Kategoriler
Yaşam

Alzheimer riskini azaltan alışkanlıklar

Genç yaşlı demeden yüzbinlerce kişinin hayatını etkileyen, kendilerine ve çevrelerindeki yakınlarına kabus gibi bir hayat yaşatan çağımızın hastalığı Alzheimer’a karşı gençlik yıllarından edineceğimiz alışkanlıklar sayesinde göğüs gerebiliriz.

Düzenli olarak fiziksel aksitive yapmak ve bazı gıdaları tüketmek Alzheimer’a yakalanma riskini azaltıyor.

Antioksidan ve antiinflamatuar açıdan zengin yiyecekler tüketin: Beyin sağlığınız için daha fazla sebze ve daha az işlenmiş gıda tüketmelisiniz.

Sebzelerden yardım alın: Günde 4 porsiyondan fazla sebze tüketmek zihindeki düşüş oranını yüzde 40 oranında azaltıyor. Yeşil yapraklı sebzeler, kabuklu kuruyemişler, fasulye, tam tahıllar, balık, zeytin yağı, beyaz et tüketirken kırmızı et, tereyağı, margarin, tatlılar, peynir, kızarmış yiyecekler ve fast food’dan uzak durmalısınız.

Baharatlarla yemeğinize lezzet katın: Yemeğinizi baharatla lezzetlendirirseniz yağı, tereyağını ve tuzu azaltabilirsiniz. Köri ve safranda curcumin isimli antioksidan bulunuyor. Bunun da Alzheimer riskini azalttığı araştırmalarla kanıtlanmıştır.

Arkadaşlarınızla vakit geçirin: Beyninizi genç tutmak için yalnızlıktan kurtulmalısınız. Arkadaşlarıyla vakit geçiren yaşlı insanlarda zihinsel kayıp oranı yüzde 70 kadar azalıyor. Her yaşta yeni arkadaşlar edinmelisiniz. Arkadaşlarla oturup sohbet ederek kendinizi daha iyi hissedersiniz.

Beyninize egzersiz yaptırın: Bir araştırmaya göre, boş zamanlarınızdaki uğraşlar Alzheimer riskini azaltıyor. Haftada birkaç kez kitap okumak, satranç oynamak, bulmaca çözmek ve müzik aleti çalmak gibi faaliyetler yeni beyin hücresi ve hücreler arasındaki bağ gelişimini tetikliyor.

Okuyun: Okumak zihinsel koruma sağlar, bunama belirtilerine karşı tampon görevi görür. Okurken detayları daha iyi hatırlamak için notlar alın.

Resim çizin: 4 yıldan uzun süre üzerinde resim yapmak gibi aktivitelerde bulunan yaşlıların zihinsel yetenek kaybının yüzde 73 daha az olduğu belirlendi. Bu tür uğraşlar dikkatinizi toplamanıza yardımcıdır.

Fiziksel aktivite: Araştırmalara göre, fiziksel aktivite Alzheimer’a karşı potansiyel koruma sağlıyor. Haftada en az 3 kez 15-30 dakika egzersiz yapanlarda Alzheimer gelişme riski azalıyor. Her gün en az 1,5 kilometre yürümeye çalışın. Basit bir yürüyüş beyniniz için oldukça faydalıdır.

Kategoriler
Yaşam

Sonbaharın en besleyici sebze ve meyveleri

Her mevsimde tükettiğimiz meyve ve sebzelerin birçok yararı vardır. Bazıları mevsimi geçtiği için pazarda ya da markette rahatça bulabilseniz de vitamin değerlerini kaybediyor.

Mensfitness isimli internet sitesinde yer alan habere göre, sonbaharın en besleyici, en taze ve sağlıklı meyve ve sebzeleri şunlardır:

Elma: Çözünebilir lif ve C vitamini içeren elma mükemmel bir atıştırmalıktır. Elmaları evinizde taze tutmak için elmaları serin ve kuru yerde saklayın. Elmalarınızın kararmasını sevmiyorsanız bunu önlemek için kesilmiş elmaların üzerine birkaç damla limon sıkın.

Armut: Armutları tam olgunlaşmadan toplayın ve olgunlaşmasını bekleyin. Armut yukarıdan aşağıya doğru olgunlaşır. Yumuşayınca olgunlaşma sürecini yavaşlatmak için buzdolabına koyun ya da meyve kasesinde bekletip 5 gün içinde tüketin. Elma gibi limon suyu armutların kararmasını önler. Armutta bol miktarda su bulunur. Ayrıca pektin isimli karmaşık karmaşık karbonhidratla doludur. Mide-bağırsak sisteminizi düzenler, vücudu mikroplardan temizler, sindirime yardım eder, bağışıklık sistemin düzenler, kolesterolü düşürür, vücudun şeker emilimini düzenler.

Üzüm: İyi bir K ve C vitamini kaynağı olan üzüm antioksidan, resveratrol ve cildinizin genç görünmesini sağlayan antiinflamatuar bileşenler içeriyor. Buzdolabında saklayın ve 1 haftaya kadar saklayabilirsiniz. Yemeden önce mutlaka yıkayın.

Karadeniz hurması: Vitaminler, mineraller ve antioksidanlarla dolu olan bu hurma sarı-turuncu domateslere benzer. Beta-karoten ve likopen gibi koruyucu bileşenler içerir. Hurmalar iyice olgunlaşana kadar çok ekşi olabilir.

Yeşil yapraklı sebzeler: Karalahananın popülaritesi son zamanlarda iyice arttı. Mükemmel bir A, K ve C vitamini kaynağı olan karalahanada lif ve manganez bulunuyor. Sonbaharda pazı, marul, su teresi, hardal bitkisi, roka, hindiba taze olarak tüketebileceğiniz yeşilliklerdendir.

Kızılcık: Fitobesinler açısından zengin olan kızılcıkta bitkisel lif ve manganez bulunuyor. Kurutulmuş kızılcık da yiyebilirsiniz, ancak tazesi daha sağlıklıdır. Daha az şeker içerir, bol miktarda A vitamini vardır, göz sağlığını destekler, kötü kolesterolü düşürür. Parlak renkli olanları tercih edin.

Turp: Bu besleyici kök sebzeleri çok farklı şekillerde kullanabilirsiniz. Püresini yapabilir, salatada kullanabilir, soteleyebilir ya da çiğ olarak yiyebilirsiniz. Turpta potasyum, magnezyum, lif, fosfor, demir ile A, B ve C vitaminleri, betakaroten ile folk asit bulunuyor. Turptaki nitrat kan basıncınızı düşürür. Turpu kullanmadan hemen önce yıkayın ve ellerinizi boyamaması için eldiven kullanın.

Tatlı patates: Tatlılar kadar lezzetlidir. Zengin tatlı aromasına rağmen tatlı patates şaşırtıcı şekilde besleyicidir. Karotenoid, E vitamini, potasyum ve bakır açısından oldukça zengindir. Elinize ağır gelen küçük ve orta boy patatesleri seçin ve aldıktan sonra bekletmeden kullanın.

Kış kabağı: Bu kabak bitkisel lif ile doludur, yağ oranı düşüktür. Sizi uzun süre tok tutan kış kabağında kalp hastalığını önleyen karotenoidler bulunur. Bir kase kabak günlük C vitamini ihtiyacınızın neredeyse yarısını karşılar. Bal kabağını püre yapabilir, ezebilir ya da sote olarak tüketebilirsiniz. Kış kabağını kesmeden serin ve karanlık bir yerde birkaç hafta saklayabilirsiniz. Kestikten sonra buzdolabında birkaç gün bekletebilirsiniz.

Mantar: Tüm mantar türlerini buzdolabında nemli kağıt havluların arasında güvenle saklayabilirsiniz. Mantarda selenyum, demir ve D vitamini bulunuyor. Asya mantarı gibi bazı türlerinde ise kanser karşıtı besinler barındırır ve bağışıklık sisteminizi destekler. (Vasfiye Özcanbaz)

Kategoriler
Sağlık

Yazın yemeniz ve yememeniz gereken yiyecekler

Yaz ayları gelince insanlar rehavete kapılır, tatilin de etkisiyle sağlıklı yiyeceklerden çok zararlı yemeklere yönelir. Bu durum çocuklar için de geçerlidir. Abur cubur ve video oyunları nedeniyle yaz aylarında çocukların okul döneminde 3 kat daha fazla kilo aldıkları belirlenmiştir.

Yaz aylarında beslenmenize dikkat etmediğiniz takdirde, eş dostlarınızla gittiğiniz pikniklerde tüketeceğiniz etler ve tatil yerlerindeki açık büfe sayesinde fazlaca kilo alırsınız. Bunu dengelemek için bazı yiyecekleri daha az, bazılarını ise daha fazla tercih etmelisiniz.

YAZIN SAĞLIĞINIZ İÇİN YARARLI YİYECEKLER

Izgara tavuk: Proteinle dolu olan tavuk etinde kalori, yağ ve karbonhidrat oranı düşüktür. Buna biber, kabak, patlıcan gibi sebzeler de eklerseniz hem lezzetli olur, hem de antioksidan alırsınız.

Meyve salatası: Yaz aylarında renkli meyveler, çilekler sayesinde daha az kilo alırsnız. Kırmızı, mor ve mavi meyveler antioksidan ve vitamin kaynağıdır. Özellikle çilek grubu yiyecekler günlük lif ihtiyacınızın üçte birini karşılar.

Karpuz: Güneşte geçirdiğiniz uzun bir günden sonra karpuz susuzluğunuzu giderecektir. Çünkü karpuzun yüzde 90’ı sudur. Ayrıca karpuzda domatesten daha fazla likopen vardır. Bir kase karpuzda sadece 44 kalori bulunuyor.

Közde mısır: Yağsız ve tuzsuz közde mısır bol lifli, az kalorili bir yiyecektir. Ayrıca közde yapacağınız mısırı yazın salatalarınıza da ekleyebilirsiniz.

Kabak: Çiğ, ızgara, dilimlenmiş ya da kuşbaşı doğranmış kabak yaz ayının en mükemmel sebzelerinden biridir. Bir tabağında sadece 20 kalori bulunan kabakta sıfır yağ ve kolesterol vardır. Günlük C vitamini ihtiyacınızın yüzde 35’ini karşılar.

Taze soğuk çay: Sıfır kalori olan çay antioksidanlarla doludur ve hatta kilo vermenize bile yardım eder. Çayın yararını kazanmak için onu kendiniz yapmalısınız, hazır soğuk çay almayın. Kendi çayınızı yaparsanız sıcak ya da buzlu farketmez ikisi de faydalıdır.

SAĞLIĞINIZ İÇİN ZARARLI YİYECEKLER

Makarna ve patates salatası: Yaz aylarının vazgeçilmezi olan makarna ve patates salatasındaki mayonez oldukça yağlıdır ve sağlığınız için zararlıdır. Bunun yerine salatanızı hazırlarken az yağlı mayonez ya da zeytinyağı gibi kalp dostu doymamış yağlar kullanın.

Mangal: Yaklaşık 100 gram sığır etinde 288 kalori bulunuyor ve bu et sos eklemediğiniz halde bile doymuş yağla doludur. Evde et pişirirken ağır soslardan uzak durun, hardal, sarımsak ve kırmızı pul biber gibi az yağlı baharatları tercih edin.

Hamur kızartması: Oldukça yağlı olan hamur kızartması en kötü trans yağ kaynağıdır. Trans yağlar lezzetli olsa da kötü kolesterol ile vücuttaki iltihabı artırır.

Soğan halkaları: Un ve yumurtaya bulanan soğanlar derin bir tencerede yağda kızartılıyor ve tuzlanıyor. Sağlığınızı tehlikeye atıyor. Bunun yerine evde soğan halkalarını yumurta akı, Parmesan peyniri, tam tahıllı un karışımına batırın. Yağlanmış tepsiye dizip fırında 15 dakika kadar pişirin. (Vasfiye Özcanbaz)