Kategoriler
Sağlık

Kalp hastalarına müjde! Artık kalbiniz kendini tamir edecek

Kalp hastalığından muzdarip milyonlarca hasta için umut ışığı doğdu. Bilim adamları, kalbin çevresindeki sıvı içerisinde kalbin kendini onarmasına yardımcı yeni bir hücre keşfetti.

Araştırmacıların keşfettiği “Gata6+ perikardiyal boşluk makrofajı” adı verilen özel hücrenin, kalbi yaralı olan farelerin iyileşmesine yardımcı olduğunu tespit etti. Bu hücreler, kalbin etrafında bulunan kese içindeki perikardiyal sıvıda bulundu. Kanada’lı bilim insanları Dr. Paul Kubes, Justin Deniset ve Paul Fedak tarafından yürütülen çalışmada bu özel hücreye “Gata6 + perikardiyal boşluk makrofajı” adı verildi. Bu hücrenin farelerde, yaralı kalplerin iyileşmesine yardımcı olduğunu tespit eden ekip, aynı hücrelerin kalbi kırılmış kişilerin insan perikardında da buldular. Araştırmacılara göre, bu keşif tamir hücrelerinin kalp hastalığı olan hastalar için yeni tedaviler sağlayabileceğini doğruladı.

KALP HASTALIĞI İÇİN YENİ TEDAVİLER YOLDA

Kardiyak Bilimler Bölümü’nde görevli Prof. Dr. Paul Fedak, yaralı kalp kasının iyileşmesine yardımcı olacak yeni hücre keşfinin kalp hastalığından muzdarip milyonlarca insan için yeni tedavilere kapı açacağını vurguladı. Bugüne kadar kalbin tuhaf bir sıvı ile dolu bir kese içinde yer aldığını bildiklerini söyleyen Fedak, “Şimdi bu perikardiyal sıvının şifa hücreleri bakımından zengin olduğunu biliyoruz. Bu hücreler yeni kalp kası onarımı ve yenilenmesinin sırrını saklıyor. Daha fazla keşif ve yenilikçi yeni tedaviler için olasılıklar heyecan verici ve önemli” dedi. 

Hücreyi üç yıldan daha kısa bir sürede tanımlayan bilim adamları, insan kalbinin tamiri aşamasına götürmek için çalışıyorlar. (Vasfiye Özcanbaz)

Kategoriler
Sağlık Yaşam

Anne sütü kansere çare olacak mı?

İsveçli araştırmacılar, anne sütünde bulunan bir maddenin kanser hücrelerini öldürebilme yeteneğine sahip olduğunu keşfettiler.

PLoS One Journal isimli dergide yayınlanan çalışmada, “HAMLET” olarak bilinen maddenin yıllar önce keşfedildiğini belirten araştırmacılar, bugüne kadar bunun insanlar üzerinde denenmediğini açıkladılar.

Anne sütü kansere çare olacak mı?

İsveç’te Lund Üniversitesi tarafından yürütülen deneyde, mesane kanseri hastaları HAMLET ile tedavi edildi. Her tedaviden sonra, hastalar idrarlarındaki ölü kanser hücrelerini dışarıya çıkardılar.

Önceki laboratuar deneyleri HAMLET’in 40 çeşit kanser hücresini öldürebildiğini göstermişti, ancak bu araştırma insanlar üzerinde test edilen ilk çalışma oldu. Araştırmacılar, bir sonraki adımda ise bu maddeyi cilt ve beyin tümörleri üzerinde test edecekler. (Vasfiye Özcanbaz)

 

Kategoriler
Yaşam

Kiloluların vücudunda bu hücrelerden 100 milyar adet var

Yağ, vücudumuzda oluştuğunda çoğu kişinin duymak istemediği bir şeydir. Vücut için gerekli süreçlerde yağın negatif ve pozitif bir çok yönü bulunuyor.

Foxnews’in haberine göre vücudunuzda bulunan yağlar hakkında bilmedikleriniz:

YAĞI KESERSENİZ VÜCUDUNUZ KISA DEVRE YAPAR

Yağ tüketiminden kaçınırsanız, vitamin dolaşımı ve kolesterol seviyesinin düzenlenmesi için vücudunuzun doğal sistemine kısa devre yaptırırsınız. Yağlar, vitamin emilimi ve enerji üretimi gibi vücudun doğal süreçlerinin sürdürülmesi için kritiktir. Yağda çözünen A,D,E ve K vitaminleri olmaksızın, vücut kalsiyumu uygun bir şekilde ememez, hormon üretimi olumsuz etkilenir ve kan oluşumu ile akışında güçlükler yaşanır. Yağda eriyen vitaminlerin eksik olması gece körlüğü, anemi, raşitizm ve iç kanama gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açar. Bunun yanında, vücut kalsiyumu soğuramadığında kemikler güçsüzleşir ve kırılgan hale gelir. Yağ aynı zamanda, kötü kolesterolü düşürerek kolesterol düzenlenmesinde rol oynuyor. Yağ kalorisi, günlük toplam kaloriniziniz sadece yüzde 30’uzu kadar olmalı. Belirli bir miktar yağ, vücut iç sürecinin normal fonksiyonunu sürdürmesi için gerekiyor. Yağlar, vitamin emiliminde yardım ediyor ve vücuda her gün enerji sağlıyor. Kırmızı et ve süt ürünlerinden elde edilen doymuş yağ, kötü kolesterol seviyesini artırıyor.

İLAVE ÖSTRAJEN SAĞLIYOR

Ekstra birkaç kilo fazlalık hormonal dengenizde hasara yol açıyor. Sınıflandırılmış dişilik hormonu olan östrojen, yağ depolama hormonudur. Erkeklerde de bu hormon doğal olarak çok az miktarda bulunuyor. Fakat, kilo aldığınızda, östrojen seviyesi artıyor ve diğer sağlık problemleri birbirini izliyor. Erkeklerde bu hormon beyin fonksiyonlarını geliştirmek, kalbi korumak için gerekli olmasına rağmen, yüksek miktarlarda olduğu zaman testesteron seviyesi düşüyor ve birçok erkek yorgunluk, kas niteliği kaybı ve bazı vakalarda genişleyen prostata yol açabiliyor. Başka bir deyişle, erkeklerde östrojen seviyesini artırmanın yan etkileri iyi olmuyor.

YAĞ HÜCRELERİ 6 KAT BÜYÜYEBİLİR

Vücudunuza yakabileceğinizden daha fazla kalori alırsanız, vücuttaki yağ hücreleri minumum boyutunun 6 katı büyüyorlar ve sayıları da ortalama yetişkinde bulunan 40 milyardan 100 milyara kadar çıkıyor. Herkeste yağ hücresi bulunuyor, doğumdan önce bu hücreler oluşmaya ve şekillenmeye başlıyor. 16 yaş civarında, vücudun yağ hücreleri olgunlaşıyor ve sonra yaşam tarzı ve genler kilo alımında ve kilo vermede rol oynuyor. Yağ hücreleri hayatta kalmak için gerekli ve bu hücreler vücudun enerji sistemini desteklemeye yardımcı oluyor. Her gün yüksek kalorili yiyecekler yerseniz ve fazla kalori yakmazsanız, yağ hücreleriniz büyür ve çoğalır, böylece kilo alırsınız.

YAĞ HÜCRELERİ BÜZÜLÜR ANCAK KAYBOLMAZ

Kilo alımından dolayı sahip olduğunuz 100 milyar yağ hücresi leke gibi görünebilir. Yağ hücreleriniz şiştikten ve çoğaldıktan sonra kilo verebilirsiniz. Gerçekte, kilo verdiğinizde yağ hücreleriniz büzülüyor. Bunların toplam sayısının sadece düşmesine rağmen, hücreler daha az aktif hale geliyor, vücudunuzda duruyor ve büyümek için büyük bir ziyafet çekmenizi bekliyor. Bu nedenle hızlı kilo verip almak yerine, normal kilonuzu aynı seviyede tutmaya çalışın.

İLTİHABI ARTIRAN HÜCRELERİ ETKİLİYOR

Yağ dokuları, vücutta iltihaba yol açan makrofaj isimli bağışıklık sistemi hücrelerini etkiliyor. Bu nedenle, eğer birkaç kilo fazlanız varsa, vücudunuz gribe yakalandığınızda vücudunuzun gösterdiği reaksiyona benzer bağışıklık cevabı üretmeye başlıyor. Ancak endişelenmeyin: Henüz en sevdiğiniz yemekten vazgeçmek zorunda değilsiniz. Çalışmalar, toplam vücut ağırlığınızı yüzde 10 kadar düşürmenin sağlığınızı geliştirdiğini ve bağışıklık yanıtını sınırlandırdığını gösteriyor.

YAĞ HÜCRELERİ FARKLI VÜCUT ORGANLARINDA FARKLI DAVRANIYOR

Erkeklerde fazla kilolar tipik olarak karın bölğesinde toplanıyor. Kilo alırsanız, bunların çoğu öncelikle göbeğe gidiyor. Göbek yağı kötü kolesterol olasılığını artırıyor, kan dolaşımında ilave yağı tetikliyor, kan basıncı ve kan şekeri seviyesini artırıyor. Karın bölgesindeki yağ hücreleri, vücudun diğer bölgelerinde yerleşen yağ hücrelerinden daha aktif. Bu yağ hücreleri şeker hastalığı, koroner kalp hastalığı, felç ve belirli kanserlere neden olan yağ asitlerinden daha fazla salgılıyor. Bunun yanında, karaciğerin sağlıklı işleyişini etkileyebiliyor. Maalesef, vücudun belirli bir bölgesinde kilo verilmesini hedefleyen yol yok. Tüm vücudunuz için egzersiz yapmak zorundasınız. İyi haber ise, karın bölgesindeki kiloların düzenli egzersiz ile hızlı bir şekilde verilmesidir.

YAĞLARLA SAĞLIKLI BİR İLİŞKİ KURABİLİRSİNİZ! 

Yağların kötü ününe rağmen sağlıklı yağlar seçip kötü yağlardan kaçınırsanız, işlenmiş gıdalardan uzak durup hayvansal ürünleri de ölçülü olarak tüketirseniz, göbeğiniz şişip başladığı zaman, egzersiz yaparsanız yağlarla sağlıklı bir ilişkiye sahip olup yağsız bir vücuda sahip olabilirsiniz. (Vasfiye Özcanbaz)

Kategoriler
Soru-Cevap

5 yılda vücudunuz ne kadar değişiyor?

İnsan vücudunun kendini sürekli yenilediğini, ölen hücrelerimizin yerine yenilerinin geldiğini hep duymuşsunuzdur. Peki bunu ne kadarı doğru? Tüm hücrelerimiz yenileniyor mu yoksa sadece bir kısmı mı kendini yeniliyor?

Her birkaç yılda bir vücudunuzdaki tüm hücreler yenileniyor düşüncesi oldukça popüler fakat bu tam olarak doğru değil. Yağ hücrelerinin yaklaşık yüzde 10’u her yıl yenileniyor.

Kalp kası hücreleri çok az yenileniyor

Fakat 25 yaşındayken kalp kası hücrelerinin sadece yüzde 1’i geri dönüyor ve bu oran 70 yaşına kadar yüzde 0,5 azalıyor. 100 yaşına kadar yaşasanız bile doğumunuzda sahip olduğunuz kalp kası hücrelerinizin yarısından fazlasına sahip olacaksınız.

Beyin zarının nöronları ve göz lenslerinizdeki hücreler asla doğal yollarla yenilenmiyor.

Hücreler değişmeye devam ediyor

Hücreler tamamen yenilenmese de değişmeye devam ediyor. Moleküller normal metabolik süreçleri boyunca sürekli olarak çevrenin etkisiyle değişiyor. Vücudunuzdaki suyun günde yaklaşık 3 litresi devir daim oluyor. Bir yetişkinin vücudunda yaklaşık 40 litre su vardır, yani günde suyun yüzde 7.5’u değişiyor. 2 yıl sonra istatiksel olarak aynı su moleküllerine sahip olmayacaksınız. Fakat dişlerinizdeki kalsiyum sonsuza kadar saklı kalacak, değişmeyecek. (Vasfiye Özcanbaz)

Kategoriler
Sağlık

Bu gıdalar kirli havaya karşı sizi koruyor

Hücrelerinizi serbest radikallerin etkilerine karşı koruyan antioksidanlar sağlığınız için oldukça önemlidir.

Serbest radikaller ise kirli hava, sigara dumanı, güneş ışınları, petrokimya ürünleri, bazı ilaçlar, bozulmuş gıdalar ve bazı yiyeceklerde bulunan bileşiklerdir. Bunlar nefes aldığımızda, yemek yediğimizde bile vücudumuza giriyorlar ve sağlığımızı bozuyorlar. Hücrelere zarar veren serbest radikaller kalp hastalığı, kanser ve diğer ciddi hastalıklarda önemli rol oynuyorlar.

Araştırmalar antioksidan bakımından zengin gıdalar ile beslenmenin kanser, kardiyovasküler hastalık, Parkinson’s ve Alzheimer’s gibi hastalıkların riskini düşürdüğünü gösterdi.

Mayo Clinic’te yer alan habere göre, antioksidan bakımından zengin olan gıdalar liflidir, bunların doymuş yağ oranı ve kolesterolü düşüktür, ayrıca iyi birer vitamin ve mineral kaynağıdır. Peki bol miktarda antioksidan içeren gıdalar hangileridir?

Kırmızı meyveler: Bu meyvelerde bol miktarda antioksidan bulunuyor. Yaban mersini, çilek, böğürtlen, ahududu, kızılcık gibi tüm berry (çilek) meyvesi türleri en fazla antioksidan içeren meyveler arasında yer alıyor.

Armut, elma ya da erik: Kabuklarıyla yenmesi halinde armut, erik ve birçok elma çeşidinde de çok fazla antioksidan bulunuyor. Ayrıca vişne ve portakal da antioksidan bakımından iyi birer kaynaktır.

Sebzeleri unutmayın: Enginar, kırmızı lahana, kırmızı yapraklı marul, antioksidan bakımından zengin olan sebzelerin en üst sırasında yer alıyor. Diğer seçenekler arasında da kuşkonmaz ile brokoli bulunuyor.

Patates: Kabuklarıyla birlikte pişirilen yer elması ve kırmızımsı kahverengi patates de iyi birer antioksidan kaynağıdır. Kırmızı ve beyaz patateste daha az antioksidan bulunuyor.

Kabuklu kuru yemişler: Ceviz, Pekan cevizi, fındık, badem ve fıstık da en fazla antioksidan içeren kuru yemişler arasında bulunuyor. Aynı zamanda fasulye, börülce, edamame ve mercimek gibi baklagiller de bol bol antioksidan içeriyor.

Ayrıca sağlığınızı nar suyu gibi antioksidan bakımından zengin meyve suları ile güçlendirin. Bunun yanında antioksidan desteği için bir parça çikolata da yiyebilirsiniz. (Vasfiye Özcanbaz)