önemli olan bilinçli kullanım. Çünkü bizi sosyal medyada bekleyen tehlikeler gerçek hayatta bekleyenden çok da uzak değil.”

ŞİFRE KONUSUNDA HASSAS DAVRANILMALI

Kullanıcıların ‘şifre’ konusunda oldukça hassas davranması gerektiğine dikkat çeken Yenidoğan, “Nasıl ki gerçek hayatta tanımadığımız biriyle rahatça diyaloğa girip bütün sırlarımızı paylaşmıyorsak, sosyal medyada da atılan bir mesajla karşımızdaki kişiye içimizi dökmememiz özellikle şifre gibi özelimizde olması gereken şeyleri paylaşmamamız gerekli. Şifre oluşturma konusunda eskiye göre biraz daha bilinçlendiğimizi düşünüyorum. Ama kişi, uzun karakterli, içinde doğum yılı, telefon numarası gibi bilgilerin olmadığı anlamsız şifreler oluştursa bile bunu bir kağıda yazıp bilgisayarının altına koyduğunda veya yakın bir arkadaşıyla paylaştığında, o şifre artık şifre olmaktan çıkar” dedi.

CİDDİ TEHLİKE

Şifresiz wi-fi sağlanan, internetin herkese açık olduğu alanlarda kullanıcıları bekleyen ciddi bir tehlike olduğunun altını çizen Yenidoğan, “Şifresiz wi-fi candır, hepimiz sever, kullanırız. Ancak herkesin erişebildiği ağlarda paylaşılan özel bilgiler, kredi kartı bilgileri, hesap bilgileri, şifreler bilgisayar korsanları tarafından dinleniyor ve bekleniyor olabilir. Bunlar bir kez ele geçirildiği zaman gerisi çorap söküğü gibi gelebilir. Çünkü sosyal medyanın farklı uygulamalarında aynı şifreyi kullanmak gibi sıkça yapılan bir hata var. Bu nedenle bir şifre ele geçirildiği zaman diğerlerine ulaşmak da kolaylaşabilir ve bu durumda kişinin göreceği maddi ve manevi zarar büyük olur” açıklamasında bulundu.

EVİNİZİN KAPISINI AÇIK BIRAKMAKLA EŞ DEĞER

Gençlerin sosyal medya kullanırken yaptıkları en büyük hatalardan birinin kamuya açık profiller oluşturmaları olduğunu vurgulayan Yenidoğan, “Bu profilleri oluşturmak aslında yaşadığınız evin, odanızın kapısını açık bırakmakla eş değer” dedi.

YER BİLDİRİMİNE DİKKAT!

Kullanıcıların günlük hayatta sıklıkla yaptıkları yer bildirimlerinin elde edilebilir veriler olduğunu dile getiren Yenidoğan şöyle devam etti: “O uygulamalar zaten bunun olurunu aldıktan sonra erişime izin veriyor. Yani kişi bunların kayıt altına alınmasına veya üçüncü şahıslarla paylaşılmasına izin vermiş oluyor. Bunlar bir kez kayıt altına alındıktan sonra ileriye dönük olarak kişinin, yüksek doğrulukla konum tahminleri yapılabilir. Bunların getireceği tehlikeler artık hayal gücünüze kalmış. Kişi, gasptan tutun, takibe, hırsızlığa, evde olmadığınızın herkese ilanı şeklinde bir sürü olmayan tehlikelere bile kapıyı açmış oluyor. O nedenle bu yer bildirimi uygulamalarını çok fazla önermiyoruz.”