Kategoriler
Yaşam

Uzun boylular daha mı mutlu?

Uzun boylu insanların, boyları ortalamanın altından olan kişilerden daha mutlu olduklarını ortaya çıkardı.

Uzun boylular hayata daha olumlu yaklaştıkları, mutluluk ve eğlence gibi duyguları da daha rahat ortaya koyma eğiliminde oldukları belirlendi.  Bu kişilerin stres ve öfke gibi deneyimlerle karşılaşmalarına rağmen acı ve üzüntüyü daha az dile getirdikleri kaydedilen araştırmada bu durumun sebeplerini mercek altına alan uzmanlar, durumu eğitim ve gelir düzeyiyle ilişkili olduğu ifade etti.

EĞİTİM ÖNEMLİ FAKTÖR

Ekonomi ve İnsan Biyolojisi adlı dergide yayınlanan araştırma kapsamında, Ocak 2008 ile Nisan 2009 tarihleri arasında 18 yaş üzeri 450 binden fazla kişiyle konuşan uzmanlar, katılımcıların boyları ile sürdükleri yaşamı değerlendirdi. Uzun boylu insanların genel olarak eğitim ve gelir düzeyinin daha yüksek olduğu sonucuna varan araştırmacılar, bu iki etkenin, hayata bakış açısında etkili olduğunu da sözlerine ekledi. Sonuçlara rağmen araştırmacılar, söz konusu çalışmadan en uzun boylu insanların en mutlu grup olacağı sonucunun çıkarılamayacağına değindi.

Kendilerini yaşam merdivenin altında gören erkeklerin boyunun ortalamadan yaklaşık 2 cm kısa olduğu belirtilen araştırmada, kadınların ise 1,3 cm kısa olduğuna değiniliyor. (Vasfiye Özcanbaz)

Kategoriler
Yaşam

Gözyaşları kişisel ilişkileri güçlendiriyor

Daha çok fiziksel acı ya da stres belirtisi olduğu bilinen ağlamanın kişiler arasındaki ilişkileri daha güçlendirdiği belirlendi.

Evolutionary Psychology isimli tıp dergisinde yer alan ve Tel Aviv Üniversitesi’nden biyologların yaptığı araştırmada, ağlamanın insanları birbirine daha fazla yaklaştırdığı bulundu. Biyolog Dr. Oren Hasson, yaptığı araştırmada, gözyaşının gerçekliği ve samimiyetinin yanında sevinç, üzüntü, keder ve mutluluk anında sarf edilen gözyaşları türlerini inceledi.

Oren Hasson, ağlamanın çeşitli topluluklarda aile üyeleri, arkadaşlar ve diğer kişiler arasında benzersiz faydası olduğunu söyledi. Gözyaşlarının düşmandan merhamet sağlamak amacıyla da kullanıldığını iddia eden Dr. Hasson, gözyaşlarının ayrıca sempati sağlamada kullanışlı olduğunu belirtti. (Vasfiye Özcanbaz)

Kategoriler
Soru-Cevap

Üzülünce göğsümüzde neden ağrı hissederiz?

Mahrumiyet ıstırabı ya da ayrılma, hormonları son derece etkiliyor ve bu değişiklikler terleme, titreme, kas gerilmesine ve mide ağrısına yol açar.

Bazı hormonlar, özellikle adrenalin kalp ağrısı üretmesi için doğrudan kalbi etkiliyor. En ciddi vakalar kalp krizine benziyor ve kalp kası zayıf düşüyor. Buna strese bağlı kardiyomiyopati ya da kırık kalp sendromu deniyor.

 

Kategoriler
Yaşam

Üzülün! Üzüntünün de faydaları var

Üzüntü, hayatın pek istenmeyen bir parçasıdır ve sıklıkla kişilerin kendilerini üzecek şeylerden uzak durması tavsiye edilir. Ancak, insanların her ne kadar mutlu olması arzu edilse de üzüntünün faydaları da olabileceğini hiç düşündünüz mü?

Uzman Klinik Psikolog ve Hipnoz Uzmanı Mehmet Başkak, üzüntünün kişiye bazı önemli faydalar da sağladığını söylüyor. İşte size üzüntünün faydalı olabileceğini gösteren durumlar:

ÜZGÜN RUH HALİ HAFIZANIZI GÜÇLENDİREBİLİR

Mutlu ruh hali çevremizde tesadüfi olarak gördüğümüz şeylerle ilgili onlara dikkatimizi verme ve sonradan onlarla ilgili detayları hatırlama gücümüzü zayıflatabilirken, sıkıntılı bir ruh hali bunu arttırabiliyor.

Kötü bir ruh halinde olanlar, ruh hali iyi olanlara göre gördükleri detayları daha doğru hatırlayabiliyor.

Mutlu ruh hali kişinin bilgileri zihninde daha dikkatli ve uyanık şekilde işleme yetisini azaltıyor ve yanıltıcı bilginin hafızadaki orjinal bilgiyi tahrif etme riskini arttırıyor. Buna karşılık kötü bir ruh hali kişinin detaylara daha çok odaklanmasını sağlıyor ve kişinin hafızası onu daha az yanıltıyor.

MOTİVASYONUN ARTMASINA YARDIMCI

Mutlu olduğumuz zamanlarda, doğal olarak o mutluluk hissinin hep devam etmesini isteriz. Mutluluk hissi bize şu mesajı verir, şu anda güvenli ve hep alışık olduğun bir ortamdasın ve bir şeyi değiştirmek istediğinde çok az çaba sarfetmen yeterli, herşey yolunda mesajı verir. Buna karşılık, üzüntü hissi hafif bir alarm sinyali gibidir, çevremizde bulunan bir zorlukla başa çıkabilmemiz için bizi daha çok çaba harcamaya ve daha fazla motive olmaya sevk eder, durumu düzeltmeye yönelik bir enerji ortaya çıkartır.

Bu nedenle, negatif bir ruh halinde olup, içinde bulundukları kötü durumu değiştirmek için daha çok motivasyonu olan kişilere göre, mutlu kişiler bazen bir konuda eyleme geçmek için kendilerini daha az motive olmuş hissederler.

Buna göre çaba gerektiren zorlu işlerde mutsuz bir ruh hali kişinin o işle uğraşma azmini artırırken, mutlu bir ruh hali tam tersi etki yapabiliyor. Bunun da muhtemel sebebi kişinin zaten mutlu bir ruh halindeyken, bir işi yapmak için daha az motivasyona sahip olması, çünkü zaten her şey yolunda mesajıyla kişi relaks olabilir ve işler üzerindeki dikkati azaltabilir.

İNSANLARLA DAHA İYİ İLETİŞİM KURULMASINI SAĞLAR

Genel olarak mutluluk insanlar arasındaki olumlu etkileşimi arttırır. Mutlu insanlar daha özgüvenli, daha iddialı ve daha yetenekli iletişim kuruculardır. Daha çok tebessüm ederler ve üzgün insanlara kıyasla mutlu kişiler daha sempatik olarak algılanırlar.

Bununla birlikte, daha temkinli, daha az iddialı ve daha özenli bir iletişim şeklinin gerektiği durumlarda, üzgün bir ruh hali daha çok işe yarayabilir.

Yapılan deneylerde, üzgün bir ruh halinde olan kişilerin daha çok ikna edici konuştuğu ve konuştuklarını savunmak için daha etkili ve somut argümanlar ortaya koyduğunu ve pozitif bir ruh halinde olan kişilere göre diğer insanları bir şeye ikna etme konusunda daha iyi olduklarını görüldü.

Mutlu ruh halinde olanlara göre, üzgün bir ruh halinde olanlar adil olma konusunda daha dikkatli. Kişinin içinde bulunduğu ruh hali onun bencil mi yoksa adil mi olduğu konusunu da etkiliyor.

MUHAKEME GÜCÜNÜ ARTTIRIR

İnsanoğlu sıklıkla sosyal ilişkileriyle ilgili çıkarımlar yapar, başkalarının düşünce ve davranışlarını anlamak ve tahmin etmek için sosyal işaretleri okumaya çalışır. Ne yazık ki, kişinin yaptığı bu çıkarımların yanlış olma ihtimali beynimizin kullandığı bazı kısa yollar ve sahip olduğumuz bazı önyargılar nedeniyle oldukça yüksektir.

Tekrar tekrar yaptığımız araştırmalarda insanların mutluyken, önyargılarına göre sosyal çıkarımlar yapma ihtimallerinin daha yüksek olduğunu gördük.

Mutlu bir ruh hali kişiye tanıdık gelen şeyi doğru olarak görme eğilimini arttırıyor, üzgün bir ruh hali ise tam tersi etki yapıyor. Üzgün bir ruh halinde olan kişiler mantıksal hatalar yapmaya daha az meyillidirler ve tanık oldukları bir olayı anlatırken daha az yanlış yaparlar.

Kötü bir ruh hali aynı zamanda kişinin ilk edindiği izlenime çok fazla önem verip daha sonra ortaya çıkan detayları önemsememesinden kaynaklanan ve başka bir peşin önyargı olan öncelik etkisinin azalmasını sağlar.

Kötü bir ruh hali izlenim edinme süreçlerinin daha doğru şekilde gerçekleşmesine yardımcı olur.

Kategoriler
Soru-Cevap

Niçin üzülünce başımızı ellerimizin arasına koyarız?

“Şifalı elleri” savunanlar, ellerin şifa gereken yere gittiğini iddia ediyorlar. Daha somut bir ipucu, canı yanan çocukların sıklıkla başlarını ellerinin arasına koyması gerçeğinden geliyor.

Bu ise durumu bilmek istememek ya da hatta travmatik olayın yaşandığına inanmak istememek şeklindeki olaylardan kaçış anlamına geldiğini savunuyor.