Kategoriler
Sağlık

Şekeriniz varsa bu meyvelerden uzak durun!

Meyvelerin hemen hemen hepsinde şeker bulunur. Ancak bazı meyvelerdeki şeker oranı daha fazla olduğundan şekeriniz varsa dikkatli olmalısınız.

Uzmanlar günde 12 çay kaşığından (50.4 mg) fazla şeker tüketilmemesini öneriyor. Sebze ve meyvenin yanında gün içerisinde tükettiğiniz şekerleme, kek, kurabiye, gazlı içereceklerle birlikte ketçap, ekmek ve hatta yoğurdun bile içerisinde şeker bulunuyor. 

HowStuffWorks isimli internet sitesinde yer alan habere göre, beslenme uzmanı ve diyabet beslenme araştırmacısı Jedha Dening, şeker hakkında konuşurken kan dolaşımında her tür karbonhidratın şekere dönüştürüldüğünü unutmamak gerektiğini vurguladı. Bir anlamda, doğal şekerin geleneksel şeker kadar kötü olmadığını belirten Dening, bunun nedenini ise şöyle açıklıyor: “Lif, besin maddeleri ile şekerin parçalanmasına yardımcı olan faydalı bileşikler meyvede paketlenmiştir.”

Meyve ne zaman zararlıdır?

Meyvede bulunan ve doğal olarak oluşan şeker, fruktoz olarak bilinir ve sadece bazen sorun yaratır. Sadece fazla miktarda tüketildiğinde zarar veren fruktozu kazanmak için çok fazla miktarda meyve tüketmelisiniz. Bu nedenle makul oranda tüketilen meyve düşman değildir. 

Sağlıklı bir insanın meyve yemsinde sakınca yoktur. Meyvede bulunan şeker çeşitli hastalığı olan insanlar için zararlıdır. Diyabet hastaları ile karaciğer yağlanması olan biri için, daha fazla karbonhidrat, şeker ve fruktoz nedeniyle şeker meyveler yasaklanır. 

Hasta olun ya da olmayın bol miktarda şeker içeren ve dikkatli yemeniz gereken meyveler şunlar:

Muz

Oldukça popüler olan muzda, doymuş yağ, kolesterol ve sodyum miktarı az olsa da, yaklaşık 27.5 gram şeker (51.4 gram toplam karbonhidrat) içerir. 

Kiraz

Kirazın vücuttaki oksidatif stresi ve ayrıca iltihabı azalttığı biliniyor. Bununla birlikte, bir kase kiraz sadece 17.7 gram şeker içerir. Ayrıca iltihap karşıtı faydası için kiraz yerine biraz daha ekşimsi olan çileği tercih edebilirsiniz. Çileğin bir kasesinde ise daha az doğal şeker var. (7,4 gram).

Mango

Son zamanlarda ülkemizde de popüler olmaya başlayan bu tropikal meyvenin bir kasesinde yaklaşık 23 gram şeker bulunuyor. 

Armut

Yüksek miktarda şeker içeren meyvelerden biri de armuttur. Armuttaki şekerin vücudumuz tarafından emilmesi imkansızdır bu da midede sindirim sorunlarına yol açar. Orta boy bir armutta 16 gram şeker bulunurken elmada ise 10 gram şeker bulunur. Ayrıca elma kan şekerinin düzenlenmesinde yardımcıdır. 

Ananas

Lezzetli ve tropikal bir meyve olan ananasın bir kasesinde yaklaşık 16 gram şeker bulunsa da bağışıklık sistemini güçlendirmek, stresi azaltmak ve tansiyonu düşürmek gibi birçok faydası vardır. 

Üzüm

Doğanın şekeri olarak bilinen üzümün 1,5 kasesinde 23 gram şeker bulunur. Bunun yerine 7 gram şeker içeren ve aynı zamanda obezite ile mücadelede faydalı olan böğürtleni tercih edebilirsiniz. (Vasfiye Özcanbaz)

Kategoriler
Yaşam

Gazlı içeceklerden uzak durmanız için 10 neden

Günümüzde su gibi tüketilen gazlı içecekler, sağlığınız için ciddi riskler içerir. Özellikle yaz aylarında hemen her gün içilen gazlı içecekler, aşırı kilo almanızdan şeker hastalığına kadar birçok hastalığın baş sorumlusudur.

İçerisinde hiçbir besin değeri bulunmayan gazlı içecekler, tadlarıyla sizi ferahlatsa da bol miktarda şeker içerdiği için kilo almanıza neden olur. Ayrıca içerdiği kafein nedeniyle vücudunuzun susuz kalmasına yol açar. Reader’s Digest’ta yer alan habere göre, işte gazlı içecek içmemeniz için 10 neden:

İhtiyacınız olan besinlerden mahrum kalırsınız

Sağlıklı içecekler yerine gazlı içecekler içenlerin vücuduna yeterli miktarda A vitamini, kalsiyum ve magnezyum alma olasılığı daha düşüktür. Bunun yanında gazlı içecekler, vücuttaki kalsiyum ve magnezyumu (bağışıklığınızın en yüksek verimlilikte çalışmasını sağlar) tüketen fosforik asit içerir.

Şeker hastalığı riskiniz artar

Yüksek miktarda mısır şurubu içeren gazlı içecekler; doku hasarı, şeker hastalığı ve diyabete bağlı komplikasyon gelişmesiyle bağlantılı olan serbest radikallerin daha fazla üretilmesini sağlar.

Şişeleri de zararlı

Plastik gazlı içecek ve su şişeleri, BPA olarak bilinen zehirli kimyasal içerir. Bu kimyasal, şişelerden içeceğe, içecekten de vücudunuza geçer. Ortaya çıkan kanıtlara göre, BPA bağışıklık sistemi depresyonu da dahil olmak üzere sayısız hastalıkla ilişkilidir. Bu nedenle, halk sağlığı uzmanları çocukları BPA içeren ürünlerden uzak tutmanızı öneriyor.

Kilo aldırır

Diyet gazlı içecekler aslında kilo almanıza katkıda bulunur. Bin 550 kişiyi kapsayan bir çalışma, diyet gazlı içecek tüketenlerin, günde içtikleri her kutu veya şişe için aşırı kilolu veya obez olma riskinin yüzde 41 arttığını ortaya çıkardı. Tatlı gıdalar, yağ ve karbonhidratları depolamaları için vücut hücrelerine sinyal verir ve bu da sizi acıktırır. Ayrıca bu gıdalar, vücudunuzun yağ yakma yeteneğini engelleyen insülin salınımını da destekler. Hiçbir çalışma, diyet gazlı içecek içmenin kilo vermenize yardımcı olacağını kanıtlayamadı.

Aşırı şeker yüklü

Bir kutu gazlı içecek, 10 çay kaşığı şeker içerir. Vücudunuza bu miktarda şeker girerse, kan şekeriniz yükselir ve vücudunuzda insülin reaksiyonuna neden olur. Düzenli olarak gazlı içecek içmek, kilo alımı, diyabet, insülin direnci ve diğer sağlık sorunlarına yol açabilir.

Fosforik asit içerir

Fosforik asit, vücudun kalsiyumu doğal olarak absorbe etme yeteneğini engeller. Yeterli kalsiyum almadığınız takdirde, kemikleriniz yumuşar, osteoporoza yakalanabilirsiniz ve dişleriniz çürür. Ayrıca mide asidinizle karışarak besinlerin emilimini engeller ve sindirimi yavaşlatır.

Susuzluğa neden olur

Gazlı içecekler, içeriğinde bulunan yüksek miktarda şeker, sodyum ve kafein nedeniyle susuzluğa yol açar. İnsanların çoğu yemeğin yanında su yerine gazlı içecek içmeyi tercih eder ve gün içerisinde yeterince su içmeyi unutur.

Diyet olanlarda yapay tatlandırıcı var

Diyet gazlı içecekler, şeker yerine aspartam içerir ve bu madde vücudunuz için daha zararlı olabilir. Raporlara göre, aspartam nöbetler, beyin tümörleri, multipl skleroz, diyabet, duygusal bozukluklar ve diğer sağlık problemleriyle ilişkili olabilir.

Hiçbir besin maddesi içermez

Gazlı içeceklerden uzak durmak için başka bir nedene ihtiyacınız varsa, asla besin maddesi içermemesidir. Gazlı içecek içmenin insana güzel gelen tadı dışında hiçbir olumlu bir etkisi yoktur.

Dişlerinize zarar verir

Düzenli olarak gazlı içecekler tüketmek, diş çürüklerine ve diş eti hastalığına neden olan plak oluşumuna neden olur. Aynı zamanda ağzınızdaki  doğal bakteriler, gazlı içeceklerdeki şekerle beslendiğinde asite dönüşür. Asit de diş minesini aşındırır ve çürüklere yol açar. (Vasfiye Özcanbaz)

Kategoriler
Sağlık

Süt ürünleri tüketmeniz için şaşırtıcı nedenler

Ülkemizde çocukların, hamilelerin, yaşlıların kısaca herkesin her gün süt içmesi ve süt ürünleri tüketmesi gerekirken maalesef yeterince tüketilmediğini görüyoruz. Sütün daha çok dişler için faydası ön plana çıksa da kalp ve şeker gibi ciddi hastalıkları da önlemeye yardım ediyor.

Reader’s Digest dergisinde yer alan habere göre, işte süt, peynir ve yoğurt yemeniz için çok önemli nedenler:

Bazı peynirlerin anti-inflamatuar özelliği var

Bilim adamları Rokfor peynirinin kardiyovasküler hastalıklara karşı korumaya yardım eden anti-inflamatuar özelliklere sahip olduğunu belirlediler. Bu peynir Fransa’da kalp hastalığının görülme sıklığının düşük olmasına yardım ediyor. Araştırmacılar, Rokfor peynirinin özünün ilaçlarda ve yaşlanma karşıtı tedavilerde faydalı olacağını da düşünüyorlar.

Peynir ve fermente süt ürünleri şeker hastalığı riskini düşürüyor

2012 yılında American Journal of Clinical Nutrition isimli dergide yayınlanan araştırmaya göre, günde en az 55 gram (yaklaşık 2 dilim) peynir yemek, tip 2 diyabet hastalığı riskini yüzde 12 azaltıyor. Araştırmacılar, bu etkinin peynir ve yoğurtta bulunan probiyotik bakteriler nedeniyle olduğunu düşünüyor.

Yemeklerden sonra peynir diş çürüklerini önlüyor

Peynir yemek dişlerinize yapışan asit erozyonunu önlüyor. Peynirdeki kalsiyum ve fosfat bakteriyel kolonilere yayılıyor ve asit artışını köreltiyor. Bu nedenle akşam yemeğinden sonra tatlı yerine bir tabak peynir ve meyve tüketin.

Süt ürünleri uykusuzluğa yardım ediyor

Uykusuzluk çekenler için sütün içinde oluşan bir protein uyku kalitesini geliştiriyor ve ertesi gün zindelik sağlıyor. Bunun yanı sıra sütün içinde melatonin ve seratonin isimli hormonların seviyesini artıran tryptophan isimli amino asit bulunuyor. Bu da geceleri iyi bir uyku çekmenize yardım ediyor.

Peynirlerin çoğunda gluten bulunmuyor

Peynirlerin büyük bir çoğunluğunda gluten bulunmadığı için çölyak gibi hastalığı olanlar rahatlıkla peynir tüketebiliyor.

Laktoza karşı hassasiyetiniz olsa da peynir yiyebilirsiniz

Parmesan, rokfor gibi yıllanmış peynirlerde çok az laktoz bulunur ya da hiç laktoz bulunmaz. Diğer tüm doğal peynirlerde laktoz seviyesi çok düşüktür. Bu nedenle süt içemeseniz de peynir yiyebilirsiniz.

Süt ürünleri acılı yemeğin acısını alır

Acı ve baharatlı bir yemekten sonra süt içmek ya da yemekle birlikte yoğurt yemek acılığı azaltır. Hindistan’da aileler genellikle çocukların da kendileriyle aynı yemekleri yemelerine yardımcı olmaları için baharatlı yemeklerin içine sade yoğurt karıştırıyorlar.

Sizi tok tutar

Peynir sizi daha uzun süre tok tutar. Ocak ayında “Pediatrics” isimli dergide yayınlanan araştırmaya göre, peynir ve sebzeyi bir arada atıştıran çocukların sadece patates cipsi yiyen çocuklardan yüzde 72 daha az kalori tükettikleri belirlendi.

İyi bir protein kaynağıdır

Tavuk, balık ya da kuru fasulye gibi protein kaynaklarına da başvurabilirsiniz. Ancak peynir de protein açısından oldukça zengindir. Parmesan gibi eskitilmiş, sert peynirler yumuşak olanlardan daha fazla protein içerir. Bazı parmesan peynirlerinin 30 gramında yaklaşık 11 gram protein bulunur.

Peyniri küflenmekten koruyabilirsiniz

Sadece peynirinizi beyaz sirkenin içine batırılmış kâğıt havluya sarın ve buzdolabında sızdırmaz plastik poşet içine yerleştirin. Sirkenin içindeki asit küf oluşumunu önler. Bazıları sirkenin peynirin tadını etkileyebileceğini söyler. Siz de bu durumdan endişe ediyorsanız, peyniriniz üstünde oluşan küfü sebze soyucuyla alın. Genelde, peynirinizin üzerinde mavi-yeşil küf tabakası oluştuysa yaklaşık 2-3 santimetrelik bölümünü üzerinden aldıktan sonra geri kalanı yiyebilirsiniz. (Vasfiye Özcanbaz)

Kategoriler
Yaşam

Hastalıklardan koruyan renkli gıdalar

Market ve pazar tezgahlarını süsleyen sebze ve meyveler, hem yetişkinlerin hem de çocukların ilgisini çekiyor. Renkli sebzeler ve meyveler sizi kalp ve şeker hastalığı, felç, bazı kanserler ve obezite gibi kronik hastalıklardan korumaya yardım ediyor.

Yaban mersininden kavuna, karpuzdan domatese kadar birçok farklı renkteki sebze ve meyve sizi ciddi hastalıklardan koruyor. Foxnews isimli sitede yer alan habere göre, özellikle de kadınların sağlığının desteklenmesine yardım eden her renkten yiyeceğin tadına bakmalısınız. İşte düzenli olarak yemeniz gereken yiyecekler:

Kavun ve karpuz 

Karpuz koyu pembe renginin kaynağı karotenoid olan likopen açısından oldukça zengindir. Çeşitli araştırmalara göre kanında yüksek düzeyde likopen bulunan insanlara bazı kanserlerin görülme riski daha düşüktür. Özellikle bu durum akciğer, mide ve prostat kanseri için kanıtlanmıştır. Ayrıca araştırmalar serviks ve göğüs kanseri için de gelecek vaadediyor. Likopen ayrıca iyice olgunlaşmış kavunda da bol miktarda bulunur. Yüzde 92 oranında su içeren karpuz dehidrasyonu önlemeye yardım eder, cildiniz için gerekli olan sıvıyı verir.

Mango

Mangolar mükemmel bir C vitaminidir ve içerisinde bulunan bol miktardaki beta-karoten meyveye turuncu rengini verir. Ayrıca mango bağışıklık sistemini desteklemeye yardım eden fenolik bileşenler içerir. Bunun yanı sıra iyi bir lif kaynağıdır. Son zamanlarda yapılan bir araştırmaya göre, günde 3 porsiyon beta-karoten içeren sebze ve meyve yemek kızarıklığı yok edip, sağlıklı bir parlaklık vererek cildin görünümünü iyileştiriyor.

Limon

Limon C vitamini ile sağlığınızı destekleyen biyoflavanoidler içerir. Bu bileşenler kalp hastalığı ve kanser gibi kronik hastalıkların riskini azaltmaya yardım ediyor. Limon kabuğu doğal bir antimikrobiyal (mikrop olmayan) özelliğe sahiptir. C vitamini vücudun demiri daha iyi emmesine yardım eder.

Acı yeşillikler

Hardalımsı yeşillikler beta-karoten, lutein ve zeaxanthin ile doludur. Lutein ve zeaxanthin antioksidandır ve göz hücrelerini korumaya, yaşa bağlı maküler dejenerasyon ile katarakt riskini azaltmaya yardımcıdır. Bu yeşillikler 9 kat daha fazla K vitamini içerir. Bu vitamin kanın pıhtılaşması için gereklidir. Bazı araştırmalar, K vitaminin yaşlılarda kemikleri güçlü tutmaya yardımcı olduğunu gösterdi. Sadece 36 kalori olan bu acımsı yeşillikler zayıflamanıza da yardım eder.

Yaban mersini

İçerisindeki polifenoller sayesinde yaban mersininin bilişsel ve motor fonksiyonlardaki azalmaları geri çevirmeye yardımcı olduğu belirlendi. Bir tür polifenol olan antosiyanin, kadınlarda kalp krizi riskini üçte bir oranında azaltıyor. Yaban mersininin kalorisi ise çok düşüktür. (Vasfiye Özcanbaz)

Kategoriler
Sağlık

Cildinizin ele verdiği 9 şaşırtıcı hastalık!

Genellikle cildiye uzmanlarına sadece akne tedavisi, ben kontrolü ya da saç dökülmesi gibi nedenler için gideriz. Fakat dermatologlar cilt hastalıklarının yanı sıra çölyaktan şeker hastalığına kadar birçok hastalığın erken dönem belirtisini cildinizde görebilirler.

Reader’s Digest isimli dergide yer alan habere göre, bazı durumlarda cildiye uzmanları bazı önemli hastalıkların belirtilerini tespit etmede yardımcı olabiliyor. İşte o hastalıklar:

Diyabet

Günümüzde şeker hastalığı oldukça yaygındır. Boyunda ve koltuk altlarında oluşan akantozis nigrikans olarak bilinen ciltteki kadifemsi kalınlaşma şeker hastalarında meydana gelir. Ancak bu hastalar kendilerinde şeker olduğunu bilmezler. Bu lekeler nedeniyle cildiyeye gelirler. Doktor şeker hastalığını doğrulamak için kan şekeri seviyesini test ettirmeye gönderir.

Çölyak hastalığı

Yaygın olarak dizlerde, dirseklerde bazen saç derisinde oluşan “Dermatit Herpetiformis” olarak bilinen hastalık kaşıntılı kabarcıklara yol açar. Bu hastalık çölyak hastalığının belirtilerinden biridir. Böyle kaşıntılı bir sorununuz varsa çölyak hastalığına yakalanmış olabilirsiniz.

Romatoid artrit (İltihaplı romatizma)

El ve ayaklardaki küçük eklemlerin içinde ağrı ve şişmeye yol açan bu iltihabi hastalık bazen ciltte de kendini gösterebilir. Bu hastaların yaklaşık yüzde 20 ile 30’u etkilenen eklemin yanında derialtı yumruları oluşabilir. Cildin incelmesi, ellerin üzerindeki ciltte saydamlaşma ve çabuk kırılan tırnaklar yaygın romatoid artrit belirtisidir.

Lupus hastalığı

Bağışıklık sisteminin çevre doku ve organlara saldırması olarak açıklanan kronik bir inflamatuar hastalık olan lupus, saç derisinde ya da boyun gibi çok fazla güneşe maruz kalmış ciltte, kolların arkasında ve sırtın üst bölümlerinde kırmızı kaşıntı oluşturuyor. Güneşe maruz kalınca hastalık daha da kötüleşiyor.

Tiroid hastalığı

6 haftadan daha uzun süren kronik hastalıklar tiroid bezi hastalığının habercisi olabilir. Bunu neyin tetiklediğini tam olarak bilmeyen uzmanlar, alerjik reaksiyonları tetikleyen IgE reseptörü denilen bağışıklık sistemi parçalarına karşı vücudun antikor geliştirdiğini ifade ettiler.

İltihabi bağırsak hastalığı

Ülseratif kolit hastalarının üçte biri ya da bağırsak hastalığına sahip olan hastaların yarısının cilt dokuları etkileniyor. Örneğin cilt üzerinde kesikler ya da nodüller oluşabiliyor.

Hepatit C

Bu karaciğer hastalığına sahip hastaların yaklaşık yüzde 15 ile 20 ‘sinin cildinde de belirti görülür. Bunlar arasında  vaskulit (damar iltihabı, vaskülit) ve liken planus gibi kaşıntılar bulunyor. Hepatit C olduğunu bilmeyen birçok kişi bu sorunlarla karşılaşıyor.

Adrenal yetmezliği

Böbreklerin üzerinde bulunan adrenalin bezleri kortizol pompalamakla görevlidir. Bu bezler yeterince kortizol üretmezse kas zayıflığı, yorgunluk ile iştahsızlık, düşük kan basıncı ya da şeker gibi belirtiler görülür. Ayrıca ciltte koyulaşma da dikkat çeker.

Yetersiz beslenme

Hastalar saç dökülmesi nedeniyle cildiyeye gittiklerinde, kadınlarda bunun nedeni besinlere ya da hormonlara bağlı olabilir. Saç dökülmesini tetikleyen diğer tetikleyenler arasında protein, çinko, D vitamini ve demir eksikliği olabilir. (Vasfiye Özcanbaz)

Kategoriler
Sağlık

Sizde de bu belirtiler varsa şeker hastası olabilirsiniz!

Siz fark edemeseniz de şeker hastalığının çok sayıda erken belirtisi bulunuyor. Fakat şeker hastalarının neredeyse yüzde 25’i hasta olduğunun farkında değil. Ancak erken dönemde hastalıkla ilgili bazı ipuçlarını bilirseniz, hastalığa karşı erken davranmış olursunuz.

Reader’s Digest dergisinde yer alan habere göre, şeker hastalığının birçok erken belirtisi bulunuyor. Illinois Üniversitesi’nde öğretmen olan Melissa Joy Dobbins, aniden susamak, acıkmak, sık tuvalete gitmek gibi belirtilerin şekerin ön dönem belirtilerinden olduğunu söylüyor. Birçok insan şeker hastası olduğunu hastalığın başlarında ya da hatta ortalarına kadar fark edemediğini belirten Harvard Tıp Okulu’ndan Yardımcı Doçent Aaron Cypess ise hastalığın kontrolsüz ilerlemesinin kalp, böbrek hastalığı, organ kesilmesi, körlük ve diğer ciddi komplikasyonlar açısından büyük risk oluşturduğunu sözlerine ekledi. Ailenizde şeker hastalığı varsa, aşırı kiloluysanız doktora gidip kan testiyle hasta olup olmadığınızı öğrenebilirsiniz. Ayrıca hastalığın erken dönem belirtilerine karşı da dikkatli olun.

Sık tuvalete gitme

Şeker hastası olduğunuzda vücudunuz gıdaları parçalayıp şekere dönüştürmede etkisini kaybeder, böylece kan dolaşımınızda daha fazla şeker birikir. Vücudunuz bundan kurtulmak için bunu idrara gönderir. Bu nedenle sık sık idrara çıkarsınız. Özellikle geceleri 1-2 kez tuvalete gitmek normaldir, ancak uykunuzu kaçırıyorsa dikkat etmelisiniz.

Normalden daha fazla susamak

Sık idrara çıkmak susuzluktan ağzınızın kurumasına neden olur. Dobbins, susayan hastaların meyve suyu, gazlı içecek ya da çikolatalı süt içince kan dolaşımının aşırı şekerle beslendiğini ve sorunun sürekli tekrarladığını belirtiyor.

Biraz kilo kaybı

Aşırı kilolu olmak şeker hastalığı için risk faktörüdür. Ancak kilo vermek de hastalığın belirtileri arasında yer alıyor. Kilo kaybının birincisi kaybettiğiniz sudan kaynaklanır, ikincisi ise idrarla birlikte biraz kalori kaybedersiniz ve kanınızdaki şekerden gelen kalorileri absorbe edemezsiniz.

Titreme ve açlık hissi

Kan şekeriniz yükseldiğinde vücudunuz glukozu düzenlemekte zorlanır. Karbonhidratı yüksek gıdalar yerseniz kan şekeriniz hızla yükselir. Bu nedenle titreme hissedersiniz ve canınız karbonhidrat ile şeker çeker.

Ayaklarda karıncalanma

Yüksek şeker seviyesi şeker hastası olduğunuzu anlamadan çeşitli komplikasyonlara yol açar. Bunlardan biri de ayaklarınızda hissizliğe yol açan sinir hasarıdır.

Kesikleriniz ve sıyrıklarınız daha yavaş iyileşir

Bağışıklık sistemi ve vücudunuzun iyileşmesine yardımcı olan süreçler şeker seviyeniz yükseldiğinde çok etkili çalışmazlar.

İdrar yolu ve mantar enfeksiyonları sık görülür

Yüksek şeker seviyesi idrar yollarında enfeksiyonlara yol açan bakteriler ve mayalar için beslenme zemini oluşturur. Tekrarlayan enfeksiyonlar can sıkıcıdır. Sık sık idrar yolu enfeksiyonu yaşıyorsanız doktorunuz şeker testi yaptırmanızı önerecektir.

Hırçın ve mutsuz olursunuz

Kan şekeriniz tavan yapınca kendinizi iyi hissetmezsiniz ve her şeye hemen parlarsınız. Gerçekte yüksek kan şekeri depresyon benzeri belirtiler gösterebilir. Kendinizi yorgun hissedersiniz, dışarı çıkmak istemez, sürekli uyumak istersiniz. (Vasfiye Özcanbaz)

Kategoriler
Sağlık

Bu bitki hastalıklara birebir

Zerdeçal içerdiği kurkumin benzeri bileşikleri ile bilimsel araştırmalara konu olmuş ve hakkında 10,153 makale yazılmış sağlık için çok yararlı fonksiyonel gıdadır. Bilim dünyasının sağlık yararı hakkında en çok araştırma yaptığı sarımsak, tarçın, ginseng, zencefil ve deve dikeni gibi bitkileri geçerek baş sıraya oturmuştur.

Zerdeçal uzun süredir sindirim sistemi, iltihap giderici ve antioksidan faydaları için kullanılmaktadır. Taze zerdeçalın faydalarının temelinde içerdiği kurkumin benzeri bileşenler ve uçucu yağlardan oluşan mucizevi bileşenler bulunur . Taze zerdeçalın saymakla bitmeyecek pek çok faydası vardır.

Neden zerdeçalı taze tüketmeliyiz?

Hastalıklardan korunmada bitkideki bir maddeden ziyade tamamının tüketilmesi daha fazla yarar sağlar. Ayrıca gıdaların taze tüketilmesi, depolanmış veya toz haline getirilmiş formlara göre bazı avantajlar içerir.

Taze zerdeçal, zerdeçal tozunda olmayan birçok faydalı doğal bileşen içerir.

Örneğin zerdeçal yağı, zerdeçalın işlenmesi esnasında kaybolur. Buna benzer birçok yararlı zerdeçal bileşeni işlenme sürecinde kaybolması besleyici özelliğinin azalmasına neden olur. Taze zerdeçalın yaklaşık olarak % 6 – 9’ u yağdır. Zerdeçal yağı da antikanser bileşen kurkuminin emilimini arttırarak vücudun maksimum yararlanmasını sağlar. Ayrıca sadece taze zerdeçalda bulunan uçucu yağ, kurkuminin yararını daha da arttırır.

Zerdeçalın toz formunda uzun süre bekletilmesi içerdiği temel yararlı bileşen olan kurkuminin azalmasına neden olur. Taze zerdeçal, sağlıklı hücrelere hasar veren zehirli maddeleri (serbest radikal) önleyen antioksidan bileşenleri kurutulmuş zerdeçaldan daha fazla içerir.

Gıda güvenliği tüm dünyada önemli bir sorundur. Toz formda zerdeçal içine farklı dolgu maddelerinin katılması, renklendiricilerin katılarak kalitesiz ürünlerin pazarlanması gibi kalite kontrol sorunları taze zerdeçal tüketilerek giderilir.

Kanser salgınına karşı zerdeçal tüketin

Zerdeçal deri, meme, prostat ve kalın bağırsak kanseri dahil çeşitli kanser tiplerine karşı korunmada yardımcı olup günümüzde tedavide destek olarak da kullanılmaktadır. Daha çok laboratuvar ve hayvan çalışmaları olmakla birlikte son yıllarda kanser hastalarında klinik çalışmalarda kurkuminin katkısı yoğun olarak araştırılmaktadır. İçerdiği doğal antioksidanların antikanser etkiden sorumlu olduğu düşünülmektedir.

Beyninizin yaşlanmasına ve unutkanlığa karşı faydaları

Yaşam süresinin uzaması bunama ve Alzheimer hastalığı gibi rahatsızlıkların görülmesini arttırdı. Hafıza sorunu yaşayan kişi sayısı çoğaldı. Zerdeçal beyinde amiloid plaklarının oluşumunu engellerken iltihap önleyici özelliği ile beyin hasarını azaltabilir. Erkenden sofralarımızda yer vereceğimiz zerdeçal ileride beyin hastalığı görülmesinin engellenmesinde yardımcı olabilir.

Şeker hastalığına faydaları

Şeker hastalığının görülmesi şişman veya normal kilolu olan insanlarda giderek artmaktadır. Zerdeçal tek başına veya beraberinde karabiber ile birlikte verildiğinde kan şekeri ve kan yağlarının düşürülmesine yardımcı olabilir. İnsülin direncinin azaltılmasıyla kan şekerlerinde de iyileşmeye destek olmaktadır.

Sindirim sistemi faydaları

Zerdeçal sindirime yardımcı olan safra üretimini arttırır. Toplumda sık görülen hazımsızlık yakınmalarını ve mide ekşimesini azaltır. Daha çok kadınları etkileyen hassas (spastik) bağırsak hastalığını yatıştıran zerdeçal, iltihabi bağırsak hastalıklarından ülseratif kolitin kontrol altına alınmasına yardımcı olur . Mide ülserlerinin tedavisinde de yardımcı olabilir. Özellikle h. piloriye bağlı gastritte faydalı olabilmektedir . Fakat aşırı tüketimin ters etki yapıp mideyi daha da rahatsız edebileceğinden tüketime dikkat edilmelidir.

İltihap önleyici ve eklem ağrısını azaltıcı faydaları

Birçok insanda müzmin, iyileşmeyen iltihabi süreç bulunur. Günümüzde beslenme bozukluğu, hazır ve işlenmiş gıda tüketiminin artması, hareketsizlik ve şişmanlık bunun nedenleridir. Müzmin iltihap kanser, eklem romatizması, ülseratif kolit, kolesterol yüksekliği ve ağrı gibi sorunlara neden olabilir. Zerdeçal içerdiği kurkumin bileşiği ile iltihabi süreci önlemede fayda sağlayabilir. Zerdeçal ilerleyen yaşta eklem ağrılarının azaltılmasında yardımcı olabilir. Zerdeçal dünyada eklem kireçlenmesi veya eklem romatizmasında tıbbi tedaviye yardımcısı olarak kullanılır ve bilimsel çalışmalar bunu desteklemektedir . Romatizmaya bağlı ağrıyan eklemlerin hareketi kısıtlamasını azaltarak yaşam kalitesine katkı sağlar. Zerdeçal aynı zamanda mikrobik olmayan göz iltihabı biçimi olan üveitin destek tedavisinde de faydalı olabilir ve şikâyetleri azaltmaya yardımcı olur.

Kalp ve damar sağlığını destekler

Bilimsel araştırmalar, zerdeçalın damar kireçlenmesinin durdurulmasına, atardamarlarda plak oluşumunun azaltılmasına ve kan pıhtısı oluşumunun engellenmesinde yardımcı olabileceğini düşündürmektedir. Bu özellikleri ile kalp hastalığı, kalp krizi ve inmeyi önlemeye yardımcı olabilir. Zerdeçal damar kireçlenmesine neden olan kötü kolesterol olan LDL’ nin düşürülmesine destek olur. Çağımızın salgın hastalıkları arasında olan şişmanlık, insülin direnci ve metabolik sendromu olanlarda faydalıdır.

Taze zerdeçal nasıl tüketilebilir?

Zerdeçal içine katıldığı gıdalara şifa, renk ve lezzet vermekle kalmaz aynı zamanda onların bozulmasını da geciktirir. Doğal koruyucudur. Taze zerdeçalın daha ekonomik olması sağlık için tüketiminin düzenli yapılabilmesini sağlayabilir.

Taze zerdeçal içerdiği aromatik yağlar ile daha güzel tat ve koku vermektedir. Tüketimi daha kolaydır.

Çok farklı tüketim şekilleri vardır. Bunlar;

Doğal altın renginde pasta yapabilirsiniz

Süte karıştırıp blendır ile altın renginde lezzetli ve aromalı bir içecek elde edebilirsiniz

Köri sosu yapabilirsiniz

Salatalara ince dilimleyebilirsiniz

Smoothies yapabilirsiniz

Zerdeçal turşusu yapabilirsiniz

Taze zerdeçal ne kadar tüketilebilir? Zerdeçalı kimler tüketmemeli?

Her gün düzenli olarak taze zerdeçal tüketmek isteyenler için günlük kullanım miktarı 6 – 8 gramdır. Hamilelerde rahim kasılmalarını arttırabileceği için yoğun tüketilmemesi önerilir. Bir hafta içinde ameliyat olacak olanlar zerdeçal tüketmemelidir.

Kategoriler
Sağlık

Şeker hastalığını önleyen sebzeler

Bugüne kadar havucun gözleriniz için faydalı olduğunu biliyordunuz, peki havucun başka nelere faydası var? Meyve ve sebzelere kırmızı ve turuncu rengi veren Betakaroten isimli besin maddesinin şeker hastalığına karşı genetik yatkınlığı olan kişilerde tip 2 diyabet riskini düşürebildiği belirlendi.

Huffingtonpost’ta yer alan habere göre, Stanford Üniversitesi Tıp Okulu’nda görevli araştırmacılar yaptıkları çalışmada betakarotenin tip 2 şeker hastalığı riskini düşürdüğünü tespit ettiklerini açıkladılar. Daha fazla araştırma yapılıncaya kadar araştırmacılar beta karotenin diyabeti önleyebileceğini söylemenin mümkün olduğunu belirten bilim adamları, bol miktarda beta karoten ve diğer karotenoid tüketiminin kanser ve diğer hastalık risklerini de düşürdüğünü ifade ettiler. Bu nedenle fazladan yiyeceğiniz havuç, tatlı patates, bal kabağı veya helvacı kabağı gibi birkaç sarı-turuncu sebze yemek size zarar vermez.

Ayrıca yine aynı araştırmada, E vitamininin “gamma-tocopherol” olarak bilinen formunun tip 2 diyabet riskini artırdığını belirlediler. Ancak bu durum daha çok çekirdeklerde ve kabuklu yemişlerde bulunan E vitamini sizin için kötü olduğu anlamına gelmiyor. Beta karotenin mi yoksa E vitamininin mi tip 2 diyabeti önlediği ya da tip 2 diyabete neden olduğunu tam olarak tespit etmek için daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğu açıklandı.

Şeker hastalığını başka neler etkiliyor?

Çinli araştrmacılara göre, kahvede bulunan kafein, klorojenik asit ve kafeik asit gibi 3 bileşen tip 2 diyabetle ilgili bir proteini durdurabiliyor. Ayrıca “Diabets Care” isimli dergide yayılanan araştırmada ise bol bol sebze ve meyve tüketimi tip 2 diyabet riskini düşürmeye yardım ediyor. Yine aynı dergide yayınlanan bir başka araştırmaya göre, geceleri 7,5 ile 8,5 saat arasında uyuyanlarda da tip 2 diyabet gelişme riski daha düşük oluyor. “American Journal of Clinical Nutrition” isimli dergideki araştırma ise elma, armut ve yaban mersini yiyenlerde tip 2 diyabet görülme riski daha düşük oluyor. Washington ve Pittsburgh Üniversitesi’nde görevli araştırmacılar her gün bir süre yürümenin şeker hastalığı gelişme riskini düşürmeye yettiğini belirttiler. Ayrıca Louisiana Eyalet Üniversitesi’nde yapılan araştırma, düzenli olarak ceviz, badem gibi kabuklu yemişler tüketmenin kalp hastalığı ile metabolik sendrom yanında tip 2 diyabet riskini de düşürdüğünü gösterdi. Yine “American Journal of Clinical Nutrition” isimli dergide yer alan araştırmaya göre, peynir, yoğurt ve süt tüketenlerde şeker hastalığı görülme riski daha düşük oluyor.

 

Kategoriler
Sağlık

Bu gıdalar insanı aptallaştırıyor!

Bilim insanları, uzun süre çok yağlı gıdalar tüketmenin insanları aptal ve tembel hale getirdiğini belirtti.

FASEB Journal dergisinde yayınlanan ve Cambridge Üniversitesi’nde fareler üzerinde gerçekleştirilen çalışmada, 10 gün boyunca çok yağlı bir beslenme uygulanan farelerde kısa süreli hafıza kaybı ortaya çıktı ve fareler egzersizlerini çok zor yaptılar. Bulgular büyük bir sürpriz gibi görünmezken, araştırmacılar çok yağlı yiyeceklerin insanları aptal ve tembel yaptığını söyledi.

Batı tarzı beslenmenin tipik olarak çok yağlı olduğunu ve bunun obezite, şeker hastalığı ve kalp yetmezliği gibi uzun süreli komplikasyonlarla ilişkili olduğunu söyleyen araştırmacılar, bu diyetlerin kısa süreli sonuçlarına nispeten az ilgi gösterildiğini kaydettiler.

Farelerin insanlar kadar uzun süre yaşamadıklarını belirtten araştırmacılar, bu beslenme şeklinin sonuçlarının kısa dönemde anlaşılması için insanlar üzerinde de kanıtlanması gerektiğini söylediler.

Araştırmacılar, farelerin yarısını, az yağlı gıdalarla, diğer yarısını ise çok yağlı yiyeceklerle beslediler. 4 gün boyunca çok yağlı gıdalarla beslenen farelerin kaslarının ihtiyaçları olan enerjiyi oluşturmada güçsüz kaldığını gördüler.

9 gün sonra çok yağlı gıdalarla beslenen farelerin labirentten çıkmaları daha uzun sürdü ve az yağlı gıdalarla beslenen farelere göre bu süreçte daha fazla hata yaptılar. (Vasfiye Özcanbaz)

Kategoriler
Sağlık

Şeker hastalığının şifası siyah çayda

Siyah çayın içinde bulunan Precose ve Glyset ilaçlarına benzeyen madde sayesinde  tip 2 şeker hastalığıyla mücadele edebileceği belirlendi.

Çin’in Tianjin Üniversitesi tarafından yapılan çalışmaya göre, yeşil çaydan daha fazla polisakarid, yani glikoz moleküllerinin birleşmesiyle oluşan kompleks yapıda karbonhidrat maddesi içeren siyah çayın kan şekerini düşürdüğü belirlendi. Araştırma, çay polisakaridlerinin nişastayı glikoza dönüştüren alfa-glikozidaz isimli enzimi engellediğini gösterdi. Precose ve Glyset isimli madde, şeker hastalığı tedavisinde kullanılan ilaçlarda alfa-glikozidazı engelleyerek çalışıyor.

İşlenmemiş çay Çin’de ve Japonya’da  şeker hastalığının tedavisinde kullanılıyor. (Vasfiye Özcanbaz)