Kategoriler
Soru-Cevap

Yeşil çay siyah çaya göre daha mı faydalı?

Sabahları kahvaltıda ve beş çaylarında içtiğimiz siyah çay, bugüne kadar insan sağlığı açısından birçok zararı olduğu konusunda hep suçlandı. Ancak yeterli miktarda tüketildiği zaman siyah çayın da en az yeşil çay kadar insan sağlığına yararı bulunuyor.
BBC Focus dergisinde yer alan habere göre, bütün çaylar katesin diye isimlendirilen antioksidan bileşenler içerir. Siyah çayın yapraklarının daha fazla okside olması gerektiğinden siyah çayda antioksidan seviyesi daha azdır. Çalışmalar her iki çay türünün de sağlık için faydalı olduğunu gösteriyor.  Bunlar arasında kan kolesterolünü düşürme, kardiyovasküler hastalık oranını azaltmak gibi birçok fayda bulunuyor. Fakat yeşil çayın daha fazla avantajı bulunuyor. 2012 yılında Çin’de yapılan araştırmaya göre, yeşil çay yaşa bağlı beyin hücrelerindeki hasarı tamir edebiliyor.
Ayrıca siyah çayı limonla içmek vücudun direncini artırır, damarların bağ dokusunu güçlendirir. Ancak limonu sıcak çaya hemen atarsanız limonun bu faydaları azalır. Bu nedenle çayın sıcaklığı yarı yarıya azalınca çaya limon atın. (Vasfiye Özcanbaz)
Kategoriler
Sağlık

En sağlıklı 10 yeşil süper gıda 

Çoğu insan özellikle de erkekler genelikle yeşil sebzelerden ya da meyvelerden pek hoşlanmaz. Ama bu yeşil süper yiyecekler kalp hastalığından kansere, diyabetten strese kadar birçok hastalığın önlenmesinde yardımcıdır ve vücudunuz için çok faydalıdır.

Sağlıklı bir yaşam sürdürebilmeniz için yeşil renkli sebzeler ve meyveler de diğerleri kadar faydalıdır. HuffingtonPost’da yer alan habere göre, işte sağlığınızı düşünen 10 yeşil süper gıda:

Karalahana

En sağlıklı salata yeşilliği olan karalahana bol miktarda kalsiyum ve A vitamini içeriyor. Ayrıca iyi bir demir, lif kaynağı olan karalahana K vitamini açısındanda zengindir. Kanın pıhtılaşması için önemlidir ve kemikleriniz için yararlıdır. Karalahanayı çiğ olarak tüketmeyi sevmiyorsanız çorbalarınıza, yemeklerinize ekleyebilir sarmasını yapabilirsiniz.

Yeşil çay

Yeşil çay en az işlenmiş çay türüdür ve bu nedenle antioksidanlar bakımından zengindir. Bu antioksidanlar diyabet, obezite ve kalp problemlerine karşı koruma sağlar. 2012 yılında gerçekleştirilen iki küçük araştırmaya göre yeşil çayın kanser üzerinde de etkili olduğu ve hatta prostat ile göğüs kanserini önleyebileceği veya gelişimini yavaşlatabileceği iddia edildi. Sıcak olarak tüketebileceğiniz gibi yeşil çay yapraklarını meyvelerle birlikte soğuk çay da hazırlayabilirsiniz.

Yeşil biber

Kırmızı biberler C vitaminiyle doludur, fakat çiğ yeşil biberlerin bir kasesinde (120 mg) bir portakaldan daha fazla C vitamini bulunuyor. Ayrıca iyi bir lif, A vitamini ile potasyum kaynağıdır. Yeşil biberler ağzına kadar suyla doludur. Kraker, cips gibi çiğ olarak atıştırmayı deneyin.

Brüksel lahanası

Daha sağlıklı bir yaşam için Omega-3 yağ asitleri, A, B6 ve C vitamini ile lif içeren Brüksel lahanasından bol miktarda tüketin. Brüksel lahanasının kalp hastalığına ve kanserin tekrar etmesine karşı koruyucu etkisi vardır. Ayrıca sağlıklı bir sindirim sistemine sahip olmanız için Brüksel lahanası önemlidir. İnce ince doğrayıp zeytinyağıyla soteleyip lezzetlendirebilirsiniz. Ya da buharda pişirebilirsiniz.

Edamame (Yeşil soya fasulyesi)

Soya fasulyesi K vitamini, lif ve demir ve şaşırtıcı şekilde protein bakımından zengindir. Vücudunuz için gerekli birçok amino asit içeren soya fasulyesinin koruyucu yararı vardır. Edamameyi çiğ olarak tüketebileceğiniz gibi sarımsakla, zeytinyağıyla sotelenmiş olarak da yiyebilirsiniz. Salatalara ya da çorbalara da ekleyebilirsiniz.

Kivi

Portakaldan daha fazla C vitamini içeren kivi, lutein ve zeaxanthin isimli antioksidanlar bakımından zengindir. Bu antioksidanlar da gözlerinizi korur. 2011 yılında yapılan bir araştırmaya göre, günde 3 tane kivi yemek kan basıncınızı doğal olarak düşürüyor. Kiviyi ortadan ikiye kesin ve bir kaşıkla içini çıkarın. Ayrıca diğer meyvelerle karışık meyve suyu yapabilirsiniz.

Fesleğen

Lif, A, C, K ve B6 vitaminleri açısından zengin olan fesleğen kalsiyum, çinko ve demir de içerir. Kaygınızı geçirme etkisi olan fesleğen stres hormonunu olan kortizolu azaltmaya yardımcı olur. Hatta akne sorununa da faydası olan fesleğen yemeklerinize lezzet verir. Domatesin üzerine serpebileceğiniz fesleğen salatalarda, tavuk yemeklerinde ya da et soslarında da işe yarar.

Kekik

Bir çay kaşığı kekik günlük tavsiye edilen demir miktarının yüzde yedisini karşılarken A, C, E ve K vitamini içerir. Ayrıca hafızayı korumaya yardımcı olan kekik ağzınızdaki kötü bakterilerle de savaşır. Balık, yumurta ve tavuk gibi gıdalara lezzet katar.

Taze fasulye

İyi bir folat ve lif kaynağı olan taze fasulye aynı zamanda A, K ve C vitaminleri açısından da oldukça zengindir. Sadece 10 tane fasulye günlük tavsiye edilen C vitamininin yüzde 15’ini karşılar. Zeytinyağıyla soteleyip yiyebileceğiniz taze fasulyenin buharda pişmiş hali daha çok işe yarar.

Zeytin

Zeytinyağı gibi zeytin de kalp dostu tekli doymamış yağlar içerir ve vücudunuzu eklem iltihabı, diyabet ile kansere karşı korumanıza yardım eder. Tam olarak olgunlaşmadan toplandığı zaman zeytin yeşil olur. Siyah olanlar iyice olgunlaşmıştır. Zeytini kahvaltılarda, salatalarda yiyebilirsiniz. Zeytin ezmesiyle ise sandviç hazırlayabilirsiniz. (Vasfiye Özcanbaz)

Kategoriler
Yaşam

Çayın şaşırtıcı faydaları!

Çeşidi fark etmeksizin çay içmeyi seviyorsanız çok sevineceğiniz bir haberimiz var. Çayın kilo kontrolünden hastalıklarla savaşmaya, enerji desteğinden stres azaltmaya kadar birçok sağlık problemine faydası var.

Kahvenin yanı sıra çayın da sağlığınız için birçok yararı bulunuyor. Huffington Post’ta yer alan habere göre, sadece yeşil çayın değil her gün sık sık içtiğiniz siyah çay sizin için şifa kaynağı oluyor.

Çay sağlıklı bir kiloda kalmanıza yardım eder

2011 yılında Obesity isimli dergide yayınlan araştırmaya göre, bol yağlı yiyeceklerle beslenen farelere yeşil çayda bulunan bileşenler verildi. Bu farelerin yeşil çay bileşeni verilmeyenlerden daha yavaş kilo aldıkları belirlendi. Yeşil çay özlerinin vücutta yağ oluşumuna engel olduğunu tespit eden araştırmacılar, ancak yeşil çaya çok fazla şeker atarsanız bu özelliğinden faydalanamayacağınızı ifade ettiler. Bu nedenle çayı gerçek formuna uygun şekersiz içmelisiniz.

Yeşil çay daha iyi görmenizi sağlıyor

Vücudun diğer herhangi bir organı gibi gözünüzde de oksidatif stres sorunu görülebilir ve bu durum da gözünüzün hastalıklara daha eğilimli olmasına yol açar. Eğer günlük beslenmenizde yeşil çay tüketirseniz bu sorunla başa çıkabilirsiniz. 2010 yılında yapılan bir araştırmaya göre, yeşil çayda bulunan bileşenler gözün dokularını (özellikle retinayla ilişkili dokular) pozitif olarak etkileyebilir.

Beyaz çay daha genç görünmenize yardım edebilir

Türkiye’de üretimi bulunmayan beyaz çay Çin’in Fujian bölgesinde yetiştiriliyor. Beyaz çayda yüksek miktarda polifenol bulunuyor. Bir araştırmada, bu çayı içenler gençliğin kaynağını bulduklarını açıkladılar. Çalışmaya göre, beyaz çayın içindeki özler elastin ve kolajen isimli proteinleri güçlendirerek kırışıklıkları önlüyor. Ayrıca 2011 yılında yapılan başka bir araştırmaya göre ise beyaz çay eklemlerinizin daha genç kalmasına yardım ediyor.

Siyah çay stres seviyesini azaltmaya yardımcı

Çok stresli bir işte mi çalışıyorsunuz? İhtiyacınız olan şey bir bardak siyah çay olabilir. Bir araştırmaya göre, siyah çayın stres hormonu seviyesini düşürmeye yardımcı olduğu belirlendi. Ayrıca siyah çayın bir başka faydası ise kan basıncıyla ilgilidir. Stres yükselirken kan basıncı da artar ve kalp krizi veya felç gelişme riskini artırır. “Journal of the American Medical Association” isimli dergide yayınlanan araştırmada, 6 ay boyunca tüketilen siyah çayın büyük tansiyonu düşürdüğü tespit edildi.

Çay şeker hastalığıyla savaşmada önemlidir

2010 yılında yürütülen bir araştırma, kafeinli çaylardaki kafeinin şeker hastalığı riskini azaltmada yardımcı olduğunu gösterdi.

Çay kalbinizin daha güçlü olmasını sağlayabilir

Bir araştırmaya göre yeşil çay tüketiminden sonra hızlı bir şekilde endotelyal (Dolaşım sisteminin tüm yapılarının (kalp boşlukları, atardamarlar, kılcal ve toplardamarlar, lenf damarları) iç yüzünü örten çok ince katmana (yaprağa) verilen ad.) fonksiyonu geliştirmeye yardımcı olduğu belirlendi. Ayrıca çaydan başka sütteki kazein isimli madde de kalbi koruyucu etki oluşturuyor.

Çayın bu faydalarından sonra ister poşet çay ister demleme çay, ister sıcak ister soğun düzenli olarak çay içmeyi ihmal etmeyin. (Vasfiye Özcanbaz)

Kategoriler
Sağlık

Mutfağınızdaki gıdalar aynı zamanda ilkyardım malzemesi

Her gün tükettiğiniz gıdalar, sağlığınız için vitamin ve mineraller içermesinin yanı sıra evde geçirebileceğiniz kazalar karşısında da ise ilkyardım malzemesi olarak karşınıza çıkıyor.

Foxnews’te yer alan habere göre, ecza dolabınızda bulunan yara bandı ya da oksijenli suyun yanı sıra mutfağınızda yemek için kullandığınız gıdalar da size ilkyardım malzemesi sunuyor.

İşte ev kazalarında size yardımcı gıdalar:

Soğan

Yanıklarda bölgesel tedavi amacıyla soğanları kullanabilirsiniz. Bir yeriniz yandığında mümkün olduğunca hızlı bir şekilde bir soğanı kesin yanan yerinize yerleştirin. Bu acınızın hafiflemesine yardım edecektir. Bunun yanı sıra soğanı arı sokmalarında da kullanabilirsiniz.

Yeşil çay

Ömrünüzü uzatmaktan bağışıklık sistemini desteklemeye kadar sağlığınız için birçok faydası bulunan yeşil çayın şiş olan gözlerinize de iyi geldiğini biliyor muydunuz? Kafein şişliği azaltmaya yardım eder ve kan damarlarını daraltır.

Tuz

Mükemmel bir anti-inflamatuar olan tuzu boğaz ağrısıyla mücadele etmede kullanabilirsiniz. Boğaz ağrısını hafifletmek için tuzlu suyla gargara yapabilirsiniz.

Bal

Vücudunuzda yanık oluştuğu zaman balı zeytinyağı ve gres yağıyla karıştırıp yanan bölgeye sürerseniz acı hissetmezsiniz. Yanıklar kısa sürede iyileşir ve yanık izi kalmaz. Ayrıca bal iyi bir balgam söktürücüdür.

Nane

Soğuk algınlığına yakalandığınızda naneyi kaynatıp buharını koklarsanız solunum yolunuz açılır ve rahat nefes alıp verirsiniz. Ayrıca mide bulantılarında naneyi limonla birlikte kaynatıp içerseniz bulantınız kesilir.

Maydanoz

Maydanozu taze olarak salatalarda yerseniz besin değeri kaybolmayacağı için daha yararlıdır. İdrar söktürücüdür, soğuk algınlığında ise terlemenize yardım eder. Mide ve bağırsaklarınızda gaz varsa söker. Ayrıca maydanozu lapa haline getirip iltihapların ve yaraların üzerine konursa iyileşmesini hızlandırır.

Muz kabuğu

Çocuklar gibi birçok insan muzu çok sever. Ancak içini yiyip kabuğunu her zaman atarız. Muz kabuğunun içini sivrisinek ısırıklarına sürerseniz kaşıntısını ve şişliğini alır. Ayağınızdaki nasırların yumuşaması için de muz kabuğunu ayağınıza sarabilirsiniz. Ayrıca muz kabuğunu aknelerinizin üzerine de sürebilirsiniz.

Şalgam

Zengin potasyum içerdiğinden dolayı yüksek tansiyonu düşürür. İçindeki lifler sayesinde ise kabızlığa iyi gelir. Ayrıca şalgam kum ve taş döker, idrar söktürür. Şalgam acımsı tadıyla iştahınızı açar. Boğazınızdaki iltihap için yararlıdır, gribe karşı koruyucudur.

Elma sirkesi

Doğal elma sirkesini saçlarınızı şampuanladıktan sonra durulamak için kullanabilirsiniz. Böylece saçlarınızın hacmi ve parlaklığı artar. Elma sirkesi cildinizin pH dengesini düzenler. Sirkeyi sulandırıp pamukla cildinize sürerseniz akne izlerine de iyi gelir. Siğilleriniz için pamuğu elma sirkesine batırıp siğilinize gece boyunca siğilinize sarın. Biraz şişebilir, ancak siğiliniz düşecektir. Siğiliniz düşünce bu tedaviye birkaç gün daha devam edin.

Limon

İçerdiği C vitamini sayesinde bağışıklık sisteminizi destekler. Mükemmel bir potasyum kaynağı olan limon beyin ve sinir fonksiyonlarınızın yanında kalp sağlığınız için oldukça faydalıdır. İçerisindeki pektinden dolayı zayıflamanıza yardım eder. Boğaz ağrısına iyi gelir, viral enfeksiyonlarla savaşmaya da yardımcıdır. (Vasfiye Özcanbaz)

Kategoriler
Yaşam

Bu çaylar, dertlerinize deva olacak

Bitkisel çaylar gün içerisinde çok fazla miktarda tüketmediğiniz takdirde birçok yan etkiye sahip reçetesiz ilaçlara benzemez ve eklem iltihabından mide bulantısına, akneden ağzınızdaki yaralara kadar birçok sağlık sorununa iyi geliyor.

Siyah çay böcek ısırığından arı sokmasına, ağzınızdaki yaralardan uçuklara kadar iyi gelirken yeşil çay ise kalp ya da felç nedeniyle oluşan ölüm riskini azaltıyor. Aynı şekilde diğer bitkisel çaylar da farklı hastalıkları iyileştiriyor ya da önlüyor. Reader’s Digest isimli dergide yer alan habere göre, işte birçok farklı çay türünün iyi geldiği sağlık sorunları ve hastalıklar şunlar:

Siyah çay

Antibakteriyal ve anti-inflamatuar özelliklere sahip olan tanik asitle dolu olan siyah çay vücudun sıvıları daha iyi emmesine yardım ederek ishali ya da şişkinliği hafifletir. Çayı demledikten sonra çay poşetlerini çöpe atmayın, bunlar  kesiklere, arı sokmalarına, böcek ısırığı ve diş ağrısı nedeniyle oluşan şişliklere iyi gelir ve konjonktivit iltihabı olan gözlerinizdeki şişliği azaltır. Siyah çaydaki alkalin, asidi etkisiz hale getirir ve aft ile uçuklardaki ağrıyı hafifletir. Günde 3-4 kez soğumuş, ıslak çay poşetini yara yerine uygulayın. Ayrıca bakterileri öldürür ve yaraların kapanmasını sağlar, çay sayesinde daha az terleyip daha az ter kokarsınız.

Yeşil çay

Yeşil çayın içindeki polifenollerin kanseri önlemede rol oynadığı konusunda şüpheli olan araştırmacılar, yeşil çayın kan hücrelerini öldürdüğünü ve ilerlemesini yavaşlattığına inanıyorlar. Yeşil çay ayrıca kalp hastalığı ya da felç nedeniyle ölüm riskini azaltıyor, diş çürüğü oranını düşürüyor ve zihinsel yeteneklerde azalmayı durduruyor. Yüzünüzü yeşil çayla yıkarsanız ya da kompres yaparsanız akne lekelerini azaltmaya yardımcıdır.

Nane çayı

Gaz, bulantı ve kusmayı iyileştirmede mükemmel olan nane çayı sindirimi harekete geçirir. Her yemekten önce bir fincan nane çayı mide kaslarınızı sakinleştirir ve özellikle yağlı yiyeceklerin biraz daha hızlı hareket etmesine yardım eder. Ayrıca boğaz ve sinüs ağrısını hafifletir. Ağrıyan ayaklarınızı soğumuş çayın içinde bekletirseniz ağrının hafiflediğini göreceksiniz.

Papatya çayı

Papatya çayı içerek ya da papatya çayı banyosu yaparak stres ve kaygıyı azaltabilirsiniz. Sakinleştirici etkisi sayesinde uyku bozukluklarına ve uykusuzluğa iyi gelir. Bir fincan papatya çayı karın ağrısını, ishali azaltır, hamilelikte sabah bulantıları ile genel olarak bulantı ve kusmaya iyi gelir. Mide ülserine yol açan bakterilerin gelişimini engeller. Bal da ülsere iyi geldiği için çayın içine bal ekleyebilirsiniz. Bunların yanı sıra papatya çayını ağrıyan eklemlerinizin üzerine koyabilirsiniz. Ayrıca akneye iyi gelir. Boğazınız ağrıyorsa iltihabı azaltmak için papatya çayı ile gargara yapabilirsiniz.

Limon çayı

Bir fincan sıcak limon çayı polenleri ve tozları burun yolunuzdan uzakta tutan kılları uyandırır, gün boyunca hapşırmanız ve öksürmeniz azalır. Etkisini artırmak için biraz adaçayı, rezene veya anason ekleyin. Limon çayı soğuk algınlığının tedavisinde de etkilidir. Şiş olan boğaz dokularına da küçültür. Boğazınızı yumuşatmak için doğal bir antioksidan ve antibiyotik olan baldan da ilave edin.

Zencefil çayı

Zencefil hazımsızlık ve ishalin tedavisinde binlerce yıldan beri kullanılıyor. Araştırmacılar, zencefilin bağırsak çekilmelerini azalttığına, sindirim asitlerini nötralize ettiğine ve beynin bulantı merkezini engellediğine inanıyorlar. Zencefilin içindeki 2 bileşen baş dönmesiyle bulantıyı azaltarak iç kulak ve merkezi sinir sistemine de etki ediyor. Ayrıca hamilelikte görülen sabah bulantılarına, araç tutmasına, adet sancılarına da iyi geliyor. Zencefilin anti-inflamatuar özelliği sayesinde grip, soğuk algınlığı veya burun tıkanıklığında da yardımcıdır. Eklemlerinizdeki ve tendonlarınızdaki ağrıları da hafifletiyor, hatta en ağrılı migrenlerde bile etkili oluyor. Antioksidan etkisinden faydalanmak için zencefil çayını balla için. (Vasfiye Özcanbaz)

Kategoriler
Yaşam

Doğal yöntemlerle kilo verin

Bugüne kadar kilo vermek için birçok diyet yöntemi deneyip başarısız olduysanız, neden doğal yolları ve yiyecekleri denemiyorsunuz?

Kilo vermek için mucize bir yol olmamasına rağmen, zayıflamak için Reader’s Digest dergisinde yer alan haberdeki vücudunuzun yağ yakma potansiyelini artıran 15 gıda maddesini tüketebilirsiniz.

Az yağlı süt, az yağlı yoğurt ve peynir

Bunların ortak sırrı içerdikleri kalsiyumdur. Nutrition Reviews isimli dergide yer alan 90’dan fazla araştırmanın yeniden gözden geçirilmesiyle bol kalsiyum alımıyla iyileşen vücut niteliği arasında güçlü bir bağ bulundu.

Yulaf, arpa

Bunların sırrı ise liflerde yatıyor. American Journal of Clinical Nutrition isimli dergideki araştırmaya göre, akşam yemeğinde beyaz pirinç yerine büyük bir tabak lezzetli arpa ile göbeğinizdeki yağlardan kurtulabilirsiniz.

Yeşil çay

İçerdiği katesin metabolizmayı ve karaciğerin yaktığı yağ oranını hızlandırıyor. Bunun etkisinden yararlanmak için günde 4-6 bardak yeşil çay için ve her hafta en az 3 saat egzersiz yapın.

Yumurta

Protein içeriği sayesinde yumurta, kilo vermenize yardımcı olur. Öncelikle vücudunuz proteinli yiyecekleri parçalamak için daha fazla enerji kullanıyor. Ayrıca protein kas kütlenizi tutmaya yardımcı oluyor, kaslarınız yağdan fazla kalori yakıyor. Sonuç olarak, protein sizi karbonhidratlardan daha fazla tok tutuyor.

Ceviz, badem

İçerdiği iyi yağlar, lif ve protein vücudun insülin direncini artırır, kilo vermeye yardımcı olur. Ceviz, en iyi omega-3 yağ asit kaynağından biridir. Badem ise kemik şekillenmesinde ekstra fayda sağlar.

Somon

Newcastle Üniversitesi’nde düzenlenen araştırmada, somon balığında bulunan omega-3 yağ asitlerinin yağ kütlesini azalttığı belirtildi. Diğer araştırmalar da, omega-3 yağ asitlerinin sizi tok tuttuğunu ve yağlı balık yedikten sonra 2 saat sonra daha tok hissettiğinizi gösteriyor. Haftada en az iki kez somon, uskumru, konserve ton balığı veya ‘eğer bulabilirseniz’ kuzey denizlerinde yaşayan Ringa balığı gibi diğer yağlı balıklardan tüketin.

Elma, armut, dolmalık biber

Bu gıdaların içerdiği ve bitkisel gıdalarda bulunan doğal kimyasal olan flavonoidlerin yağ yakma etkisi bulunuyor. American Journal of Clinical Nutrition isimli dergide yayınlanan araştırmaya göre, çok flavonoid tüketen kadınların vücut kütle indeksleri önemli ölçüde düşüyor. Hayvanlar üzerinde yapılan deneylerde de flavonoidlerin kalori tüketimini artırdığı, vücuttaki yağ yakışını hızlandırdığı bulundu.

Keten tohumu

İçerdiği lignan sayesinde keten tohumu, menopoz sonrası kadınlarda daha az vücut yağı ve vücut kütle indeksi sağlıyor. Her gün kahvaltılık tahılınıza, yoğurdunuza ya da salata sosunuza bir yemek kaşığı keten tohumu ekleyebilirsiniz.

Sirke

Araştırmacılar, sirkenin vücudun yağları parçalamasına yardımcı enzim üreten genleri harekete geçirdiğini söylüyorlar. Sütle ya da sodayla seyreltebileceğiniz yaklaşık bir yemek kaşığı sirkeyi her gün için. (Vasfiye Özcanbaz)

Kategoriler
Sağlık

Ağız kokusuna karşı yeşil çay

İstisnasız hemen hemen herkeste ağız kokusu oluşabilir. Ağız kokusunun oluşması kolay olmasına rağmen bundan kurtulmak biraz daha karmaşıktır.

Peki doğal olarak ağız kokusundan nasıl kurtulabileceğinizi biliyor musunuz?

Diş plağı, çürükler ya da dişeti hastalıkları ağız kokusunun nedeni olabilir. Hatta bazen ağız kokusu akciğerlerdeki ya da sindirim yolundaki bir şeyden kaynaklanabiliyor. Sinüs enfeksiyonu veya şeker hastalığı gibi bazı sağlık sorunları ile yediğiniz içtiğiniz gıdalar da ağız kokusuna yol açabiliyor. İşte sosyal hayatınızı önemli ölçüde etkileyen ağız kokusundan kurtulmanın yolları:

Diş fırçalama ve diş ipi kullanımı: Ağzınızda milyonlarca bakteri bulunuyor. Gerçekte tüm vücudunuzdaki hücrelerden daha fazla bakteri ağzınızda birikmiştir. 700’den fazla türde bakteri olmasına rağmen bilim adamları bunların sadece yarısından azını tanımladı ve üzerinde çalıştı. Ağzınızı temiz tutarsanız ağız kokusunu önleyebilirsiniz. Dişinizi günde en az 2 kez fırçalayın ve günde 1 kez diş ipi kullanın.

Dilinizi temizleyin: Bilim adamları bazı bakterilerin dilin üzerinde boğazınıza yakın yerde olabileceğini düşünüyorlar. Dilinizin üzerindeki bakteri türüne göre ağız kokunuz kötü ya da güzel oluyor. Ağız kokusunu önlemek için dilinizi temizleyin. Diliniz ölü hücrelere, yiyecek artıklarına, bakterilere evsahipliği yapıyor. Bu nedenle dişinizi fırçaladıktan sonra dilinizin üstünü fırçalamayı unutmayın.

Boğazınızı ıslatın: Sabah uyandığınızda boğazınız kurumuş olabilir. Çünkü uyuduğunuzda ağzınızda daha az tükürük salgılanıyor. Oksijen içeren tükürük bakteri oluşumunu caydırabiliyor. Ağzınız gün içinde de kuruyor. Kuruyan ağız kötü kokuya yol açabilir. Ağzınızın susuz kalmaması için bol su içerek susuzluğunuzu giderin. Nane ya da sakız çiğnemek de tükürük üretimini artırır. Bunlar geçiçi çözümdür.

Naneye güvenmeyin: Kötü ağız kokusunu maskelemek için naneye güvenmek vücut kokusunu bastırmak için kolonya kullanmakla aynıdır. Kısa bir süre için ağız kokunuz geçer, ancak bakteriler ölmediği için koku yine geri gelir.

Yemeklere dikkat edin: Yediğiniz yemekler ağız kokunuzu oldukça etkiler. Soğan veya sarımsak gibi bazı yiyeceklerin ağız kokusuna yol açtığı biliniyor. Fakat bazı yiyeceklerin ağız kokusuna yol açtığına inanamayacaksınız. Mesala et parçaları dişlerinize yapışır ve bakterilerin yeniden üretilmesinde ve ağız kokusu oluşumunda etkilidir.

Bir şeyler yiyip içtikten sonra ağzınızı çalkalayın: Asitli içecekler ile kahve gibi içecekler tüketmek dolaşım sisteminizdeki bileşenleri açığa çıkarır ve ağzınız kokmaya başlar. Ayrıca asitli içecekler pH seviyesini düşürür ve bu da ağzınızın çürük yumurta gibi kokmasına yol açar. Bir şey yiyip içtikten sonra ağzınızı durularsanız ağzınızdaki pH seviyesi yeniden dengelenir. Böylece ağız kokusunu önleyebilirsiniz.

Doğal tedavileri kullanın: Yemeklerden sonra ve gün boyunca ara ara yeşil çay için. Nefesinizi tazeleyen yeşil çayda ağzınızdaki mikroplarla savaşan antibakteriyal bileşenler bulunuyor. Ayrıca çay bardağıınıza tarçın çubukları atabilirsiniz. Tarçının içinde de ağız kokusuyla savaşan yağlar bulunuyor. Nane, maydanoz, fesleğen, kişniş ve dereotu çiğnendiğinde kokulu yağlar salgılayıp ağız kokusunu bastırır.

Güzel kokulu yiyecekler tüketin: Güzel kokan ve nefesinizin güzel kokmasını sağlayan yiyecekler vardır. Örneğin mandalina, portakal gibi narenciyeler, kavun ve çilek türleri C vitaminiyle doludur. Ne kadar çok C vitamini yerseniz ağzınızdaki bakterilerin fazlası ölecektir. Kereviz, havuç ve elma da yemekten sonra yemeniz gereken sert meyve ve sebzelerdendir. Lifle dolu olan bu gıdalar dişlerinizin arasına sıkışan yiyecekleri çıkarır. Ayrıca bakteriler için zararlı olan tükürük oluşumunu teşvik eder.

Sigaradan uzak durun: Sigara içen insanlarda ağız enfeksiyonları ve hastalıkları yaygındır. Ayrıca sigara içenlerde ağız kokusuna yol açan plak oluşumu sık görülüyor. Sigara ağız kuruluğuna da neden oluyor ve bu durum bakteriler için mükemmel bir ortam oluşturuyor.

Dişhekimine gidin: Son 6 ayda sarımsak yemediniz, asitli içecekleri bıraktınız ve yemekten sonra tatlı yerine elma yiyorsunuz. Buna rağmen ağzınız kokuyorsa bir dişhekimine gitmelisiniz. Diş çürükleri, dişeti hastalıkları da ağız kokusuna yol açıyor. (Vasfiye Özcanbaz)

Kategoriler
Yaşam

Siyah çay mı daha faydalı, yoksa yeşil çay mı?

Kahvaltıda, beş çaylarında içtiğimiz siyah çayın birçok zararı olduğu konusunda hep suçlandı. Ancak yeterli miktarda tüketildiği zaman siyah çayın insan sağlığına yararı da var.

Bütün çaylar katesin diye isimlendirilen antioksidan bileşenler içerir. Siyah çayın yapraklarının daha fazla okside olması gerektiğinden siyah çayda antioksidan seviyesi daha azdır. Çalışmalar her iki çay türünün de sağlık için faydalı olduğunu gösteriyor. Bunlar arasında kan kolesterolünü düşürme, kardiyovasküler hastalık oranını azaltmak gibi birçok fayda bulunuyor. Fakat yeşil çayın daha fazla avantajı bulunuyor. 2012 yılında Çin’de yapılan araştrmaya göre, yeşil çay yaşa bağlı beyin hücrelerindeki hasarı tamir edebiliyor.

Ayrıca siyah çayı limonla içmek vücudun direncini artırır, damarların bağ dokusunu güçlendirir. Ancak limonu sıcak çaya hemen atarsanız limonun bu faydaları azalır. Bu nedenle çayın sıcaklığı yarı yarıya azalınca çaya limon atın. (Vasfiye Özcanbaz)

Kategoriler
Sağlık

Yeşil çay diş ve diş etlerinin dostu

Düzenli yeşil çay tüketimi, daha sağlıklı diş ve dişetlerine sahip olmanıza yardımcı oluyor.

Newkarela isimli web sitesinde yer alan habere göre, çalışmada 940 erkeğin dişeti sağlığı analiz edildi ve düzenli olarak yeşil çay içen erkeklerin dişetleri daha az içenlere oranla daha sağlıklı olduğu tespit edildi.

Amerikan Periodontoloji Akademisi’nin resmi yayını olan Periodontoloji dergisinde yayınlanan çalışmanın yazarlarından biri olan ve Japonya’daki Kyushu Üniversitesi’nde görevli Dr. Yoshihiro Shimazaki, “Yeşil çayın sağlığa yararı uzun süre zihinlerde tartıldı. Meslektaşlarımla beraber yeşil çay tüketiminin dişeti sağlığı üzerindeki etkisini araştırdık. Özellikle dişeti sağlığı ile genel sağlık arasındaki bağlantı üzerinde etkisini dikkate aldık” dedi.

Yeşil çayın içerisindeki katesin maddesi ağızdaki bakterilerin yok olmasına yardımcı oluyor.

Dişeti hastalığı, dişetlerini ve dişlerin kemik desteğini etkileyen kronik inflamatuvar hastalıktır ve diyabet, kalp ve damar hastalıkları gibi diğer hastalıkların ilerlemesiyle bağlantılıdır.

Texas Üniversitesi Sağlık Bilimi Merkezi’nden Dr. David Cochran, “Peridondistler sağlıklı dişetlerinin sağlıklı bir vücuda sahip olmada çok önemli olduğuna inanıyorlar. Dişeti sağlığını desteklemek için düzenli yeşil çay içilmesi gibi basit yollar bulmak çok önemli. Dişeti sağlığının genel sağlığa yararları da zaten biliniyordu” diye konuştu. (Vasfiye Özcanbaz)