Kategoriler
Soru-Cevap

Dünyadaki herkes bir anda vejetaryen olsaydı ne olurdu?

İnsanların vejetaryenliği seçme nedenleri çok farklıdır, kimileri hayvanların acı çekmesine dayanamazken kimisi de sağlıklı beslenmek için vejetaryenliği tercih ediyor. Peki dünyadaki insanların hepsi bir anda vejetaryen olsaydı ne olurdu?

Bugün böyle bir düşünce oldukça ütopik görünse de ilerleyen yıllarda insanların çoğunun sebze-meyve ağırlıklı beslenmesinin, geleceğimiz için olumlu sonuçları olsa da dezavantajları da bulunuyor. Örneğin, herkesin vejetaryenliği seçmesi halinde hayvancılıkla uğraşan birçok insan işsiz kalacak.

BBC Focus dergisinde yayınlanan habere göre, işte herkesin bir anda veganizme geçmesi halinde karşılacağımız durumlar:

Metan gazı salınımı azalacak

Küresel ısınma ve sera gazı salınımı konuları tartışılırken karbondioksit gazının doğaya verdiği zarar konuşulsa da; aslında insan kaynaklı sera gazı salınımının 4’te biri gıda üretimi sırasında gerçekleşiyor. Hayvanların gaz çıkarması ve dışkıları, küresel ısınmaya büyük oranda katkı sağlıyor. Bitki bazlı diyetlere küresel bir geçiş,  hayvansal gıda üretiminden kaynaklanan emisyonları yüzde 28 azaltacaktır. Bu oran Hindistan’ın karbon nötrleşmesine eşdeğerdir.

Toprakların kullanımı artacak

Şu anda, tarım arazilerinin yüzde 68’i hayvan besiciliği için kullanılıyor. Bunun beşte birine ekin dikmek, tüm hayvanlar kadar aynı miktarda yiyecek üretecektir. Böylece, 26 milyon kilometrekarelik (Rusya’nın 1.5 katı büyüklüğünde bir alan) alan boşaltılacak. Daha sonra biyo-çeşitliliği iyileştirmek amacıyla çayır veya ormanla kaplanacaktır.

Ölümler azalacak

Herkes et yemeği bırakırsa, kalp ve damar hastalıkları, diyabet, inme ve bazı kanserlerde azalma olacağı için ölüm oranları da azalacak. Böylece her yıl 8 milyon insanın ölümü engellenecek. Ancak çoğu bitkisel ürün, kalori başına, ete göre daha düşük seviyelerde mikro besin (özellikle A, B12 ve D vitaminleri ve bazı esansiyel yağ asitleri) içeriyor. Yetersiz beslenmeye neden olmamak için bitkisel ürünlerin porsiyonlarının mutlaka ayarlanması gerekiyor.

Hayvanlar her şekilde ölecek!

Veganizm, hayvanlara karşı tüm zulmleri dışarıda tutmayı amaçlıyor. Çiftliklerin kapasitesi şu an mevcut olan 3,5 milyar besi hayvanı ve 19 milyar tavuk stoğunu karşılamaya yeterli olmazdı. Çoğu açlıktan ölür ya da yırtıcı hayvanlar tarafından yenilirdi.

(Vasfiye Özcanbaz)

Kategoriler
Sağlık

Çocuğunuzu 6 adımla kış hastalıklarından koruyun

Soğuk, rüzgarlı ya da karlı havalar, okul zamanı kalabalık sınıflar, tatil döneminde ise AVM ve eğlence merkezi gibi alanlarda geçirilen vakitler, kış aylarında çocukların sık hastalanmasına neden oluyor. Çocuğunuzun bağışıklık sitemini güçlendirmek ve sağlıklı kalmasını sağlamak için bazı önemli noktalara dikkat etmeniz gerekiyor. Memorial Şişli Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Seda Günhar, çocukları kış hastalıklarından koruyan önerileri adım adım sıraladı.

Sağlıklı beslenip iyice dinlenin:

Güçlü bir bağışıklık sistemi için, sağlıklı beslenme ve yeterli dinlenme iki altın kuraldır. Çocuğun beslenmesinin tüm besin gruplarını (et, süt, sebze ve tahıl) dengeli bir şekilde içerdiğinden emin olunmalıdır. 3 ana ve en az 2 ara öğünden oluşan sağlıklı ve düzenli bir beslenme programı uygulanmalıdır. Ayrıca yeterince dinlendiğinden ve uykusunu almalıdır.

C vitamini tüketin:

C vitamini depolanan bir vitamin olmadığından, C vitamininden zengin sebze ve meyveler çeşitlendirilerek günlük olarak tüketilmelidir. Sebzelerden brokoli, lahana, karnabahar, kereviz, ıspanak, pazı ve turp; meyvelerden portakal, mandalina ve limon gibi turunçgiller, elma, kivi savunma mekanizmasını güçlendirmede etkili olmaları nedeniyle kış aylarında mutlaka tüketilmelidir.

Vitamin takviyesi doktora danışılmalı: 

Bağışıklık sistemini güçlendirmek adına, kan değerleri ölçtürüp, eksiklikleri tespit etmeden ve en önemlisi doktora danışmadan vitamin takviyesi kullanılmamalıdır. Yüksek dozda vitamin, kalp rahatsızlıklarından toksik zehirlenmelere pek çok sağlık sorununa neden olabilir.

Proteini artırın:

Kaliteli ve yeterli protein tüketimi vücudun büyümesi ve gelişmesinde önemli rol oynar. Bununla birlikte, hastalık dönemlerinde vücuttan protein atımı olur. Bu nedenle, özellikle enfeksiyon hastalıklarında ve sonrasında protein tüketimini arttırmak önem kazanır. Kırmızı et, balık ve tavuk sadece proteince değil aynı zamanda minerallerce de zengindir. Omega 3 yağları bakımından da zengin olan balıkların haftada en az 1 kez tüketilmelidir.

Probiyotik içeren gıdalar tüketin: 

Antikorları üreten bağışıklık hücrelerinin %70’i sindirim sistemi içinde yaşar ve probiyotikler hastalıklara neden olan mikroorganizmaların çoğalmalarını engeller. Araştırmalar probiyotik tüketen bireylerin enfeksiyonlara karşı yaklaşık %50 oranında daha dirençli olduğunu gösterir. Ev yapımı doğal yoğurt, doğal yoğurttan yapılmış ayran ve kefiri beslenme programınıza alarak, probiyotik haplara ihtiyaç duymadan doğal yollardan çocuğun probiyotik gücü kolaylıkla artırılabilir. Boza ve ev yapımı turşular da probiyotik gücü artırıcı besinlerdir. Fazla ilaç kullanımı ve özellikle de antibiyotik kullanımı vücudun probiyotik gücünü azaltmaktadır. Probiyotik zengini yiyecek ve içeceklerin alımı kadar, probiyotik bakterileri besleyen ve onların çoğalmalarını sağlayan lif yapıdaki prebiyotikleri (pırasa, patlıcan, soğan ve sarımsak da bulunur) de beraberinde tüketmek önemlidir.

Hasta kişilerden uzak durun:

Çocukların hasta olan arkadaşları ile bir arada olmaması da alınabilecek önemli bir önlemdir. Çocukların hastayken okula gönderilmemesi, tatil dönemindeyse hastalanabileceği ortamlardan uzak tutulması gerekir. Evdeki yetişkinlerde hastalık varsa çocuğa sarılıp onu öpmemeleri önemlidir.

Kategoriler
Yaşam

İşte sağlıklı beslenmeye giden yol haritası

İnsanların cinsiyet, yaş, boy uzunluğu ve fiziksel aktivite durumuna göre farklı enerji gereksinimleri var. Dengeli ve sağlıklı bir beslenme adına ne yediğiniz ve neler içtiğiniz hakkında yaptığınız seçimler önemlidir.

Sağlıklı beslenmenin birçok avantajı vardır. Kilo kaybetmenize veya kilonuzu korumanıza yardımcı olabilir. Aynı zamanda kolesterolünüzü düşürüp kronik hastalıkların ortaya çıkmasını önleyebilir.

İşte daha sağlıklı bir yaşama giden yolun haritası:

ETLERDE YÜKSEK YAĞLI SOSLARDAN KAÇININ

Az yağlı ve yağsız etleri tercih edin. Pişirme öncesi ilk işleminiz etin yüzeyindeki görülebilir yağları etten uzaklaştırmak olsun. Eti çeşnilendirmek için baharatları kullanın ve aşırı tuzdan veya tuzlu salçalardan uzak durun. Pişirme, fırın ve ızgara etlerin hazırlanması için en sağlıklı pişirme teknikleridir. Tereyağı, margarin yerine yapıştırmayan tencere/tava gibi ekipmanları; az yağ kullanmak için ise sprey şeklinde yağdanlık kullanın. Sığır eti, dana eti ve kuzu etinden oluşan kaliteli proteininizi yüksek yağlı soslar ve salçayla hazırlamayın.

TAVUK GÖĞSÜ YİYİN

Tavuk göğsü, düşük yağlı ve protein açısından zengin olduğundan iyi bir seçimdir. Yağlı oldukları için ördek ve kaz etini sık tercih etmeyiniz. Pişirmeden önce, kırmızı ette de önerdiğimiz gibi görünür yağlar mutlaka etin üzerinden temizlenmelidir. Kümes hayvanlarının etini tüketmek için en sağlıklı pişirme tekniği, fırın ve ızgaradır. Derisiz et (tavuk göğsü gibi) tavada sotelenmiş veya fırınlanmış olarak tüketilebilir.

BALIĞI HAŞLAYIN VEYA IZGARA YAPIN

Çoğu deniz ürünü, yüksek miktarda çoklu doymamış yağ içerir. Somon balığı ve soğuk-su alabalığı gibi bazı balıklarda Omega-3 yağ asitleri daha fazla bulunur. Haftada iki kez deniz ürünleri yemeye çalışın. Taze bir balık kokusuz, elastik olmalı ve canlı gözlere sahip olmalıdır. Taze balık mevsimi değilse, donmuş balıkları tercih edebilrsiniz. Balığı sağlıklı bir şekilde tüketmek için haşlayabilir, buharda pişirebilir fırınlayabilir veya ızgara tercih edebilirsiniz. Fırınlanacak balığın 180 derecenin altında pişirilmesi tavsiye edilir.

KAHVERENGİ PİRİNÇ TERCİHİNİZ OLSUN

Tam tahıl barındıran ürünler seçin. Örneğin, tam tahıl ekmekleri veya tam buğday unu. tam tahıllar, yağ bakımından zayıf ve lif bakımından yüksektir. Ayrıca, kompleks karbonhidratlar içerirler ve bu da tokluk hissi sağlar ve aşırı yemenizi önler. “Zenginleştirilmemiş” tahıl veya unlar içeren ürünlerden kaçının. Zenginleştirilmemiş tahıl ürünleri liften ve bazı vitamin-minerallerden fakirdir. Pastane ürünlerinden sıcak ve soğuk servis edilen tahıl ürünlerinin yağ oranı genellikle düşüktür; ancak bu ürünlerin hazırlık süresince içine dahil edilen krema, lezzetini arttırmak için ek yağ, ürünlerin yağ oranını arttırmaktadır.

Bunların yerine;

Kruvasan, rulo, bisküvi ve beyaz ekmek

– Donutlar, hamur işleri ve çörekler

– Kızarmış ekmek kızartması

– Şeker tahılları ve şekerli/ballı granola/müsli/gevrek

– Atıştırmalık kraker

– Patates veya mısır cipsi ve mısır patlamış mısır

– Beyaz makarna

– Beyaz pirinç

– Pirinç veya yüksek yağlı soslar içeren makarna karışımları

– Çok amaçlı beyaz un

Bunları deneyin;

– Tam tahıllı ekmek, çavdar ekmeği

– Küçük çok tahıllı simitler

– Tam tahıl, yulaf kepeği ve az yağlı, şeker ilavesiz granola

– Kepekli makarna, makarna görünümlü sebzeler

– Kahverengi pirinç

– Kepekli un

GEREKSİZ YAĞ İLAVE ETMEYİN

Meyve ve sebzelerin yağ oranı düşüktür. Bu grup diyetinize lezzet ve çeşitlilik sağlar. Ayrıca gerekli lif, vitaminler ve mineralleri de içerir. Sebze ve meyvelere gereksiz yağ ve şeker ilave etmemeye çalışın. Bu; margarin, tereyağı ve mayonezden kaçınmanız gerektiğini hatırlatmalıdır sizlere. Sebze ve meyvelerle yoğurdu, sütü, peyniri, sağlıklı gevrekleri hazırlayabilirsiniz.

Bunların yerine;

– Krem peynir veya tereyağı soslarıyla servis edilen kızarmış sebzeler

– Krem peynir veya şekerli soslar ile servis edilen meyveler

– Kızarmış patates ve patates cipsi

Bunları deneyin;

– Az miktarda zeytinyağı, tuz ve baharatlarla zenginleştirilmiş çiğ sebzeler veya buhar, haşlama ve fırın gibi sağlıklı yöntemlerle pişirilmiş sebzeler

– Şeker ilavesiz meyveli yoğurtlar

– Fırında patates

ET YERİNE BAKLAGİL

Et gibi kıymetli, bitkisel proteinden zengin kuru fasulye, bezelye ve mercimek gibi baklagilleri sofranızdan ihmal etmeyin. Baklagiller et gibi kolesterolü ve doymuş yağ içermezler, yapılarında bitkisel protein ve bol lif barındırırlar.

Bunların yerine;

– Fırınlanmış balık kroketleri, yağda konserve edilmiş balık ya da tereyağı ile hazırlanan ya da yüksek yağlı sos ile servis edilen deniz ürünleri

– Yağlı etler

– Dana kıyması

– Öğle atıştırmaları, örneğin kırmızı etli sandviçler

– Sosisli sandviçler

– Tütsülenmiş veya kurutulmuş etler

Bunları deneyin;

– Balıklar (taze, dondurulmuş veya konserve), ızgarada balık veya karides gibi az yağlı, kabuklu deniz ürünleri

– Yağsız sığır eti

– İnce bonfile, hindi pastırması

– Yağsız kıyma, çift çekilmiş dana kıyması

– Sağlıklı sandviçler, örneğin hindi, tavuk, balık gibi beyaz etle hazırlanmış sandviçler

YAĞSIZ YOĞURT

Kısmi vejetaryen veya katı vegan olanlar gibi soya, pirinç, badem sütü gibi yağsız sütleri veya az yağlı/yağsız inek sütü tercih edin. Tariflerinizde az yağlı veya yağsız peynirler deneyin. Salatalarınızda yüzde 1 yağ içeren süzme peynir kullanın. Dil peyniri, düşük yağlı, yüksek kalsiyumlu olması sebebi ile bir çerez seçeneği gibi kabul edilebilir. Yağsız yoğurt bir çok tarifte yerini alabilir. Bu ürünleri meyvelerle karıştırmayı deneyerek bir tatlı çeşidi hazırlayabilirsiniz. Yağsız dondurulmuş yoğurdun yağ oranı dondurmadan daha düşüktür unutmayın.

Bunların yerine;

– Tam veya yüzde 2 yağlı süt

– Süt tozu

– Ayran

– Tam yağlı yoğurt, manda yoğurdu

– Krem peynir

– Dondurma

Bunları deneyin;

– Soya, pirinç, badem veya ceviz sütü gibi yağsız süt (yüzde 1) veya yağsız inek sütü

– Yağsız süt tozu

– Az yağlı, yağsız yoğurt

– Porsiyon başına 3 gramdan daha az yağ içeren az yağlı peynir, örneğin köy peynir, dil peyniri, süzme peynir, az yağlı veya yağsız beyaz peynir…gibi

– Az yağ içeren yağsız krem peynir

– Az yağ içeren dondurulmuş yoğurt

SADECE SU YETER

Sağlık için sıvı tüketimi önemlidir. Ancak, şeker ilaveli içecekler çok miktarda şeker ve kalori içermektedir. Meyve suları, soda, spor ve enerji içecekleri, tatlandırılmış veya aromalı süt ve şekerli çay bu içeceklere örnektir. Bu içecekler yerine su veya şekersiz, kalorisiz içecekler tercih edin.

Bunlar yerine;

– Kurabiye

– Tereyağı ve margarin

– Mayonez

– Salata sosu

Bunları deneyin;

– İncir kurusu ve pekmez kurabiyesi

– Kuru meyveler

– Zeytin yağı, fındık yağı

– Yağsız mayonez

– Yağsız veya hafif salata sosu

– Yağ spreyi

Kategoriler
Sağlık

Çalışan annelerin çocukları ne kadar sağlıklı?

Çalışan annelerin çocuklarının daha az sebze ve meyve yedikleri için sağlıksız beslendikleri belirtiliyor.

Journal of Epidemiology and Child Health isimli dergide yayınlanan ve Londra’daki Çocuk Sağlığı Enstitüsü tarafından yapılan araştırmaya göre, çalışan annelerin çocukları daha az taze sebze ve meyve yiyor ve ayrıca daha az egzersiz yapıyorlar. Diğer çocuklardan günde en az 2 saat daha fazla televizyon izliyor. Ayrıca öğünler arasında daha fazla şekerli ve gazlı içecekler içiyor.

5 yaş grubundan 12 bin 500’den fazla çocuk üzerinde yapılan araştırmada, annelere çalışma saatleri, çocuklarının beslenmesi, egzersiz seviyeleri ve evde yaptıkları aktiviteler hakkında sorular soruldu.

Annelerin üçte biri çocuklarının doğumundan itibaren çalışmazken çalışan annelerin ise haftada ortalama 21 saatlerini işte geçirdikleri belirtiliyor. Anneleri tam veya yarı zamanlı çalışan 5 yaşındaki çocukların yemekler arasında şekerli içecekler tüketmeye daha eğilimli oldukları bulundu. Ayrıca, bu çocukların televizyon ya da bilgisayar başında 2 saatten daha uzun süre geçirdikleri, anneleri evde oturan çocukların ise bu aktivitelere daha az zaman ayırdıkları tespit edildi. Ayrıca, çalışan annelerin çocukları okula arabayla giderken, diğer çocuklar ise yürüyerek ya da bisikletle gidiyorlar.

Araştırmayı yapan ekipten Prof. Dr. Catherine Law, “Biz hiçbir şekilde anneler çalışmasın demiyoruz. Biz bu araştırmayı, anaokullarında ve kreşlerde, çocuklara daha iyi bakılması için yaptık” dedi. (Vasfiye Özcanbaz)

Kategoriler
Yaşam

İşte çocuğunuzu sağlıklı beslemenin yolları

Sağlıklı beslenme, çocukların büyüme çağında ve okul dönemlerinde her zamankinden daha önemlidir. Ancak sağlık beslenebilmek için öncelikle bunun alışkanlık haline gelmesinde anne ve babalara büyük görevler düşmektedir.

İşte Forbes.com’da yer alan habere göre, çocuğunuzun yemek seçimini etkilemenin yolları:

DENGELİ BESLENME ÖNEMLİ

Çocukları çok fazla şekerleme yönelip, sebze ve meyvelere burun kıvırdığında çoğu ebeveyn onlara sert tepki gösterir. Çocuklara dengeli bir yemeğin nasıl olması gerektiğini öğretmelisiniz. Ailece dengeli bir şekilde beslenirseniz, çocuğunuz da bunu öğrenecek ve bu şekilde beslenme alışkanlığı kazanacaktır.

MUTFAĞINIZDA SAĞLIKLI SEÇENEKLERE YER VERİN

Mutfağınızda meyve, sebze ve tam tahıllı gıdaları eksik etmemeniz çocuğunuzun doğru atıştırmalıkları seçmesini kolaylaştıracaktır. Masanızın üzerine koyacağınız meyve sepeti de çocuklarınızın sağlıklı beslenmesine yardımcı olacaktır. Bunun gibi pratik çözümler yağlı patates cipsi ya da şekerlemeler yerine sağlıklı atıştırmalıklardan tüketme alışkanlığı kazanmasına yardımcı olacaktır.

YİYECEKLER KONUSUNDA BİLGİ VERİN

Çocuklarla yiyecekler hakkında tartışmak baştan kaybedilmiş dava olabilir. Çocuklar yedikleri şeyin tadına odaklanırken içinde ne kadar kalori, şeker, tuz ve yağ olduğuyla ilgilenmezler. Bu konuda onlara akıl vermelisiniz. Niçin şekerli gıdaları sınırlandırması gerektiği gibi temel konularda çocuklarınızı bilgilendirmeniz yardımcı olacaktır.

GİZLİ KALORİYE DİKKAT

Bazı gıdalar görünüşte çocuklar için sağlıklı zannedilebilir, ancak bunların bir çoğu şeker, tuz ve yağla doludur. Yulaflı, meyveli kahvaltılık gevrekler, enerji barları bunlara iyi birer örnek olarak sayılabilir. Meyveli yoğurtlar, kalsiyum ile önemli vitaminler içerir, fakat aynı zamanda bunlara şeker de ekleniyor. Bu tür hazır gıdalar yerine, evde kendiniz hazırladığınız donmuş meyve, ya da meyveli normal yoğurt gibi atıştırmalıkları çocuğunuza vermeyi deneyebilirsiniz.

ANLAYACAKLARI DİLİ KULLANIN

Çocuklar beslenmeyle pek ilgilenmese de, anlayacakları dili kullanarak ilgilerini çekebilirsiniz. Arabaya kötü kaliteli yakıt koyarsanız, performansı da kötü olacaktır. Aynı şekilde, çocuklarınızın sevdiği gıdaları düşünüp doğru ve sağlıklı yiyecekler vererek, onların daha enerjik olmasını sağlayabilirsiniz.

NELER SEVDİĞİNİ GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURUN

Damak zevkini değiştirmek imkansız olmasa da çok zordur. Bunun için savaş vermek yerine, çocuğunuzun hangi yemekleri sevdiğini göz önünde tutarak yemek seçimi yapmalısınız. Çocuğunuz brokoli yemek istemiyorsa, tercih edeceği ve sevdiği başka sebzeleri tercih edin. (Vasfiye Özcanbaz)

Kategoriler
Sağlık

Kilo mu almak istiyorsunuz, işte en sağlıklı yolları

Uzmanlar, kilo almanın da vermek kadar zor olduğunu belirtiyor. Doğru beslenme ve egzersiz değişiklikleriyle sağlıklı şekilde kilo alabilirsiniz.

Mayo Clinic’te yer alan habere göre, tıbbi bir sorundan dolayı kilo alamıyorsanız öncelikle bir doktora görünmelisiniz. Ancak böyle bir sorununuz yoksa, işte fazla kalori sağlayabilecek sağlıklı yöntemler:

Daha sık yemek yiyin

Gün boyunca 2-3 büyük öğün yerine 5-6 kez küçük öğünler şeklinde yemeklerinizi tüketin.

Besin öğesi zengin olan yiyeceklerden tüketin

Sağlıklı beslenmenin bir parçası olarak tam tahıllı ekmekler, pasta, tahıl gevreği, meyve ve sebze, az yağlı süt ürünleri, yağsız protein kaynakları, kabuklu yemişler ile çekirdek tüketin.

Ne içtiğinize dikkat edin

Beslenmenizi diyet soda, kahve, çay ve diğer az kalorili ve besin değeri düşük yiyeceklerle doldurmayın. Bunun yerine süt ve taze ya da donmuş meyvelerle hazırlayacağınız milkshake için. Tıkanmamak için içeceklerinizi yemekten 30 dakika önce ya da sonra için.

Yüksek kalorili atıştırmalıklar önemli

Fındık, fıstık, yerfıstığı ezmesi , peynir, kurutulmuş meyve ve avokado gibi kalorili atıştırmalıklar tüketin.

Yüksek besin değeri içeren üzümlü kek, yoğurt, meyveli pasta gibi tatlılar yiyin.

Egzersizi de unutmayın

Egzersiz kas yaparak ve vücudunuza daha fazla hacim ekleyerek kilo almanıza yardım eder. Ayrıca egzersiz iştahınızı da artırır. (Vasfiye Özcanbaz)

Kategoriler
Sağlık

Sağlığınız için bu gıdalardan uzak durun

Tuz bir dizi faydalı amaca hizmet eder. Bakteri, maya ve küf oluşumunu engelleyerek bozulmayı önler, yiyeceklerin içindeki lezzeti ortaya çıkarır, kraker gibi yiyeceklerde kuruluk algısını azaltır.

Fakat, birçok işlenmiş gıda çok fazla tuz içerdiği için sağlığa zararlıdır. Yediğimiz yiyeceklerdeki tuz miktarını azaltmak için mümkün olduğunca işlenmiz gıdalardan uzak durmalıyız.

Mayo Clinic’te yer alan habere göre, birçok insan ihtiyacından daha fazla tuz tüketir. Amerika’da yayınlanan 2010 Beslenme Rehberi’nde önerilen tuz miktarı günde 2,3 gramdan daha azdır. Eğer yaşınız 50’den fazlaysa, yüksek tansiyonunuz varsa ya da kronik böbrek hastası iseniz bu miktar 1,5 grama düşüyor.

Beslenmenizde tuz miktarını azaltmak için şunları yapabilirsiniz:

– Daha fazla taze meyve, sebze gibi taze gıdalar, yağsız et, beyaz et, balık, işlenmemiş tahıl tüketin. (Bu yiyeceklerde çok az miktarda sodyum var)

– Geleneksel çok tuzlu yiyecekleri az tuzlu ya da tuzsuz yiyeceklerle değiştirin.

– Dışarıda yiyeceğiniz zaman, yediğiniz yemeğe tuz eklemeyin. Lezzet katmak için sos ya da salata sosunu tercih edin.

– Yemeklerinize tat vermek için baharat ve şifalı otlardan kullanın. (Vasfiye Özcanbaz)

Kategoriler
Sağlık

Sağlıklı beslenmenin ipuçları

Sağlığınızı korumak ve tüm besin ihtiyaçlarınızı karşılayacak yiyecekleri tüketmek ister misiniz?

Mayo Clinic’te yer alan habere göre, uzmanlardan yeni yılda sağlıklı kalmanızı sağlayacak öneriler:

Yiyeceklerinizi kendiniz yetiştirin, saklayın ve mutlu olun: Evde sebze meyve yetiştirmek yeniden doğmak gibidir. Birçok insan yiyeceklerini kendi bahçesinde yetiştiriyor ya da çiftçilerin pazarlarından alıyor. Böyle yaparak şeker, tuz ve diğer içeriklerin miktarını ayarlayabiliyorsunuz.

Mutfağınızı odanız yapın: Yemeklerinizi yaptıktan sonra da mutfakta zaman geçirin. Bir yandan mutfağınızı toparlar ya da etrafa iyice bakıp işlerinizi kolaylaştıracak küçük değişiklikler yapabilirsiniz. Böyle olunca birçok erkekler de mutfağa ilgi gösteriyor.

Mutfakta teknolojiden yararlanın: İyi bir vejetaryen yemeği mi ya da yöresel bir yemek mi yapmak istiyorsunuz ? Bu konuda cep telefonu uygulamalarından ya da internetten yararlanabilirsiniz. Ya da bu yemekleri dışarıda yemek istiyorsanız restoran adreslerini, fiyatlarını, menülerini ve rezervasyon imkanını bilgisayarınızdan öğrenebilirsiniz.

İnsanlar artık et, ekmek ve peynir için kendi yerel perakendecilerine dönmeye başladı. Çünkü yedikleri yiyeceklerin nereden geldiğini bilmek istiyorlar. Aynı zamanda insanlar gıda kalitesi, besin değeri veya güvenliği gibi konularda büyük işletmelerden kaçınıyor.

Çocukların sağlıklı yiyecekler yemesi için onları teşvik edin. Okul kantininde yediklerine dikkat edin. Kötü beslenme alışkanlıkları birçok sağlık sorununa yol açabiliyor.

Her türlü besin ihtiyacınızı karşılamaya yardım eden, sağlığınızı koruyan yiyecekleri tüketmelisiniz. (Vasfiye Özcanbaz)