Kategoriler
Sağlık

Köpek sahibi olmak ömrü uzatıyor

İnsanın en iyi arkadaşı olarak bilinen köpekler, özellikle yalnız yaşayan kalp krizi ve felç geçirmiş kişilerin ömrünü yüzde 65 uzatıyor. 

Bugüne kadar sayısız insanın hayatını kurtaran insanın sadık dostu köpeklerin, bize arkadaş olmasının yanında insan ömrünü de uzattığı belirlendi. Interesting Engineering’te yer alan habere göre, son yıllarda gerçekleştirilen 2 araştırmada, köpek sahibi olmanın kişinin kalple ilgili risklerini azalttığı ve ömrünü uzattığı tespit edildi.

Özellikle gerçekleştirilen ikinci çalışmada, 10 ayrı araştırmadan alınan 3.8 milyondan fazla hastanın verileri kullanıldı. Köpek sahiplerinde tüm nedenlere bağlı ölüm oranının yüzde 24, kalp krizi sonrası ise ölüm oranının yüzde 65 daha düşük olduğu bulundu.

Bunun nedeni ise önceki çalışmalarda da görüldüğü üzere sizi daha köpeklerin sizi aktif bir yaşam tarzına sahip olmaya zorlaması ve yalnızlık ve depresyon ihtimalinizi azaltması olarak görülebilir. (Vasfiye Özcanbaz)

Kategoriler
Sağlık

6-8 saatten az ya da çok uyumak kalbiniz için zararlı

Kalp krizi ya da felç geçirme riskinizin uyku sürenize bağlı olduğunu biliyor muydunuz? Günde 6 saatten az ya da 8 saatten fazla uyuyorsanız kalp hastası olma riskiniz oldukça yüksek.

Son yapılan araştırmalara göre, günde 6 saatten az uyuyan insanların 6-8 saat uyuyanlara oranla kalp krizi veya felç geçirme olasılığının iki kat arttığı belirlendi. Ayrıca günde 6 saatten az uyuyan insanlarda konjestif kalp yetersizliği hastalığı oluşma ihtimali üçte iki daha fazla. Bu hastalık kalbin kanı vücuda pompalama yeteneğinde zayıflamaya neden oluyor ve potansiyel olarak diğer organlara da zarar veriyor.

8 saati geçen uyku kalp spazmı riskini artırıyor

Bununla birlikte günde 8 saatten fazla uyku kalp spazmı riskini 2 kat ve koroner damar hastalığı gelişme riskini de yüzde 19 artırıyor. Chicago Tıp okulunda görevli araştırmacılar, uyku süresi uzun olan insanların kardiyovasküler hastalık riskinin arttığını söylediler. Ancak 6-8 saatlik uyku süresine sahip olan insanlarda ise riskin düştüğü belirtildi.

İngiliz Kalp Vakfı’ndan gelen veriler temelinde, 2011 yılında İngiltere’de 159 binden fazla insan kardiyovasküler hastalık nedeniyle öldü. 6 erkekten biri ile 9 kadından biri koroner kalp hastalığından öldü. Bu toplamda neredeyse 74 bin insan öldü. Ayrıca felç de 42 bin insanın ölümüne yol açtı.

Amerikan ulusal kalp verileri temelinde 6 bin 538 kardiyovasküler kalp hastasının dahil olduğu çalışmada, anketler yaşları 60’dan başlayan katılımcılara verildi. Katılımcıların günde ortalama 7 saatten az uyudukları belirlendi. Uyku süresinin analizine göre, kardiyovasküler hastalığın günde 6 saatten daha az ve günde 8 saatten daha fazla uyuyan insanlarda daha yaygın olduğuna dair eğilim var.

Uyku sorununuz varsa doktora gidin

Sonuçlarda, yaş, vücut kitle indeksi, kolesterol, sigara içme, kan basıncı, uyku bozuklukları ve ailede kalp hastalığı öyküsü gibi kardiyovasküler hastalık riskini etkileyen diğer faktörler de hesaba katıldı. Uzmanlar, uykudaki kesintilerin vücudun metabolizması, bağışıklık sistemi ve hormonlar üzerinde geniş kapsamlı etkiye sahip olduğunu belirttiler. Uyku süresinin stres hormonunu (kortizol), kan basıncını, sinir sisteminin hiperaktivitesini veya iltihabı artırması konularında çok az etkili olduğu kaydedildi.

Ortalamadan daha fazla uyumanın kardiyovasküler hastalık riskini artırma sebebi tam olarak anlaşılamadı. Araştırmacılara göre, aktif bir yaşam tarzıyla işe başlayın. Sağlıklı beslenme, bol bol egzersiz sizin ruhsal ve fiziksel sağlığınıza iyi gelecek ve daha kolay uyumanıza yardım edecektir. Uyku probleminiz varsa mutlaka doktora gidin. (Vasfiye Özcanbaz)

Kategoriler
Sağlık

Felç geçirdiğinizi nasıl anlarsınız?

Beyindeki kan damarı çatladığında ya da bir tıkanma meydana geldiğinde felç oluşur. Kısa sürede tedavi edilmediği takdirde beyindeki hücreler hızlı bir şekilde ölmeye başlayacaktır. Bu durum sakatlık ya da ölümle sonuçlanabilir. Sevdiğiniz birinin felç geçirdiğini düşünüyorsanız en kısa sürede onu hastaneye yetiştirmelisiniz. Peki kişinin felç geçirdiğini nasıl anlayacaksınız?

WebMD isimli internet sitesinde yer alan haberde, felcin ne olduğu, belirtileri, risk faktörleri ve tedavi şekillerini öğrenebilirsiniz.

Felç belirtileri

  • Ani hissizlik ya da vücudun özellikle bir tarafında güçsüzlük hissi,
  • Bir gözde ya da her iki gözde de ani görme değişikliği ya da yutkunma güçlüğü,
  • Nedensiz yere ani ve ciddi baş ağrısı,
  • Baş dönmesi, yürüme ya da dengedeki ani problemler,
  • Konuşma ve anlama güçlüğü, ani bilinç problemleri.

Bu belirtilerden birini farkederseniz ambulans çağırın.

Felç testi

Bir kişinin felç geçirip geçirmediğini anlamak için ondan şunları yapmasını isteyin:

S: Gülümsemesini söyleyin (Smile)
T: Basit bir cümle kurmasını söyleyin (Talk) (Örn. Bugün hava güzel)
R: Her iki kolunu kaldırmasını söyleyin. (Raise)

Eğer kişi bunlardan herhangi birini yapmakta zorlanıyorsa, hemen ambulans çağırın ya da en yakın hastaneye götürün.

Zaman=Beyin hasarı

Felç geçiren hasta için geçen her saniye oldukça önemlidir. Oksijen yetmediğinde, beyin hücreleri dakikalar içinde ölmeye başlar. Beyin hasarını durdurmak için ilaçlar var, fakat bunlar felç belirtileri başladığı andan itibaren 3 saat içinde kullanılmalı. Beyin dokusu bir kez ölünce vücut parçaları düzgün olarak çalışmayan alan tarafından kontrol edilir. Bu nedenle felç geçiren hastalar uzun süreli sakatlık yaşar.

Felcin teşhisi

Hasta felç belirtileriyle acil servise getirildiğinde, ilk iş olarak ne tür felç olduğunun belirlenmesi gerekir. İki tür felç vardır ve ikisi de farklı şekilde tedavi edilir. CT taraması doktorların felç belirtilerinin tıkanmış kan damarından mı yoksa kanayan damardan mı kaynaklandığını tespit etmesine yardım eder. İlave testler de beynin içindeki kan pıhtısının ya da kanamanın yerini belirlemede kullanılabilir.

İskemik felç

En yaygın felç tipi iskemik felç olarak bilinendir. 10 felç vakasının neredeyse 9’u bu kategoriye girer. Suçlusu beynin içindeki kan damarını tıkayan kan pıhtısıdır. Pıhtı belirli bir noktada gelişebilir ya da vücutta kanın içinde herhangi bir yere gidebilir.

Hemorajik (Kanamalı) Felç

Kanamalı felç daha az yaygındır, fakat daha fazla ölümcüldür. Beyinde zayıflayan bir kan damarının çatladığında meydana gelir. Beyin içinde durdurulması çok zor olan kanamaya yol açar.

Mini felç(TIA)

Kısaca mini felç olarak isimlendirilen “Geçici iskemik kriz” de kan akışı beynin bölümünde geçici olarak yavaşlar ve gerçek felce benzeyen belirtilere yol açar. Kan tekrar aktığında belirtiler kaybolmaz. Mini felç yakında gerçek felcin oluşabileceğini haber veren bir işarettir. Mini felç geçirdiğinizi hissederseniz, doktora gidin. Felç riskini azaltmak için çeşitli tedaviler bulunuyor.

Felcin nedenleri

Felcin en yaygın nedeni damar sertliğidir. Yağ, kolesterol, kalsiyum ve diğer maddelerden oluşan plak damarlarda oluşur ve kanın akışını güçleştirir. Kan pıhtısı bu dar bölümde takılı kalabilir ve iskemik felç oluşabilir. Damar sertliği kan pıhtısı oluşumunu kolaylaştırır. Hemorajik felç kontrol edilmeyen kan basıncının zayıflamış damarlarda çatlamaya yol açmasıyla sonuçlanır.

Risk faktörleri

Yüksek kan basıncı, yüksek kolesterol, diyabet ve obezite gibi belirli kronik koşullar felç riskinizi artırır. Bunları kontrol altında tutarak felç riskinizi azaltabilirsiniz. Sigara içmek veya çok az egzersiz yapmak da felç riskinizi artırır. Yetersiz beslenme felç riskini artırır. Çok fazla yağ ve kolesterol damarların plak tarafından daralmasına yol açar. Çok fazla tuz yüksek kan basıncına yol açabilir. Çok fazla kalori obeziteye yol açabilir. Bunların yerine meyve, sebze, tam tahıl ve balık açısından zengin bir beslenme felç riskinizi azaltmaya yardım eder.

Bunların yanı sıra yaşlanma ya da ailenizde birinin felç geçirmiş olması gibi faktörleri kontrol edemezsiniz. Cinsiyet de felci etkiliyor. Erkeklerde felç geçirme olasılığı daha fazlayken, felce bağlı ölümler kadınlarda daha fazladır.

Acil tedavi

İskemik felç için acil tedavi kan akışını yenileyen ilaçlara odaklanıyor. Pıhtıyı tahrip eden ilaçlar pıhtının çözülmesinde oldukça etkilidir ve uzun süreli hasarı en aza indirir. Fakat bu ilaçlar felç belirtileri görüldükten sonra 3 saat içinde kullanılmalı. Hemorajik felcin tedavisi ise daha zordur. Tedavi genellikle yüksek kan basıncını, kanamayı ve beyin genişlemesini kontrol altına almaya yöneliktir.

Uzun süreli hasar

Felç şiddetine bağlı olarak uzun süreli hasara neden olabilir, hızlı tedavi beyni stabil hale getirir. Hasarın türü felcin beyinde nerede oluştuğuna bağlıdır. Felçten sonra görülen yaygın problemler kol ve bacaklarda hissizlik, yürüme güçlüğü, görme problemleri, yutkunma güçlüğü ve konuşma ile algılama problemleridir. Bu problemler kalıcı olabilir, fakat birçok insan bu yeteneklerin çoğunu geri kazanabilir.

Konuşma terapisi

Rehabilitasyon felç iyileşme sürecinde çok önemlidir. Hastaların kaybettikleri yeteneklerini geri almasına yardım eder. Konuşma güçlüğü çeken hastalar için, konuşma ve dil terapisi zorunludur. Ayrıca konuşma terapisti yutkunma güçlüğü çeken hastalara da yardım eder.

Fiziksel terapi

Denge problemlerinin yanı sıra kas güçlüğü felçten sonra yaygındır. Yürüme ve diğer günlük aktiviteler yardımcı olabilir. Fiziksel terapi gücün, dengenin ve koordinasyonun yeniden kazanılması için etkili bir yoldur. Çatal, bıçak kullanma, yazma ve düğme ilikleme gibi motor yetenekler için fiziksel terapi yardım edebilir.

Yaşam tarzı

Felç ya da mini felç geçiren insanların felcin tekrarlamasını önlemek için bunlara dikkat etmesi gerekiyor:

  • Sigarayı bırakmak,
  • Egzersiz ve sağlıklı kiloda kalmak,
  • Sınırlı tuz tüketimi,
  • Daha fazla sebze, balık ve tam tahıllar tüketmek.

Felci nasıl önlersiniz

Felç riski yüksek olan insanlar için, doktorlar bu riski düşürecek ilaçlar öneriyorlar. Aspirin gibi pıhtılaşmayı önleyici ilaçlar kanın içinde pıhtı oluşumunu önlüyor. Warfarin gibi anti-pıhtılaşma ilaçları ise bazı insanlarda felci engellemek için gereklidir. Sonuç olarak, yüksek kan basıncı varsa doktorunuz bunu düşürmek için ilaç yazacaktır.

Felcin Tedavisi

Ameliyat

Bazı vakalarda felç daralmış şah damarından dolayı oluşabilir. Orta derecede felç ve mini felç geçiren insanlar karotis endarterektomisi isimli ameliyat ile iyileşebilirler. Bu prosedür şah damarındaki plakları kaldırır ve tekrar felç geçirme riskini önleyebilirsiniz.

Balon ve stent

Doktorlar tıkanmış atardamarı bazı durumlarda büyük ameliyat gerekmeden tedavi ederler. Anjiyoplasti olarak isimlendirilen bu prosedür ile damar içine bir katater sokulur ve plak tarafından daralmış olan alanı genişletmek için balon şişirilir. Damarın açık kalması için stent isimli metal tüp yerleştirilir.

Felç geçiren insanların yarısından fazlası kendi kendilerine yeterli olmak için yeteneklerini geri kazanırlar. Pıhtılaşmayı tahrip eden ilaçları kullananlarda tümüyle iyileşme sağlanabilir. (Vasfiye Özcanbaz)

Kategoriler
Sağlık

Erkeklerin sağlığını etkileyen 7 tehdit ve yapmanız gerekenler

Günümüzde kanser, kalp, şeker ve felç gibi hastalıklar oldukça yaygınlaştı. özellikle de yoğun stres altında çalışan ve beslenmesine dikkat etmeyen erkekler, bu hastalıklara daha fazla yakalanıyorlar. Ancak uzmanlar, uygulayabileceğiniz basit yöntemler ile bu hastalıkların önlenebileceğini bildiriyorlar.

Mayo Clinic’te yer alan habere göre, erkeklerin sağlığını tehdit eden olayların genellikle önlenebileceğini söyleyen uzmanlar, daha sağlıklı bir yaşam için yapmanız gerekenleri, İngiliz Hastalık Kontrol ve  Önleme Merkezi tarafından sağlanan istatistiklere göre, şöyle sıraladılar:

Kalp hastalığı

Erkeklerin sağlığını tehdit eden en büyük sorun kalp hastalığıdır. Daha sağlıklı yaşam tarzı ile bu hastalığı önleyebilirsiniz. Bu nedenle yapmanız gerekenler şöyle:

  • Sigara içmeyin: Sigara içiyorsanız, bırakın ve pasif içicilikten de uzak durun.
  • Sağlıklı beslenin: Sebze, meyve, tam tahıllar, bol lifli gıdalar, balık gibi yağsız protein kaynaklarını tercih edin. Doymuş yağ oranı yüksek ve tuzlu gıdalardan uzak durun.
  • Kronik hastalıklarınızı kontrol altında tutun: Eğer yüksek kolesterolünüz  ya da tansiyonunuz varsa doktorunuzun önerilerine dikkat edin. Ya da şeker hastalığınız varsa, kan şekerinizi kontrol altında tutun.
  • Günlük rutininizde fiziksel aktivite olsun: Basketboldan tempolu yürüyüşe kadar spor ya da diğer aktiviteleri seçin.
  • Sağlıklı bir kilonuz olsun: Ekstra kilolar kalp hastalığı riskini artırır.
  • Stresinizi azaltın: Stresini azaltman için adımlar atın. Sağlıklı şekilde stresle baş etmenin yollarını öğrenin.

Kanser

Akciğer, cilt, prostat ve kolon kanseri gibi çeşitli kanser türleri özellikle erkekleri endişelendiriyor. Kanser riskini azaltmak için ise bu tavsiyelere dikkat edin:

  • Sigara içmeyin: Herhangi bir tütün türü kanserle ilişkilidir. Bu nedenle bu ürünlerden ve pasif içicilikten uzak durun.
  • Sağlıklı bir kilonuz olsun: Aşırı kilolarınızı vermek çeşitli kanser türleri için riski azaltabilir.
  • Hareket edin: Fiziksel aktivite kilo kontrolünüze yardım eder ve kanser riskini azaltabilir.
  • Bol bol sebze ve meyve tüketin: Manavdan alacağınız sağlıklı gıdalar kanseri önlemekte garantili olmasa da riski azaltır.
  • Kendinizi güneşten koruyun: Dışarıdayken güneş kremi ve gözlük kullanın.
  • Düzenli olarak doktora kontrole gidin.

Kazalar

Motorlu araç çarpışmaları erkekler arasında ölümcül kazalara yol açar. Yollarda güvenli olmak için emniyet kemerinizi takın. Hız limitlerine uyun. Uykulu bir şekilde yola çıkmayın.

Kronik alt solunum yolu hastalıkları

Bronşit ve amfizem gibi kronik akciğer hastalıkları özellikle erkekleri kaygılandırır. Bunları önlemek için:

  • Sigara içmeyin: Sigara içiyorsanız, bırakmak için doktorunuzdan yardım isteyin. Sigara içilen ortamlarda bulunmayın.
  • Kirleticilerden uzak durun: Kimyasallardan ya da dışarıdaki hava kirliliğinden sakının.
  • Solunum yolu enfeksiyonlarından korunun: Ellerinizi sık sık yıkayın ve yılda bir kez grip aşısı olun. Ayrıca doktorunuza zatürre aşısı olup olmamanız gerektiğini sorun.

Felç

Ailede hastalığın var olması, yaş ve ırk gibi bazı felce yol açan risk faktörlerini kontrol edemezsiniz. Ancak, diğer faktörleri önleyebilirsiniz. Örneğin:

  • Kronik hastalıklarınızı kontrol altında tutun: Eğer yüksek kolesterolünüz  ya da tansiyonunuz varsa doktorunuzun önerilerine dikkat edin. Ya da şeker hastalığınız varsa, kan şekerinizi kontrol altında tutun.
  • Sigara içmeyin: Sigara içiyorsanız, bırakın ve pasif içicilikten de uzak durun.
  • Sağlıklı bir yaşam tarzı benimseyin: Sağlıklı beslenin. Doymuş yağ oranı yüksek ve kolesterolü bol olan gıdalardan uzak durun. Aşırı kiloluysanız, kilo verin. Her gün spor yapın.

Tip 2 şeker hastalığı

En yaygın şeker hastalığı tipi olan tip 2 şeker hastalığı, vücudunuzun kan şekerini (glukoz) kullanma şeklini etkiliyor. Şeker hastalığı kontrol altına alınmazsa, kalp hastalığına, göz problemlerine, sinir hasarına ve diğer komplikasyonlara yol açabiliyor. Tip 2 şeker hastalığını önlemek için, sağlıklı bir yaşam tarzına ciddi olarak dikkat edin. Sağlıklı beslenin, her gün egzersiz yapın. Kiloluysanız, zayıflayın.

İntihar

Erkeklerin sağlığını tehdit eden bir başka sorun da intihardır. Erkekler arasında intihara yol açan önemli bir risk faktörü depresyondur. Eğer sizde de depresyon belirtileri ve işaretleri (üzüntü, mutsuzluk ve normal aktivitelere karşı ilgisizlik) varsa, uzman bir doktora başvurun. Depresyon tedavi edilebilir. Eğer zihninizde intihar düşüncesi varsa hemen tıbbi yardım alın. En kısa zamanda bir psikologa gidin. (Vasfiye Özcanbaz)

Kategoriler
Yaşam

Egzersiz yüksek tansiyonun ilacı

Hareketli yaşam ve egzersiz, diyabetten kanser riskine, stres ve duygu durum bozukluklarına kadar pek çok hastalıkla mücadelede etkili olmasının yanı sıra yüksek tansiyonu kontrol altına almada yardımcı.

Türkiye’de her üç kişiden birinin halk arasında “yüksek tansiyon” olarak bilinen hipertansiyon hastası olduğunu belirten Üsküdar Üniversitesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Yıldız Erdoğanoğlu, “Normal tansiyon değerleri, yetişkin bir insanda dinlenme durumunda 120/80 mmHg’dir. Kan basıncı ölçüm değerleri büyük tansiyonda 140, küçük tansiyonda 90 mmHg’nın üzerine çıktığında yüksek tansiyon değerleri olarak kabul edilir. Yüksek tansiyonu olan hastalar, doğru bir şekilde tedavi edilmediği takdirde, ölümcül sonuçlar doğurabilecek kalp krizi, beyin kanaması ve felç geçirme gibi riskler altındadır” diye konuştu.

Doğru egzersiz tansiyonu dengeliyor!

Bilimsel araştırmalar, egzersiz ile hem yüksek tansiyon gelişme riskinin azaltılabileceğini hem de var olan yüksek kan basıncı değerlerinin (hipertansiyon) düşürülebileceğini gösterdiğini söyleyen Erdoğanoğlu, doğru dozda yapılan egzersiz eğitimi ile seçilen egzersiz tipiyle de bağlantılı olarak tansiyondaki düşüş miktarının 5-10 mmHg kadar olabildiğini belirtti. Kan basıncınızda, 10/5 mmHg’lik bir düşüş, felç geçirme riskini %41, koroner kalp hastalığı riskini ise %22 oranında azaltır.

Yrd. Doç. Dr. Yıldız Erdoğanoğlu, yüksek tansiyonun bazı önlemlerle kontrol altında tutulabileceğini belirterek önemli tavsiyelerde bulundu:

İdeal egzersiz eğitim nabzınızı öğrenin

Yüksek tansiyon probleminiz varsa egzersize başlamadan önce mutlaka sağlık kontrolünden geçin ve sizin için ideal egzersiz eğitim nabzının kaç olduğunu öğrenin. Aynı öneri, uzun süre egzersiz yapmamış 45 yaş üstü sağlıklı kişiler için de geçerlidir.

Düzenli spor yapın

Haftada 5 gün, 30 dakika düzenli olarak koşu, tempolu yürüyüş, yüzme, bisiklete binme, Tai Chi egzersizleri yüksek tansiyon probleminiz varsa idealdir. Çok iddialı oynamaz iseniz tenis bile olabilir.

Spordan önce tansiyonunuzu ölçün

Kan basıncınızı aerobik egzersizlere başlamadan önce ölçün ve ‘160/95 mmHg’ üzeri değerlerde egzersiz yapmayın.

İdeal kilonuzu koruyun

Vücut ağırlığınız kan basıncınızı etkileyebilir. Akdeniz tipi beslenin, ideal kilonuzu bulun ve bunu korumayı hedefleyin.

Bunların yanında, tuz alımını azaltın, sigara kullanmayın, alkol kullanımını sınırlayın ve stresle başa çıkma yöntemleri geliştirin.

Kategoriler
Sağlık

Yüksek tansiyon hafıza sorunlarına yol açıyor

Amerikalı araştırmacılar, yüksek tansiyonu olan kişilerin hafıza problemlerine daha yatkın olduğunu ortaya çıkardı.

Nöroloji isimli tıp dergisinde yayınlanan çalışmaya göre, araştırmacılar yüksek tansiyonu olan kişilerin hafızayla ilgili problemleri olduğunu ve bunun zihinsel değerin düşüklüğü olarak isimlendirilebileceğini açıkladılar. Bu çalışmanın yüksek kan basıncı ve hafıza problemleri arasındaki ilişkinin incelendiği, bugüne kadar yapılan en kapsamlı araştırma olduğu belirtildi.

Yüksek tansiyonun önlenebildiğini ya da tedavi edilebildğini belirten Alabama Üniversitesi’nden araştırmacılar, bunamanın habercisi olabilen zihinsel değer düşüklüğünü de potansiyel olarak önleyebileceklerini söylediler.

Felç geçirmeyen 45 yaş ve üzerindeki yaklaşık 20 bin kişi üzerinde çalışan araştırmacılar, bu kişilerin yüzde 7’sinden fazlasının hafıza problemlerine sahip olduğunu ve hemen hemen yarısının yüksek tansiyon ilacı kullandığını kaydettiler. Yüksek tansiyon değerlerinin 14/9 olduğunu belirten araştırmacılar, bu verilerin yüksek tansiyonun zihinsel düşüş için risk faktörü olduğunu, ancak neden-sonuç ilişkisini anlamak için daha fazla araştırmanın gerekli olduğunu da sözlerine eklediler.

Amerikan Kalp Derneği’ne göre Amerika’da her üç kişiden birinde yüksek tansiyon var. Belirti vermediği için, birçok insanın farkında olmadan yüksek tansiyonla yaşadığı belirtiliyor. Araştırmacılar, kontrol altına alınmayan yüksek tansiyonun felç, kalp krizi, kalp ya da böbrek yetmezliğine yol açabileceğini söylediler. (Vasfiye Özcanbaz)

Kategoriler
Sağlık

Çiğnenebilen aspirin kalp için daha faydalı

Çiğnenebilir Aspirin’in, tablet aspirinden daha iyi emilebildiği ve kandaki çözünme oranının daha yüksek olduğu bildirildi.

Yeni bir araştırma, çiğnenebilir aspirinin daha hızlı emildiğini ve tablet şeklindeki aspirinlerden daha etkili olduğunu gösterdi. Araştırmacılar, bulguların kalp krizi hastalarının tedavisinde yeniliklere yol göstereceğini belirtiyorlar.

California Üniversitesi’nde görevli araştırmacılar, yaşları 20 ile 61 arasında değişen 14 kişiye farklı şekillerde aspirinler verdiler. Araştırmacılar, kandaki aspirin seviyesini ölçtüler ve çiğnenebilir aspirinin kandaki çözünme oranının çok yüksek ve hızlı olduğunu söylediler.

Koroner damar hastalığı bulunan kişilerde kan pıhtılaşmasını önlemek için 15 dakikada faaliyete geçiyor. Aspirinin kalp hastalıklarından koruyucu etkisinin kanı sulandırıcı, pıhtı oluşmasını ve damarların tıkanmasını engelleyici etkisi ile olduğu düşünülüyor. Bu şekilde hayati organların damarlarındaki olumlu etkileri ile kalp krizini, inme-felç gelişimi riskini önleyebiliyor. Koroner damar hastalarınay, felç ya da kalp krizi riskinin azalması için her gün 1 adet bebek aspirini (81 mg) içmeleri öneriliyor. (Vasfiye Özcanbaz)

Kategoriler
Sağlık

Çiğnenebilen aspirin kalp için daha iyi

Çiğnenebilir Aspirin’in, tablet aspirinden daha iyi emilebildiği ve kandaki çözünme oranının daha yüksek olduğu bildirildi.

Yeni bir araştırma, çiğnenebilir aspirinin daha hızlı emildiğini ve tablet şeklindeki aspirinlerden daha etkili olduğunu gösterdi. Araştırmacılar, bulguların kalp krizi hastalarının tedavisinde yeniliklere yol göstereceğini belirtiyorlar.

California Üniversitesi’nde görevli araştırmacılar, yaşları 20 ile 61 arasında değişen 14 kişiye farklı şekillerde aspirinler verdiler. Araştırmacılar, kandaki aspirin seviyesini ölçtüler ve çiğnenebilir aspirinin kandaki çözünme oranının çok yüksek ve hızlı olduğunu söylediler.

Koroner damar hastalığı bulunan kişilerde kan pıhtılaşmasını önlemek için 15 dakikada faaliyete geçiyor. Aspirinin kalp hastalıklarından koruyucu etkisinin kanı sulandırıcı, pıhtı oluşmasını ve damarların tıkanmasını engelleyici etkisi ile olduğu düşünülüyor. Bu şekilde hayati organların damarlarındaki olumlu etkileri ile kalp krizini, inme-felç gelişimi riskini önleyebiliyor. Koroner damar hastalarınay, felç ya da kalp krizi riskinin azalması için her gün 1 adet bebek aspirini (81 mg) içmeleri öneriliyor.  (Vasfiye Özcanbaz)

Kategoriler
Sağlık

İşte aspirinin kanıtlanan yararları

Bilim adamları, yıllardır popülaritesini kaybetmeyen ağrı kesici ilaç olan aspirinin felç ve kalp krizi oranlarını düşürdüğünü belirledi.

ABC News’te yer alan habere göre, Avustralya’da gerçekleştirilen araştırmada, kan inceltici özelliğe sahip olan aspirinin kardiyovasküler hastalıklarla mücadele etmede kullanılabileceği belirlendi.

Şu ana kadar aspirin tedavisinin kalp hastalığı ve felç bakımından yüksek riskli kişilerde faydalı olduğuna dair kesin kanıt olmadığını söyleyen araştırmacılar, yaşları 50-80 arasında değişen yüksek tansiyon hastası 18 bin kişinin verilerini analiz etti. Bu hastaların yüzde 20’sinin ise kronik böbrek rahatsızlığı bulunduğu belirtildi.

Journal of the American College of Cardiology isimli dergide yayınlanan çalışmada, 4 yıl boyunca her gün aspirin içen her bin kişinin 54’ünde ölümlerin, 40’ında felcin ve ölümcül olmayan kalp krizlerinin azaldığı görüldü.

Özellikle bir kez kalp krizi ya da felç geçiren kişilerde aspirinin faydasının daha önemli olduğunu söyleyen araştırmacılar, aspirinin bu hastalıkların yeniden tekrar etmesini önlemeye yardımcı olduğunu açıkladılar. (Vasfiye Özcanbaz)

Kategoriler
Yaşam

Çay felç riskini azaltıyor

Günde 3 – 4 bardak siyah ya da yeşil çay içmenin felç riskini yüzde 21 oranında azalttığı bildirildi.

Amerikan Kalp Derneği’nin Uluslar arası Felç Konferansı’nda sunulan araştırmada, günde 3 ya da 4 bardak çayın felç riskini yüzde 21 kadar azalttığı tespit edildi.

Los Angeles California Üniversitesi tarafından yürütülen ve İngiliz tabanlı , Lipton Çay Enstitüsü tarfından desteklenen çalışmada, yeşil ya da siyah çay çeşitlerinin felç riski üzerinde önemli bir etkisinin olduğu tespit edildi.

“Felç” isimli dergide yayınlanan çalışmada, 9 çalışmadan veriler ile 4 bin 378 felç vakası kullanıldı. Bilim adamları günde 1 fincan az yeşil ya da siyah çay içenlerle günde 3-4 fincan içenleri karşılaştırdı. Günde 3 fincandan fazla çay içenlerin felç geçirme riskinin yüzde 21 azaldığını buldular.

Üniversitenin David Geffen Tıp Fakültesi’nden Prof. Dr. Lenore Arab, yaptıkları analizle günde 3 ve daha fazla fincan çay tüketiminin iskemik felç riskini düşürdüğünü bulduklarını açıkladı. Arab, bulguların siyah ve yeşil çayı kapsadığını bitki çaylarını içermediğini belirtti.

Lipton Çay Enstitüsü’nden araştırma direktörü Dr Paul Quinlan ise “Geçtiğimiz yıllarda, farklı sektörlerce yapılan çok daha fazla araştırma düzenli çay tüketiminin ruhsal ve fiziksel sağlığa önemli ölçüde fayda sağladığını göstermişti. Bu yeni araştırma bunlara felç riskini azaltmayı da ekledi. Bu çalışmayı desteklediğimiz için çok memnunuz” dedi. (Vasfiye Özcanbaz)