Kategoriler
Yaşam

Bayramda fazla yemek kalp krizini tetikler!

Ramazan ayının bitmesine birkaç gün kaldı. Bir ay boyunca süren uzun açlık sürecinin ardından öğün sayısını artırmak, çok fazla yemek sağlığınız için çok ciddi riskler oluşturur. Fazla ve hızlı yediğinizde hazımsızlık ve şişkinliğinin yanı sıra kalp krizi geçirme riskiniz yükselir.

Bayramda yakınlarınızla, ailenizle keyifli muhabbetlerin yapılacağı, lezzetli ikramların bulunacağı bayram sofraları sizi bekliyor. Bayramda bir ay süren uzun açlık sürecinden sonra öğün sayısını artırmak ve özellikle tatlı, çikolata gibi şekerli besinlerden fazla yemek ciddi sağlık problemleri olarak geri dönebiliyor.

Hazımsızlık, şişkinlik, reflü yakınmaları ve ishalin yanı sıra kan şekerindeki dengesizlikler nedeniyle uyuklama ile baş ağrısı gibi sorunlar oluşabiliyor. Şeker ve tansiyon hastalarında ritim bozuklukları, nefes darlıkları, kan basıncının yükselmesi, çok daha önemlisi kalp krizi riskinin arttığını söyleyen Acıbadem Bakırköy Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Sıla Bilgili Tokgöz, bayram ziyaretlerinde neler yapılması gerektiğini anlattı, önemli uyarılarda bulundu.

Kuru meyve, hurma tüketin!

Konuklarınıza şeker ve çikolata yerine ikram edeceğiniz kuru meyveler, hurma veya içine ceviz eklediğiniz incir hem çok lezzetli hem de sağlıklı ikramlar olacaktır. Bunların yanı sıra bitter çikolataya batırdığınız çilekleri soğutup, sunabilirsiniz. Ayrıca, şerbetli tatlılar yerine az şekerli ve sütlü tatlılar tercih edilmeli.

Kahvaltıda az yiyin

Oruçtan sonra kuracağınız zengin bir kahvaltı sofrası sağlığınız için tehlikeli olur. Bu nedenle bayramda peynir, zeytin, ev reçeli, tam tahıllı ekmekler, yumurta ile söğüş sebzelerin bulunduğu hafif bir kahvaltı hazırlayın.

Çay, kahve tüketiminiz günde 2-3 fincanı geçmesin

Çok fazla çay ve kahve tüketmek içerdiği kafeinin idrar söktürücü etkisi nedeniyle fazla sıvı kaybetmenize neden olur. Uykusuzluk, anksiyete, çarpıntı ve sindirim sistemine özgü sorunlar oluşturabiliyor. Bu nedenle bayramda çay ve kahve tüketimini 2-3 fincanla sınırlayın ve şeker kullanmayın.

Bunlardan uzak durun!

Baklavalar, pişiler, kızartmalar gibi şekerli, unlu ve yağlı besinler mide yanmasına, ishale, kabızlığa, kan trigliserid düzeylerinde artışa ve kilo alımına neden olur. Ayrıca içerdikleri beyaz un kan şekerinde dengesizlikler yapabilir. Sağlığınızı ve kilonuzu korumak için bayramda bu üçlüden uzak durmalısınız.

Bol bol su için

İftar ve sahur arasındaki sürenin kısalığından dolayı ihtiyacınız olan su miktarı karşılanamayabiliyor. Bu nedenle bayramda, özellikle bu sıcak yaz günlerinde kilo başına 30 ml su tüketmeyi asla ihmal etmeyin.

Daha fazla hareket edin

Ramazan ayında spora ara verdiyseniz günlük hareketlerinizi mutlaka arttırın. Bayram ziyaretlerinde aldığınız fazla kalorileri hareket ederek yakmaya çalışın. Başlangıçta her gün sabah ve akşam 30 dakikalık yürüyüşler size destek olacaktır.

Kategoriler
Yaşam

Ramazanda sağlığınız için bunlara dikkat!

Ramazan ayının gelmesiyle oruç tutanların başta beslenme ve uyku olmak üzere günlük alışkanlıklarında değişiklikler oluyor. Oruç tutmayı diyet olarak görmeden iftarda ve sahurda yediklerinize dikkat ederek 30 gün boyunca sağlıklı bir şekilde oruç tutabilirsiniz.

Oruç tutanlar için beslenmeyle birlikte birçok alışkanlığın değiştiği Ramazan ayında, normalde 3 – 4 olan öğün sayısı azalır, uyku düzeni değişir. Vücudumuzun bu yeni düzene göre hazırlanması için Herbalife Nutrition Beslenme Danışma Kurulu Üyesi Prof. Dr. İsmet Tamer, Ramazan’da beslenmede yapılan hataları ve dikkat etmemiz gereken noktaları anlattı.

Orucu diyet olarak görmeyin

Kilo sorunu olan kişiler için Ramazan ayı oruç tutarak zayıflanacak bir dönem gibi görülebilir, oysa metabolizmanın yavaşlaması nedeniyle -hele bir de doğru beslenmiyorlarsa- bu beklenti çoğunlukla ayın sonunda fazladan alınan birkaç kilo ile sonuçlanır.

İftarda aşırı ve hızlı yemeyin

İftarda hızlı şekilde çok miktarda besin tüketme nedeniyle,  aniden yükselen kan şekerini kontrol etmeye yönelik olarak vücudumuzun salgılayacağı fazla miktarda insülin, ilerleyen saatlerde kan şekerini aşırı düşürebilir ve erken gelen açlık hissi ile birlikte halsizlik de baş gösterebilir. Bunun yerine kahvaltılıklar ve çorba ile orucu açtıktan sonra 10-15 dakika kadar bekleyip ana yemeğe geçilmeli.

Yağlı ve karbonhidratlı yemekler tüketmeyin

Bol yağlı ve aşırı karbonhidratlı bir öğün, gün boyu aç kalmış ve metabolizması yavaşlamış bir vücut tarafından kolay sindirilemez. Vücut, enerjisini harcayamaz ve enerji fazlasını yağ olarak biriktirir. Bu nedenle ana yemekte et, tavuk ya da sebze türlerini tercih etmek ve bu yemekleri de az yağlı, ızgara, haşlama ya da buharda pişirme yöntemleri ile hazırlamak sağlıklıdır.

Mutlaka sahura kalkın

İftardan sonraki birkaç saat bir şeyler atıştırıp açlığımızı bastırmak, ardından yatıp uyumak, sahurda uyanıp bir bardak su içerek bir sonraki iftara kadar aç beklemek pek çok kişinin düştüğü önemli bir hatadır. Gece erken saatte yemek yiyerek yatmak ya da hiç sahur yapmamak günün ilerleyen saatlerinde kan şekerinin çok düşmesine ve sıvı eksikliğinin belirgin hale gelmesine neden olabilir.

Sıvı ve besin ihtiyacınıza dikkat edin

Yetişkin bir insanın Ramazan ayında günlük besin ve sıvı ihtiyacını, iftardan itibaren başlayarak karşılaması gerekir. Özellikle günlük sıvı eksiğini su, taze sıkılmış meyve suları ya da ayran gibi sıvılarla gidermek, sahura kadar uyanık olunan her saatte 2-3 bardak su ile yaklaşık 2 litre su tüketmek gerekir.

Lokmaları çiğnemeden yutmayın

Yediklerimizi yavaş yemek, lokmaları yeterince çiğnedikten sonra yutmak ve iftardan 1-2 saat sonra yapılacak hafif bir yürüyüş, hem sindirime yardımcı olacak hem de kalp damar sağlığınız için faydalıdır.

Tüm gün yatmak tehlikeli

Ramazan’da günlük aktiviteler gerçekleştirilirken aşırı sıcaktan, aşırı sıvı kaybına neden olabilecek aktivitelerden mümkün olduğunca kaçınmak sağlığı korumaya yardımcı olur. Ancak bu, bütün gün yatıp uzanmak, hareketsiz kalmak anlamına gelmemelidir.

Şeker hastaları doktora danışmadan oruç tutmamalı

Diyabet hastaları, genellikle sık aralarla, azar azar beslenerek, protein içeriği yüksek ve kalorisi nispeten düşük bir diyet uygulayarak sağlıklı kalabilir. Sadece diyet ve bazı durumlarda ilaçla kontrolü rahatça yapılabilen, hafif kilolu Tip 2 diyabet hastaları da çok dikkatli olmak kaydıyla oruç tutabilirler. Ancak Tip 1 diyabet hastaları ile insülin kullanan Tip 2 diyabet hastalarının oruç tutmaları ciddi sorunlara yol açabilir.