Kategoriler
Yaşam

Ek gıdaya geçişte siz de bu hatalara düşmeyin!

Yeni doğan bebeklerin bağırsak florası her gıdayı sindiremediğinden, bebeklerin altıncı aylarını doldurduktan sonra ek gıdaya geçmesi gerekir. Bu süreç yeni anne olanlar için oldukça endişe verici bir durum. Bu dönemde annelerin bilinçli olması ve her söylenene inanmaması gerekiyor.

Bilimsel çalışmalar da bebeklerin bağırsak florasının sadece anne sütünü sindirebildiğini ve ilk 6 ay sadece anne sütünün yeterli olduğunu gösteriyor. İlk 6 ay anne sütü ile beslenmenin, bebeğin fiziksel ve duygusal ihtiyaçlarını karşılamada çok önemli olduğunu belirten Acıbadem Fulya Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İmre İnce Gökyar, “Anne sütü mikrobiata denilen bağırsak florasının gelişimini sağlar ve bebeklerin yetişkinlikte de daha sağlıklı olmasına katkıda bulunur. Anne sütünün yetmediği durumlarda ise anne sütüne en yakın formül mama seçilmelidir.” dedi.

6. aydan sonra ek gıdaya geçilirken doğru, taze, besleyici ve sağlıklı ek gıda verilmesinin önemini vurgulayan Dr. İmre İnce Gökyar, ek gıdaya geçiş sürecinde annelerin doğru bildiği 6 yanlışı anlattı ve önerilerde bulundu.

İşte annelerin doğru bildiği yanlışlar

Yanlış: Ek gıdaya erken başlanmazsa bebek farklı tatlara alışmaz

DOĞRUSU: Anne sütü canlı bir süt olup, annenin yediklerine, baharatlara, iklime ve mevsimlere göre farklılık gösteriyor. Bu da bebeğin değişik tatlara zaten alışık olduğunu kanıtlıyor.

Yanlış: Gece sık uyanan bebekler ek gıdaya başlamalı

DOĞRUSU: Burada bebeğin huzuru ve kilo alım hızı önemli. Kilo alımı yeterli olan bir bebeğin doymadığı ya da gece acıktığı yorumunu yapmak doğru değil. 4. aydan sonra bebeklerin çevresine ilgisi artıyor ve bebeklerde sık uyanmalar görülebiliyor.

Yanlış: Kilosu az olan bebeklerde ek gıdaya erken başlamalı

DOĞRUSU: Öncelikle annenin beslenmesinin sorgulanması, gerekirse anneye vitamin ve mineral desteğine başlanması gerekiyor. Bu da yeterli olmuyorsa 6. aya kadar eksik, anne sütüne en yakın formül mama ile tamamlanmalı.

Yanlış: Bebeklere yağsız, diyet süt verilmeli ve kırmızı et verilmemeli

DOĞRUSU: Erişkinlerin aksine bebek beslenmesinde doğal yağların yeri çok önemli. Bebeklerin günlük protein ve vitamin ihtiyaçları da erişikinlerden yaklaşık 4 kat daha fazla. Dolayısıyla bebek beslenmesinde hayvansal yağlar, kırmızı et ve zeytinyağının doktorun önerdiği ölçüde tüketilmesi önem taşır.

Yanlış: Önerilen miktarı tüketmesi için bebeği zorlamak

DOĞRUSU: Ek gıdaya geçiş bebeğin çiğneme, yutma ve bir beslenme ritmi kazanma dönemi. Ek besinler doktorun önerdiği saatlerde ve açken denenmeli fakat bebeğin ne kadar yiyeceği bebeğe bırakılmalı. Ardından anne sütü ile desteklenmeli.

Yanlış: Blender kullanılmamalı, her şey bebeğin eline verilmelidir

DOĞRUSU: Her bebeğin emmeden çiğneme fonksiyonlarına geçişi farklıdır. Özellikle 6. ayda ek gıdaya yeni başlanırken gıdaların ezilerek denenmesi daha doğrudur. 7. aydan itibaren bebek hazırsa elle beslenmeye geçilebilir. Bebek hazır değilse kesinlikle ısrar edilmemeli.

Kategoriler
Aktüel

Anne sütünü artıran kan ağlayan ağaç

Olağanüstü koyu kırmızı renkli öz suyundan dolayı ağaç “Bloodwood Ağacı” olarak adlandırılan Hint Meşesi, saçkıran, bıçaklanma ağrıları, göz problemleri, sıtma, karasu humması, mide sorunları gibi birçok hastalığa iyi gelmesinin yanında anne sütünü de artırdığı bilinmekte.

Latince adı “Pterocarpus angolensis” olan Hint Meşesi, Güney Afrika’da, Kiaat, Mukwa ve Muninga gibi çeşitli isimlerle bilinir. Ayrıca, ağacın sahip olduğu olağanüstü koyu kırmızı renkli öz suyundan dolayı “Bloodwood Ağacı” olarak da adlandırılır. Ağacın bir dalını kestiğinizde veya ağacın hasar görmüş bir dalından, koyu kırmızı bir sıvı damlamaya başlar. Yapışkan, kırmızımsı kahverengi öz su, hasarı iyileştirmek için yarayı kapatır.

Kırmızı öz su geleneksel olarak bir boya olarak ve bazı bölgelerde hayvansal yağla karıştırılarak yüz ve vücut için kozmetik yapımında kullanılır. Ayrıca, kana benzediği için kanla ilgili sorunların iyileştirilmesinde büyülü özelliklere sahip olduğuna inanılır. Ağacın öz suyu aynı zamanda saçkıran, bıçaklanma ağrıları, göz problemleri, sıtma, karasu humması, mide sorunları gibi birçok hastalığın tedavisinde ve anne sütünü artırmak için de kullanılıyor.

Tüm bu faydalarının yanı sıra, ahşabın kolayca oyulması, yapıştırılması, vidalanması ve cilayı iyi tutması gibi özellikleri sayesinde ağacın gövdesinden yüksek kaliteli mobilyalar üretilir. Ağaç kururken çok az büzülmesinden dolayı dayanıklılığı yüksektir ve tekne, kano yapımı ile banyo zeminleri için oldukça uygun bir malzemedir.

Orta ve Güney Afrika’nın yerli halkı için büyük maddi katkı sağlayan bu ağaçlar son yıllarda fazla miktarda kesilmeye başlandı. Ortalama 12 – 18 metre uzunluğa ulaşan ağaç, koyu kahverengi kalın bir kabuğa, şemsiye şeklinde yayılan dallar ile sarı çiçeklere sahip. (Vasfiye Özcanbaz)

Kategoriler
Yaşam

Yeni annelerin emzirme hakkında bilmesi gerekenler!

Bebeğini emzirmek yeni anneler için özellikle doğru şekilde emzirilmediğinde can yakıcı, can sıkıcı olabiliyor. Ancak emzirme sayesinde vücudunuzun yaşadığı değişimleri anlarsanız emzirmekten mutluluk duyabilirsiniz.

Foxnews’te yer alan habere göre, işte emzirme hakkındaki şaşırtıcı gerçekler:

Anne sütü her zaman beyaz değildir

Anne sütü genellikle beyaz ya da krem rengidir. Fakat aynı zamanda yeşil, mavi, sarı ya da turuncu olabilir. Sütün bir gün koyu kıvamlı, diğer gün ise daha sulu olduğunu fark etmiş olabilirsiniz. Bu normaldir, endişelenmenize gerek yok.

Bir göğsünüz daha fazla süt üretebilir

Bir elinizin daha büyük olabileceği gibi göğüsleriniz de farklı büyüklüktedir. Bu nedenle birinde daha fazla süt üretilebilir. Ancak bu bebeğiniz için sütünüzün yeterli olmadığı anlamına gelmesin. Bununla birlikte her zaman emzirmeye en son emzirdiğiniz memeyle başlayın.

Göğüslerinizi  aşırı derece büyük hissedebilirsiniz

Yeni anne olanlar için bu durum normaldir, çünkü kan göğüslerinize hücum eder ve özellikle başlangıçta göğüsleriniz daha büyük olur. 3 ve 5 gün içinde süt hacim olarak artar ve göğüsleriniz büyür. Göğüslerinizin büyüklüğü cildinizin esnekliğine bağlıdır. Bebeğiniz büyüdükçe ve daha az emdikçe büyümez. Emmeyi kesince hamilelikten önceki haline döner.

Anne sütü sadece göğüs ucundan gelmez

Her göğsünüzde süt üreten 15 ile 25 süt kanalı olduğundan her göğsünüzde süt gelen birkaç tane delik vardır. Göğüs ucunuzda tek bir delik yoktur.

Göğsünüzden süt sızabilir

Böyle durumlarda göğüs pedi kullanın. Özellikle başlarda bebeğiniz ağladıkça emzireceksiniz ve göğüsleriniz aşağıya doğru sarkacaktır. Süt sızmasıyla karşılaşacaksınız.

Çok fazla sütünüz olabilir

Bazı kadınların süt salgılama refleksleri güçlüdür ve süt hızlı bir şekilde gelip her yere fışkırabilir. Hatta bazı bebekler bu akışa ayak uyduramadığı için tıkanabilir. Böyle bir durumda akışı yavaşlatmak için hemşireye, ebeye danışmalısınız.

Duygusal iniş-çıkışlar yaşayabilirsiniz

Süt kanallarınızda bulunan kasların kasılmasını sağlayan oksitosin hormonu sizi sakinleştirebilir ve hatta uykunuzu getirebilir. Güçlü süt salgılama refleksi olan bazı kadınlar yoğun hormonal değişimden dolayı bulantı, halsizlik, terleme ya da kaygı durumu yaşayabilir. Bazı anneler ise çok fazla susuzluk çeker ve suyuna mineraller eklemesi gerekebilir. Siz de bu tür sorunlar yaşarsanız doktorunuza sorun.

Fazladan kalsiyuma ihtiyacınız yok

Süt içmek süt yapımına yardım etmez. Ancak emzirmek kemiklerinizi büzer. Buna rağmen emzirmeyi bıraktığınızda kemik yoğunluğunuz geri gelir. Hatta araştırmalara göre, emzirmek kemik erimesini önleyebiliyor. Uzmanlar, emziren annelerin süt ürünleri, sebzeler, kuru yemişler ve çekirdekler tüketerek günde 1,000 miligram kalsiyum tüketmesini öneriyor.

Daha fazla yiyebilirsiniz ve halen kilo verebilirsiniz

Emzirdiğiniz sürece vücudunuzun fazladan 300-500 kaloriye ihtiyacı vardır. Yeterince yemediğiniz hakkında endişelenmek yerine, vücudunuzu dinleyin ve acıktığınız anda hemen bir şeyler yiyin.

Adetiniz kesilebilir

Biberon maması ya da yalancı emzik kullanmıyor ve sadece emziriyorsanız adetiniz kesilebilir. Bazı kadınlar doğumdan 6 hafta sonra adet görürken, bazıları ise emzirmeyi bırakana kadar adet görmezler. Ancak adet görmemeniz hamile kalamayacağınız anlamına gelmesin. (Vasfiye Özcanbaz)

Kategoriler
Sağlık Yaşam

Anne sütü kansere çare olacak mı?

İsveçli araştırmacılar, anne sütünde bulunan bir maddenin kanser hücrelerini öldürebilme yeteneğine sahip olduğunu keşfettiler.

PLoS One Journal isimli dergide yayınlanan çalışmada, “HAMLET” olarak bilinen maddenin yıllar önce keşfedildiğini belirten araştırmacılar, bugüne kadar bunun insanlar üzerinde denenmediğini açıkladılar.

Anne sütü kansere çare olacak mı?

İsveç’te Lund Üniversitesi tarafından yürütülen deneyde, mesane kanseri hastaları HAMLET ile tedavi edildi. Her tedaviden sonra, hastalar idrarlarındaki ölü kanser hücrelerini dışarıya çıkardılar.

Önceki laboratuar deneyleri HAMLET’in 40 çeşit kanser hücresini öldürebildiğini göstermişti, ancak bu araştırma insanlar üzerinde test edilen ilk çalışma oldu. Araştırmacılar, bir sonraki adımda ise bu maddeyi cilt ve beyin tümörleri üzerinde test edecekler. (Vasfiye Özcanbaz)

 

Kategoriler
Sağlık

Bebeklerde rotavirüs çok tehlikeli!

Dünya çapında en sık ishal nedeni olan rotavirüs, sindirim sistemini etkiler ve özellikle çocuklarda enfeksiyona yol açar. Hastalar virüsü kendileri hasta olmadan ve hasta olduktan 10-12 gün sonraya kadar bulaştırabiliyor.

Tedavide amacın kaybedilen sıvı ve vücut tuzlarını yerine koymak olduğunu söyleyen Liv Hospital Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Nermin Tansuğ, “Bu nedenle bol su verilmeli, anne sütü alıyorsa emzirilmeye devam edilmelidir. Kusmayı engellemek için az ve sık beslenmelidir. Etken virüs olduğu için antibiyotiklerin etkisi yoktur, kullanılmaz” dedi.

Günde 10-20 kez dışkılayabilir

Genellikle virüs alındıktan 2-3 gün sonra ateş ve kusma ile hastalık başlar. Sık sulu ishalle devam eder. Kusma ve ateş genellikle ikinci gün içinde azalır, ishal 3-8 gün devam eder. Günde 10-20 kez bol sulu dışkılayabilir, içinde kan yoktur. Çok sayıda dışkılayan ve sıvı alımı az olan çocuklarda değişen derecelerde su kaybı bulguları ortaya çıkabilir, bu nedenle hastaneye yatış gerekebilir. Hatta böbrek tutulumu olabilir. Damar yolundan sıvı verilebilir. İlk enfeksiyonlar özellikle küçük bebeklerde ağır geçer. Pnömoni, menenjit, karaciğer, böbrek tutulumu yapabilir. Rotavirüs enfeksiyonu geçiren biri tekrar rotavirüs ile enfekte olduğunda yine hastalanabilir. Ancak tekrarlayan enfeksiyon daha hafif seyreder.

Anne sütünün koruyucu etkisi vardır

Enfeksiyon ılıman iklimlerde kış aylarında daha çok görülür. Özellikle iki yaş altındaki çocukları etkiler. İlk 3 ayda nadir olarak görülür. Anne sütünün koruyucu etkisi vardır. 5 yaş üzeri çocuklarda ise tekrarlayan enfeksiyonlar nedeni ile daha az görülür.

Bol sıvı alımı çok önemli

Tanı dışkı tetkiki ile konulur. Tedavide amaç kaybedilen sıvı ve vücut tuzlarını yerine koymaktır. Bu nedenle bol su verilmeli, anne sütü alıyorsa emzirilmeye devam edilmelidir. Kusmayı engellemek için az ve sık beslenmelidir. Ateş varsa ateş düşürücü kullanılır. İshali durdurucu bir tedavi yapılmaz. Etken virüs olduğu için antibiyotiklerin etkisi yoktur, kullanılmaz.

Aşısı ağızdan uygulanıyor

Son yıllarda geliştirilen aşılar enfeksiyon oranlarını, ağır hastalıkları ve hastaneye yatışları azalmaktadır. Bu aşılar 2,4 ve 6’ncı aylarda ağızdan uygulanır. Aşı dışında etkili bir korunma yolu yoktur. Sabunla el yıkama virüsü öldürmez ancak enfeksiyonun yayılmasını azaltır.

Kategoriler
Sağlık

Başarılı bir emzirmede işin sırrı rahatlamada

Bebeklerin sağlıklı beslenmesinde anne sütünün önemi her fırsatta anlatılmaya çalışılırken, başarılı bir emzirmenin sırrının annelerin rahatlaması olduğu belirtildi.

Bilimsel çalışmalar, süt miktarı ve akışının, annenin psikolojik durumu ve stres seviyesi ile yakından ilişkili olduğunu ortaya koyuyor. Bu nedenle annelerin ev atmosferini yaşatacak, rahatlatıcı bir mekanda, emzirmeden önce 10–15 dakika nefes egzersizi yaparak ve rahatlatıcı bir müzik eşliğinde emzirmesi ya da süt sağması öneriliyor.

ANNE SÜTÜNE DEVAM

Yeni doğum yapan annelerin yüzde 50’sinin emzirme ile ilgili sorunlar yaşadığı bu zorlu süreçte, emziren annelerin yarısı ilk 8 ayda yeterli sütleri olmadığını düşündükleri için emzirmeyi bırakıyor. Çalışma hayatına geri dönme zorunluluğu ve tıbbi sorunlar gibi etkenler ise annelerin emzirmeyi bırakmasının diğer sebepleri arasında. Rahat bir ortamda emzirebildiklerini ileten annelerin süt miktarının arttığı gözlenirken, her 10 kadından 1’i mahremiyetin olmadığı alanlarda emzirmeyi rahatsız edici bularak emzirmeye son veriyor.

BEBEK KRONİK HASTALIKLARA DİRENÇLİ OLUYOR

DSÖ tarafından ilk altı ayda öncelikli beslenme şekli olarak önerilen anne sütü üzerine yapılan araştırmalar, daha uzun süre anne sütüyle beslenen bebeklerin, daha kısa süre beslenmiş ya da hiç beslenmemiş bebeklere oranla enfeksiyona ve kronik hastalıklara karşı daha dirençli olduğunu ortaya koyuyor.

 

Kategoriler
Yaşam

Bebeğiniz anne sütü almak istemiyor mu?

Bebekler çeşitli nedenlerden dolayı kısa süreli de olsa anne sütü almak istemeyebilir. Ancak bu bebeğinizin artık anne sütüne ihtiyacı olmadığı anlamına gelmemeli.

HealthDay’in haberine göre, bebeğinizin niçin birkaç günlüğüne de olsa anne sütüne ara verdiği konusunda muhtemel nedenlerin listesini açıklıyor:

Yeni gıdalar veya beslenme değişiklikleri sütün tadını değiştirebilir.

Bebeğinizin dişleri çıkıyor olabilir ve emmek dişetleri için acı verici olabilir.

Stresli olabilirsiniz ve bebeğiniz de bunu anlayabilir.

Çeşitli nedenlerden dolayı bebeğinizi emzirme saatlerini değiştirmeniz onu etkileyebilir.

Bebeğiniz kazayla göğüs ucunuzu ısırdığında yüksek sesle bağırırsanız onu korkutursunuz.

Parfümünüzü ya da deodorantınızı değiştirirseniz bebeğiniz bu farklı kokuyu ayırt eder.

Bebeğiniz kulak enfeksiyonu geçiriyor olabilir, burnu tıkanmış olabilir. Buna benzer durumlar emmesini acı verici ya da rahatsız bir hale getirebilir. (Vasfiye Özcanbaz)