Kategoriler
Sağlık

Kalp hastaları, yaz aylarında ilaç dozuna dikkat etmeli!

Yaz aylarında kalp hastalarının kullandığı idrar söktürücülerden kan sulandırıcılara kadar tüm ilaçların dozunun doktor kontrolünde yeniden ayarlanması gerekir.

Hareketsiz yaşam tarzı, sağlıksız beslenme alışkanlıkları, hazır gıdalar, sigara, stres derken kalp hastalarının sayısı son yıllarda artış gösterdi. Özellikle de yaz aylarında yaşanan aşırı sıcaklarda ise tehlike daha da büyüyor. Kalp hastalarının yazın dikkat etmesi gereken çok önemli kurallar olduğunu söyleyen Acıbadem Altunizade Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Alper Özkan, “Kan sulandırıcılardan idrar söktürücülere dek yaz mevsiminde ilaç dozlarının yeniden ayarlanması da o kurallardan biri” dedi.

İlaç dozuna dikkat edin 

Sıcakların da etkisi ile genişleyen damarlar ve sıvı kayıpları tansiyonda düşme, kalp hızında artışa yol açıyor. Bu sebeple, aynı dozda alınan ilaçlar örneğin tansiyonda ve nabızda daha fazla düşmelere neden olabiliyor. Özellikle idrar söktürücü ilaçlar sıvı kaybını ve beraberinde sodyum, potasyum gibi mineral kaybını da artırır, hastalar güneş çarpmasına daha fazla yatkın oluyor. Bu tür ilaçlarınızı mutlaka doktor kontrolünde kullanın; ilaçlarınızın dozunu da doktorunuzun yeniden ayarlanmasına özen gösterin.

Susamayı beklemeden su için

Yaz aylarında sıvı kaybına karşı en az 8-10 bardak yani yaklaşık 2-2,5 litre su için. Su içmek için susamayı beklemeyin. Az su içenlerde kalp krizi riski daha yüksek. Vücut susuz kaldığında damarlar büzüşerek, böbreklerimiz de sıvı tutarak tansiyonu dengelemeye çalışıyor. Bu nedenle, sıcak havalarda tansiyon ilacı kullanan hastalarda tansiyon değerlerinde aşırı iniş ve çıkışlar yaşanıyor; kan koyulaşırken, tansiyon dengesizliğine bağlı olarak felç riski artıyor. 

Öğle saatlerinde dışarı çıkmayın

Kalp hastalarının özellikle 10:00-16:00 arası kapalı ve serin ortamlarda bulunması ve mümkünse bu saatlerde dışarı çıkmaması gerekir. Keten gibi gevşek dokumalı kumaşlardan yapılmış bol ve açık renk giysiler tercih edin ve mutlaka şapka takın.

Yağlı gıdalardan uzak durun

Sıcak havalarda, sindirimi kolay gıdalar tüketilmeli. Zeytinyağlı gıdalar, sebzeler ve meyvelerin sindirimi nispeten daha kolaydır. Bunun dışında, soğuk olarak hazırlanan ve tüketilen çorbalar da vücut ısının düşürebilir. Yemek pişirirken haşlama, buğulama ve ızgara yöntemlerini tercih edin.

Hareketsiz kalmayın

Kalp sağlığının korunmasında düzenli egzersiz önemli olsa da sıcak ve nemli havalarda yapılan egzersiz sırasında kalbimiz 2-4 kat daha fazla yoruluyor. Pamuklu ve hafif kıyafetler giyerek, sıvı alımını ihmal etmeden spor yapılmalı.

Sigaradan uzak durun 

Sigara özellikle yaz aylarında hem kalp ve dolaşım hem de solunum sistemi üzerine ciddi olumsuzluklara yol açar. Sıvı kayıpları ile birlikte koyulaşan ve akışkanlığı azalan kan sigaranın da etkisi ile pıhtılaşıyor. Araştırmalar yaz aylarında sıcakların da etkisi ile kalp krizi riskinin arttığını, sigaranın da bu riski bir kat daha artırdığını gösteriyor.

Kategoriler
Sağlık

Varisin düşmanı bahar ayları

Mevsim geçişinden en çok etkilenen hastalıklardan biri varistir. Bahar ve yaz ayları, varis hastalığının şikayetlerinin arttığı bir dönemdir. Hastaların bu dönemde daha dikkatli olması gerekir.

Özellikle ailesel riski olanlarda, erken yaşlarda başlama ihtimali yüksek olan varis hastalığı günümüzün sorunlarından olan hareketsiz yaşam ve mesleki deformasyonlar gibi yaygın nedenlerden dolayı toplumun büyük kısmını etkilemekte. Ancak hastalık, sinsi seyri ve rahatlıkla göz ardı edilebilecek şikâyet profili nedeni ile uzun süre gizli kalabiliyor.

Bahar ve yaz aylarına dikkat!

BDaha çok bahar ve yaz ayları, varis hastalığının şikayetlerinin arttığı bir dönem olduğu için tanı konulabilmesinin de kolay olduğu dönemdir. Sağlıklı bireylerde dahi havaların ısınması, nem miktarının artması ve buna ek olarak özellikle yeterli miktarda sıvı alınmaması nedeniyle vücutta meydana gelen sıvı kaybı, sıcak aylarda toplardamarlarla alakalı sorunların oluşumuna veya şikayetlerin belirmesine neden olur. Bu durum havaların ısınmaya başladığı bahar ayları ile birlikte hastaların hekime başvurma oranını da belirgin biçimde artırıyor.

Varislerin, genel olarak bacak toplardamarlarında meydana gelen yapısal bozulmalar ve genişlemeler olarak tarif edildiğini belirten Acıbadem Fulya Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Cem Arıtürk, “Erkeklere oranla kadınlarda daha fazla görülen varisin, havaların ısınması sonrası hem görsel kaygılar hem de kişilerin hissettiği şikayetler nedeni ile önemi bir kat daha artmakta” dedi.

Varis tedavisi yazın da yapılır

Pantolon veya kalın çorap gibi kışlık giysilerin raflara kaldırılıp etek, şort gibi bacağı açıkta bırakan kıyafetlerin giyilmeye başlaması ile görsel ve estetik kaygılar özellikle kadınlar için ön plana çıkmaya başlar. Varisleşmiş kılcal ve büyük damarların görülmesi, fark edilmesi veya rahatsızlığın hissedilmesi de bu nedenle sıklıkla bahar aylarına denk gelir. Yaz ayları yaklaştığı için tedavi şansını kaçırdığı düşüncesi pek çok hastanın kafasında belirmektedir.

Deniz, plaj mevsimi olan, varis çorabı giymenin görece zor olduğu ve direkt güneş ışınına maruz kalınırsa iz oluşması ihtimalinin yüksek olduğu yaz aylarında hastalar varis tedavisinden kaçınmaktadırlar. Halk arasında yerleşmiş olan kanının aksine, varis hastalığında tıbbi sebeplerle tedavi gerektiği durumlarda veya estetik amaçlı işlemler yaz aylarında da yapılabileceğini söyleyen Doç. Dr. Cem Arıtürk,  özellikle cilt üzerinden uygulanmakta olan radyofrekans işlemlerinde, estetik sorunlara sebep olan kılcal varislerin yaz aylarında da başarılı bir şekilde yok edilebileceğini vurguladı ve şunları anlattı.

Yazın varis çorabı ihmal edilmemeli

Mevsimsel özelliklerin yanında varis hastalığının tedavisinde önemli bir yer tutan varis çoraplarının kullanılması da sıcak yaz aylarında çok zor olmaktadır. Bu nedenle giyilmesi ihmal edilmekte ve gün sonuna doğru oluşan bacak ağrısı, dolgunluk hissi, şişlik gibi şikayetler yaz aylarında daha bariz bir şekilde ortaya çıkmaktadır.

Bol sıvı tüketin

Varis hastaları yaz aylarında mümkün olduğunca güneşlenmekten kaçınmalı, güneşlenmek isteyenler sabah saat 10:00’dan önce ve akşamüstü saat 16:00’dan sonra güneşlenmeyi tercih etmeli, güneşlenme sonrasında soğuk su ile bacak masajı yapmalı veya denize girmeli. Benzer şekilde havanın sıcak olduğu ve güneş ışınlarının dünyaya dik açı ile ulaştığı 10:00-16:00 aralığını mümkün olduğunca serin, gölge ortamlarda bulunmak yalnız varis hastalığından ötürü değil genel sağlık açısından da önemlidir. Bununla birlikte yüzme, yürüme gibi aktivitelerin bacaklardaki kasların çalışmasına sebep olacağı ve varisleşmiş damarlardaki akımı kolaylaştıracağı biliniyor. Damarlardaki kanın daha akışkan olması ve kan akımının daha rahat olmasını için günde en az 2 litre sıvı tüketmek gerekir.