Kategoriler
Sağlık

Çocukların diş sağlığıyla ilgili doğru bilinen yanlışlar!

Süt dişleri nasıl olsa dökülecek, tedavi edilmelerine gerek yok… Çocuğum şeker, çikolata yemiyor, dişleri çürümez…Dişimdeki çürükler çocuğuma geçmez, dolayısıyla onu istediğim kadar öpebilirim…Çocukların diş sağlıklarıyla ilgili ebeveynlerde yerleşmiş olan bu tür hatalı bilgilerin faturası bazen ağır olabiliyor; örneğin erken diş kaybı, konuşma bozuklukları ve çenede gelişim bozuklukları oluşması gibi!

Bebeklik döneminden itibaren çocukların diş sağlığına özen göstermek çok önemli. Aksi halde gelişen diş çürükleri ve erken diş kaybı gibi nedenlerden dolayı çocukta yetersiz beslenme, estetik kaygılar yüzünden psikolojik sorunlar ve konuşma bozuklukları gibi önemli problemler gelişebiliyor. Parmak emme, biberon, emzik kullanımı, ağız solunumu, atipik yutkunma (dilin yutkunma sırasında alt veya üst ön dişlerin arasına sokulması) gibi alışkanlıklar da tedavi edilmediklerinde çene ile yüz gelişimi olumsuz etkilenebiliyor. Üstelik çocukluk çağında başlayan diş problemleri ihmal edildiklerinde ileriki yaşlarda artarak devam ediyor. İşte bu yüzden çocuğun diş sağlığı için düzenli olarak diş muayenesinden geçmesi ve dişlerin çürümesini önlemek için gerekli tedbirlerin alınması şart. Ancak çocukların diş sağlığıyla ilgili kulaktan kulağa yayılan hatalı bilgiler hem hatalı alışkanlıkların sürdürülmesine hem de diş hekimine geç başvurulmasına yol açarak çocuğun diş sağlığını ciddi boyutlarda tehdit edebiliyor. Acıbadem International Hastanesi Pedodonti Uzmanı Dr. Ceren Güney Tolgay, çocuklarda diş sağlığıyla ilgili doğru sanılan yanlışları anlattı, önemli bilgiler verdi.

Yanlış: Süt dişleri dökülecekleri için tedavi edilmelerine gerek yok

Doğrusu: Süt dişleri çiğneme, konuşma ve estetik fonksiyonlarının yanı sıra düşme zamanına kadar kapladıkları alanı kendilerinin yerine gelecek olan kalıcı diş için koruyor ve böylece doğal bir “yer tutucu” görevi görüyorlar. Tedavisinde geç kalınan süt dişlerinin düşme zamanından önce kaybedilmesi durumunda, kalıcı dişlerin çıkmasında problemler yaşanabiliyor ve çapraşıklık oluşabiliyor. Erken kaybedilen süt dişleri nedeniyle beslenme ve konuşma bozuklukları görülebiliyor. Bunun yanı sıra süt dişlerindeki çürük kaynaklı ağrı ve şişlik gibi problemler, çocuğun yaşam kalitesi ile okul başarısını olumsuz yönde etkileyebiliyor.

Yanlış: Çocuğum şeker, çikolata yemiyor, dişleri çürümez

Doğrusu: Günlük hayatımızda tükettiğimiz ekmek ile makarna gibi karbonhidrat içeren ve özellikle diş yüzeyine yapışma oranı yüksek olan besinler de diş çürüğü gelişimine sebep olabiliyor. Bu nedenle çocuğunuz şekerli abur cuburları hiç tüketmese bile diş çürüğü açısından risk taşımadığı anlamına gelmiyor.

Yanlış: Bebeğimin süt dişleri henüz tamamlanmadı, fırçalamaya gerek yok

Doğrusu: Bebeklerde ağızda ilk dişin çıkmasıyla birlikte diş çürükleri oluşabiliyor. Hem anne sütü hem de inek sütü, şeker (laktoz) içeriyor. Uyku sırasında ağızda tükürük akışının da azalmasıyla birlikte, gece beslenmesiyle alınan süt ağızda birikerek bakterilerin çoğalması ve diş çürüğü oluşumu için uygun ortam yaratıyor. Pedodonti Uzmanı Dr. Ceren Güney Tolgayerken çocukluk çağı çürükleri ya da diğer adıyla biberon çürüklerinin, bebeklik döneminde özellikle gece beslenmesine bağlı olarak, genellikle üst kesici dişlerde başlayan ve çok hızlı ilerleyen yaygın bir çürük tipini oluşturduğunu belirterek sözlerine şöyle devam ediyor: “Bu nedenle bebeklerde ağızda ilk dişin görülmesiyle birlikte annenin parmağına takılabilen “parmak fırçaları” ya da 0-3 yaş fırçalarıyla dişler temizlenmeye başlanmalı. 3 yaşına kadar flor içermeyen diş macunları diş fırçasına sürüntü şeklinde uygulanarak, 3 yaşından itibaren, çocuğun tükürmeyi de öğrenmesiyle birlikte florlu diş macunlarıyla günde 2 kez fırçalanmalı”

Yanlış: Sallanmaya başlayan süt dişlerine dokunursak kalıcı dişi yamuk çıkar

Doğrusu: Çocuklarda ortalama 6 yaş civarında süt dişlerinin düşerek kalıcı dişlerin çıkmaya başladığı “karışık dişlenme dönemi” oluşuyor. Genellikle ilk olarak alt ön dişlerin sallanmasıyla fark ediliyor. Bu aşamada, çocuğun sallanmaya başlayan dişi yavaş yavaş parmağı ve diliyle oynatarak ve elma, salatalık gibi sert besinleri ısırarak, dişini kendiliğinden düşürmeye çalışılması teşvik edilmeli. Bu fizyolojik bir süreçtir ve sallanan dişe hafifçe dokunmak kalıcı dişe herhangi bir zarar vermiyor. Bazen süt dişi henüz düşmeden, kalıcı diş süt dişinin arkasından çıkmaya başlayabiliyor. Bu durumda süt dişi kendiliğinden düşemeyecek gibiyse, bir diş hekimi tarafından çekilmesi gerekebiliyor.

Yanlış: Çocuklar ilk diş muayenelerine dişi ağrıyınca götürülmeli

Doğrusu: Amerikan Pediatrik Diş Hekimliği Akademisi (AAPD) tarafından ilk diş muayenesinin en geç 1 yaşından itibaren yapılması öneriliyor. Böylece bebeğin diş gelişimi yakından takip edilebiliyor ve ebeveynlerin beslenme ile ağız hijyeni konusunda bilgilendirilmeleri sağlanabiliyor. Pedodonti Uzmanı Dr. Ceren Güney Tolgay 6 ayda bir yapılacak düzenli kontroller sayesinde süt dişlerinde görülen erken çocukluk çağı çürüklerinin önlenebildiğini söylüyor.

Yanlış: Süt dişine kanal tedavisi yapılmaz, kalıcı dişe zarar verir

Doğrusu: Süt dişinin tedavi edilerek ağızda tutulması, hem çiğneme fonksiyonunun devam etmesi hem de ileride o bölgeden çıkacak olan kalıcı dişin yerinin korunması açısından önem taşıyor. Süt dişlerinde oluşan bir çürük kalıcı dişlere göre daha hızlı ilerleyerek dişin sinirlerinin olduğu bölgeye ulaşabiliyor ve ağrı, şişlik gibi sorunların oluşmasına neden olabiliyor. Bu gibi durumlarda dolgu yeterli olmuyor ve dişe kanal tedavisi yapılması gerekiyor. Süt dişine yapılan kanal tedavisi sadece o dişin sinirleri ve köküne yapılan bir tedavi. Kemiğin içinde gelişmekte olan kalıcı diş ile süt dişinin kökleri arasında herhangi bir bağlantı mevcut değil. Bu nedenle kalıcı dişe zarar vermiyor.

Yanlış: Diş çürüğü bulaşıcı değildir

Doğrusu: Diş çürüğü yapan mikroorganizmalar tükürükle bulaşabiliyor. Özellikle anne-baba tarafından bebeğin dudaktan öpülmesi ya da bebeklerini beslerken verilen çatal, kaşık, biberon gibi malzemelerin sıcaklığını kontrol etmek veya kirlenen emzikleri temizlemek gibi nedenlerle kendi ağızlarına sokulması sonucu çürük bakterileri bebeğe geçebiliyor.

Yanlış: Çocuklarda diş ipi kullanmaya gerek yok

Doğrusu: Süt dişleri yapı itibariyle diş aralarında besin birikimine oldukça elverişli oluyor. Çocuklarda diş çürüklerinin sıklıkla “ara yüz bölgesi” denilen dişlerin birbirine komşu olduğu yüzeylerde besin birikimiyle başlıyor ve her iki komşu diş de aynı anda çürüyebiliyor. Pedodonti Uzmanı Dr. Ceren Güney Tolgay bu nedenle çocuklarda da gerekirse ebeveyninin de yardımıyla günde 1 kez diş ipi kullanmanın oldukça önemli olduğuna dikkat çekiyor.

Kategoriler
Sağlık

Çocuklarda diş teli tedavisi kaç yaşında başlamalı?

Diş teli tedavisi minimal düzeyde diş çapraşıklıklarından başlayarak, çene problemleri, çenelerin normalden önde ya da geride olmaları durumu gibi ciddi iskeletsel problemlere kadar uzanan geniş bir yelpazeyi kapsıyor.

Yalnızca dişlerin hareketiyle düzelecek problemlerde ideal tedavi yaşının tüm daimi diş kavsinin tamamlandığı 11-12 yaşları olduğunu söyleyen Hospitadent Diş Hastanesi Ortodonti Uzm. Dr. Hatice Kübra Kavaz, çene problemlerinde ise erken müdahalenin çok önemli olduğunu vurguladı.

Süt Dişlerini Önemseyin

Çapraşıklığın birden fazla nedeni olduğunu, en önemli sebeplerinden birinin de nasıl olsa yerine yenisi gelecek düşüncesiyle süt dişlerini hafife almak olduğunu belirten Kavaz, “Aslında süt diş kavsi düşündüğümüzden çok daha önemli görevlere sahiptir. Süt dişlerinin en temel vazifesi altlarından gelecek daimi dişler için yer tutucu vazifesi yapmaları ve onların yerlerini korumalarıdır. Daimi dişlenme kronolojik bir sırayla gerçekleşir, süt diş dizisine yapılan normal dışı bir müdahale(diş çekimi sonucu yer tutucu yapılmaması, çürük neticesi oluşan madde kaybının onarılmaması) daimi dişlerde karşılaşılacak problemlerin en sık sebebidir” dedi. İskeletsel problemlerin bir kısmının genetiktir, bir kısmının solunum sıkıntısı neticesinde veya ağrılı diş varlığı gibi durumlarda alışkanlık gereği çenelerin farklı konumlandırılması ve bu konumun tedavi edilmeyerek zamanla kalıcı hale gelmesi neticesinde oluştuğunu söyleyen Hatice Kübra Kavaz, bunların tedavi edilmesi gerektiğini açıkladı.

4 yaşından sonra parmak emme, biberon bırakılmalı

Parmak emme alışkanlığında emme eyleminin şiddetinden damak kubbesinin derinleştiğini, ön dişlerde fırlaklık meydana geldiğini, üst çenenin darlaştığını, alt çenenin geriye kaçtığını, ve bu alıkşanlıkların domino taşı misali tüm gelişim mekanizmasını bozduğunun altını çizen Dr. Kavaz, “4 yaşından sonra parmak emme, biberon kullanma gibi kötü alışkanlıkların terk edilmesi gerekmektedir. Özellikle daimi ön dişlerin çıktığı 7-8 yaşlarında bu alışkanlık hala devam ediyorsa üst dişlerin alt dişleri örtmediği, açık kapanış dediğimiz problem oluşur. Ebeveynler çocuklarını sürekli gözlemlemeli ve bu durum görüldüğünde muhakkak uzman hekim yardımı alınmalıdır” diye konuştu.