Kategoriler
Sağlık

Mevsim geçişlerine dikkat, özellikle çocuk hastaların sayısı artıyor

Mevsim değişimlerinin yoğun olarak yaşandığı bahar aylarında özellikle çocuklar daha çabuk hastalanıyor. Yüksek ateş, halsizlik, öksürük gibi belirtilerle başlayan grip, çocuklarda en sık görülen hastalıkların başında geliyor. Peki çocuğunuz hastalanırsa neler yapmalısınız?

Bahar ve kış ayları, özellikle okul çocukları için hastalıklar açısından büyük risk taşıyor. Çocuklar üst solunum yolu enfeksiyonlarına daha sık yakalanıyor, grip çocuklar arasında zincirleme bir şekilde yayılmaya devam ediyor. Memorial Antalya Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Erkan Uçlar, çocuklarda grip hastalığı hakkında bilgi verdi.

Grip  tedavi edilmezse, hızla ilerliyor

Grip, çocuklarda yetişkinlere benzer belirtiler göstermekle birlikte daha hızlı seyredebilir. Özellikle bağışıklık sistemi yetişkinlere göre daha zayıf olan çocuklarda, grip hızlı bir şekilde zatürre ve bronşite kadar ilerleyebilir. Yüksek ateş, karın ağrıları ve özellikle kusma çocuklarda daha şiddetli olmaktadır. Kusma nedeniyle vücuttaki sıvı kaybı da fazla olduğu için hastanede tedavi edilmesi gerekebilmektedir.

Çocuk iyileşmeden okula gönderilmemeli

Grip tanısı konulan bir çocukta 5 gün süren yüksek ateş olabilir. Özellikle ateşli döneminde çocuğu okula göndermemek ve izole bir şekilde bakımını sağlamak gerekmektedir. Yaklaşık 5 – 7 gün boyunca çocuklar evde sağlıklı beslenmeli ve doktorunun verdiği ilaç tedavisi uygulanmalıdır. Bir hasta çocuğun tüm sınıfı olumsuz yönde etkileyeceği ve hasta edebileceği unutulmamalıdır.

Sık sık ateşi kontrol edilmeli

Grip tanısı konulan bir çocuğun ateşinin 5 gün sürmesi ve düşmemesi normal kabul edilmektedir. Ancak ateş 5 günden uzun sürüyorsa, çocukta genel durumu çok iyi değilse, solunum sıkıntısı, öksürük, nefes daralması, ciddi bir orta kulak ağrısı varsa o zaman tekrar hekime başvurulmalıdır.

Peki korunmak için neler yapmalısınız?

  • Evde grip olan bir kişi varsa o kişi sağlıklı olanlardan uzak durmalı
  • Ev sık sık havalandırılmalı
  • Eller düzenli olarak yıkanmalı
  • Başta havlu olmak üzere ortak eşya kullanımı kısıtlanmalı
  • Sıvı alımı artırılmalı
  • Koruyucu madde içermeyen besin grupları tüketilmeli
  • Çocuğunuz hastalanmadan testlerini yaptırın

Çocuğunuzun bağışıklığını güçlendirmelisiniz

Bir kez grip olan çocuk, mikrobu aldığı için bir daha kolay kolay hasta olmaz. Ancak yine de okulda sıra arkadaşının hasta olması çocuk için bir risktir. Bu tür durumlarda da özellikle sık hastalanan çocuklar için kapsamlı tetkiklerin yaptırılması ve bağışıklığının daha fazla güçlenmesi için doktor önerisiyle gerekli tedavinin başlatılması gereklidir. D vitamini eksikliğine bağlı olarak bağışıklık sistemi güçsüzse, doktor önerisiyle eksik olan kan düzeyine bakılarak, yaşa uygun bir şekilde D vitamini takviyesi yapılmalıdır.

Kategoriler
Sağlık

Ateşli çocuğa bunları yapmayın

Bebeklerin ve çocukların ateşlenmesi anne ve babaları en çok endişelendiren konuların başında geliyor. Doktora ne zaman gidileceği ve ateşi düşürmek konusunda telaşa kapılan ebeveynler bazen çocukların sağlığını tehlikeye sokacak yanlışlar yapabiliyorlar.

Çocuklarda ateş ve yapılması gerekenler konusunda bilgi veren Memorial Hizmet Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Pınar Atla, ailelerin ateşi düşürmek için çocuklara asla antibiyotik vermemeleri gerektiğini vurguladı.

Doktor önermedikçe antibiyotik kullanmayın

Çevre sıcaklığında değişimlere rağmen vücut ısısı beyinde bulunan ısı ayarlayıcı merkez tarafından düzenlenmektedir. Enfeksiyon veya farklı nedenlere bağlı olarak ortaya çıkan pirojenler beyinde bulunan hipotalamusa etki ederek ateşe neden olmaktadır. Pirojenler ateşin ortaya çıkmasına sebep olurken bir yandan da ateşe yol açan nedene karşı vücut bağışıklık sisteminin uyarılmasını sağlamaktadır. Vücudun bağışıklık yanıtının bir parçası olan yüksek ateş, bir hastalık değil bir belirtidir. Ateşli bir çocuğun tedavisi sırasında önemli olan altta yatan nedene yönelik özgül tedavinin doğru zamanda başlanmasıdır. Ateşi düşürmek için doktor tavsiyesi olmadan antibiyotik kullanmak ise ailelerin en sık düştüğü hataların başında gelmektedir.

Çocuğunuzun ateşini doğru ölçtüğünüzden emin olun

Çocuğun vücudunun sıcak olması her zaman ateşi olduğu anlamına gelmemektedir. Erişkinlere göre vücut ısısı daha yüksek olan çocuklarda, yaş, aktivite, çevre ısısı ve giysilerine bağlı olarak değişkenlik gösterebilmektedir. Bu bakımdan çocuğun ateşinin doğru ölçülmesi önemlidir. Çocuklarda ateş koltukaltından, makattan ve kulaktan ölçülebilir ağızdan ölçüm önerilmemektedir. Koltukaltından 37,4 ve üzeri, makattan 38 ve üzeri, kulaktan ise 37,6 ve üzeri olan değerler yüksek ateş olarak kabul edilmektedir.

Ateşle birlikte çocuğunuzun genel durumunu da gözlemleyin

Ateşin yükselmesiyle birlikte vücudun enerji tüketimi de artmaktadır. Solunum sistemi daha hızlı çalışır, kol ve bacaklardaki damarları büzülerek bu bölgelere giden kan akımı azalırken beyin, kalp gibi hayati organlara daha fazla kan gönderilmektedir. Vücut alacalı, mermerimsi bir görüntü alır, kol ve bacaklarda soğukluk olmasına rağmen gövdede sıcaklığın yüksek olduğu görülmektedir. Ateşli bir çocuğu değerlendirirken ateşin yüksekliğinden çok çocuğun genel durumu önemlidir. Ateşin ne kadar yüksek olduğu her zaman hastalığın ciddiyeti ile orantılı değildir. Çocuklarda ateşin en sık nedenlerinden olan basit viral enfeksiyonlar, 39-40 dereceye varan yüksek ateşe neden olabilirken ciddi bazı hastalıklarda çok yüksek ateş görülmeyebilmektedir.

Uzun süre geçmeyen ateşi ihmal etmeyin

0-3 ay arası bebeklerde normalin üzerindeki her ateş için beklemeden doktora başvurulmalıdır. Daha büyük çocuklar için çocuğun genel durumu cilt rengi solunumunun düzenli, bilincinin aktif olup olmadığı beslenebilmesi gibi durumlar yol göstericidir. Bununla birlikte;

Ateş 39 derecenin üzerine çıkıyor ve 72 saatten daha uzun sürüyorsa
Ateşle birlikte sürekli ağlama, inleme ve huzursuzluk hali varsa ve ateş düşmesine rağmen huzursuzluğu devam ediyorsa,
Daha önce havale geçirmişse
Ateşle beraber cildinde kırmızı mor döküntüler oluşuyorsa,
Sürekli uyuklama hali, bilinç bulanıklığı
Ön bıngıldağında atma ve kabarıklık durumu varsa
Ağız mukozasında kuruluk, gözyaşının olmaması, göz küresinde ve bıngıldakta çöküklük gibi sıvı kaybı bulguları varsa
Zor ve sık nefes alma ense sertliği, devamlı kusma, sık ishal gibi durumlar varsa vakit kaybetmeden mutlaka doktora başvurmak gerekir.

Yüksek ateşte yapılması gerekenler;

1. Çocuğun bulunduğu ortam serinletilmeli, oda ısısı 21-22 derecede tutulmalıdır. Oda ısısını ayarlayabilmek için havalandırma cihazları ve klima kullanılabilir. Ama çocuğun direk olarak hava akımının karşısında bırakılmamasına dikkat edilmelidir.

2. Çocuğun üzerinde hafif ve gevşek giysiler olmalı, kalın örtülerle üzeri örtülmemelidir.

3. Islak ılık bezlerle kompres yapılmalıdır. Alkol veya sirke ile pansuman yapmak, soğuk duş aldırmak yanlış uygulamalardır.

4. Ateş, vücutta sıvı kaybına yol açar; bu nedenle bol ılık sıvı gıda verilmelidir.

5. Doktorun önerdiği ateş düşürücü şuruplar çocuğun yaşına ve kilosuna uygun olarak verilebilir.

6. Ağır karaciğer hasarına yol açabileceğinden dolayı çocuklarda ateşli hastalık sırasında ateş düşürücü olarak aspirin verilmemelidir.

7. Soğuk değil Ilık su ile banyo yaptırılmalıdır buzlu su uygulaması doğru değildir.

Kategoriler
Yaşam

Çocuğunuz grip mi nezle mi?

Havalar yavaş yavaş ısınmaya başladı. Baharı karşılamaya hazırlandığımız bu günlerde havaların soğuk gitmesi en çok çocukları etkiliyor. Soğuk algınlığı ailelerin korkulu rüyası.

Soğuk algınlığı halk arasındaki ismi ile nezle bazı solunum yolu virüslerinin neden olabildiği solunum yolunun giriş bölgelerinin burun bölgesinin akut hastalığıdır. Burun akıntısı, burun tıkanıklığı eşlik eder, ancak yüksek ateş ve sistemik ağır bulgular pek gözlenmez.

Okan Üniversitesi Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Emin Ünüvar’a çocuklarda en sık görülen soğuk algınlığı hastalığı hakkında merak edilenleri sorduk.

Soğuk Algınlığının Belirtileri Neler?

Soğuk algınlığında bulgular hafiftir, ciddi boyutlarda değildir. Bu nedenle hemen doktora başvuruya gerek yoktur. Hastalık kendisini 5-7 gün içerisinde sınırlandırır. Yüksek ateş çoğu kez eşlik etmez. Etken virus olduğu için de kesin tedavi edici bir ilaç bulunmamaktadır.

Soğuk Algınlığında Antibiyotik Yasak!

Bir süre istirahat, beslenmeye dikkat edilmesi, burun temizliği ve açık tutulması, bazı burun spreylerinin kullanılması yeterli olacaktır. Asla antibiyotik kullanılmamalıdır. Hiçbir faydası olmadığı gibi ilaca bağlı istenmeyen etkiler oluşabilir, gereksizdir.

Grip nedir?

Grip, tıptaki ismi ile influenza grip virüslerinin (influenza virüsleri) neden olduğu kış döneminde daha sık görülen, çok bulaşıcı, salgınlar yapabilen bir hastalıktır. Influenza insanda görüldüğü gibi domuz, at, gibi memelilerde de görülebilir. Influenza virüslerinin ana konağı kanatlılardır. Bu nedenle bazı grip etkenleri kuşlarda görüldüğü için kuş gribi gibi tanımlar almaktadır. Kuşlardaki kuş gribi, insanlardaki de mevsimsel grip olarak bilinir. Grip ciddi bir hastalıktır, ölüme neden olabilir. Küçük süt çocukları, yaşlılar, bağışıklık sistemi bozuk olanlar, gebeler hastalık ciddiyeti taşıyan riskli grupları oluşturur.

Çocuğu Gribe Yakalananların Yapması Gerekenler Neler?

Gripten korunmanın temel yolları hijyene dikkat edilmesi, el yıkama alışkanlığın olması, beslenmeye dikkat edilmesi, ev ortamlarının yeterince havalandırılması olarak sıralanabilir. Grip aşısı da korunmada etkin olan bir yöntemdir. Grip aşısı özellikle riks grupları başta olmak üzere yaşı 6 ayın üzerindeki çocuklara uygulanabilir. Diğer aşılardan bir farkı bulunmamaktadır. Hastalığı önler, ciddi seyretmesine engel olur, hastaneye yatışları da azaltmaktadır. Gribe yakalanılmış ise istirahat, beslenmenin devam edilmesi, sıvı alımının sağlanması çoğu kez yeterlidir. Gribe karşı etkin bir ilaç günümüzde bulunsa da ciddi vakalarda, risk gruplarında tercih edilmelidir.

Ateş için vücut ısısının kaç olması gerekir?

Koltuk altı bölgesinden olan ölçümlerde 37.5 C nin üzeri, kulaktan ölçümlerde 38 C nin üzeri ateş olarak tanımlanır. Ateş zararlı bir özellik değildir. Tersine yararlıdır. Bu nedenle hemen ateş düşürücülere sarılmak yanlıştır. Ateş ciddi düzeylerde ise antipiretikler kullanılabilir. Ateş düşürücüler ne hastalığın seyrini değiştirir, ne ateşli havaleleri önleyicidir. Buna karşın ateşli çocuk huzursuzdur, dolaşım değişiklikleri gözlenir rahatsız edicidir.

Ateş Çıktığında Ne Yapılmalı?

Ateşli olan çocuğun üzeri soyulmalı, fazla sıcak bir ortamda tutulmamalı. Ilık ılık suyla deriye ıslak uygulama yapılması ateşi düşürebilir. Çocuğun su dengesi korunmalı ve su verilmelidir. Bunlara karşın ateşin kontrol edilemediği durumda vakit kaybetmeden hekime başvurulmalıdır.

Kategoriler
Sağlık

Çocuğunuzda belirtilere dikkat! 5. hastalık olabilir

Kış aylarında artış gösteren ve çocuklarda sık görülen rahatsızlıklardan biri olan beşinci hastalık,  halk arasında “tokatlanmış yanak sendromu” olarak biliniyor. Belirtilere dikkat edin, tedavi edilmezse başka hastalıklara davetiye çıkarabiliyor.

5. hastalıkta yanaklarda yaygın olarak kızarıklık görüldüğünü söyleyen Memorial Şişli Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Özlem Okutan, beşinci hastalık ve tedavisi hakkında şunları söyledi:

Hastalık, alerjik hastalıklarla karıştırılabiliyor

5. hastalık, iyi seyirli, döküntülü hastalıklardan biridir. Özellikle kış aylarının başlarında sık görülmektedir. Ateş, halsizlik ve döküntü ile kendini gösterir. Döküntüler oldukça yoğun ortaya çıkabilir. Alerjik, ürtikeryal döküntülerle ya da diğer döküntülü hastalıklarla karıştırılabilir. Bunun için şu belirtilere dikkat edilmelidir:

Ateş
Halsizlik
Özellikle yanak bölgesinde kızarıklık ortaya çıkar. Döküntü yüzden başlar ve sanki bir selülit gibi geniş bir alanı tutar. Alerjideki gibi dağınık ve düzensiz bir görüntü değildir.
Kızarıklık kalıcı iz bırakmıyor

Döküntüler en çok 7 günde geçiyor

Hastalığın neden olduğu kızarıklık kalıcı bir iz bırakmaz. 2-3 gün içerisinde döküntüler solar ve kaybolur. Kaşıntı genellikle olmaz. Döküntüler baş bölgesinden başlar, aşağıya doğru yayılım gösterir. 2-3 gün içerisinde, en fazla da 7 günde bu döküntüler solup kaybolur. Ailelerin bu süreçte en azından 1-2 gün çocuğu okula göndermemesi gerekir. Çocuğun dinlenmesi ve bulaştırıcılık riskinin azaltılması açısından bu konu önemlidir.

Aileler hastalık hakkında bilinçli olmalı

Bütün çocuklarda görülebilen beşinci hastalığın bağışıklığın zayıf ya da güçlü olması ile birebir ilişkisi bulunmamaktadır. Özellikle okul çocuklarında daha yoğun görülür. Süt çocuklarına nazaran kreş yaşından sonra görülme sıklığı artmaktadır. Her viral döküntülü bir hastalık başka bir hastalığın kapısını aralar. Bağışıklığı biraz daha düşürür. Bu açıdan ailenin bilinçli olması ve çocuğun doğru takip edilmesi önemlidir.

Döküntü olmadan da hastalık bulaşabiliyor

Bulaşma riski yüksek olan beşinci hastalık, döküntüler ortaya çıkmadan önce de bulaşabilir. Hastalık, tükürük ve damlacık yoluyla yayılır, nefesle de taşınır. Döküntü ortaya çıkmadan da çocuklar birbirine bu hastalığı aktarabilmektedir. Döküntü esnasında suçiçeği ya da kızamık kadar yoğun bulaştırıcılık riski olmasa da her döküntülü hastalık gibi dikkatli olunmalıdır.

Suçiçeği ile kolaylıkla ayırt edilebilir

Döküntüler yüzde, ellerde, kollarda ve bacaklarda ve gövdede görülür. Suçiçeği ve el-ayak-ağız hastalığı benzer virüslerdir. Sinek ısırığı gibi başlar, içi su dolu küçücük keseciklere döner. 5. hastalık gibi yaygın, ciltte herhangi bir açıklık ya da kuruluğa yol açmayan, özellikle yanaklarda daha birbiriyle birleşik, gözde de kabarık olmayan makül denilen, cildin altında pembe kızarıklıklar şeklinde alerjik döküntüye daha çok benzer ama suçiçeği ile ters döküntülerdir. Bu bakımdan ayırt edilmesi son derece kolaydır.

Tedavi edilmezse başka bir hastalığa davetiye çıkarıyor

Beşinci hastalığın tedavisi belirtilere göre planlanmaktadır. Döküntüler eğer hastayı rahatsız edecek seviyeye geldiyse alerji ilaçları ile döküntülerin daha hızlı solması sağlanabilir. 1–2 gün istirahat edilmesi önemlidir. Zamanında tedavi edilmezse çocukta üst solunum yolu enfeksiyonları, orta kulak iltihabı, grip ve diğer ateşli hastalıklarla ilgili riskler artmaktadır.

Ateşin kontrol altına alınmalı

Çocuklarda ateş konusunda dikkatli olunmalıdır. Bir hastalığın çoğu zaman ön habercisi ateş olur. Viral hastalıklarda özelikle beşinci hastalıkta döküntüyle birlikte ateş görülür ancak birkaç gün içerisinde hem döküntü hem ateş ortadan kalkar. Fakat daha sonra yeni bir ateş daha görülüyorsa altta yatan farklı bir neden var mı diye düşünülüp başka hastalıklar açısından da değerlendirme yapılması gerekebilir. Mümkün olduğunca genel halinden emin olunan, 48 saat kadar ateşi normal olan ve döküntüleri artık olmayan çocuklar okula gidebilir.

Kategoriler
Yaşam

Sağlıklı ve lezzetli ızgaranın 6 yolu

Izgara, sağlıklı bir pişirme yöntemi olmasının yanı sıra yiyeceğe pişme sırasında özel bir lezzet katar. Ayrıca, ızgarada pişen yiyecekler şeker hastalığı olan kişiler için faydalıdır.

İşte daha lezzetli ızgaranın 6 yolu

-Yağlı et ve köftelerden kaçının ve ızgaranızı deniz ürünleri ve yağsız et parçalarıyla doldurun. Yağlı köftle ve sucukları yemek zorunda değilsiniz. Tavuk, balık, sığır filetosu ya da bonfile gibi daha sağlıklı seçenekleri tercih edebilirsiniz.

-Tavuğunuzun derisini yüzün. Böylece kalori ve doymuş yağdan kurtulacaksınız. Doymuş yağ kalp hastalığı riskini artırıyor.

-Etlerinizi sirkeli suda marine edin. Böylece, sirke, zeytinyağı, limon suyu, sarımsak, çeşitli baharatlar ile kendi karışımınızı hazırlayabilirsiniz.

-Izgara kolay görünebilir. Ancak, ızgaranın nasıl yapıldığını biliyorsanız kolaydır. Bir parça eti ne sıklıkta çevireceğinizi ve bunu ne zaman yapacağınızı biliyor musunuz? Buna benzer basit ızgara sırlarını öğrenerek, daha eğlenceli, sağlıklı ve güzel ızgaralar yapabilirsiniz.

-Biraz kabak, patlıcan, mantarı da şişe dizebilirsiniz. En sevdiğiniz sebze ve meyvelerin çoğu, ızgaraya konduğunta yeni bir lezzetle sizi büyüleyecektir. Bunları ızgaraya koymadan önce biraz zeytin yağı sürün.

-Yiyeceklerinizin lezzetli olması için paketler içinde ızgaraya koyabilirsiniz. Akşam yemeğinizi ızgarada yapmak mangalda pişmiş et ya da közlenmiş mısır olması anlamına gelmiyor. Pakette pişirmek, ızgara üzerinde değişik yemekler yapmanıza imkan verecektir. Alüminyum folyoya biber, soğan, mısır, fasulye ve bunun gibi istediğiniz sebzeyi koyup içine biraz da zeytinyağı ya da et, tavuk suyu ekleyerek pişirebilirsiniz. Bu paketi ızgaranın üzerine yerleştirin. Bu yöntem, balık ve kemiksiz tavuk göğsü gibi lezzetli ve çabuk pişen gıdalarda daha çok işe yarar. (Vasfiye Özcanbaz)

Kategoriler
Sağlık

Çocuklarda karın ağrısına dikkat!

Çocukluk döneminde en sık karşılaşılan sorunlardan biri olan karın ağrısı bir hastalık değil ancak altta yatan ciddi bir hastalığın belirtisi olabilir. Bu konuda ayrım yapmak için karın ağrısını dikkatlice takip etmelisiniz.

Karın ağrısının sebepleri nelerdir?

Karın ağrısını öncelikle süresine göre sınıflandırmak gerektiğini söyleyen Liv Hospital Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İsmail Gönen, kısa süreli (akut) karın ağrısının genellikle altta yatan bir hastalığa bağlı belirti olduğunu açıkladı. Yenidoğan döneminde karın ağrısının doğumsal gelişim kusurları, bağırsak dönemleri ve tıkanıkları, mekonyum tıkacı gibi hastalıkların belirtisi olabileceğini anlatan Gönen, 2 yaş öncesinde ise fıtıklar, daha sonraki dönemlerde de apandisit gibi cerrahi patolojilerin görülebileceğini kaydetti.

3 aydan uzun sürüyorsa kronik olabilir

Karın ağrısının 3 aydan uzun sürdüğünde kronikleştiğini ve bu ağrıların okul döneminde çocukların yüzde 10-20’sinde görüldüğünü ve sık sık tekrarladığını belirten İsmail Gönen, kronik karın ağrılarının nedenlerinin genellikle fonksiyonel karın ağrısı olduğunu söyledi.

İltihabi hastalıklara işaret edebilir

Kendini ifade edemeyen, konuşmaya başlamayan küçük çocuklarda ve bebeklerde karın ağrısının kendini huzursuzluk, ağlama krizleri şeklinde gösterdiğine dikkat çeken Gönen, bebeklerde en sık karın ağrısı sebeplerinin kolik (gaz sancısı), kusma da eşlik ediyorsa gastroözafagiyal reflü hastalığı olduğunu açıkladı. Ayrıca besin alerjileri (genellikle süt proteini ile ilişkili), nadiren de bağırsak tıkanıklıkları veya düğümlenmesi, karın içi organlardaki yapısal veya iltihabi hastalıklarda karın ağrısı görülüyor. Karın ağrısıyla birlikte safralı kusma, yüksek ateş gibi şikayetler varsa acilen doktora başvurulmalıdır.

Ağrıya ateş eşlik ediyorsa dikkat!

Karın ağrısıyla birlikte ateş varsa dikkatli olunması gerektiğinin söyleyen Gönen, kısa süreli bir karın ağrısında ateş olduğunda enfeksiyon gibi iltihabi bir sebebe bağlı ya da apandisit gibi cerrahi bir sebebe bağlı olabileceğini ifade etti.

Eğer ateşle birlikte uzun süreli karın ağrısı varsa ve tekrarlıyorsa ailevi Akdeniz ateşi riski olabileceğini, bunların beraberinde eklem şişliği meydana geliyorsa nedenin romatolojik hastalıklar da olabileceğini belirten Gönen, karın ağrısı için alabileceğiniz önlemleri şöyle sıraladı:

KARIN AĞRISI İÇİN ALABİLECEĞİNİZ ÖNLEMLER

Çocukların kabız olmasını engelleyecek beslenme alışkanlıkları düzenlenmeli.

Haftada üç gün en az 30 dakika çocukların fiziksel egzersiz yapmaları sağlanmalı.

Çocuklar bol su tüketmeli. Bu hem kabızlığı önleyecek hem de böbrek taşlarının oluşmasına engel olacak.

Gazlı içecekleri tüketmemeli, günlük yarım litreden fazla süt içmeleri sağlanmalı.

Abur cuburun önüne geçilmeli, bol sebze ve meyve tüketmeleri alışkanlık Haline getirilmeli.