Kategoriler
Sağlık

Bu alışkanlıklar kırışıklığa yol açıyor

Güneşin zararlı etkilerinin yanı sıra görünüşte masum olan bu alışkanlıklar da cildinizin kırışmasına neden olabilir.

Gün içerisinde yaptığınız sakız çiğnemek, sık sık cep telefonunuza bakmak, fazla şeker yemek gibi alışkanlıklar cildinizin yapısını bozup kırışıklığa neden olabiliyor. Healthy isimli internet sitesinde yer alan habere göre, işte kırışıklığa yol açan alışkanlıklar:

Gözlerinizi ovalamak

Gözlerinizin etrafındaki deri süper ince olduğundan hasara çok yatkındır. Bu hassas alanı ovalamak cildi gerer ve kırışıklığa yol açan kolajen ve elastini parçalar.  Gözlerinizi her gün sık sık ovalarsanız kırışıklıklar daha da artar. Ayrıca gözlerinize eyeliner sürmek aynı hasara yol açar. 

Güneş gözlüğünü evde unutmak

Güneşte etrafa ve hatta telefona veya bilgisayara bakmak, kaşlarınız ile göz çevreniz arasındaki kasları daralmaya zorlar ve bu da cildin kırışmasına neden olur. Bunu önlemenin en iyi yolu güneş gözlüğü takmaktır. Gözlüklerinizi sık sık evde unutursanız göz çevrenizdeki kollajen parçalanacak, kırışıklıklar daha de derinleşecek ve yerleşecektir.

Kontakt lens takmak

Gözlük yerine tercih ettiğiniz kontak lensleri yerleştirme şekliniz kırışıklığa yol açabilir. Genellikle lensi takarken kaşlarımızı yükseltiriz. (Ayrıca maskara uygularken de bunu yaparız.) Şaşırmaya benzer şekilde, bu tekrarlayan hareket alnınızdaki derinin kırışmasına neden olur. 

Fazla şeker yemek

Tatlılar lezzetli olsa da cildiniz için tehlikeli olabilir. Fazla şeker tüketimi nedeniyle şekerin kan dolaşımında protein veya yağla birleşmesiyle zararlı bileşenler ortaya çıkar. Bu bileşikler kolajen ve elastine zarar verebilir, kırışıklığa ve cildin sarkmasına yol açar. 

Uykusuzluk

Güzellik uykusu gerçek olabilir. Uykuda olduğunuz saatler, cildinizin kendisini onardığı ve yenilediği zamandır. Kaliteli bir gece uykusundan mahrum kalırsanız, ten renginiz etkin bir şekilde kendini rehabilite edemez, böylece daha az hücre devrolur ve donuk bir teniniz olur. 

Yüzüstü uyumak

Yüz üstü uyuduğunuzda yüzünüz yastığa doğru bastırılarak, deriniz kırışır. Bu şekilde saatlerce uyuduğunuzda ise kırışıklıklar yüzünüze yerleşir. Sürekli bu şekilde uyuyanlar, gözlerin etrafındaki şişkinliğin arttığını fark edebilir, çünkü bu pozisyon göz altları etrefındaki sıvının akışını zorlaştırır. 

Telefona bakmak için eğilmek

Her gün saatlerce telefonunuza, tabletinize veya diğer elektronik cihazlara bakarken boynunuzu tekrar tekrar bükersiniz. Bu hareket, boynunuzda çizgiler ve kırışıklıklar oluşmasına neden olur.

Pipet kullanmak

Bazı diş hekimleri dişlerin lekelenmesini önlemek için pipetle kahve veya çay içmenizi söylese de dermatologlar bu tavsiyeye katılmaz. Pipet kullanırken dudaklarınızı büzmek zorunda kalırsınız ve bu şekilde tekrarlayan hareket, dudaklarınızın çevresinde kırışıklıklara neden olur.

Yüzünüzü ellerinizin arasına almak

Ders dinlerken başınız ağır geldiğinde yüzünü elleriniz arasına almak ve bunu sık sık tekrarlamak kırışıklıklar oluşturabilir. Ellerinizdeki baskı aynı zamanda kolajen ve elastinin parçalanmasına da neden olabilir.

Sakız çiğnemek

Sakız, yanaklarda aşırı kas hareketliliği gerektirir. Tutarlı bir şekilde yapıldığında, kollajenin parçalanmasına ve cildin esnekliğini kaybetmesine neden olur. Bu nedenle de yanaklarda ve ağzınızın çevresinde kırışıklıklara yol açar. Her gün sakız çiğnemek yerine ara sıra çiğnemek soruna yol açmaz. (Vasfiye Özcanbaz)

Kategoriler
Yaşam

Güneş banyosunun ardından bunu yapmayın!

Yaz aylarında güneşin sağladığı D vitamininden etkili şekilde faydalanmak için dikkat etmeniz gereken konular var. D vitamininin sentezinin tamamlanması için güneşlendikten sonra en az 1-2 saat duş almayın. 

Yazın kendisini iyice hissettirdiği bugünlerde güneşten doğru faydalanmak gerekir. Güneşin sağladığı D vitamini salınımı için güneşlendikten sonra en az 1-2 saat duş almamak geliyor. Güneşin zararlarından korunmak ve faydalı etkilerinden ise doğru şekilde yararlanmak için bunlara dikkat etmelisiniz.

GÜNEŞ CİLT KANSERİ RİSKİNİ ARTIRIYOR

Yaz aylarında dışarı çıkan herkes mutlaka güneşe maruz kalır. Bu aylarda özellikle güneşin dik geldiği 10.00 -16.00 saatleri arasında dışarı çıkmamalısınız. Uzun süre güneşe maruz kalınması, cilt kanseri ve cilt yaşlanması için risk oluşturur. Uzun süreli ve yıllarca güneşlenen kişilerde deride leke, damarlanma artışı ve kurulukla birlikte cilt yaşlanması görülür.

GÜZELLEŞMEK İÇİN BRONZLAŞMAYIN

Birçok insan leke ve hasarların güneşlenerek kaybolacağını düşünerek bronzlaşıyor. Cilt güzelliği ve genç görünüm için saatlerce bronzlaşmak cilde fayda sağlamaz tam aksi hasar verir.

D VİTAMİNİ İÇİN ÖĞLE SAATİNDE GÜNEŞLENİN

Güneş mutluluk vermesinin yanında D vitamini sentezi için de önemlidir. Güneşin bu etkisinden tam olarak faydalanmak için 10.00-16.00 saatleri arasında güneş kremi kullanmadan 10-20 dakika güneşlenmelisiniz. Normalde bu saatler zararlı olsa da kısa süreli güneşlenme risk oluşturmaz. Ciltte D vitamini sentezi için güneşlenildikten sonra en az 1-2 saat duş alınmamalı. Duş almak gerekiyorsa da sabun ve şampuan kullanmadan ılık suyla duş alınmalı.

VÜCUDUNDA BEN OLANLAR DİKKAT!

Benler genellikle önemli sağlık riski oluşturmasa da ben sayısına dikkat edilmeli. Vücudunda 50’nin üzerinde ben ya da riskli benleri olanlar ile doğuştan riskli beni olanlar güneşlenmeli ve güneş koruyucu krem kullanmalı.

SARIŞINLAR VE RENKLİ GÖZLÜLER RİSK GRUBUNDA

Güneşin zararlı etkileri herkes için risk oluştursa da ten rengi açık olanların, sarışın ve renkli gözlere sahip olanların riskli grupta olduğu göz ardı edilmemeli.

ŞEMSİYE TAM KORUMA SAĞLAMAZ

Güneşin zararlı etkilerinden korunmak için her zaman şemsiyenin altında kalmak tam koruma sağlamayabilir. Yüzeydeki kum ve çakıllara çarparak yansıyan güneş size şemsiye altında da zarar verebilir. Bu nedenle yaz aylarında dışarı çıkmadan mutlaka güneş kremi sürmelisiniz. (Vasfiye Özcanbaz)

Kategoriler
Yaşam

Güzel görünen cildin sırrı karpuz ve domates

Likopen kaynağı domates ve karpuz, cildin daha güzel görünmesini sağlamasının yanında cildin kızarmasını, vücudun susuz kalmasını engeller. 

Yaz aylarında güneşten kaçmak yerine gerekli gıdaları tüketerek vücudun ihtiyacı olan güneş ışınlarından faydalanmalısınız. Beslenmenize dikkat ederek güneşin zararlı etkilerinden cildimizi koruyabileceğinizi söyleyen Diyetisyen Sibel Mumcu, gıdalarda bulunan karotenoidlerin, özellikle beta karoten ve likopenin cildi korumada çok etkili olduğunu ifade ederek şu açıklamalarda bulundu.

Havuç, kayısı, domates, biber, kavun, ıspanak, maydanoz, asma yaprağı, dereotu gibi sebze ve meyveler beta-karoten içerir. Likopenler ise, meyve ve sebzelere pembe-kırmızı rengi veren pigmentlerdir. Domates, karpuz, çilek, greyfurtta bolca bulunur. Domates likopen kaynağıdır; cildin daha güzel görünmesini sağlar. Karpuz da domates gibi likopen içerir; cildin kızarmasını, vücudun susuz kalmasını engeller. 

Koyu yeşil sebzeleri unutmayın 

Brokoli gibi sebzeler ile fesleğen, biberiye, adaçayı, maydanoz gibi taze otlar da serbest radikallere karşı savaşan ve cildi koruyan antioksidanlar açısından zengindir.  Bunlar antioksidanların kaynağıdır ve cildi güneşin zararlarından korur. Somon, ceviz, keten tohumu, zeytinyağı, koyu yeşil sebzeler gibi Omega-3 kaynağı gıdalar cildin parlak ve gergin olmasını sağlar, hücre zarını güçlendirir, cildin daha genç görünmesini sağlar.

Kuruyemiş, et, balık yaşlanma karşıtı

E vitamini kaynağı olan bitkisel yağların çoğu, ceviz, fındık-fıstık, tohumlar, et, balık, yeşil yapraklı sebzeler, ıspanak, kuşkonmaz, elma, yumurta ve tahıllardır ile çilek, kivi, portakal ve diğer turunçgiller, sarı, yeşil ve kırmızı biberler, koyu yeşil yapraklı sebzeler, brokoli, domates, bezelye ve maydanoz gibi C vitamini kaynağı gıdalar, güneşe ve yaşlanmaya karşı cildi korur.

Cilt kuruluğunu su ile önleyin 

Suyun vücudu ve cildi zararlı maddelerden arındıran en önemli sıvı olduğunu hatırlatan Sibel Mumcu, su cildin beslenmesini sağlar, gerginleştirir ve kurumasını önler. Her gün 2-2,5 litre suya ihtiyacımız vardır. Güneşe fazla maruz kalındığında, bol su tüketmek önemlidir” dedi.

Kategoriler
Yaşam

Kalp sağlığınız için kiraz, güneşten korunmak için karpuz…

Yaz meyvelerinden kiraz kalp sağlığınızı desteklerken karpuz ise içerisinde bulunan likopen sayesinde cildinizi güneşin UV ışınlarına karşı korumaya yardım eder.

Meyveler açısından oldukça zengin olan yaz mevsimi, bol güneş ışığıyla da sağlığınız için faydalıdır. Yaz aylarında yetişen birçok meyve hem taze ve hem de ekonomiktir. Bu mevsimde hangi meyveyi tercih ederseniz edin hepsinin sağlığınıza ayrı faydası var. WebMD’de yer alan habere göre, işte şifa kaynağı yaz meyveleri:

KİRAZ, KALP İÇİN FAYDALI

Kase başına üç gram lifin yanı sıra potasyum ile biraz da C vitamini içeren kiraza rengini veren bitki kimyasalları da sağlık açısından faydalıdır. Kiraza kırmızı, mor ve mavi renklerini veren antosiyanin isimli bileşenler, vücuttaki hücreleri hasardan koruyan antioksidanlar olarak görev yapar. Bununla birlikte kirazda bulunan Quercetin denilen başka bir madde ise kalp sağlığını artırmaya yardımcı olur.

KARPUZ, GÜNEŞ IŞINLARINDAN KORUYOR

Kadınların günlük C vitamini ihtiyacının üçte birini karşılayan 2 kase dilimlenmiş karpuz, 100 kalorinin altındadır. Potasyum ve C vitamini de içeren karpuz, kırmızı rengini Likopen isimli antioksidandan alır. Likopen, bazı kanser türlerini engellemeye yardımcı olur ve cildinizi güneş ışınlarından korur.  Ayrıca karpuz, cildinizi canlandırır ve nemlendirir. Karpuzun içerisinde doğal şekerin yanında lif, vitamin, mineral, nemlendirici su var.

ÇİLEK, C VİTAMİNİ DEPOSU

İçerdiği antioksidan kapasitesiyle en sağlıklı on meyve arasında yer alan çilekte, bağışıklık sistemini güçlendiren C vitamini var. Bir kase çilek günlük C vitamini ihtiyacınızı fazlasıyla karşılar. Çileğin içerisindeki diğer doğal bitki kimyasallarından bazılarının ise iltihaplanma, belirli kanser türleri ve diyabet riskinizle mücadeleye yardımcı olup olmadığı araştırılmaktadır.

LİF ZENGİNİ AHUDUDU

Lif içeriği bakımından oldukça zengin olan ahududunun bir kasesinde 8 gram lif bulunur. Günlük lif ihtiyacınızın üçte birini karşılayan meyvede sadece 60 kalori ve 5 gram doğal şeker var. Oldukça hassas olan ahududuyu satın aldıktan 1-2 gün içinde tüketin, bozulmasını önlemek için önceden yıkayıp saklamayın.

GÜÇLÜ HAFIZA İÇİN YABAN MERSİNİ

Bugüne kadar yapılan araştırmalarda, yaban mersininin yaşa bağlı hafıza kaybını ve bunama riskini azalttığı, konsantrasyonu artırdığı belirlendi. Araştırmacılar, mavi rengini veren antosiyaninle birlikte içindeki antioksidanların beyin hücrelerini koruduğunu düşünüyor. (Vasfiye Özcanbaz)

Kategoriler
Yaşam

Çocuklarınızı güneşten bu yöntemlerle koruyun

Çocukların sağlıklı gelişimi ve büyümesi için açık havada hareket etmesi, güneşe çıkması şart. Özelikle bebeklerin güneş alması çok önemli. Ancak çocukları dışarı çıkarırken güneşin zararlı ışınlarından korumalısınız.

Günümüzde televizyon, bilgisayar ya da telefona bağımlı hale gelen çocukların sağlıklı olarak büyümeleri için temiz havaya çıkmaya, güneş ışığı almaya ve hareket etmeye ihtiyaçları var. Gün ışığının kemik ve doku gelişimi için gerekli olduğunu söyleyen Liv Hospital Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Gör. Emre Çenesiz, çocukların yazın dışarıya sadece 11 ile 15 saatleri dışında çıkmalarını öneriyor. Bu saatler dışında güneşe çıktıklarında ise güneşin zararlı etkilerinden korunmaları için gözlük ve şapka takmaları, gölgede kalmaları, güneş koruyucu kullanmaları, güneşe göre giyinmeleri gerekiyor.

İşte çocukları güneşin zararlı etkilerinden korumanın yolları:

Güneşten kaçının

Çocukların UV ışınlarının en zararlı olduğu öğle saatlerinde kapalı alanlarda olmasına özen gösterin. Mümkün olmadığı durumlarda ise ağaç, şemsiye veya bir tente altında kalın.

Açık renk giysi tercih edin

Uzun kollu t-shirtler, uzun pantolonlar da güneşin zararlı ışınlarından sizi korur. Islak giysiler kurulara, açık renkler de koyu renklere göre daha fazla koruma sağlar.

Korumalı bir şapka takın

Çocukların başını, yüzünü, kulaklarını ve boynunu gölgede tutan bir şapka kullanmalısınız.

Güneş gözlüğü takın

Güneşin zarar veren UVA ve UVB ışınlarını yüzde 100 bloke eden güneş gözlüğü kullanmalısınız. Piyasada satılan düşük fiyatlı gözlüklerin koruyucu etkisi yoktur. Çocukların gözlerini güneşten korumazsanız UV ışınları ilerleyen yaşlarda katarakta neden olabilir.

Güneş kremi kullanın

Yaz aylarında çocuğunuz her dışarıya çıktığında UVA ve UVB ışınlarına karşı koruma sağlayan, en az 50 koruma faktörlü güneş kremi kullanın. Krem sürerken burun, kulaklar, dudaklar ve ayak sırtını unutmayın. 6 aydan küçük bebekler ise doktorlarının önerdiği güneş kremlerini kullanabilir. Bulutlu ve serin günlerde dahi çocukları güneşten korumalısınız.

Kategoriler
Yaşam

Kalitesiz güneş gözlüğü kör edebilir!

Havaların iyice ısındığı bugünlerde göz sağlığımız için çok dikkatli olmamız lazım. Güneşin zararlı ışınları gözlerimizi her geçen gün daha fazla tehdit ediyor. Bununla birlikte kullandığınız güneş gözlüklerinin kalitesinin düşük olması gözlerinizi kör edebilir.

Hem kendimizin hem de çocuklarımızın gözlerini yaz risklerine karşı korumak için özellikle güneş gözlüğü seçiminde bilinçli davranmamız gerektiğini, aksi halde ileride görme kaybına bile yol açan sorunlarla karşı karşıya kalabileceğimizi belirten Acıbadem Altunizade Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Mürüvvet Ayten Tüzünalp, gözlerde yaz risklerine ve alınması gereken önlemlere yönelik önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Dışarıda mutlaka güneş gözlüğü takın

Güneşin zararlı ışınları retinayı tahrip ederek katarakt ve kornea hasarına hatta gözün görmesini sağlayan sarı noktayı bozup kalıcı görme kayıplarına bile yol açabiliyor. Güneşin zararlı ultraviyole ışınlarından en fazla etkilenen ve yaşlandıkça yapısı değişen sarı noktayı güneş ışınlarından korumak için mutlaka güneş gözlüğü takın.

Hava bulutlu olsa da gözlüğünüzü çıkarmayın

Gölgede ya da bulutlu havalarda da güneş gözlüğünüzü gözünüzden çıkarmayın. Zira doğrudan güneşin altında kalmadan, gölgede ya da büyük bir şemsiye altında oturmak bile güneşin zararlı ışınlarından korunmak için yeterli değil. Çünkü güneş ışınlarının büyük bölümü bulutlardan da geçebiliyor. Özellikle öğle saatlerinde çok daha dikkatli olun.

Lens kullansanız da güneş gözlüğünü unutmayın

Lens kullanımı yaz mevsiminin vazgeçilmezi. Her ne kadar çoğu lens markası ultraviyole koruması olduğunu belirtse de güneş gözlüğü kadar rahatlatıcı ve koruyucu olamaz. Hem lens ile oluşan kuruluğu önlemek hem de aynı anda retinayı korumak için güneş gözlüğü kullanın.

Gözlüğün kalitesine önem verin

Güneş gözlüğü seçiminde çok dikkatli olunmalı. Hem kendinize hem de çocuklarınıza güneş gözlüğü alırken albenisine kapılıp ultraviyole korumalı olduğundan emin olmadığınız gözlükleri almayın. Çocuk hastalarda 1 yaşından sonra güneş gözlüğü kullanmak gelecek için büyük yatırımdır. Kaliteli bir güneş gözlüğünün camları ultraviyole filtreli olmalı. Sertifikasını mutlaka görün aksi halde UV koruması olmayan güneş gözlüğü kişiyi gözlerinden bile edebilir.

Klimaya karşı dikkat edin

Klimanın bilinçsiz kullanılması gözyaşının daha fazla buharlaşmasına, bu nedenle batma, kaşıntı, bulanık görme ve göz kuruluğuna yol açabilir. Klimalı ortamda uzun süre durmamaya, ara sıra pencereleri açmaya ve klimaya doğrudan maruz kalmamaya dikkat edin.

Kategoriler
Yaşam

Güneş ışığının yararları ve zararları

Eskiden Mısırlılar güneş tanrısı Ra’ya tapınsalar da günümüzde güneş ışığı sizin beyninizi etkilemiyor, sadece vücudunuzu etkiliyor. Çok fazla güneş ışığı cilt kanserine yol açarken, kemiklerinizin sağlığı için uygun miktarda güneş ışığı çok önemli. Bu nedenle güneşten kaçınmanız ve güneşlenmeniz için birçok neden bulunuyor.

BBC Focus’ta yer alan habere göre, güneşlenmeniz için gerekli nedenler:

Raşitizmden korur

Yarım saatlik güneş ışığı, 6 yemek kaşığı balık yağı veya 200 yumurtanın sağladığından daha fazla D vitamini sunar. Hatta haftada birkaç dakika güneş bile raşitizm (D vitamini eksikliği nedeniyle oluşan ağrılı bir kemik hastalığıdır) hastalığından korunmanız için yeterlidir. British Medical Journal isimli tıp dergisinde son zamanlarda raşitizm hastalığında artış olduğu belirtildi. Bunun suçlusu olarak ise çocukların video oyunu oynamak için içerde vakit geçirmeleri gösterildi.

Güneş moralinizi düzeltir

Vienna Tıp Fakültesi’nde görevli araştırmacılar, güneş ışığıyla kimyasal serotonin (duygu durumunuzu etkileyen ve kaygı bozukluğunda önemli olan hormon) arasında bir bağ tespit ettiler. Araştırmacılar, farklı seviyelerde güneş ışığına maruz kalan kişilerin beyinlerini görüntülediler. Daha az güneş alan grupta serotonin seviyesinin yüzde 20-30 daha az olduğu belirlendi. Otopsiler de kış uykusuna yatan sincaplar gibi   bu kişilerin kışın daha düşük düzeyde serotonin hormonuna sahip olduklarını gösterdi. Fakat keyifsizlik D vitaminine da bağlı olabiliyor. 2013 yılında yapılan bir araştırmada, D vitamini düşük seviyede olan askerlerin intihar etmeye daha meyilli oldukları tespit edildi.

Mutlu bir kalp

Güneş ışığındaki ultraviyole B radyasyonu (UVB) vücudunuzun D vitamini almasını desteklerken, ultraviyole A radyasyonu ise kan basıncının düşürülmesine yardım edebiliyor. Edinburgh Üniversitesi’nde görevli araştırmacılar, UVA lambası altında oturmanın ciltte nitrik oksit isimli bir kimyasal salgıladığını gösterdiler. Nitrik asit kan damarlarını gevşetiyor. Bu da kan basıncında düşme sağladığı açıklandı. Bu kadar küçük bir düşüş sizin kalp hastalığından ölmenizi durdurmasa da sonuçlar bilimadamları için gelecek vaadediyor. İleride güneş ışığındaki UVA’nın uzun sürede kalp sağlığınızda faydalı olup olmadığını araştırmaya yönlendirdi.

Kaşınmayı bırakırsınız

Yer fıstığı yediğinizde vücudunuz şişiyor mu? Bu yaşadığınız yerde yeterince güneş ışığı alamadığınız anlamına gelebilir. Avustralya’da az güneş alan güney bölgesinde yaşayan çocukların ekvatora 4,800 kilometre kadar yakın olan kuzey bölgesinde yaşayan çocuklara oranla yumurta ve yer fıstığı alerjisine daha meyilli oldukları belirlendi. Ayrıca bu çocuklarda egzemanın görülme sıklığının yaklaşık 2 kat fazla olduğu tespit edildi. Peninsula Tıp ve Diş Hekimliği Koleji’nde görevli araştırmacılar, bu bağlantının D vitamininden mi yoksa sıcaklık gibi farklı faktörlerden mi kaynaklandığını belirlemek istiyorlar.

Fazla miktarda güneşin zararları

Kaplumbağa görünümlü cilt

Uzun süre güneşte kalırsanız sizin de yüzünüz dünyada son örneği kalan Lonesome George isimli 90 yaşlarındaki kaplumbağaya benzer. UVA ve UVB ışınlarının birleşimi cildinizi kalınlaştırır ve doğal esnekliğini kaybetmesine yol açabilir. Bu nedenle yüzünüz kırışır ve cildinizde keseler oluşur. 18-83 yaşları arasındaki cilt hasarını dijital olarak görüntüleyen Avustralyalı araştırmacılar, insanların genç yaştayken güneş ışığına karşı daha hassas olduklarını belirledi. Bu nedenle orta yaşta kaplumbağa kabuğu görünümünden kaçınmak için 10’lu ve 20’li yaşlarınızda güneşten uzak durmalısınız. Diğer yandan UV ışınları akne, egzema ve sedef hastalığı gibi cilt problemlerinde cildin görünümünü iyileştirmek için kullanılıyor.

Cilt kanseri

Çok az güneş ışığı D vitamini seviyenizin düşük olmasına neden olur. Bundan dolayı belirli kanserlere karşı riskiniz artar. Fakat çok fazla güneş ışığı da cilt kanseri riskinizi artırır. Bu nedenle bronzlaştırıcı kremlerden de uzak durmalısınız. Bu konudaki kanıtlar yanıltıcı olabiliyor. Örneğin, 2009 yılında İskandinavya’da yapılan bir araştırmada doktorlarda ve diş hekimlerinde cilt kanseri yüksek oranlarda görülürken balıkçılar ve orman işçilerinin daha az etkilendikleri belirtildi. Araştırmacılar, dışarıda çalışanların güneş ışığına sürekli maruz kaldığını, bu nedenle yanmaya karşı alışık olduğu kararına vardılar.

Bronzlaşma bağımlılığı

Plaja düzenli olarak gidenlerin bazısı buna karşı bağımlılık oluştururlar. Bu durumdaki bağımlılık tütüne, alkole karşı değil UV ışınına karşı olan bağımlılıktır. Cilt üzerindeki UV radyasyonu hissi kendini daha iyi hissetme gibi bir duygu oluşturabiliyor ve buna karşı fiziksel bir bağımlılık oluşuyor. İçeride bronzlaşma da bağımlılık yapabiliyor.

Körlük

Güneş gözlüğü olmadan güneşe bakmak size zarar verir. Yoğun güneş ışığı altında doğrudan UV radyasyonuna maruz kalmak gözlerinize zarar verir ve katarakt gelişimi ihtimalini artırır. Katarakt gözünüzün ışığa odaklanan lens kısmını etkiler. Bu durum tedavi edilmezse bulanık görmeye ve hatta körlüğe yol açabilir. Katarakt ise ameliyatla tedavi edilir. Bundan kaçınmak için Fordham Üniversitesi’nde görevli araştırmacılar UV filtreli güneş gözlükleriyle gözlerinizi korumanızı öneriyorlar.  (Vasfiye Özcanbaz)

Kategoriler
Yaşam

Güneş kremi hakkında bilmedikleriniz

Güneşten korunmak için en etkili güneş kreminin nasıl olması gerektiğini biliyor musunuz? Sizce koruma faktörü yüksek olan güneş kremi mi yoksa geniş spektrumlu güneş kremleri mi daha iyidir?

En iyi güneş kremi cömertçe kullandığınız ve etiketteki talimatlara uyduğunuz zaman en etkili olandır. Mayo Clinic’te görevli dermatoloji uzmanı, güneş kremlerinin içeriğini, krem türlerini ve daha fazlasını anlamanıza yardımcı öneriler sunarken, güneş kremlerinin zararlı olup olmadığını en iyisini bile kullanırken endişelenmeniz gerekip gerekmediğini açıklıyor.

Güneş kremleri hakkındaki bilgileri yenilemenin en iyi yolu nedir?

Güneşe karşı kendinizi korumak için ne yapacağınız konusunda büyük düşünün. Örneğin; güneşin zirvede olduğu saatlerde (sabah 10 ile öğleden sonra 2 saatleri arasında) güneşe çıkmayın. Bu süre içinde güneşin cilde zarar veren ultraviyole ışınları oldukça etkilidir.

Koruyucu giysi giyin. Uzun kollu gömlek, pantolon giyin, güneş gözlüğü ile kenarları geniş olan şapka takın. Güneş krem kullanın, kremi bol bol ve düzenli olarak sürün. Peki, güneş kremi kullanmanın aşırı güneşe maruz kalmayı körüklediği ve sonuç olarak cilt kanseri riskini artırdığına yönelik iddialar bulunduğunu biliyor musunuz?

Birçok uzman bu iddianın asılsız olduğunu düşünüyor. Araştırmalara göre, güneş kremi kullanmayla cilt kanseri riskinde artış arasında bir bağ olduğu ispatlanamadı. Diğer taraftan araştırmalar güneş kremi kullanmanın en ciddi cilt kanseri tipi olan melanom riskini azaltabileceğini gösteriyor.

Geniş spektrumlu güneş kremleri daha mı iyi?

Cildinize zarar veren iki çeşit UV ışını bulunuyor: UVA ve UVB. Geniş spektrumlu güneş kremleri sizi bu iki çeşit zararlı ışından da korumak için üretilmiştir. UVA ışınları kırışıklıklara ve lekelere neden olup cildinizi erken yaşlanmasına yol açıyor. UVB ışınları ise cildinizi yakıyor. Çok fazla UVA ve UVB ışınına maruz kalmanız cilt kanserine yol açabilir. En iyi güneş kremleri tüm UV ışınlarına karşı koruma sağlamalıdır.

En iyi güneş kreminin güneş koruma faktörü (SPF) kaç olmalı?

Teorik olarak en iyi güneş kremleri en yüksek SPF numarasına sahiptir. Tam olarak uygulandığında, 30 faktörlük güneş koruma kremi 15 faktörlük güneş kreminden daha fazla koruma sağlıyor. Fakat 30 faktör, 15 faktörün iki katı kadar koruyucu değil. 50 faktörden daha yüksek olan güneş kremleri UVB korumasında sadece küçük bir artışa yol açıyor.

Güneş kreminin genellikle uygun şekilde sürülmediğini ve yeterince kalın bir tabaka oluşturulmadığını unutmayın. Ayrıca yüzerken ya da terlediğinizde krem yok olur. Sonuç olarak en iyi güneş kremi bile şişenin üzerindeki SPF numarasından daha az etkili olabilir. Güneş kreminin koruma faktörüne bakmaktan çok sizi UVA ve UVB ışınlarından koruyan geniş spektrumlu güneş kremlerini tercih edin.

Güneş kreminin içeriğini bilmek zorunda mıyım?

Güneş kremleri UV ışınlarını emen ya da yansıtan filtreler içerir. Güneş kremlerinin iki temel türü bulunuyor: Organik ve inorganik. Organik olanlar UV ışınlarını emer ve onu az miktarda ısıya çevirir. Bu aktif içerik güneş kremlerinde kullanılan en yaygın gruptur. Organik kremler avobenzone, cinoxate, ecamsule, menthyl anthranilate, octyl methoxycinnamate, octyl salicylate, oxybenzone ya da sulisobenzone gibi maddeler içerir.

İnorganik kremler: Bunlar UV radyasyonunu yansıtır ve dağıtır. İnorganik güneş kremi titanyum dioksit veya çinko oksit içerir. Birçok geniş spektrumlu güneş kremi UVA ve UVB ışınlarını engellemek için iki içeriği birden kullanır.

Güneş kremleri vitamin de içerebilir. E vitamini sizi UV ışınına bağlı DNA hasarına karşı korur. C vitamini ise cildinizi güneş yanığından korumaya yardım eder.

Sinek kovucu: Sinek koruyucu içeren güneş kremlerini en az 6 saatte bir yenilemeniz önerilir. Bunu kullandıktan 2 saat sonra, yüzdükten ve terledikten sonra sinek kovucu içermeyen güneş kremi sürün.

Bazı güneş kremleri retinyl palmitate (A vitamini ya da retinolün bir şekli) içerebilir. Bu antioksidanlar serbest radikalleri (cilt hücrelerini parçalayan ve yaşlanmaya yol açan kararsız oksijen molekülleri) etkisiz kılan maddelerdir.

Bazı marka güneş kremleri diğerlerinden daha mı iyi?

Ürünün markası ürünü nasıl kullandığınızdan daha az önemlidir. Genel olarak su geçirmez, geniş spektrumlu ve güneş koruma faktörü en az 15 olan güneş kremlerini tercih edin. Ayrıca güneş kreminin son kullanma tarihine dikkat edin, etiket üzerindeki talimatlara da mutlaka uyun.

Sprey güneş kremi mi yoksa güneş losyonu mu kullanmalıyım?

Kullanacağınız güneş kremi çeşidi size kalmıştır. Belirli güneş kremi türleri vücudun belirli bölümlerinde daha iyi görevini yapar. Kuru bir cilde sahipseniz özellikle yüzünüz için krem olanı tercih etmelisiniz. Jel ya da sprey erkeklerin göğsü ya da saç derisi gibi kılla kaplı bölümlerde daha etkili olabilir. Anne-babalar çocukları için daha kolay uygulandığından sprey olanları tercih eder. Sprey güneş kremi kullandığınızda cilt üzerinde bir tabaka oluşturacak kadar bol miktarda kullandığınızdan emin olmalısınız.

Güneş kremi içeren kozmetik kullandığınızda güneş kremi sürmeli misiniz?

Bu güneşte ne kadar süre kalacağınıza bağlıdır. Güneş kremi içeren nemlendirici, fondöten ya da dudak koruyucu kullanıyorsanız ve dışarıdaysanız 2 saatte bir makyajınızı yenilemelisiniz ya da ayrı bir güneş koruyucu kullanmalısınız. Dışarıda çok fazla zaman geçirmeyecekseniz, yüzünüzü yıkamadıysanız ya da gün boyunca çok terlemediyseniz güneş kremi içeren nemlendiriciyi sabahları sadece bir kez sürebilirsiniz.

Güneş kremi kullanırken unutmamanız gerekenler:

–          Dışarıya çıkmadan en az 30 dakika önce bol miktarda güneş kremi sürün.

–          Yüzünüz, kulaklarınız, elleriniz, kollarınız ve dudaklarınız da dâhil olmak üzere güneşe maruz kalacak tüm cilt yüzeyine güneş kremi sürün. Saçlarınız azsa veya hiç yoksa başınızın üzerine de krem sürün ya da şapka takın.

–          Güneş kremini her iki saatte bir yeniden uygulayın. Yüzdükten veya çok fazla terledikten hemen sonra tekrar sürmeyi unutmayın.

–          Kum, su, kar ve betonun güneş ışığını yansıttığını unutmayın. UV ışınları bulutların içinden de geçebildiği için hava bulutlu da olsa güneş kremi kullanın.

–          Bebeğiniz 6 aylık olduktan sonra güneş kremi kullanabilirsiniz. Daha küçük çocukları mümkün olduğunca gölgede tutun.

–          Sadece yaz aylarında değil yıl boyunca güneş kremi kullanın. (Vasfiye Özcanbaz)

Kategoriler
Sağlık

Sıcak çarpması nedir, nasıl korunursunuz? İşte sıcak çarpmasına karşı alınacak önlemler

Artan hava sıcaklıklarıyla birlikte güneşli ortamda uzun süre bulunulması baygınlık ve vücutta kalıcı hasarlara kadar gidebilen sıcak çarpması tehlikesini beraberinde getiriyor. Peki sıcak çarpması nedir, sıcak çarpmasından nasıl korunursunuz? İşte sıcak çarpmasına karşı alınacak önlemler.

Memorial Bahçelievler Hastanesi İç Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Aytaç Karadağ, sıcak çarpması ve alınması gereken tedbirler hakkında önemli bilgiler verdi. Sıcak çarpmasının en önemli nedeni, nemli havalarda yüksek sıcaklık altında uzun süre durmaktır. Sıcakla birlikte vücutta ısıyı dengeleyen sistem bozulur, vücut ısıyı atamaz ve sıcak çarpması durumu yaşanır.

Sıcak çarpmasında risk altındaki kişiler şöyle sıralanıyor: Yaşlılar ve 5 yaş altı çocuklar,  kalp ve böbrek yetmezliği yaşayanlar,  şeker hastaları,  yüksek tansiyon hastaları, hamileler, idrar söktürücü, alerji, kalp, psikiyatrik ilaç kullananlar, alkol bağımlıları, obezite ve aşırı zayıflık yaşayanlar, cilt hastalığı olanlar.

SICAK ÇARPMASINDAN KORUNMANIN YOLLARI

Risk grubundakiler 10.00-16.00 arası güneş altında yüksek sıcağa maruz kalmamalıdır.

Güneş altında şapka, şemsiye ve güneş gözlüğü kullanılmalıdır.

Sıcak havalarda açık renkli, sentetik olmayan, ince yazlık kıyafetler tercih edilmelidir.

Hava sıcaklığının yüksek olduğu saatlerde özellikle alkollü içecekler ve ağır yemeklerden uzak durulmalıdır.

Daha sık ılık duş alınmalıdır.

Yorucu fiziksel aktivitelerden uzak durulmalıdır.

Sıcak havalarda su tüketimi artırılmalıdır.

SICAK ÇARPMASINA DAİR BU BELİRTİLERE DİKKAT

D vitamini için güneşlenmek tavsiye edilse de güneş ışınlarının dik geldiği 10.00- 16.00 arasında güneşten koruyucu, şapka, şemsiye kullanmayanlarda güneş yanıkları, sıcak çarpmalarında artış yaşanıyor.

Sıcağa maruz kalmış bir bireyde bu belirtilerden birkaçı varsa sıcak çarpmasından şüphelenilmelidir. Sıcak, kuru ve soluk-morumsu cilt, halsizlik, bitkinlik, terlemede azalma, çarpıntı ve hızlı nefes alma, bulantı, kusma, ishal gibi sindirim sistemi yakınmaları, yüksek vücut sıcaklığı, baş ağrısı, kas krampları, uyuklama, anlamsız konuşma, çevreyi tanıyamama, sersemlik hali, kasılma, bayılma ve baygınlık, bilinç kaybı, koma.

NELER YAPILMALI?

Sıcak çarpması durumunda hasta serin bir ortama alınmalı ve soyularak soğuk duş yaptırılmalıdır. Ayrıca ıslak havlu ile soğuk kompres uygulanmalıdır. Hastanın bilinci açıksa şekerli ve tuzlu su içirilmeli; bilinci kapalıysa ağızdan sıvı ya da katı gıda verilmemelidir. Hastanın solunum yolu her zaman açık tutulmalı ve ayakları yukarı kaldırılmalıdır. Krampları engellemek ve hayati organların etkilenmemesi için hastaya masaj yapılmalıdır. Hastanın şikayetler devam ediyorsa ve ateş yüksekliği 40 dereceyi aşmışsa acilen hastaneye başvurulmalı.

Kategoriler
Yaşam

Güneş yanıklarını evde tedavi edebilirsiniz

Kavurucu yaz aylarında uzun süre güneş altında kaldığınızda ve herhangi bir koruyucu kullanmadığınız zaman cildinizde farklı derecelerde yanıklar oluşur. Bu yanıkları tedavi etmek için krem kullanmak yerine evinizdeki ürünlerle doğal yöntemlere başvurabilirsiniz.

Güneşin etkisini iyiden iyiye gösterdiği bugünlerde dışarıya asla koruyucu sürmeden çıkmamalısınız. Reader’s Digest dergisinde yer alan habere göre, bu doğal tedaviler ağrıyı ve iltihabı azaltarak cildinizin iyileşmesine yardım ediyor.

Yulafın içinde durun

Bu kahvaltılık yiyecek cildinizindeki ağrıyı hafifletir ve iltihabı azaltır. Eski bir naylon çorabın içine yulafı doldurun ve serin akan suyun altına yerleştirin. 15-20 dakika suyun içinde bekleyin. Sonra çıkın, fakat yulafın iyileştirici etkisinin geçmemesi için havluyla kurulanmayın.

Banyo suyuna karbonat ekleyin

Karbonat cilteki yanmayı hafifletecek ve cildin iyileşmesine yardım edecektir. Serin banyo suyunun içine bir avuç dolusu karbonat atın ve 20 dakika bu suda bekleyin.

Beyaz sirkeyi deneyin

Aspirinin bir bileşeni olan asetik asit içeren beyaz sirke güneş yanığının oluşturduğu ağrıyı, kaşınmayı ve yanmayı iyileştirmeye yardım eder. Kağıt havluyla beyaz sirke alın ve ağrıyan yerlere kompres gibi uygulayın, kendi kendine kurumasını bekleyin. Göz çevresinde dikkat edin, çünkü sirke gözleri yakabilir. Ya da banyo suyunuza bir bardak beyaz sirke dökün ve 20 dakika bu suda bekleyin.

Yeşil çayla rahatlayın

Düzenli olarak cilde uygulandığında yeşil çaydaki antioksidan bileşenler güneş yanığını ve cilt kanserini önlemeye yardımcıdır. Güneş engelleyici gibi çalışmaz, ancak güneşin UV ışınlarının yol açtığı yanmaya karşı cildi korur. Güneşte kalıp içeri girdikten sonra 2 bardak demlenmiş yeşil çayın soğumasını bekleyin ve bir parça pamuk yardımıyla cildinize sürün. Daha fazla ferahlık için nane çayı ile yeşil çayı karıştırın.

Lavanta yağı sürün

1900’lü yıllarda lavanta yağının iyileştirme gücü farkedildi. Bir şişenin içinde 1 çay kaşığı saf lavanta yağı ile yaklaşık 57 gram suyu karıştırın. Çalkalayın ve ihtiyacınız oldukça yanan bölgeye püskürtün.

Yoğurt sürün

Sade yoğurttaki enzimler ve probiyotikler yanmış cildinizin iyileşmesine yardımcıdır. Yoğurdu doğrudan yanan bölgeye sürün ve en az 5 dakika bekleyin. Ağrınız hafifleyince serin suyla nazikçe yıkayın.

Bol miktarda su için

Cildinizin yanması su kaybettiği anlamına geliyor. Bol miktarda su içerek cildinizin nemini yeniden kazanırsınız ve bu yanığın hızlı bir şekilde iyileşmesini sağlar.

Aloe vera kullanın

Saf aloe vera cilt yanığı iyileşmesinde çok önemlidir. 2009 yılında yapılan araştırmada, alove veranın ikinci derece yanıkları geleneksel yanık tedavisinden 3 gün önce iyileştirdiği tespit edildi. İçindeki glokoproteinler ağrıyı ve yanmayı durdurur.

E ve C vitaminleri

Vitaminler güneş yanığının ağrısını almaz, fakat daha hızlı iyileşmesine yardımcı olur. 8 gün boyunca 2000 miligram C vitamini ve 1,000 IU E vitamini almak güneş yanığını iyileştirir ve ileride cilt kanseri riskini azaltır. Bu vitaminler antioksidandır. (Vasfiye Özcanbaz)