Kategoriler
Yaşam

İyimserliğin fazlası kilo vermeye engel

İyimserliğin aşırı kiloluların kilo vermesini kolaylaştırmasının yanında, aşırı iyimserliğin bu durumu ters çevirerek  kilo verme girişimini engellediği ortaya çıkarıldı.

BioPsychoSocial Medicine isimli tıp dergisinde yayınlanan araştırmaya göre, hem şişman hem de mutlu olanların zayıflama programlarına daha az cevap veriyor. Araştırmada, fazla iyimser olmanın kilo vermeyi güçleştirirdiği, sağlık durumuyla ilgili biraz kötümserlik ve endişenin ise zayıflamaya olumlu etkileri olduğu açıklandı.

Programına katılan 101 erkek ve kadın üzerinde gerçekleştirilen araştırmada, hastalara altı aylık zayıflama programına başlamadan önce ve sonra sorular soruldu. Çalışma, zayıflama programının başında durumunun bilincinde olan ve halinden kısmen rahatsız olanların daha kolay kilo verdiğini gösteririrken, başlangıçta hallerinden memnun olanların kilo vermekte zorlandığı ortaya çıktı. Hallerinden memnun olan hastaların, girişkenlik ve iyimserlik özellikleri gösteren “özgür çocuk” (FC-free child) egosuna sahip oldukları ve bu grubun kilo vermede zorlandığı kaydediliyor. Rapora göre, “A” (adult) “yetişkin” egosuna sahip, yani sorumlu kişilerin ise daha kolay kilo verebildiği belirtiliyor. (Vasfiye Özcanbaz)

Kategoriler
Sağlık

Aşırı kilo kısırlığa sebep oluyor

Kısırlığın birçok sebebi olmakla birlikte kadınlar ve erkekler için en yaygın risk faktörlerinden biri obezite. Fazla kilolar, gerek doğal gerekse yapay döllenmede de başarı şansını azaltıyor.

Prof. Dr. Halil Coşkun, aşırı kilo ve kısırlık ilişkisi hakkında önemli bilgiler verdi.

AŞIRI KİLOLU KADINLARDA DÜŞÜK İHTİMALİ DAHA FAZLA

“Bilimsel çalışmalar, fazla kilolu ya da obez olan kadınların, hamile kalmada normal kadınlardan daha fazla güçlük çektiklerini ortaya koyuyor. Hamilelik oluştuktan sonra da obez kadınlarda düşük oranı daha yüksektir. Fazla kilolu olmak, kadınlarda ve erkeklerde üreme sürecini etkileyen anormal hormon bozukluklarına yol açabilir.

ERKEKTE 10 KİLOLUK ARTIŞ, KISIRLIĞI YÜZDE 10’A YÜKSELTEBİLİR

Amerika Ulusal Çevresel Sağlık Bilimleri Enstitüsü (AUCSE) tarafından yürütülen çalışmalar, vücut kitle indeksinde aşırı artış olan erkeklerin, kısırlık olasılıklarının, normal kilodaki erkeklerden önemli ölçüde yüksek olduğunu gösteriyor. AUCSE verileri, bir erkeğin kilosundaki 10 kg’lık artışın, kısırlık olasılığını yüzde 10’a kadar artırabileceğini ileri sürmektedir. Bu çalışma fazla kilolu erkeklerin testosteron düzeylerinin, normal kilodaki erkeklerinkinden yüzde 24 daha düşük olduğunu göstermiştir. Bu oran obez erkeklerde yüzde 26’lara yükselmektedir.

TÜP BEBEKTE BAŞARI ORANI YÜZDE 22

5 bin 800 yapay döllenme girişimi üzerinde yapılan araştırma, başarı oranının obez kadınlarda, fazla kilolu ve normal kilolulardan düşük olduğunu söylüyor. Yapay döllenme sonrası gebe kalma olasılığı, normal kilolu kadınlarda yüzde 30’dan fazla iken aşırı kilolularda yüzde 22 çıkmıştır. Bu alanda yapılan araştırmaların işaret ettiği gibi aşırı kilolu kadın ve erkeklerin, ideal kiloya ulaşmaları anne baba olma hedeflerini desteklemektedir.

OBEZİTE AMELİYATINDAN 18 AY SONRA HAMİLE KALINMALI

Diyet, ilaç tedavisi, egzersiz programları gibi seçenekleri denediği halde fazla kilolarından kurtulamayan kişiler, obezite cerrahisi yöntemleriyle daha sağlıklı bir bedene kavuşabilirler.

Obezite cerrahisini, Vücut Kitle İndeksi 40’ın üzerinde olanlarda ya da Vücut Kitle İndeksi 35-40 arasında olup hipertansiyon, uyku apnesi gibi yan hastalıkları bulunanlarda tercih ediyoruz. Tüp Mide, Gastrik Bypass ve Mide Balonu gibi cerrahi uygulamalarla sevindirici sonuçlar alıyoruz. Kilo kaybıyla birlikte Tip 2 Diyabet, Kolesterol, Karaciğer Yağlanması ve Hipertansiyon gibi kiloya bağlı sağlık sorunlarında da iyileşme sağlanıyor.

Obezite cerrahisinin ardından gebe kalmak isteyen kadınlara 18 ay beklemelerini tavsiye ediyoruz. Beslenmede önemli bir değişik olduğu için verilen kilonun sabitlenmesi vücudunun yeni bir dengeye kavuşması için bu süre gereklidir. Ameliyat sonrasında kadınlarda B12, demir, kalsiyum ve D vitamini eksiklikleri görülebilir. Annenin ve bebeğin yeterli besini alabilmesi çok önemli… Kilo kaybının hızlı olduğu dönemde gebe kalmaktan özellikle kaçınmak gerekir. Gebelik zamanını doktorunuzla birlikte belirlemeniz önerilir.”

Kategoriler
Yaşam

Kilo almamak için bilmeniz gereken 13 konu

Aşırı kilo problemi olanların görüşleri alan ve tüm çalışmaları inceleyen geniş bir araştırma yapan bilim adamları, kiloların arkasında yatan düşünceleri belirledi.

Genlerin, hormonal dengesizliğin ve hatta virüslerin obezitede rol oynadığı biliniyor. Güney Carolina Üniversitesi’nden egzersiz bilimi ve epidemiyoloji profesörü Steven Blair, son yapılan çalışmaları dikkatle inceleyip, obezite biliminde uzman klinisyenlerle görüştü ve kilolarıyla başa çıkmaya çalışan gerçek yaşamdan insanları dinleyip bir sonuca ulaştı.

İşte aşırı Prof. Blair’in çalışmasına göre aşırı kiloların arkasında yatan gerçekler:

Kilolar gerçekten genetik: Bazı araştırmalara göre kişinin genetik yapısı, onun iştahını, metabolizma hızını veya vücuttaki yağ birikme oranını belirler ve obeziteye olan yatkınlığında rol oynar. Son zamanlarda yapılan araştırmalara göre, FTO geni başka önemli genleri kontrol etmekle görevli. Bunun yanı sıra bilimadamları, FTO geninin beynimizde iştahı ve doyumluluğu kontrol etmekle görevli olan hipotalamus bölgesinde aktif olduğunu keşfettiler.

Bazı insanlar daha fazla yağ hücresine sahip: Bazılarımız diğerlerine göre iki katı yağ hücresine sahip olabiliyorlar. Yeni yağ hücreleri çocukluk boyunca beliriyor, fakat ergenlik dönemiyle durmuş gibi görünüyor. Bu hücreler 2 yaşlarında çoğalmaya başlıyor. Eğer çocuklarda kalori alımı sınırlanmazsa bu hücrelerin büyüme oranı çok hızlı olabiliyor.

Metabolizmanı değiştirebilirsin: Helsinki üniversitesi Merkez Hastanesi’ndeki araştırmacılar, biri zayıf diğeri şişman olan ikizleri incelediler ve şişman olan ikizdeki yağ hücrelerinin yağ yakımını zorlaştıran metabolik değişim geçirdiklerini öğrendiler. Grup 5 kiloluk kazancın metabolizmayı yavaşlatabileceği konusunda şüpheliler. Araştırmacılar, hareketli olunmasını söylüyorlar. Merdiven kullanmak, oturma pozisyonunuzu değiştirmek hatta içecek almak için mutfağa gitmek bile enerji yakmak demektir.

Stres sizi şişmanlatır: Stresli durumlar karbonhidratça zengin gıdalar için arzularımızı harekete geçirir. Stres hormonu aynı zamanda yağ depolarına hız verir. Stresten korunmak için sosyal etkinliklere katılabilir ya da ailenizle kaliteli zaman geçirebilirsiniz.

Annenizin hamileliği sizin kilonuzu belirliyor: Annenin sigara içmesi düşük doğum ağırlığı riskini artırıyor ve alkol ise bebeğin beynine zarar veriyor. Aynı zamanda annenin tükettiği şekerli ve yağlı yiyecekler de bu etkiyi yapıyor. Kilolu annelerin yüksek glikoz seviyesine ve serbest yağ asitlerine sahip oldukları belirtiliyor. Bu nedenle kilolu annelerin bebekleri de kilolu oluyor.

Fazla uyuyun, daha fazla kilo verin: Daha fazla uykuyla, daha çok tokluk hissi duyarsınız. Ve bu şekilde kendiliğinden kilo verebilirsiniz. Chicago Üniversitesi’nden araştırmacılar, uyku yoksunluğunun leptin (tok hissetmenize yardım eder) hormonunda düşüşü ve ghrelin (iştah arttırıcı) hormonunda ise artışını tetikleyerek hormon dengesini bozduğunu belirtiyorlar. Uyku en ucuz ve kolay obezite tedavisidir.

Eşinizin ağırlık sorunları: Araştırmaya göre, kilo kazancı ve kaybı bulaşıcı olabiliyor. Eşlerden biri obezse diğeri de yüzde 37 obez olabiliyor.

Bir virüs obeziteye yol açabilir: Adenovirusler solunum yolundan mide, bağırsak problemlerine kadar çeşitli hastalıklardan sorumludur. Kök hücreler de virüslerle enfekte oldukları zaman yağ hücrelerine dönüşüyorlar. Virüsler yağ hücrelerinin sayısını artırıyor.

Kurabiyeler gerçekten bağımlılık yapabiliyor: Yiyecekler bağımlılık yapmazken, kokain ya da alkol bağımlılık yapıyor. Ancak geçtiğimiz yıllarda bilim adamları esrarengiz benzerlikler buldular. Obez insanlar daha fazla dopamin reseptörüne sahip olurlarsa, daha fazla yeme ihtiyacı duyacaklar.

Kulak enfeksiyonları tat almanı bozabilir: Aşırı kilolu ve aynı zamanda kulak enfeksiyonu sorunu olanların tat alma duyularına ve yiyeceklerin yapısına daha fazla dikkat etmeleri gerekiyor. Şeker yerine meyve, margarin yerine zeytinyağı gibi basit sağlıklı ikameler daha dengeli beslenmeye ve daha az kilo almana yardımcı olabilir.

Antioksidanlar aynı zamanda anti-yağdır: Uzmanlar, oksitlenme moleküllerinın tokluk hissi veren hücrelere hasar verdiğini söylüyorlar. Bir şey yediğimizde serbest kökler su yüzüne çıkıyor. Renkli, antioksidan açısından zengin meyve ve sebzeler yemek gerekiyor.

Herhangi bir diyet uygulayın: Her diyetin sağlıklı yemeyle ilgili 4 temel kuralı vardır; trans ve doymuş yağlardan uzak durun; lifli ve kuru bakliyat tüketin; yağsız protein yiyin; sebze ve meyvelerle beslenin.

Şişman veya formda olabilirsiniz: Sağlınız için haftada 5 gün yarım saatlik düzenli fiziksel aktivite yapmalısınız. Asansör kullanmak yerine merdivenleri tercih edin, yakın mesafelerde otobüsle gitmek yerine yürüyün, yürümek için arabanızı birkaç blok ileriye park edin. Bunlar da formunuzu korumanıza yardımcı olacaktır. (Vasfiye Özcanbaz)

Kategoriler
Sağlık

Kilo verdiren enzim keşfedildi, aşırı kilo tarihe karışacak

Yapılan yeni bir araştırma ile beyindeki bir enziminin azalmasının iştahı kestiği, enerji verdiği ve kilosunu kontrol altına almaya çalışan insanlara yardımcı olduğu belirlendi.

Journal of Clinical Investigation isimli dergide yayınlanan çalışmada, prolilkarboksipeptidaz isimli enzim, açlığı azaltan vücut kimyasalı olan alfa melanosit uyarıcı hormonu (alfa-MSH) düzenliyor. Eğer PRCP enzimi engellenirse, alfa-MHS seviyesi yüksek kalıyor ve iştahı frenliyor.

Yale Üniversitesi’nden araştırmacılar, farelerde PRCP’yi engellediklerinde, kemirgenlerin kilo verdiğini, enerji seviyeleri korunduğunu ve tip 2 diyabet hastalığının gelişme riskinin azaldığını gördüler.

Hatta, yağlı yemekler ile fast-food yiyen farelerde bile PRCP engellenince, farelerin normal şekilde beslenen farelerden daha az kilo artışı olduğu belirtildi. Araştırmacılar, bulgularının obezite ve tip 2 şeker hastalığı gibi metabolik bozuklukların tedavisinde ilaçlar geliştirmek için yeni hedefler sağlayacağını söylediler. (Vasfiye Özcanbaz)