Kategoriler
Sağlık

Koronavirüsle ilgili doğru bilinen yanlışlar!

Bugüne kadar binlerce insanın ölümüne yol açan koronavirüse karşı gerekli tedbirleri aldığınızda korunabilirsiniz. Ancak koronavirüsle ilgili doğru bilinen bazı yanlışlara dikkat etmelisiniz.

“Korona virüs” ailesinin SARS ve MERS olarak adlandırılan üyelerinden farklı olarak insandan insana bulaşabilen virüs, akciğer enfeksiyonları ve tedavi edilmediğinde, ağır akut solunum yetersizliği sendromu hastalıklarına yol açabiliyor. Korona virüsünden korunmak için gerekli önlemleri almak yaşamsal önem taşıyor.

Ancak koronavirüste şu ana kadar bildiklerinizi unutun! İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Nail Özgüneş, hastalıkla ilgili doğru bilinen yanlışları açıkladı!

YANLIŞ: Yeni çıkan en tehlikeli virüs!

Yeni bir virüs olmayan koronavirüs, 2003 SARS (Şiddetli Akut Solunum Yolu Sendromu) ve 2012’de önce Ürdün sonra Suudi Arabistan’da görülen MERS (Orta Doğu Solunum Sendromu) olaylarından sorumlu olan virüstür.

YANLIŞ: Hastalığa yakalananlar mutlaka ölür!

Her koronavirüs hastası, hayatını kaybetmez. Normal grip hastalığından ölen kişiler, koronavirüsten ölenlerden 60 kat daha fazladır. Koronavirüsün ölümcül seyrettiği hastalar genellikle; bir hastalık nedeniyle bünyesi zayıf olan kişiler ve yaşlı hastalardır.

YANLIŞ: Hasta kişiden uzak dursam yeter!

Hastalık belirtisi olan kişiden en az 2 metre uzakta kalınmalı. Ayrıca, mutlaka hijyen kurallarına uymak gerekir.

YANLIŞ: Koronavirüsten korunmak mümkün değil!

Gerekli tedbirleri aldığınızda korunabilmek mümkün. Hasta bireye yaklaşık 2 metre mesafede bulunmalı, öksürük-aksırık esnasında solunum yolu ile saçtığı damlacıklara maruz kalmamalı, hasta kişiye sarılmamalı.

YANLIŞ: Korunmanın tek yolu özel maske ve kıyafetler!

Günlük hayatta maske ve özel kıyafetlere gerek yok. Ancak kişiler yine de önlem olarak toplu alanlarda maske kullanabilir.

YANLIŞ: Elimi yıkamam yeterli olur!

El hijyeni, koronavirüsten korunmada önemlidir ancak tek başına yetersiz olduğu için diğer korunma önerilerine de dikkat edilmeli.

YANLIŞ: Maskeyi birkaç defa kullanabilirim!

Maskeler genellikle tek kullanımlıktır. 2 kere dahi kullanılmamalıdır.

YANLIŞ: Çin’den gelen ürünleri kullanmayalım!

Uzun süre yolda kalmış kuru ürünlerde koronavirüs bulunmaz. Virüs, kişiden kişiye yakın temas halinde bulaşır.

YANLIŞ: Hayvanlardan uzak duralım!

Virüs ilk etapta hayvanlardan bulaşmış olsa bile, özellikle evcil hayvanlar için şu anda böyle bir durum söz konusu değil.

Kategoriler
Yaşam

Çamaşır makinenizin ömrünü kısaltan davranışlar

Bir çamaşır makinesinin ömrü yaklaşık 10 yıl civarındadır. Bununla birlikte makinenizi kullanırken yapacağınız yanlışlar nedeniyle çamaşır makinenizin ömrünü kısaltma riskiniz artar. Çamaşır makinesi gibi diğer elektronik eşyalarınızı kullanırken öncelikle kullanma talimatına dikkat etmelisiniz.

Günlük hayatta çamaşır, bulaşık yıkarken ya da evinizi temizlerken kullandığınız elektronik eşyaların belirli bir ömrü olduğunu unutmayın. Bu cihazları kullanırken dikkatli ve özenli olmadığınız takdirde cihazların kullanım süresini daha da kısaltırsınız. Reader’s Digest dergisinde yer alan habere göre, işte çamaşır makinenizin ömrünü kısaltan davranışlar:

Çamaşır makinenizi gereğinden çok çalıştırmak

Uzmanlar, çamaşır makinenizin ömrünün ne kadar sık kullandığınıza bağlı olduğunu belirtti. Çamaşır makinesini haftada 8 kez çalıştırmanın makinenin modeline bakmaksızın ömrünü birkaç yıl azaltacağı konusunda kullanıcıları uyarıyor.

Makinenizin montajını uzman kişilere yaptırmamak

Tüm çamaşır makineleri için doğru montaj önemlidir. Makinenizi kuracağın zeminin özelliklerine bağlı olarak, makineyi belirli bir seviyeye uygun kurmanız gerekir. Makinenizi kendiniz kurduysanız, doğru montaj yapıp yapmadığınızdan emin olmak için profesyonel bir uzmandan göz atmasını istemelisiniz.

Çamaşır makinenizi çok doldurmak

Çamaşır makinesi tam doldurulduğunda en iyi şekilde çalışır, ancak tıka basa doldurulduğu zaman makineniz daha fazla çalışmak zorunda kalır. Bu durum çamaşır makinesinin merkezi çalkalıyıcı gibi mekanizmalarında aşınma ve yıpranmayı artırır. Ayrıca, makineye çok fazla giysi koyarsanız, bir miktar deterjan kalıntısı geride kalabilir; bu durum ise giysilerinizi bir sonraki giydiğinizde daha fazla kir toplayacaktır.

Çok fazla deterjan kullanmak

Üreticinin önerdiğinden daha fazla deterjan kullanmak, çamaşır makineniz için çok risklidir. Çok fazla deterjan kullanılması, köpüklerin taşmasına neden olabilecek şekilde köpüklenmeye yol açar. Giysilerin düzgün bir şekilde yıkanması için daha az deterjan gerekir, bu nedenle deterjanın uygun miktarda olduğundan emin olun.

Yıkamamanız gereken giysileri yıkamak

Bazı giysilerin elde yıkanması sadece söz konusu giysilerin korunması için değil aynı zamanda çamaşır makinenizin de ömrü için de gereklidir. İç çamaşırlarının kancaları veya telleri çamaşır makinenizin tamburuna zarar verebilir, fermuarlar ise makinenizin kapısını çizebilir.

Çamaşır makinenizin deterjan haznesini temizlememek

Her çamaşır yıkadığınızda makinenizin deterjan ve yumuşatıcı haznesini silmeniz gerekir. Bunu yapmadığınız takdirde, deterjanın birikmesi tıkanmaya neden olabilir. Eğer kullanım kılavuzunuzda tavsiye edilmişse, ayda bir kez çamaşır makinenizi de yıkamalısınız.

Giysilerinizin cebinde eşya unutmak

Kirli çamaşırlarınızın ceplerinde sakız, kağıt mendil ve hatta madeni ve kağıt para unuttuğunuzda, makinenizin yıkama drenajını tıkayabilir veya yıkama döngüsü sırasında ceplerinizden düşerse tambura zarar verebilirsiniz. Çamaşırlarınızı sorunsuz ve uzun yıllar boyunca kullanabilmek için makineye yerleştirmeden önce mutlaka ceplerini kontrol edin.

Çamaşır makinesi durunca giysileri hemen çıkarmamak

Çamaşır makinelerinde oluşabilecek en büyük sorun küftür. Küf, makinenizin ömrünü kısaltırken kötü kokan bir makineye yol açabilir. Çamaşır makinenizde küf oluşumunu önlemek için makineniz duru durmaz hemen çamaşırları çıkarın. Bir dahaki yıkamaya kadar makinenin havayla kurumasını sağlamak için kapağını aralık bırakın.

Üreticinin kullanma talimatlarına uymamak

Çamaşır makinesi üreticilerine, tüketicilerin çamaşır makinelerinin ömrünü uzatmak için neler yapabileceğini sorulduğunda, makinenin kullanma talimatlarını takip etmeleri gerektiğini söylerler. Çamaşır makinelerinde, düzenli aralıklarla yıkama tamburunun temizlenmesini belirtilir. Çamaşır makinenizi temizlemeniz gerekir. Birçok modern çamaşır makinesinde kendi kendini temizleme özelliği bulunuyor. (Vasfiye Özcanbaz)

Kategoriler
Sağlık

Çocukların diş sağlığıyla ilgili doğru bilinen yanlışlar!

Süt dişleri nasıl olsa dökülecek, tedavi edilmelerine gerek yok… Çocuğum şeker, çikolata yemiyor, dişleri çürümez…Dişimdeki çürükler çocuğuma geçmez, dolayısıyla onu istediğim kadar öpebilirim…Çocukların diş sağlıklarıyla ilgili ebeveynlerde yerleşmiş olan bu tür hatalı bilgilerin faturası bazen ağır olabiliyor; örneğin erken diş kaybı, konuşma bozuklukları ve çenede gelişim bozuklukları oluşması gibi!

Bebeklik döneminden itibaren çocukların diş sağlığına özen göstermek çok önemli. Aksi halde gelişen diş çürükleri ve erken diş kaybı gibi nedenlerden dolayı çocukta yetersiz beslenme, estetik kaygılar yüzünden psikolojik sorunlar ve konuşma bozuklukları gibi önemli problemler gelişebiliyor. Parmak emme, biberon, emzik kullanımı, ağız solunumu, atipik yutkunma (dilin yutkunma sırasında alt veya üst ön dişlerin arasına sokulması) gibi alışkanlıklar da tedavi edilmediklerinde çene ile yüz gelişimi olumsuz etkilenebiliyor. Üstelik çocukluk çağında başlayan diş problemleri ihmal edildiklerinde ileriki yaşlarda artarak devam ediyor. İşte bu yüzden çocuğun diş sağlığı için düzenli olarak diş muayenesinden geçmesi ve dişlerin çürümesini önlemek için gerekli tedbirlerin alınması şart. Ancak çocukların diş sağlığıyla ilgili kulaktan kulağa yayılan hatalı bilgiler hem hatalı alışkanlıkların sürdürülmesine hem de diş hekimine geç başvurulmasına yol açarak çocuğun diş sağlığını ciddi boyutlarda tehdit edebiliyor. Acıbadem International Hastanesi Pedodonti Uzmanı Dr. Ceren Güney Tolgay, çocuklarda diş sağlığıyla ilgili doğru sanılan yanlışları anlattı, önemli bilgiler verdi.

Yanlış: Süt dişleri dökülecekleri için tedavi edilmelerine gerek yok

Doğrusu: Süt dişleri çiğneme, konuşma ve estetik fonksiyonlarının yanı sıra düşme zamanına kadar kapladıkları alanı kendilerinin yerine gelecek olan kalıcı diş için koruyor ve böylece doğal bir “yer tutucu” görevi görüyorlar. Tedavisinde geç kalınan süt dişlerinin düşme zamanından önce kaybedilmesi durumunda, kalıcı dişlerin çıkmasında problemler yaşanabiliyor ve çapraşıklık oluşabiliyor. Erken kaybedilen süt dişleri nedeniyle beslenme ve konuşma bozuklukları görülebiliyor. Bunun yanı sıra süt dişlerindeki çürük kaynaklı ağrı ve şişlik gibi problemler, çocuğun yaşam kalitesi ile okul başarısını olumsuz yönde etkileyebiliyor.

Yanlış: Çocuğum şeker, çikolata yemiyor, dişleri çürümez

Doğrusu: Günlük hayatımızda tükettiğimiz ekmek ile makarna gibi karbonhidrat içeren ve özellikle diş yüzeyine yapışma oranı yüksek olan besinler de diş çürüğü gelişimine sebep olabiliyor. Bu nedenle çocuğunuz şekerli abur cuburları hiç tüketmese bile diş çürüğü açısından risk taşımadığı anlamına gelmiyor.

Yanlış: Bebeğimin süt dişleri henüz tamamlanmadı, fırçalamaya gerek yok

Doğrusu: Bebeklerde ağızda ilk dişin çıkmasıyla birlikte diş çürükleri oluşabiliyor. Hem anne sütü hem de inek sütü, şeker (laktoz) içeriyor. Uyku sırasında ağızda tükürük akışının da azalmasıyla birlikte, gece beslenmesiyle alınan süt ağızda birikerek bakterilerin çoğalması ve diş çürüğü oluşumu için uygun ortam yaratıyor. Pedodonti Uzmanı Dr. Ceren Güney Tolgayerken çocukluk çağı çürükleri ya da diğer adıyla biberon çürüklerinin, bebeklik döneminde özellikle gece beslenmesine bağlı olarak, genellikle üst kesici dişlerde başlayan ve çok hızlı ilerleyen yaygın bir çürük tipini oluşturduğunu belirterek sözlerine şöyle devam ediyor: “Bu nedenle bebeklerde ağızda ilk dişin görülmesiyle birlikte annenin parmağına takılabilen “parmak fırçaları” ya da 0-3 yaş fırçalarıyla dişler temizlenmeye başlanmalı. 3 yaşına kadar flor içermeyen diş macunları diş fırçasına sürüntü şeklinde uygulanarak, 3 yaşından itibaren, çocuğun tükürmeyi de öğrenmesiyle birlikte florlu diş macunlarıyla günde 2 kez fırçalanmalı”

Yanlış: Sallanmaya başlayan süt dişlerine dokunursak kalıcı dişi yamuk çıkar

Doğrusu: Çocuklarda ortalama 6 yaş civarında süt dişlerinin düşerek kalıcı dişlerin çıkmaya başladığı “karışık dişlenme dönemi” oluşuyor. Genellikle ilk olarak alt ön dişlerin sallanmasıyla fark ediliyor. Bu aşamada, çocuğun sallanmaya başlayan dişi yavaş yavaş parmağı ve diliyle oynatarak ve elma, salatalık gibi sert besinleri ısırarak, dişini kendiliğinden düşürmeye çalışılması teşvik edilmeli. Bu fizyolojik bir süreçtir ve sallanan dişe hafifçe dokunmak kalıcı dişe herhangi bir zarar vermiyor. Bazen süt dişi henüz düşmeden, kalıcı diş süt dişinin arkasından çıkmaya başlayabiliyor. Bu durumda süt dişi kendiliğinden düşemeyecek gibiyse, bir diş hekimi tarafından çekilmesi gerekebiliyor.

Yanlış: Çocuklar ilk diş muayenelerine dişi ağrıyınca götürülmeli

Doğrusu: Amerikan Pediatrik Diş Hekimliği Akademisi (AAPD) tarafından ilk diş muayenesinin en geç 1 yaşından itibaren yapılması öneriliyor. Böylece bebeğin diş gelişimi yakından takip edilebiliyor ve ebeveynlerin beslenme ile ağız hijyeni konusunda bilgilendirilmeleri sağlanabiliyor. Pedodonti Uzmanı Dr. Ceren Güney Tolgay 6 ayda bir yapılacak düzenli kontroller sayesinde süt dişlerinde görülen erken çocukluk çağı çürüklerinin önlenebildiğini söylüyor.

Yanlış: Süt dişine kanal tedavisi yapılmaz, kalıcı dişe zarar verir

Doğrusu: Süt dişinin tedavi edilerek ağızda tutulması, hem çiğneme fonksiyonunun devam etmesi hem de ileride o bölgeden çıkacak olan kalıcı dişin yerinin korunması açısından önem taşıyor. Süt dişlerinde oluşan bir çürük kalıcı dişlere göre daha hızlı ilerleyerek dişin sinirlerinin olduğu bölgeye ulaşabiliyor ve ağrı, şişlik gibi sorunların oluşmasına neden olabiliyor. Bu gibi durumlarda dolgu yeterli olmuyor ve dişe kanal tedavisi yapılması gerekiyor. Süt dişine yapılan kanal tedavisi sadece o dişin sinirleri ve köküne yapılan bir tedavi. Kemiğin içinde gelişmekte olan kalıcı diş ile süt dişinin kökleri arasında herhangi bir bağlantı mevcut değil. Bu nedenle kalıcı dişe zarar vermiyor.

Yanlış: Diş çürüğü bulaşıcı değildir

Doğrusu: Diş çürüğü yapan mikroorganizmalar tükürükle bulaşabiliyor. Özellikle anne-baba tarafından bebeğin dudaktan öpülmesi ya da bebeklerini beslerken verilen çatal, kaşık, biberon gibi malzemelerin sıcaklığını kontrol etmek veya kirlenen emzikleri temizlemek gibi nedenlerle kendi ağızlarına sokulması sonucu çürük bakterileri bebeğe geçebiliyor.

Yanlış: Çocuklarda diş ipi kullanmaya gerek yok

Doğrusu: Süt dişleri yapı itibariyle diş aralarında besin birikimine oldukça elverişli oluyor. Çocuklarda diş çürüklerinin sıklıkla “ara yüz bölgesi” denilen dişlerin birbirine komşu olduğu yüzeylerde besin birikimiyle başlıyor ve her iki komşu diş de aynı anda çürüyebiliyor. Pedodonti Uzmanı Dr. Ceren Güney Tolgay bu nedenle çocuklarda da gerekirse ebeveyninin de yardımıyla günde 1 kez diş ipi kullanmanın oldukça önemli olduğuna dikkat çekiyor.