Kategoriler
Aktüel

Erimeden önce görülmesi gereken mağara

Güney Alaska’da bulunan Mendenhall Buzulu’nun altındaki mağaralar, görenleri büyülüyor. Küresel ısınmadan dolayı her geçen gün eriyip yok olan bu buz mağaralarını görmek için turistler bölgeye akın ediyor.

Mendenhall Buzulu, Güney Alaska’da Juneau kasabasından 20 kilometre uzağındaki Mendenhall Vadisi’nde yaklaşık 20 kilometre uzunluğunda bir buzuldur. Bu buzulun içinde birçok buz mağarası bulunuyor. Bu mağaralara sadece Eskimo kayağı ve sonra buzul üzerinde buz tırmanışıyla ulaşılabiliyor. Küresel ısınmanın okyanusları ısıtması ve sıcaklığı artırması nedeniyle bu buzul artan bir hızla eriyor. Buzulun içindeki mağara, siz içinde yürüdükçe erime özelliğine sahip.

Mağaralar aklınızı başınızdan alacak

1942 yılından bu yana Juneau Buz Kütlesi Araştırma Programı tarafından gözlemlenen Mendenhall Buzulu, 1958 yılından bu yana yaklaşık 3,2 kilometre çekildi. 1500 yılından 1958 yılına kadar sadece 800 metre çekildiğini görünce küresel ısınmanın etkileri daha iyi anlaşılıyor.

45 metre derinliğindeki 800 metre genişliğindeki buzullar yılda 18-20 metre hareket edip çekiliyor. Buzulların altında müthiş bir güzellik yatıyor. Bu mağaralar turistik bir yoldan uzaktır, ancak bu mağaralar hayatınızın geri kalanını orada geçirmek isteyeceğiniz sıradışı bir deneyimdir.

Tehlikeli olmasına rağmen ziyaretçilerin mağaraya girmesi engellenemiyor. İçeriye girdiğinizde göreceğiniz manzara sizi asla hayal kırıklığına uğratmayacak, aklınızı başınızdan alacak. (Vasfiye Özcanbaz)

Kategoriler
Aktüel

Dünya 500 yıl sonra nasıl olacak?

Bundan 500 yıl öncesini hayal edebiliyor musunuz? 1500’lü yıllarda 500 milyon olan dünya nüfusu 20’inci yüzyılda 5 milyarı aştı.
Buna karşılık dünya üzerindeki birçok canlı türü de kirlilik ve küresel ısınma sonucu kayboluyor. Sizce, artan insan nüfusu ve hızla ilerleyen küresel ısınma sayesinde dünyamız 500 yıl sonra nasıl olacak?
Sorulan kişiye bağlı olarak, 26. yüzyılın çok soğuk ya da aşırı sıcak olacağı belirtiliyor. Bazı solar üretim modellerinin 2500’lü yıllarda kullanılacağı ve dünyanın ikliminin buz çağı gibi soğuyacağı ima ediliyor. Diğer çalışmalar ise devam eden iklim değişikliği ve fosil yakıt kullanımının ise 2300 yılına kadar dünyayı insan yaşamı için çok sıcak hale getireceğini gösteriyor.
Bazı uzmanlar iklim değişikliğinin başlangıcı olarak 1800’lü yıllarda Sanayi Devrimi’ni görüyorlar. Diğerleri ise tarih öncesi zamanlarda zirai uygulamaları işaret ediyor. Her iki şekilde de insanlar kendi ortamlarını değiştiriyor ve buna bağlı olarak 26. yüzyılın araç-gereçleri gerçekten etkileyici olabilir.
Kuramsal fizik uzmanı Michio Kaku, sadece 100 yıl içinde insanlığın dünyanın enerjisinin tümünü çalışabilir hale getireceğini tahmin ediyor. 26. yüzyıl insanları füzyon ve solar güç gibi temiz enerji teknolojilerinin ustaları olacak. Gezegenin enerjisini küresel iklimi kontrol altında tutmak için yönlendirebilecekler. Fizikçi Freeman Dyson ise bu durumun 200 yıl içinde olacağını tahmin ediyor.
Teknoloji 1500’lü yıllardan beri katlanarak ilerledi ve bu durum gelecek yüzyıllarda da devam edecek. Bilgisayarların hızı ve karmaşıklığı her 18 ayda bir ikiye katlanacak ve bu çalışmalardan bazısı çok akıllı makineler tarafından yapılacak. Yazar Adrian Berry ise 26. yüzyıl dünyasında ortalama insan ömrünün 140 yıla çıkacağına inanıyor. İnsanlar okyanuslarda çiftçilik yapacaklar, uzay gemileriyle yolculuğa çıkacaklar ve insanlar ayda ya da Mars’ta yaşayacaklar. Peki, buradan sonra nereye gideceğiz? Bunu da torunlarımızın torunları görür artık. (Vasfiye Özcanbaz)