Kategoriler
Yaşam

Uzmanlardan daha uzun yaşamanın sırları…

Yaşlı nüfusun oranı gün gittikçe azalıyor. Dünyada 100 yaşını geçmiş insanların sayısı oldukça azaldı. Hayatımıza tarım ilaçları, hormonlar ve yapay gıdalar girdikçe insanların yaşam süreleri de kısaldı. Peki, tüm bunlara rağmen daha uzun süre sağlıklı bir şekilde yaşamak ister misiniz?

DailyRecord isimli internet sitesinde yer alan haberde araştırmalara göre, yediğiniz gıdalara ve içeceklere bağlı olarak yaşam sürenizi uzatabilirsiniz. İşte daha uzun süre sağlıklı yaşamanın sırları:

Daha az güneş kremi kullanın

Güneş koruyucu krem olmadan birkaç dakikalık güneş ışığı D vitamini seviyesini artırıyor. Ülkemizde de çocukların çoğunda D vitamini eksikliği ve buna bağlı hastalıklar halen daha görülüyor. Cilt kanseri riskinizi artırmadan D vitamini desteği almak için uzmanlar gün ortasında güneş kremi sürmeden 15-20 dakika güneşlenmenizi öneriyorlar. Çok uzun süre güneşte kalıp yanmamaya dikkat edin.

Sabahları tek ayak üstünde durun

Sabahları tek ayağınızın üzerinde dengede durmak omurganızı destekleyen sırt, mide gibi kaslarınızı güçlendirir. Bunun daha uzun süre aktif olmak ve düşmeler ile kırık kemiklere karşı sizi korumak gibi uzun süreli faydası vardır.

Aile ve arkadaşlık bağınızı koparmayın

Yakın arkadaşlıklar geliştirmek ve ailenizle sıkı bir bağ kurmak 100 yaşına kadar yaşamanın sırlarından biridir. Arkadaşlar stresli ve kötü gününüzde yanınızda olmak gibi duygusal destek sağlar. Bu da kendinizi iyi hissetmenize sağlar, vücudunuzda beyin gelişimini destekleyen ve yaşlanmayla mücadele eden dopamin ve oksitosin gibi kimyasal üretimini artırır.

Tam doymadan masadan kalkın

Okinawa adasında yaşayanlar dünyanın en düşük obezite oranına sahiptir ve 100 yaşına kadar yaşama oranları oldukça yüksektir. Her yemekte yüzde 80 oranında tok hissettiğinizde yemek yemeyi kesin. Daha sağlıklı kiloda kalmak için daha az yemek yemelisiniz.

Her gün 1 bardak çay için

Polifenol isimli antioksidanlarla dolu olan çay vücudun kalp hastalığı, kanser ve erken yaşlanmayla savaşmasına yardımcı olur. İsrail’de yapılan bir araştırmaya göre, düzenli olarak yeterli miktarda çay içen insanların düzenli olarak çay içmeyenlerden daha uzun yaşadıkları belirlendi.

Geceleri 1 saat erken yatın

Son yapılan bir uykusuzluk depresyon, kalp hastalığı gibi sağlık problemlerinin riskini artırıyor. Daha fazla uyku için yapacağınız küçük bir değişiklik bile büyük bir fark oluşturabilir. Günde 7 saat ya da daha az uyuyan insanlar için yatağa bir saat daha önce girmek bile kan basıncında önemli bir düşüşe neden oluyor. Bu da kalp krizi ve felç riskini azaltıyor.

Günde 3 ceviz yiyin

Ceviz kuru yemişlerin en sağlıklısıdır. Çünkü Scranton Üniversitesi’nde yapılan araştırmaya göre, ceviz hastalıklara ve yaşlanmaya karşı en iyi antioksidanları içerir.

Daha fazla meyve ve sebze yiyin

Uzmanlara göre, daha fazla meyve ve sebze yemek kalp hastalığı ihtimalini azaltıyor. European Heart ­Journal isimli dergide yayınlanan rapora göre, günde 8 ya da daha fazla porsiyon meyve ve sebze tüketenlerin kalp hastalığından ölme riskinin neredeyse dörtte bir oranında azaldığı tespit edildi. Çünkü her porsiyon yaşamsal vitamin ve anti-oksidanlarla doludur. Bunlar da bağışıklık sisteminizi destekler erken yaşlanmayla savaşır.

Bel çevrenizi ölçün

Kilonuzdan çok belinizin kalınlığına odaklanın. Bilim adamları bel kalınlığının kilonuzdan ya da vücut kitle indeksinizden çok kalp hastalığı için daha iyi bir belirleyici olduğunu belirlediler. Erkekler için bel kalınlığı 94 santimetre ve kadınlar için ise 80 santimetrenin altında olmalı.

Meyvelerinizi buzdolabında bekletmeyin

Meyvelerin daha uzun süre sağlam kalacağını düşünerek buzdolabında saklarsınız. Ancak araştırmalara göre donmuş meyveler oda sıcaklığındaki meyvelerle karşılaştırıldığında daha az sağlıklı besin maddesi içeriyor. Örneğin, domates ve biberleri buzdolabı yerine bir kâsede tutarsanız 2 kat daha fazla beta-karoten ve yüzde 20 daha fazla likopen bulundurur. Bu antioksidanlar daha iyi kalp sağlığı ve daha düşük kanser riskiyle ilgilidir.

Evlenin

Evli erkeklerin kalp hastalığından ölme ihtimali hiç evlenmeyenlerle karşılaştırıldığında 3 kat daha az. Evli kadınlarda ise kalp hastalığından ölme riski yüzde 50 azalıyor.

Elma suyu için

Beyninizin genç kalmasına yardım eden elma suyundan günde en az 2 bardak içmelisiniz. Elma suyu bunamış kişilerin beyinlerinde bulunan yapışkan plakların oluşumunu azaltıyor.

Geceleri bir saat daha az televizyon izleyin

Amerikan Ulusal Kanser Enstitüsü’nde görevli bilim adamlarına göre, 25 yaşından sonra, televizyon izlediğiniz her saat ömrünüzün yaklaşık 20 dakikasını azaltıyor. Televizyon izlediğiniz süre boyunca egzersiz yapmıyorsunuz ve kalori yakmıyorsunuz. Böylece hastalık riskiniz artıyor.

Sigarayı bırakın

Bir araştırmaya göre, sigara içmek sadece ömrünüzü yaklaşık 10 yıl kadar kısaltmıyor, bunun yanı sıra yaşlılığınızda yaşam kalitenizi de düşürüyor.

İnanç

Bugüne kadar yapılan binden fazla araştırmada, inanç ile daha uzun süre yaşamak arasında bir bağ olduğu belirlendi. Güçlü inançlara sahip olmak insanların stresle ve duygusal problemlerle mücadele etmesine yardım ediyor. Ayrıca kalp, solunum ve sindirim problemlerine karşı da koruma sağlıyor.

Günde en az 20 kez gülün

Gülmek bağışıklık sistemini destekliyor, stres hormonunu azaltıyor ve kanserle savaşan T hücrelerini harekete geçiriyor. Fakat yetişkinler olarak bir günde ortalama 5-15 kez arasında gülerken, çocuklar bir gün içinde 100 defadan fazla gülebiliyor. (Vasfiye Özcanbaz)

Kategoriler
Yaşam

Kadınlar neden erkeklerden daha uzun yaşıyor?

Erkeklerin biyolojik ve sosyolojik olarak dezavantaja sahip olduklarını belirten uzmanlar, kadınların erkekler kadar cesur olmadıkları ve sosyal ilişkilerde daha güçlü oldukları için daha uzun süre yaşadığını vurguluyor.

Her ne kadar erkekler kadınların dırdır yaparak başlarını şişirdiklerini ve erken yaşlanmalarına neden olduklarını söylese de bilim öyle demiyor. Daha anne karnındayken hayata 1-0 önde başlayan kadınlar, erkekler kadar gözüpek davranmadıkları ve sosyal ilişkilerde daha güçlü oldukları için erkeklerden daha uzun süre yaşıyor.

Foxnews’te yer alan haberde, Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi’nin raporuna göre, 2012 yılında doğan bir kız bebeğin 81,2 yaşında, erkek bebeğin ise bundan 5 yıl daha az yaşayıp 76,4 yaşında öleceği tahmin ediliyor. Kolombiya Üniversitesi’nde görevli Prof. Dr. Marianne Legato, erkeklerin  biyolojik ve sosyolojik olarak dezavantaja sahip olduklarını söyledi.

İşte kadınların erkeklerden uzun yaşamasının nedenleri:

Kadınlar ana rahminde daha dirençli:

Erkeklerin anne rahmindeki enfeksiyonlara ve diğer sorunlar karşısında ölüme daha yatkın olduklarını söyleyen Legato, doğumdan önce erkeklerin fiziksel olarak gelişimlerinin de kızlardan daha yavaş olduğunu belirtti. Bu nedenle az gelişmiş akciğer ya da beyin fonksiyonlarına bağlı olarak erken doğduklarında erkek bebeklerin ölüm riskleri daha fazla.

Kadınlar daha az gözüpek davranıyor:

Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi’ne göre kasıtsız yaralanmalar erkekler arasındaki üçüncü ölüm nedeniyken kadınlar arasında ise 6’ıncı ölüm nedenidir. Sorumluluk ve risk hesaplamayla ilgili olan beynin ön lobu erkeklerde kadınlardan daha yavaş gelişiyor. Sonuç olarak erkekler kendilerini daha fazla riske atıyorlar.

Kadınlar kalp hastalığından daha geç yaşta ölüyorlar:

Kalp hastalığı hem kadınlar hem de erkekler için birincil ölüm nedenidir. Fakat erkeklerde kalp hastalığı 30-40’lı yaşlarda gelişiyor ve ölüme yol açıyor. Kadınlarda ise bundan 10 yıl daha geç gelişiyor. Kadınlar menopoza kadar kalp hastalığından korunuyorlar. Çünkü östrojen hormonu kadınların damarlarını sağlam ve esnek olmasına yardım ediyor.

Kadınların sosyal ağları daha güçlü:

Arkadaşlar iyi bir ilaç gibidir. 2010 yılında Brigham Young Üniversitesi’nde yapılan araştırmaya göre, güçlü sosyal bağları olan insanların çok az sosyal bağı olanlara göre, ölme riski yüzde 50 azalıyor. Erkeklerin çoğunun streslerini ve endişelerini içine attıklarını söyleyen Legato, kadınların ise başkalarıyla paylaştığını belirtiyor. Ancak yapılan birçok araştırmaya göre, evli erkekler daha sağlıklı ve uzun yaşıyorlar.

Kadınlar sağlığına dikkat ediyor:

Erkekler yıl içinde kadınlardan yüzde 24 daha az doktora gidiyorlar ve kolesterol testinden yüzde 22 oranında daha çok kaçarlar. Erkeklerin yüzde 28’inin düzenli olarak gittikleri bir doktoru bile yok. Erkeklerin çoğu hastalıkları reddeder ve belirtileri küçümser çünkü doktora gitmek istemezler. (Vasfiye Özcanbaz)

Kategoriler
Yaşam

Öpüşmenin sayısız yararı varmış

Harika bir öpücük, dünyayı yerle bir eder, arzuyla bizim başımızı döndürür. Öpüşmenin sağlık açısından da sayısız yararları var.

Gerçek ve dille yapılan Fransız öpücüğü, yüzün tüm kaslarını çalıştırır ve bu kasların bazıları sizin daha genç görünmenizi ve kesinlikle daha mutlu görünmesinizi sağlar.

Kilo verdiren öpücük

Öpüşme kilo vermenize bile yardımcı olabilir. Gerçekten tutkulu bir öpüşme sırasında, dakikada iki kalori yakabilirsiniz – metabolizma hızınızı iki katına çıkarabilirsiniz.

Birine öpücük verdiğinizde aslında gerçekten şeker yakarsınız. Ortam gerçekten tutkuluysa, tempolu bir yürüyüşe benzer bir kalori harcıyor olabilirsiniz.

Öpücüğün faydaları

Öpüşme ve yarattığı her şey bizi güçlü durumda olmamızı, uzun yaşamamızı sağlıyor.

Öpüşme, aynı zamanda şehvetli bir meditasyondur. Meditasyonun sağladığı birçok fizyolojik değişikliği ortaya çıkartıyor.

Öpüşme cinsel tecrübeye açılan kapının doğal bir yolu olabilir. Öpüşme karşı koyamadığımız, bizi dünyadan koparan ve olağanüstü anların içine çeken tüm güzelliklere sahiptir.

Öpüşme, ayrıca dokunma hissini doğurur ve “gücünden dolayı duyuların annesi” olarak adlandırılır.

Dudakların üzerindeki reseptörler inanılmazdır. Cinsel organlar bile dudakların sahip olduğu duyarlılığa sahip değillerdir.

Öpüşmenin masaj gibi aşırı derecede sakinleştirici etkisi vardır.

İnsanlarda öpüşme, ön sevişme ve dokunmanın bağlanmaya faydası vardır.

Öpüşme ruhsal duruma destek olur. Sevdalanma, mükemmel bir şekilde harika olabilir, eğer delicesine birine aşıksanız, onu öpmek harikadır. İnanılmaz bir yakınlık yaratır, kendine saygıyı arttırır. Biri tarafından öpülmek harikadır.

Öpüşme sırasında salgılanan fazla tükrük, dişlerinizdeki bakterileri temizleyerek, ağız plaklarının parçalanmasına yardımcı olabilir.

Bu arada, hayvanlar aleminde de öpüşmenin önemli yeri var. Böceklerden fillere kadar her çeşit hayvan öpüşüyor.

Kategoriler
Yaşam

Uzun ve sağlıklı yaşamın sırları

“Yaş 35, yolun yarısı” kavramı, günümüzde değişmeye başladı. Tıp alanındaki gelişmeler sayesinde insan ömrü uzuyor. Peki bu uzun ömrünüzü sağlıklı bir şekilde geçirmek için neler yapmalısınız?

Son yıllarda sağlıklı beslenme, spor ve tıp alanındaki gelişmelerin insan ömrünün uzamasında etkili olduğuna değinen Medical Park Göztepe Hastane Kompleksi Dahiliye Uzmanı Dr. Semiha Ayaydın Kaplan, 40 yaşın insan hayatında daha önemli bir dönüm noktası haline geldiğini kaydetti. Dr. Kaplan, sağlıklı uzun bir ömür geçirmek için bazı tavsiyelerde bulundu.

Yaşam tarzı, beslenme alışkanlıkları, uyku düzeni, egzersiz yapma sıklığı gibi faktörler ilerleyen yaşlarda yaşamınızı nasıl geçireceğinizi belirleyen unsurlar haline gelir. Medical Park Göztepe Hastane Kompleksi Dahiliye Uzmanı Dr. Semiha Ayaydın Kaplan, bu nedenle ileri yaşlara yatırım için şimdiden kolları sıvamak gerektiğini vurgulayarak, uzun ve sağlıklı bir yaşam hedefleyenlere şu önerilerde bulundu;

Zihin egzersizi yapın! 

Dikkat, odaklanma ve beyin sağılığımızı korumak adına yoga ve meditasyon tarzında rehabilitasyon sağlayacak çalışmalarda bulunun.

Hareket şart! 

30 yaş sonrası daha hareketsiz bir yaşam nedeniyle kas kitlesinde yüzde 3-5 oranında azalma oluyor. Peki bu azalmayı engellemek için ne yapmalı? Cevap çok basit; “hareket edin”, “yürüyün” ve “koşun.” Ama masabaşı işiniz dahi olsa lütfen sürekli oturmayın.

Kemiklerinizi koruyun! 

Nasıl mı? En son ne zaman kemik yoğunluğunuza ya da D vitamini seviyenize baktırdınız? Özellikle kadınlarda menopoz sonrası osteoporoz artmakta. Bu nedenle kemiklerimizi korumak için yeşilliklerin bol olduğu diyetler seçin, egzersiz yapmayı unutmayın.

Stresi en aza indirin! 

Sağlığımızın en büyük düşmanı maalesef “stres”. Stres, özellikle kalp ve beyin sağlığını tehdit eden en önemli faktör. Bu nedenle kendinize eğlenmek için belki de daha fazla zaman ayırmalıyız. Hobilerinizi ve ilgi alanlarınızı bulup üzerine gitmelisiniz. “Çok yoğun çalışıyorum, ne zaman vakit ayıracağım” demeyin, kendinizi şımartın! Karşılığının yüzde 100 olumlu olacağı kesin.

Check-up yaptırmayı unutmayın! 

Erken tanı tüm hastalıkların tedavisinde çok önemlidir. Bu nedenle rutin sağlık kontrollerinizi yaptırmayı aksatmayın.

Probiyotik ürünler tüketin! 

Probiyotik ürünler, sağlıklı yaşamda olmazsa olmazımızdır. Probiyotik ürün tüketmenize engel bir sağlık sorununuz yoksa doğal probiyotikler olan yoğurt ve kefir tüketimini artırın.

Bunlardan uzak durun! 

Sağlıklı bir yaşam için tabi ki yüksek şeker içeren gıdaları ve şuruplu tatlıları beslenme alışkanlıklarınızdan çıkarın.

Uykunuzu alın! 

Hangi yaşta olursanız olun, sağlıklı bir yaşam için vücudunuzun ihtiyacı olan uykuyu mutlaka alın. Yeterli uyku alınmazsa stres hormonu olan kortizol düzeyi artar, bu da yaşam kalitenize negatif etki yaratır.

Hayata daha olumlu bakmaya çalışın! 

Artık negatif düşünmeyi bırakın ve olayların olumlu tarafından değerlendirin. Belki de biraz Pollyanna gibi olup bardağın dolu tarafını görmeye çalışın.

Kategoriler
Sağlık

İşte kadınların daha uzun yaşamasının sırrı

Kadınlar erkekler kadar cesur olmadıkları ve sosyal ilişkileri daha güçlü olduğu için daha uzun süre yaşıyorlar. Uzmanlar erkeklerin biyolojik ve sosyolojik olarak dezavantaja sahip olduklarını belirtiyorlar.

Rapora göre, 2012 yılında doğan bir kız bebeğin 81,2 yaşında, erkek bebeğin ise bundan 5 yıl daha az yaşayıp 76,4 yaşında öleceği tahmin ediliyor. Bilim adamlarına göre, erkeklerin biyolojik ve sosyolojik olarak dezavantaja sahip olduklarını söyledi.

İşte kadınların erkeklerden uzun yaşamasının nedenleri:

Kadınlar ana rahminde daha dirençli: Erkeklerin anne rahmindeki enfeksiyonlara ve diğer sorunlar karşısında ölüme daha yatkın olduklarını söyleyen bilim adamları, doğumdan önce erkeklerin fiziksel olarak gelişimlerinin de kızlardan daha yavaş olduğunu belirtti. Bu nedenle az gelişmiş akciğer ya da beyin fonksiyonlarına bağlı olarak erken doğduklarında erkek bebeklerin ölüm riskleri daha fazla.

Kadınlar daha az gözüpek davranıyor: Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi’ne göre kasıtsız yaralanmalar erkekler arasındaki üçüncü ölüm nedeniyken kadınlar arasında ise 6’ıncı ölüm nedenidir. Sorumluluk ve risk hesaplamayla ilgili olan beynin ön lobu erkeklerde kadınlardan daha yavaş gelişiyor. Sonuç olarak erkekler kendilerini daha fazla riske atıyorlar.

Kadınlar kalp hastalığından daha geç yaşta ölüyorlar: Kalp hastalığı hem kadınlar hem de erkekler için birincil ölüm nedenidir. Fakat erkeklerde kalp hastalığı 30-40’lı yaşlarda gelişiyor ve ölüme yol açıyor. Kadınlarda ise bundan 10 yıl daha geç gelişiyor. Kadınlar menopoza kadar kalp hastalığından korunuyorlar. Çünkü östrojen hormonu kadınların damarlarını sağlam ve esnek olmasına yardım ediyor.

Kadınların sosyal ağları daha güçlü: Arkadaşlar iyi bir ilaç gibidir. 2010 yılında Brigham Young Üniversitesi’nde yapılan araştırmaya göre, güçlü sosyal bağları olan insanların çok az sosyal bağı olanlara göre, ölme riski yüzde 50 azalıyor. Erkeklerin çoğunun streslerini ve endişelerini içine attıklarını söyleyen Legato, kadınların ise başkalarıyla paylaştığını belirtiyor. Ancak yapılan birçok araştırmaya göre, evli erkekler daha sağlıklı ve uzun yaşıyorlar.

Kadınlar sağlığına dikkat ediyor: Erkekler yıl içinde kadınlardan yüzde 24 daha az doktora gidiyorlar ve kolesterol testinden yüzde 22 oranında daha çok kaçarlar. Erkeklerin yüzde 28’inin düzenli olarak gittikleri bir doktoru bile yok. Erkeklerin çoğu hastalıkları reddeder ve belirtileri küçümser çünkü doktora gitmek istemezler. (Vasfiye Özcanbaz)